Bakara suresi

Bakara suresi, 109. ayet

Bakara suresi, 109. ayet. وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِكُمْ كُفَّارًا حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْحَقُّ فَٱعْفُوا۟ وَٱصْفَحُوا۟ حَتَّىٰ يَأْتِىَ ٱللَّهُ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

vedde keŝîrum min ehli-lkitâbi lev yeruddûneküm mim ba`di îmâniküm küffârâ. ḥasedem min `indi enfüsihim mim ba`di mâ tebeyyene lehümü-lḥaḳḳ. fa`fû vaṣfeḥû ḥattâ ye'tiye-llâhü biemrih. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

Diyanet İşleri

Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 106–112 · surenin 109. ayeti / 286

Konu "Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı Bakara 104–110 3

  1. Bakara 106

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?

  2. Bakara 107

    Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  3. Bakara 108

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.

  4. 109

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.

  5. Bakara 110

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.

  6. Bakara 111

    Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin."

  7. Bakara 112

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

109. Daha sonra Yüce Allah, kitap ehlinin pek çoğunun kıskançlığını ve onların “sizi imanınızdan sonra (tekrar) küfre döndürmeyi çok isterler” şeklindeki çok şiddetli arzularını haber vermektedir. Bu uğurda çalışıp çabaladılar, türlü hile ve tuzaklar hazırladılar ama onların kurdukları tuzaklar hep aleyhlerine dönmüştür. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kitap Ehlinden bir zümre dedi ki: İman edenlere indirilene gündüzün başında iman edin, sonunda da küfredin. Olur ki dönerler.” (Ali İmran, 3/77) Bu da onların nefislerinden kaynaklanan kıskançlıklarından dolayıdır. Yüce Allah mü’minlere kendilerine kötülük yapanlara -Allah’ın emri gelinceye kadar- af ve hoşgörü ile karşılık vermelerini emretmektedir. Daha sonra Yüce Allah onlara cihad emrini verdi. Böylelikle Allah mü’minlerin yüreklerine soğuk su serpti ve onların kimilerini öldürdüler, kimilerini esir aldılar, kimilerini de sürgüne gönderdiler. “Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahudi ve Hristiyanların bir çoğu iman ettikten sonra putlara taptığınız zamandaki gibi küfre dönmenizi temenni ederler. Bunun sebebi kendi nefislerindeki hasettir. Peygamberin Allah'tan getirdiğinin hak olduğu kendilerine aşikâr olduktan sonra bunu temenni ettiler. -Ey Müminler!- Allah'ın onlar hakkındaki hükmü gelene kadar nefislerindeki kötülük ve cehaletlerinden dolayı onlara aldırmayın onları affedin. -Şüphesiz, Allah'ın bu husustaki hükmü ve emri gelmiştir. Kâfir olan kimse İslam'a girmek, cizye ödemek ve savaşmak arasında muhayyer bırakılmıştır.- Şüphesiz ki Allah'ın her şeye gücü yeter. O'nu aciz bırakamazlar.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَدَّ vedde isterler kök: ودد
  2. كَثِيرٌۭ kesirun bir çoğu kök: كثر
  3. مِّنْ min -nden
  4. أَهْلِ ehli ehli- kök: اهل
  5. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi kitap kök: كتب
  6. لَوْ lev şayet
  7. يَرُدُّونَكُم yeruddunekum sizi döndürmek kök: ردد
  8. مِّنۢ min
  9. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  10. إِيمَـٰنِكُمْ imanikum imanınızdan kök: امن
  11. كُفَّارًا kuffaran kafirler olarak kök: كفر
  12. حَسَدًۭا haseden hasetle kök: حسد
  13. مِّنْ min
  14. عِندِ indi kök: عند
  15. أَنفُسِهِم enfusihim içlerindeki kök: نفس
  16. مِّنۢ min
  17. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  18. مَا ma
  19. تَبَيَّنَ tebeyyene apaçık belli olduktan kök: بين
  20. لَهُمُ lehumu onlara
  21. ٱلْحَقُّ ۖ l-hakku gerçek kök: حقق
  22. فَٱعْفُوا۟ fea'fu affedin kök: عفو
  23. وَٱصْفَحُوا۟ vesfehu hoş görün kök: صفح
  24. حَتَّىٰ hatta kadar
  25. يَأْتِىَ ye'tiye getirinceye kök: اتي
  26. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  27. بِأَمْرِهِۦٓ ۗ biemrihi emrini kök: امر
  28. إِنَّ inne şüphesiz
  29. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  30. عَلَىٰ ala
  31. كُلِّ kulli her kök: كلل
  32. شَىْءٍۢ şey'in şeye kök: شيا
  33. قَدِيرٌۭ kadirun gücü yetendir kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صفح (8 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: صفح (8 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine…

  • Aynı kök: صفح (8 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Ortak kavram: Kader

    Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da…

  • Aynı kök: حسد (5 geçiş)

    Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet…

  • Aynı kök: حسد (5 geçiş)

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kitap ehlinden çoğu, gerçek kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. dipnot 1 (Yine de) siz Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar (onları) affedin; hoşgörün! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitap ehlinin çoğunluğu hakikate karşı haset etmiş ve Bakara 2:90'da da belirtildiği gibi "Yüce Allah'ın risaleti kullarından dilediğine yani layık gördüğüne ihsan ettiği için kıskançlık göstermişlerdi." İşte ayette tekrar hatırlatılan husus budur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Nûr 24:22; Teğâbun 64:14.

Mustafa İslamoğlu

Kitap ehlinden bir çoğu, hakikat kendileri için de apaçık ortaya çıktığı halde, sırf hasetlerinden dolayı siz inandıktan sonra, sizi geriye döndürüp inkar etmenizi isterler. Allah'ın onlar hakkındaki hükmü gelinceye kadar onları hoşgörün, kusurlarına bakmayın: Unutmayın ki Allah her şeye kadirdir.

Muhammed Esed

Kendilerini önceki vahye bağlı sayanların çoğu, kıskançlıklarından dolayı, sizi iman ettikten sonra yeniden hakikati inkara döndürmek isterler; (hatta) hakikat kendileri için apaçık ortaya çıktıktan sonra bile. Buna karşılık, siz (ey imana erişenler) Allah'ın iradesini ortaya koyacağı vakte kadar onları hoşgörün ve dayanın: Unutmayın, Allah her şeye kadirdir.

Ahmed Hulusi

Ehli Kitaptan (hakikat bilgisi verilmiş olanlardan) birçoğu, Hak kendilerince apaçık farkedilmesine rağmen, sırf hasetlerinden dolayı sizi imandan küfre döndürmek ister. Allah hükmü sizde açığa çıkana kadar kusurlarına bakmayın, anlayış gösterin. Muhakkak ki Allah her şeye Kaadir'dir.

Ali Bulaç

Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek arzusunu duydular. Fakat, Allah'ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve (onlara) ilişmeyin. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.

Ali Özek ve heyeti

Ehli kitaptan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadîrdir.

Ali Rıza Safa

Kitap halkının çoğu, kendilerine gerçek açıkça belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlık yüzünden, inancınızdan sonra, sizi nankör lük etmeye döndürmek ister. Artık, Allah buyruğunu getirinceye dek onları bağışlayın ve hoşgörün. Kuşkusuz, Allah, her şeye Gücü Yetendir.

Bayraktar Bayraklı

Kitap ehlinin büyük bir çoğunluğu, hakikat kendilerine açıkça belli olduktan sonra, içlerindeki haset yüzünden, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek istediler. O halde siz, Allah gayesini gerçekleştirinceye kadar sıkı durun, iyi düşünün, reddedin! Şüphesiz ki Allah'ın gücü her şeye yeter.

Edip Yüksel

Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi onayınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular. ALLAH emrini getirinceye kadar onları affediniz, tolerans gösteriniz. ALLAH her şeye gücü yetendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kitap ehlinin birçoğu, gerçek kendilerine belli olduğu halde, özlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra inkara döndürmeyi arzular. ALLAH emrini getirinceye kadar onları affet, görmemezlikten gel. ALLAH herşeye gücü yetendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kitap ehlinden bir çoğu arzu etmektedir ki, hak kendilerine gün gibi aşikar olduktan sonra sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan ötürü, sizi iman ettikten sonra çevirip kafir etsinler. Şimdilik siz, Allah emrini verinceye kadar af ve hoşgörüyle davranın. Şüphesiz ki, Allah her şeye gücü yetendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ehli kitabdan bir çoğu arzu etmektedir ki sizi imanınızdan sonra çevirip kafir etseler: hak kendilerine tebeyyün ettikten sonra sırf nefsaniyetlerinden, hasedden, şimdi siz afv ile safh ile davranın ta Allah emrini verinceye kadar, şüphe yok ki Allah her şeye kadir, daima kadirdir

Erhan Aktaş

Kitap Ehli'nin çoğu, Hakk kendilerine bildirildiği halde, benliklerindeki kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek isterler. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin. Onları affedin ve onlarla iyi geçinin. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kitap Ehli'nin çoğu, Hakk kendilerine bildirildiği halde, benliklerindeki kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek isterler. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin. Onları affedin ve onlarla iyi geçinin. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kitap Ehli'nin çoğu, Hakk kendilerine bildirildiği halde, benliklerindeki kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek isterler. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin. Onları affedin ve onlarla iyi geçinin. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

Gültekin Onan

Kitap ehlinden birçoğu / kitap ehlinin çoğu kendilerine gerçek (hak) apaçık belli olduktan sonra nefslerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı inanmanızdan sonra sizi küfre / kafirliğe döndürmek arzusu duydular. Fakat Tanrı'nın buyruğu gelinceye kadar onları bırakın ve ilişmeyin. Hiç kuşkusuz Tanrı herşeye gücü yetendir.

Hasan Basri Çantay

Ehl-i Kitabdan bir çoğu, Hak kendilerince besbelli oldukdan sonra, ruhlarındaki hasedden ötürü sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek hevesine düşdü. Allanın emri gelinceye kada şimdilik onları bırakın, serzeniş de etmeyin. Şübhesiz ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.

İbni Kesir

Kitab ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki çekememezlikten ötürü, sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. Allah'ın açıklayıcı emri gelene kadar onları affedin, geçin. Şüphesiz ki Allah her şeye kadir'dir.

Mehmet Alagaş

(109-110) Ehli kitaptan çoğu / ekserisi, imanınızın ardından, gerçeğin size açıkça belli olmasının ardından, içlerindeki kıskançlık / haset nedeniyle, sizi küfre geri döndürmek isterler, Allah emri ile gelinceye kadar onları bağışlayın hoş görün, kesinlikle Allah, her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Namazı kılın zekâtı verin , hayır anlamında kendiniz için ne sunarsanız / takdim ederseniz, Allah’ın yanında bulursunuz, Allah yaptığınız şeyleri görür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kitap ehlinden bir çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki haset yüzünden, sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürmeyi arzu ederler. Öyleyse onlara Allah’ın emri gelinceye kadar bırakıp, terk edin. Kendi hallerine bırakınız. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.

Süleyman Ateş

Kitap sahiplerinden çoğu, gerçek kendilerine besbelli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Allah emrini getirinceye kadar affedin, hoş görün. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.

Süleymaniye Vakfı

Ehl-i kitabın /kitaplarında uzman olanların çoğu, inanıp güvenmenizden sonra sizi kafirler haline getirmeyi çok ister. dipnot 1 Bunu, gerçekler onlar için bütün açıklığı ile ortaya çıktıktan sonra, kendilerinde oluşan kıskançlıktan dolayı yaparlar. Allah emrini verinceye kadar onlara göz yumun ve yeni bir sayfa açın. dipnot 2 Şüphesiz Allah her şeye bir ölçü koyar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Al-i İmran 3/186, Maide 5/13. Kur'an-ı Kerim'de suçların bağışlanması anlamında afv (عفو), safh (صفح) ve mağfiret (مغفرة) olmak üzere üç ayrı kelime kullanılır. Bunlardan afv (عفو) kelimesinin sözlükteki temel iki anlamından biri, bir şeyi terk etmektir (Mekayisü'l-lüğa). Bu anlamdan ve ilgili ayetlerden hareketle "afv", yapılan kötü işleri görmezlikten gelmektir. Bir kişinin günahından yüz çevirme anlamına gelen safh da (Sıhah) yeni bir sayfa açmak anlamındadır. Mağfiretin anlamı ise örtmektir (Sıhah, Mekayisü'l-lüğa). Dolayısıyla ilgili ayetlerde geçen suç ve günahları mağfiret etmek, onları örtüp bağışlamak anlamındadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ehl-i kitaptan dipnot 1 birçoğu, inanıp güvenmenizden sonra sizi, Kitab'ı görmeyecek hale getirmek isterler. Bunu, gerçekleri bütün açıklığı ile gördükten sonra, içlerinde oluşan kıskançlıktan dolayı yaparlar. Onlara ilişmeyin, Allah'ın emri gelinceye kadar kendi hallerine bırakın. Her şeye bir ölçü koyan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitaplarında uzman olan kişiler

Şaban Britch

Kitap ehlinden olanların bir çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi iman etmenizden sonra tekrar küfre döndürmeyi arzu ederler. Öyleyse onlara Allah’ın emri gelinceye kadar bırakıp, terk edin. Kendi hallerine bırakınız. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.

Şaban Piriş

Kitap ehlinden olanların bir çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi inanmanızdan sonra tekrar küfre döndürmeyi arzu ederler. Öyleyse onlara Allah'ın emri gelinceye kadar ilişmeyiniz, kendi hallerine bırakınız şüphesiz Allah'ın gücü her şeye yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Ehlikitap'tan birçoğu, benliklerindeki kıskançlık yüzünden sizi, imanınızdan sonra kafirler haline bir döndürebilseler diye yürekten istedi. Hem de gerçek kendilerine ayan-beyan olduktan sonra... Allah, buyruğunu getirinceye değin affedin, hoşgörün. Allah, her şeye gücü yetendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Many of Ahl al-Kitab wish they could turn you renegades, a desire induced by base envy reflecting sincere hatred for you people who have conformed to Islam, even though they have recognized the truth. Nevertheless, forgive them and do not entertain them with antagonistic thoughts until Allah circumstances matters of fact in His own manner and His command comes to pass. Allah is indeed Qadirun over all in all.

Abdul Haleem

Even after the truth has become clear to them, many of the People of the Book wish they could turn you back to disbelief after you have believed, out of their selfish envy. Forgive and forbear until God gives his command: He has power over all things.

Abdullah Yusuf Ali

Quite a number of the People of the Book wish they could Turn you (people) back to infidelity after ye have believed, from selfish envy, after the Truth hath become Manifest unto them: But forgive and overlook, Till Allah accomplish His purpose; for Allah Hath power over all things.

Abul A'la Maududi

Out of sheer envy many People of the Book would be glad to turn you back into unbelievers after you have become believers even though the Truth has become clear to them. Nevertheless, forgive and be indulgent dipnot 1 towards them until Allah brings forth His decision. Surely Allah is All-Powerful.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that one should neither allow oneself to get angry at their spite and hostility, nor waste one's valuable time by engaging in useless debates and acrimonious polemics. It is better to wait patiently and observe how God deals with them. Instead of wasting energy in frivolous pursuits such as those mentioned above one should spend it in the remembrance of God and in acts of goodness, for it is these rather than barren controversies that will benefit man in the Life to Come.

Aisha Bewley

Many of the People of the Book would love it if they could make you revert to being kuffar after you have become muminun, showing their innate envy now that the truth is clear to them. But you should pardon and overlook until Allah gives His command. Truly Allah has power over all things.

Al-Hilali & Khan

Many of the people of the Scripture (Jews and Christians) wish that if they could turn you away as disbelievers after you have believed, out of envy from their ownselves, even after the truth (that Muhammad صلى الله عليه وسلم is Allâh’s Messenger) has become manifest unto them. But forgive and overlook, till Allâh brings His Command.[1] Verily, Allâh is Able to do all things.

Ali Quli Qarai

Many of the People of the Book are eager to turn you into unbelievers after your faith, out of their inner envy, [and] after the truth had become manifest to them. Yet excuse [them] and forbear until Allah issues His edict. Indeed Allah has power over all things.

Amatul Rahman Omar

Many of the people of the Scripture would love to turn you back after your having believed, into disbelievers, out of selfish envy, and after the truth (of this Qur'ân) has become apparent to them. But pardon (them) and overlook, until Allâh shall make manifest His will, indeed Allâh is Possessor of every power to do all He will.

Arthur John Arberry

Many of the People of the Book wish they might restore you as unbelievers, after you have believed, in the jealousy of their souls, after the truth has become clear to them; yet do you pardon and be forgiving, till God brings His command; truly God is powerful over everything.

Bijan Moeinian

Many followers of the Scriptures (out of envy) want to turn you (Mohammad) back to the disbelief (by involving you in lengthy discussions, arguments and disputes), in spite of the fact that they know well how truthful you are. You should be patient with them and forgive them and leave them to God for judging them in an appropriate time. Know that God is capable of doing everything.

E. Henry Palmer

Many of those who have the Book would fain turn you back into misbelievers after ye have once believed, through envy from themselves, after the truth has been made manifest to them; but pardon and shun them till God brings His command; verily, God is mighty over all.

Edip-Layth

Many of the people of the book have wished that they could return you to being unappreciative after your acknowledgement, out of envy from themselves after the truth was made clear to them. You shall forgive them and overlook it until God brings His will. God is capable of all things.

George Sale

Many of those unto whom the scriptures have been given, desire to render you again unbelievers, after ye have believed; out of envy from their souls, even after the truth is become manifest unto them; but forgive them, and avoid them, till God shall send his command; for God is omnipotent.

Hamid S. Aziz

Many of those who have the Book would fain turn you back into infidelity after you have once believed, through selfish envy, after the truth has been made manifest to them; but pardon and shun them till Allah accomplishes His purpose; verily, Allah is mighty over all.

Mahmoud Ghali

Many of the Population of the Book (Or: Family of the Book, i. e., Jews and Christians) would like to turn you back steadfast disbelievers, even after your belief, through envy on the part of themselves, even after the Truth has become evident to them. So, be clement and pardon (them), till Allah comes up (i.e., brings) with His Command; surely Allah is Ever-Determiner over everything.

Marmaduke Pickthall

Many of the people of the Scripture long to make you disbelievers after your belief, through envy on their own account, after the truth hath become manifest unto them. Forgive and be indulgent (toward them) until Allah give command. Lo! Allah is Able to do all things.

Mohamed Ahmed - Samira

Do you too, O believers, wish to question your Apostle as Moses was in the past? But he who takes unbelief in exchange for belief only strays from the right path.

Muhammad Asad

Out of their selfish envy, many among the followers of earlier revelation would like to bring you back to denying the truth after you have attained to faith - [even] after the truth has become clear unto them. None the less, forgive and forbear, until God shall make manifest His will: behold, God has the power to will anything.

Mustafa Khattab

Many among the People of the Book wish they could turn you ˹believers˺ back to disbelief because of their envy, after the truth has been made clear to them. Pardon and bear with them until Allah delivers His decision. Surely Allah is Most Capable of everything.

Progressive Muslims

Many of the people of the Scripture have wished that they could return you to being rejecters after your believing, out of envy from their souls after the truth was made clear to them. You shall forgive them and overlook until God brings His will. God is capable of all things.

Rashad Khalifa

Many followers of the scripture would rather see you revert to disbelief, now that you have believed. This is due to jealousy on their part, after the truth has become evident to them. You shall pardon them, and leave them alone, until GOD issues His judgment. GOD is Omnipotent.

Sahih International

Many of the People of the Scripture wish they could turn you back to disbelief after you have believed, out of envy from themselves [even] after the truth has become clear to them. So pardon and overlook until Allah delivers His command. Indeed, Allah is over all things competent.

Sam Gerrans

Many among the doctors of the Law wish to turn you back as atheists after your faith out of envy from their souls after the truth has become clear to them. But pardon and forbear until God brings His command; God is over all things powerful.

Shabbir Ahmed

Many of the People of the Book wish to make you turn back to disbelief after you have attained belief. They do this because of their personal envy even though the Truth has become manifest to them. (Ethnic and nationalistic prejudices give rise to such feelings of envy (2:111), (5:18)). Pardon them and leave them with their ways until Allah issues His Command. ((5:13), (15:85), (73:10), (74:11)). Verily, Allah has Power over all things and all events take place within the framework of His Laws.

Syed Vickar Ahamed

Many from the People of the Book wish they could turn you (believers) back to disbelief after you have believed, From selfish envy, (even) after the Truth has become clear to them: But forgive and overlook till Allah completes His purpose; Indeed, Allah has power over all things.

Taqi Usmani

(O Muslims,) many among the people of the Book desire to turn you, after your accepting the faith, back into disbelievers - all out of envy on their part, even after the truth has become clear to them. So, forgive and overlook till Allah brings out His command. Certainly, Allah is powerful over everything.

The Monotheist Group

Many of the people of the Book have wished that they could return you to being rejecters after your believing, out of envy from their souls after the truth was made clear to them. You shall forgive them and overlook until God brings His will. God is capable of all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 109. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 109. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 109. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩