Hicr suresi

Hicr suresi, 27. ayet

Hicr suresi, 27. ayet. وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

velcânne ḫalaḳnâhü min ḳablü min nâri-ssemûm.

Diyanet İşleri

Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 24–30 · surenin 27. ayeti / 99
  1. Hicr 24

    Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.

  2. Hicr 25

    Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

  3. Hicr 26

    Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

  4. 27

    Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

  5. Hicr 28–29

    (28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

  6. Hicr 30

    Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. “Cinleri de” yani cinlerin atası olan İblis’i de “(bundan) daha önce” yani Âdem’in yaratılışından önce “dumansız ateşten” yani son derece sıcak ateşten “yarattık.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Âdem -aleyhisselam-’ı yaratmadan önce de cinlerin atasını sıcaklığı çok yüksek bir ateşten yarattık.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلْجَآنَّ velcanne ve Cinleri kök: جنن
  2. خَلَقْنَـٰهُ haleknahu yarattık kök: خلق
  3. مِن min
  4. قَبْلُ kablu daha önce kök: قبل
  5. مِن min -ten
  6. نَّارِ nari ateş- kök: نور
  7. ٱلسَّمُومِ s-semumi nüfuz eden kök: سمم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سمم (4 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: سمم (4 geçiş)

    "Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."

  • Aynı kök: سمم (4 geçiş)

    (42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Cennet

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Cennet

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Cini (İblis'i) de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Görünmez varlıkları ise, (insandan) daha önce, yakıp kavuran (şaşırtıcı bir karışımda), zehir gibi (insanın gözeneklerine) nüfuz eden tarifsiz bir ateşten yarattık.

Muhammed Esed

Görünmeyen yaratıkları ise, ondan (çok) önce, yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşinden yaratmıştık.

Ahmed Hulusi

Cann'ı da daha önce semum ateşten (gözeneklerden geçen, zehirleyici ateşten; ışınsal bedenle, cehennemdeki ateş, semum kelimesiyle tanımlanmıştır. A. H. ) yarattık.

Ali Bulaç

Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık.

Ali Özek ve heyeti

Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

Ali Rıza Safa

Cinleri de ondan önce kavurucu ateşten yaratmıştık. dipnot 190

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 190
    Kavurucu ateşten yaratılan cinlerin, insanlardan daha önce yaratıldığı, yalnızca bu ayette bildirilmiştir. Kavurucu ateş, büyük olasılıkla enerjiyi tanımlamaktadır. Evrenlerin başlangıcında enerjinin dışında bir oluşum olmadığı, bilimsel bir gerçeklik olarak onaylanmıştır. 55:15 ayetinde de cinlerin dumansız bir ateşten yaratıldığı bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

Edip Yüksel

Cinleri de önceden, içe işleyen parlak ateşten yarattık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Cinleri de önceden, içe işleyen parlak ateşten yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Cini ise, daha önce zehirleyici şiddetli ateşten yaratmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Cann, onu da bundan evvel "narissemum"dan yaratmıştık

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Cinni daha önce "Semum'un ateşinden" dipnot 1 yarattık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öldürücü sıcak rüzgar. Dumansız ateşten.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Cinleri daha önce "Semum'un ateşinden" dipnot 1 yarattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öldürücü sıcak rüzgar.

Gültekin Onan

Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmışlık.

Hasan Basri Çantay

Cann'ı da daha önce çok zehirleyici ateşden yaratdık.

İbni Kesir

Daha önce de cinnleri alevli ateşten yarattık.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

Süleyman Ateş

Cinne gelince onu da (insandan) daha önce, (vücudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Cannı dipnot 1 da daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cinlerin atasını

Şaban Britch

Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

Şaban Piriş

Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Cini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the Jinn did We create earlier from a fiery blast of fervently hot wind.

Abdul Haleem

the jinn We created before, from the fire of scorching wind.

Abdullah Yusuf Ali

And the Jinn race, We had created before, from the fire of a scorching wind.

Abul A'la Maududi

while We had brought the jinn into being before out of blazing fire. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As samum is not wind, nar-i-samum will mean flame of intense heat and not of fire. This is the explanation of those passages in which it has been stated that jinns have been created from fire.

Aisha Bewley

We created the jinn before out of the fire of a searing wind.

Al-Hilali & Khan

And the jinn, We created aforetime from the smokeless flame of fire.

Ali Quli Qarai

and We created the jinn earlier out of a piercing fire.

Amatul Rahman Omar

And We created the jinn before (him) from the fire of intensely hot wind.

Arthur John Arberry

and the jinn created We before of fire flaming.

Bijan Moeinian

As for the jinns, I created them before creating human being, from a blazing fire looking substance

E. Henry Palmer

And the ginns had we created before of smokeless fire.

Edip-Layth

The Jinn, We created him before that from the flames of fire.

George Sale

And We had before created the devil of subtile fire.

Hamid S. Aziz

And the jinn We created before of smokeless fire (or scorched wind).

Mahmoud Ghali

And the jinn race We created earlier of the fire (The Arabic word samûm is sometimes understood to be pestilential wind) of a pestilential (fire).

Marmaduke Pickthall

And the jinn did We create aforetime of essential fire.

Mohamed Ahmed - Samira

As We fashioned jinns before from intense radiated heat.

Muhammad Asad

whereas the invisible beings We had created, [long] before that, out of the fire of scorching winds.

Mustafa Khattab

As for the jinn, We created them earlier from smokeless fire.

Progressive Muslims

And the Jinn, We created him before that from the flames of fire.

Rashad Khalifa

As for the jinns, we created them, before that, from blazing fire.

Sahih International

And the jinn We created before from scorching fire.

Sam Gerrans

And the demon dominus created We before of the fire of scorching wind.

Shabbir Ahmed

Before humanity became civilized, (you can say that) We created the caveman from flames, i. e. with fiery disposition in self-preservation.

Syed Vickar Ahamed

And (the race of) jinns', which We had created before, from the smokeless flames (of fire).

Taqi Usmani

As for the Jānn (the first Jinn), We had created him earlier from the fire of the scorching wind.

The Monotheist Group

Andthe Jinn, We created him before that from the fire of the fierce hot winds.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩