Hicr suresi

Hicr suresi, 29. ayet

Hicr suresi, 29. ayet. فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

feiẕâ sevveytühû venefaḫtü fîhi mir rûḥî feḳa`û lehû sâcidîn.

Diyanet İşleri

(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 26–32 · surenin 29. ayeti / 99
  1. Hicr 26

    Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

  2. Hicr 27

    Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

  3. 28–29

    (28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

  4. Hicr 30

    Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

  5. Hicr 31

    Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.

  6. Hicr 32

    Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 28–29. ayetler için yazılmıştır.

28-29. Allah Adem’i yaratmayı dileyince meleklere şöyle dedi: “Ben balçık halindeyken kurumuş bir çamurdan bir beşer yaratacağım. Ona tam bir şekil verip” yani tam bir beden haline getirip “de içine ruhumdan üflediğim vakit derhal” Rabbinizin emrine uyarak “onun için secdeye kapanın.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onun suretini/şeklini değiştirip yaratılışını tamamladığımda, emrimi yerine getirmek ve onu selamlamak için hemen ona secde edin.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. سَوَّيْتُهُۥ sevveytuhu onu düzenlediğim kök: سوي
  3. وَنَفَخْتُ ve nefehtu ve üflediğimde kök: نفخ
  4. فِيهِ fihi ona
  5. مِن min
  6. رُّوحِى ruhi ruhumdan kök: روح
  7. فَقَعُوا۟ fekau hemen kapanın kök: وقع
  8. لَهُۥ lehu ona
  9. سَـٰجِدِينَ sacidine secdeye kök: سجد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş) · Aynı kök: وقع (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    "Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin."

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler.…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Ona düzgün şekil verip kendisine rûhumdan üflediğim zaman onun için (bana) secde edin!"

Mustafa İslamoğlu

İzleyin; ne zaman ki onu şekillendirir de kendisine ruhumdan üflersem, derhal yere kapanıp onun (hizmetine) amade olun!"

Muhammed Esed

"Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde yere kapanın!"

Ahmed Hulusi

"Onu tesviye edip (beden ve beyini kemale erdirip), ona Ruhumdan (Esma manalarımın özelliklerinden) nefhettim (üfledim); (böylece buyurdum) Ona secdeye kapanın (Onun kuvveleri olarak hizmetine girin)!"

Ali Bulaç

"Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."

Ali Özek ve heyeti

«Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!»

Ali Rıza Safa

"Onu biçimlendirip, Ruhumdan üflediğim zaman, Ona secde edin!"

Bayraktar Bayraklı

"Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"

Edip Yüksel

"Onu düzenleyip ona ruhumdan üflediğimde hemen onun için secdeye varın" demişti. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Ruh" kelimesinin geleneksel anlamı Kuran'daki anlamıyla pek uyuşmaz. Kuran ayetlerini incelediğimizde "ruh"un vahiy, bilgi ve emir anlamlarına geldiğini görürüz. İnsan soyunun genetik yapısı, bilgisayar diliyle örneklersek, Tanrı'nın komutlarını (ruhunu) içeren bir donanım ve sistem programı gibidir. "Nefis" genetik yapının sistem programı gibi olup bilgi ve eylemlerle gelişebilen yazılım programlarıyla donatılmıştır. Hardware ve sistem ile çelişen yanlış tercihler ve davranışlar onları virüslerin saldırısı karşısında savunmasız bırakır. Kötü düşünceler ve tavırlarla, kötü alışkanlıklar ve dostluklarla bozulan nefis (sistem programı) yozlaşarak özelliğini ve işlevini kaybeder. Güzel düşünceler ve tavırlarla, iyi alışkanlıklar ve dostluklarla beslenen nefis ise orijinal yaratılışı (ruh) doğrultusunda gelişerek ebedi mutluluğu hak eder. * Bak 17:85.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Onu düzenleyip ona ruhumdan üflediğimde hemen onun için secdeye varın,' demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun için, Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanın!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakıt derhal onun için secdeye kapanın

Erhan Aktaş

"Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde dipnot 1 , hemen ona secde edin! dipnot 2 "

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruh kelimesi; "can," vücuda hayat veren cevher" demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde dipnot 1 , hemen ona secde edin! dipnot 2 "

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruh sözcüğü; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde dipnot 1 , hemen ona secde edin!" dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karşılaştırma: 21/Enbiya, 91; 32/Secde, 9; 38/Sad, 72.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tereddütsüz ona gerekli saygıyı gösterin, saygı sunun. Ayette yer alan secde sözcüğü, secde ayeti olarak tanımlanmakta ve tıpkı namaz kılarken yapılan secde gibi algılanmaktadır. Oysaki bu sözcük, yer aldığı ayetlerin tamamında saygı gösterme, kabul etme, boyun eğme, selama durma, selamlama gibi anlamlara gelmekte olup, yere kapanmakla bir ilgisi bulunmamaktadır.

Gültekin Onan

"Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."

Hasan Basri Çantay

"O halde ben onun yaratılışını bitirdiğim, ona ruhumdan üflediğim zaman siz derhal onun için secdeye kapanın".

İbni Kesir

Onu yapıp ruhumdan üflediğimde; siz derhal onun için secdeye kapanın.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu bir şekle sokup, ruhumdan üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın.

Süleyman Ateş

"Onu düzenle(yip insan şekline koydu)ğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın!"

Süleymaniye Vakfı

Son şeklini verip içine ruhumdan üflediğimde (onu bilgi ile donattığımda dipnot 1 ) ona secde edin dipnot 2 / karşısında saygıyla eğilin dipnot 3 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu tamamlayıp içine ruhumdan üflediğimde onun için secdeye kapanın."

Şaban Britch

"Ona şekil verip, tamamladığımda ve ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secdeye kapanın."

Şaban Piriş

(29-31) Onu düzenleyip, canlandırdığım zaman, derhal onun için secdeye kapanınız. Meleklerin hepsi topluca secde etti. İblis hariç, O, büyüklendi ve secde edenlerle beraber olmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when I have fashioned it and furnished it with a definite shape and imparted to it My spirit, then prostrate yourselves to him in reverence and admiration.

Abdul Haleem

When I have fashioned him and breathed My spirit into him, bow down before him,’

Abdullah Yusuf Ali

"When I have fashioned him (in due proportion) and breathed into him of My spirit, fall ye down in obeisance unto him."

Abul A'la Maududi

When I have completed shaping him and have breathed into him of My Spirit, dipnot 1 then fall you down before him in prostration."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "And have breathed into him of My Spirit" means when I have cast a reflection of My divine characteristics on him. This shows that the soul of man implies life, knowledge, power, will, discretion and other human characteristics in the aggregate. These are in reality a slight reflection of divine characteristics that has been cast on the human body, which was originally created from dried clay. And it is this divine reflection on the human body which has raised him to the position of the vicegerent of Allah and made him that worthy being before whom angels and every earthly thing should bow down.

Aisha Bewley

When I have formed him and breathed My Ruh into him, fall down in prostration in front of him!’

Al-Hilali & Khan

"So, when I have fashioned him completely and breathed into him (Adam) the soul which I created for him, then fall (you) down prostrating yourselves unto him."

Ali Quli Qarai

So when I have proportioned him and breathed into him of My spirit, then fall down in prostration before him. ’

Amatul Rahman Omar

`So when I have shaped him in perfection and have breathed My revelation into him, fall you down in submission to him. '

Arthur John Arberry

When I have shaped him, and breathed My spirit in him, fall you down, bowing before him!'

Bijan Moeinian

"When I shaped him and breathed into him of My spirit, you must fall prostrate before him. "

E. Henry Palmer

'And when I have fashioned it, and breathed into it of my spirit, then fall ye down before it adoring. '

Edip-Layth

"So when I perfect him, and blow of My Spirit in him, you shall fall prostrate to him."

George Sale

when therefore I shall have completely formed him, and shall have breathed of my spirit into him; do ye fall down and worship him.

Hamid S. Aziz

So when I have fashioned it, and breathed into it of My Spirit, then fall you down before him, prostrating yourselves before him (in obeisance). "

Mahmoud Ghali

So, when I have molded him and breathed into him of My Spirit, fall down to him prostrating!"

Marmaduke Pickthall

So, when I have made him and have breathed into him of My Spirit, do ye fall down, prostrating yourselves unto him.

Mohamed Ahmed - Samira

And when I have fashioned him and breathed into him of My spirit, bow before him in homage;"

Muhammad Asad

and when I have formed him fully and breathed into him of My spirit, fall down before him in prostration!

Mustafa Khattab

So when I have fashioned him and had a spirit of My Own ˹creation˺ breathed into him, fall down in prostration to him."

Progressive Muslims

"So when I perfect him, and blow of My spirit in him, you shall submit to him. "

Rashad Khalifa

"Once I perfect him, and blow into him from My spirit, you shall fall prostrate before him."

Sahih International

And when I have proportioned him and breathed into him of My [created] soul, then fall down to him in prostration. "

Sam Gerrans

“And when I have formed him and breathed into him of My Spirit, then fall down, to him in submission,”

Shabbir Ahmed

And when I have perfected him in due proportion and breathed into him something of My Energy, bow before him. " (That something will be the gift of free will, the ability to make decisions (76:3)).

Syed Vickar Ahamed

"So, when I have fashioned him (Adam, the first man) in the his proper measures and breathed into him (Adam), the soul that I (Allah) created for him, then you (angels) fall down prostrate (in a show of respect) for him. "

Taqi Usmani

When I form him perfect, and blow in him of My spirit, then you must fall down before him in prostration."

The Monotheist Group

"Sowhen I evolve him, and blow from My Spirit in him, you shall yield to him."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩