Diyanet İşleri
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."
Neml suresi
Neml suresi, 49. ayet. قَالُوا۟ تَقَاسَمُوا۟ بِٱللَّهِ لَنُبَيِّتَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّهِۦ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ أَهْلِهِۦ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ
ḳâlû teḳâsemû billâhi lenübeyyitennehû veehlehû ŝümme leneḳûlenne liveliyyihî mâ şehidnâ mehlike ehlihî veinnâ leṣâdiḳûn.
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3
Salih, onlara "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"
Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. Onlar, bu çirkin hallerini sürdürdüler ve ihâyet bu düşmanlıkları sonucunda “kendi aralarında” her birisi diğerine “Allah adına yemin ederek dediler ki: Andolsun Salih’e ve ailesine gece baskın yapacağız” gece gidip onları öldüreceğiz. “Sonra da velisine” bize karşı çıkıp bizim hakkımızda davacı olacak ve bizim onları öldürdüğümüzü iddia edecek olursa, biz bunu inkâr edeceğiz ve yemin edip: “Biz, onun ailesi öldürüldüğü sırada orada değildik. Gerçekten biz, doğru söylüyoruz, diyeceğiz.” Böylece kendi aralarında anlaştılar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Birbirlerine şöyle dediler: "Sizden her biriniz gece onun evine geleceğine dair Allah adına yemin etsin. Ardından hep birlikte onu ve ailesini öldürelim. Sonra da onun kan davasını güden velisine şöyle diyelim: Biz Salih ve ailesinin öldürülmesi sırasında hazır bulunmadık. Gerçekten biz söylediğimiz sözde doğru söyleyen kimseleriz.''
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: قسم (33 geçiş)
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bu çete) Allah'a yeminleşerek birbirlerine şöyle demişlerdi: "Ona ve ailesine gece baskın yapıp (hepsini öldürelim); sonra da (Salih'in) dostu olan kişiye ‘Biz (Salih'in) ailesinin yok edilişini görmedik, gerçekten doğru söylüyoruz!' diyelim."
Allah adına yemin ederek dediler ki: "Ona ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (ortadan kaldıralım); ardından da kanını dava edecek olanlara 'Biz onun ailesinin ortadan kaldırılmasına asla karışmadık; çünkü biz kesinlikle özü sözü doğru insanlarız' diyelim" demişlerdi.
bunlar Allah adına yemin ederek aralarında andlaşıp "Ona ve ailesine geceleyin baskın yapalım (ve onların hepsini öldürelim); sonra da o'na arka çıkacak olan kimseye, rahatlıkla, 'Onun ailesinin uğradığı kıyıma biz katılmadık; çünkü biz haktan yana kimseleriz! diyelim" dediler.
"Billahi" diye yeminleşerek dediler ki: "Ona ve ailesine gece baskın yapalım (öldürelim), sonra da Onun velisine: Biz Onun ve ailesinin öldürülmesinden habersiziz; kesinlikle doğruyu söylüyoruz" deriz.
Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim."
Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: Gece ona ve ailesine baskın yapalım (hepsini öldürelim); sonra da velisine: «Biz (Sâlih) ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz» diyelim.
Allah'a yemin ederek, şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım. Ve sonra, ailesinin öldürülüşüne tanık olmadığımızı ve kesinlikle doğruyu söylediğimizi, Ona destek verenlere söyleyelim!"
Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: "Gece, ona ve ailesine baskın yapalım, sonra da velisine,'Biz ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik. İnanın ki doğru söylüyoruz' diyelim."
ALLAH'a and içerek birbirlerine, "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım ve sonra onun kabilesine, onların ölümü hakkında bir şey bilmediğimizi ve doğru konuştuğumuzu söyleyelim" dediler.
ALLAH'a and içerek birbirlerine, 'Onu ve ailesine bir gece baskını yapalım ve sonra onun kabilesine, onların ölümü hakkında hiç bir şey bilmediğimizi ve doğru konuştuğumuzu söyleyelim,' dediler.
Allah'a and içerek, birbirlerine şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım, sonra da velisine yemin edelim: Biz onun öldürülmesi sırasında orada değildik; gerçekten sözümüz sözdür, doğru söylüyoruz, diyelim."
Allaha yeminleşerek kavlettiler, and olsun ona ve ehline bir gece baskını yapalım, sonra da veliysine: yemin edelim biz onun helakine şahid olmadık diyelim, şübhesiz sözümüz sözdür, sadıkızdır dediler
Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun velisine dipnot 1 ailesinin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok, biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim."
Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun velisine dipnot 1 ailesinin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok, biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim."
Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun yandaşlarına Bizim, o ailenin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim." dediler.
Kendi aralarında Tanrı adına and içerek dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ehline (ailesine) bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: 'Ehlinin (ailesinin) yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz' diyelim."
(Birbirine), Allah (adı) ile andlaşarak, dediler ki: "Ona ve ehline herhalde bir gece baskın yapalım (hepsini öldürelim). Sonra da velisine: — andolsun biz o aailenin helakinde haazır değildik. Şübhesiz ki biz (bu sözümüzde) elbette saadıklarız, diyelim"!
Aralarında Allah'a yemin ederek: Gece, biz ona ve ailesine baskın verelim. Sonra da onun dostuna; ailesinin yok edilişinde bulunmadığımızı şüphesiz doğru söylediğimizi bildirelim, dediler.
(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.
Onlar kendi aralarında Allah adına yemin ederek dediler ki: “Ona ve aile halkına gece baskın yapalım. Sonra da velisine: Biz aile halkının helak edildikleri yere bile tanık olmadık. Biz gerçekten doğru söyleyenlerdeniz, diyelim.”
Allah'a and içerek birbirlerini: "Biz, gece ona ve ailesine baskın yap(ıp onları öldür)elim sonra velisine: 'Ailesinin öldürülüşünde bulunmadığımızı, bizim doğru olduğumuzu' söyleyelim" dediler.
Aralarında Allah'a ant içip şöyle dediler: "Ona ve ailesine mutlaka gece baskını yapalım, sonra da yakınlarına: 'Ailesinin yok oluşunu görmedik. Biz elbette gerçeği söylüyoruz.' diyelim."
Karşılıklı olarak Allah'a ant içip dediler ki; "Kesinlikle ona ve ailesine gece baskını yapacağız, sonra da velisine; "Ailesinin yok oluşunu görmedik. Biz elbette gerçeği söylüyoruz" diyeceğiz.
Allah’a yemin ederek şöyle dediler: Ona ve ailesine gece baskın yapalım ve öldürelim, sonra da velisine, “Biz o ailenin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz” diyelim.
Allah'a yemin ederek: -Onu ve ailesini geceleyin öldürelim, sonra da velisine, ailesinin yok edilişini biz görmedik gerçekten doğru söylüyoruz. diyelim, dediler.
Allah adına yeminleşerek şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım, sonra da velisine şöyle diyelim: Biz onların ailesinin öldürülüşüne tanık olmadık. Vallahi, doğru söyleyenleriz."
They mutually agreed and resolved under oath (their kind of oath) to launch an attack upon him -Saleh- and his people by night to finish them off and rid the town of them and then declare their innocence to his next of kin and insist on their statement, thus: "We", they would say, "were never present at the scene of the massacre of his people and this is the truth".
They said, ‘Swear by God: we shall attack this man and his household in the night, then say to his next of kin, "We did not witness the destruction of his household. We are telling the truth."’
They said: "Swear a mutual oath by Allah that we shall make a secret night attack on him and his people, and that we shall then say to his heir (when he seeks vengeance): 'We were not present at the slaughter of his people, and we are positively telling the truth.'"
They said: "Swear to one another in the name of Allah that we shall make a sudden night swoop on Salih and his family and will then tell their heirs dipnot 1 that we did not witness the destruction of his family. We are indeed truthful." dipnot 2
They said, ‘Let us make an oath to one another by Allah that we will fall on him and his family in the night and then say to his protector, "We did not witness the destruction of his family and we are telling the truth. "’
They said: "Swear one to another by Allâh that we shall make a secret night attack on him and his household, and thereafter we will surely say to his near relatives: ‘We witnessed not the destruction of his household, and verily we are telling the truth.’"
They said, ‘[Let us] swear together by Allah that we will attack him and his family by night. Then we will surely tell his heir that we were not present at the murder of his family and we indeed speak the truth.’
They said one to another, `Let us swear by Allâh that we will surely make a raid on him (-Sâlih) and his family by night and then we will say to his claimant (- the next of kin, if he seeks vengeance) that we were not present at the time and place of the destruction of his family and most surely we speak the truth. '
they said, 'Swear you, one to another, by God, "We will attack him and his family by night, then we will tell his protector, We were not witnesses of the destruction of his family; and assuredly we are truthful men. "'
They got together and said: "Let us kill Saleh and his followers and then deny the whole thing. However, we have to swear to God that this will remain a secret of ours."
Said they, 'Swear to each other by God, we will surely fall on him by night and on his people; then we will surely say unto his next of kin, " We witnessed not the destruction of his people, and we do surely tell the truth!"'
They said, "Swear by God to one another that we will attack him and his family at night, and we will then say to his supporters: 'We did not witness who murdered his family, and we are being truthful.'"
And they said unto one another, swear ye reciprocally by God, that we will fall upon Saleh and his family by night: And afterwards we will say unto him who hath right to avenge his blood, we were not so much as present at the destruction of his family; and we certainly speak the truth.
And there were in the city nine persons who despoiled the land and reformed not.
They said, "Swear, one to another, by Allah that indeed we will definitely attack him and his family by night. Thereafter indeed we will definitely say to his patron, "In no way did we testify to the perishing of his family; and surely we are indeed sincere (men)."
They said: Swear one to another by Allah that we verily will attack him and his household by night, and afterward we will surely say unto his friend: We witnessed not the destruction of his household. And lo! we are truthtellers.
They said: "Let us swear by God that we will attack Saleh and his family at night, and later tell his heirs: 'We did not see his family destroyed, and we speak the truth. '"
[and] after having bound one another by an oath in God’s name, they said: "Indeed, we shall suddenly fall upon him and his household by night [and slay them all]; and then we shall boldly say to his next of kin, ‘We did not witness the destruction of his household - and, behold, we are indeed men of truth!’"
They vowed, "Let us swear by Allah that we will take him and his family down by night. Then we will certainly say to his ˹closest˺ heirs, ‘We did not witness the murder of his family. We are definitely telling the truth.’"
They said: "Swear by God to one another that we will attack him and his family at night, and we will then say to his supporters: "We did not witness who murdered his family, and we are being truthful""
They said, "Let us swear by GOD that we kill him and his people, then tell his tribe, 'We know nothing about their death. We are truthful.' "
They said, "Take a mutual oath by Allah that we will kill him by night, he and his family. Then we will say to his executor, 'We did not witness the destruction of his family, and indeed, we are truthful.' "
They said: “Swear one to another, by God, that we will attack him and his household by night. Then we will say to his ally: ‘We witnessed not the destruction of his household, and we are the truthful.’”
They called a meeting and after swearing to one another in the name of Allah, said, "Indeed, we shall ambush him and his family by night, and afterward we shall boldly say to his tribe, We know nothing about their death. And, behold, we are men of truth.' "
(Among themselves) they said: "Make a common oath by Allah that we shall make a secret night-attack on him (Sálih) and his household, and that we shall then tell his heirs (when they want to punish us): 'We were not there at the killing of his household, and verily, we are surely telling the truth'. "
They said, "Let us swear a mutual oath by Allah that we shall attack him (SāliH) and his family at night, then will say to his heir, ‘We did not witness the destruction of his family, and we are really truthful.’"
They said: "Swear by God to one another that we will attack him and his family at night, and we will then say to his supporters: 'We did not witness who murdered his family, and we are being truthful'"