Hicr suresi

Hicr suresi, 45. ayet

Hicr suresi, 45. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 42–48 · surenin 45. ayeti / 99

Konu Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" Hicr 45–50 3

  1. Hicr 42

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  2. Hicr 43

    Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.

  3. Hicr 44

    Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

  4. 45

    Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

  5. Hicr 46

    Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.

  6. Hicr 47

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

  7. Hicr 48

    Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. “Şüphesiz” şeytana itaatten ve onun davet ettiği bütün günah ve masiyetlerden sakınan “takva sahipleri elbette cennetlerde ve pınar başlarındadır.” Oralarda her çeşitten ağaç bulunur ve hepsi de her vakit meyvelerini verirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Emrine uyarak ve yasakladığından sakınarak Rablerinden korkanlar cennetler ve pınarlar içindedirler.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne muhakkak
  2. ٱلْمُتَّقِينَ l-muttekine muttakiler kök: وقي
  3. فِى fi
  4. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetlerde kök: جنن
  5. وَعُيُونٍ ve uyunin pınar başlarındadırlar kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (57-58) Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Muttakîler (duyarlı olanlar), mutlaka cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır.

Mustafa İslamoğlu

Ve fakat muttakiler! Onlar has bahçelerde, pınar başlarında...

Muhammed Esed

Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler ise, onlar (kendilerini) hasbahçeler içinde gözelerin, kaynakların başında (bulacaklar),

Ahmed Hulusi

Muttakiler ise cennetlerde ve ayn(kaynak)lardadırlar.

Ali Bulaç

Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

Ali Özek ve heyeti

(Allah'ın azabından korkup rahmetine sığınan) takvâ sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.

Ali Rıza Safa

"Sorumluluk bilinci taşıyanlar, kesinlikle, cennetlerde ve pınar başlarındadır!"

Bayraktar Bayraklı

Takva sahipleri, elbette cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.

Edip Yüksel

Erdemliler ise bahçeler ve pınarlar içindedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erdemliler ise bahçeler ve pınarlar içindedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elbette takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlar içinde olacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette müttekıyler, Cennetler, pınarlar içinde

Erhan Aktaş

Takva sahipleri, Cennetlerde ve pınarların başlarındadırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Takva dipnot 1 sahipleri, Cennetlerde ve pınarların başlarındadırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Takva dipnot 1 sahipleri, Cennetlerde ve pınarların başlarındadırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.

Gültekin Onan

Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

Hasan Basri Çantay

Takvaa sahibleri muhakkak cennetlerde, pınar (baş) larındadır.

İbni Kesir

Müttakiler ise; muhakkak ki cennetler ve pınarlar içindedirler.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.

Süleyman Ateş

(Şeytana uymaktan, küfür ve isyandan) korunanlar ise cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'tan çekinerek korunmuş olanlar dipnot 1 ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müttekiler:Allah'tan çekinerek korunanlar,kendini(fıtratını) bozmayanlar. Bakınız Bakara 2/2

Şaban Britch

Takva sahipleri, Cennet'lerde ve pınarlardadır.

Şaban Piriş

Takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlardadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sakınılması gereken şeylerden sakınanlar ise cennetlerde pınarlar içindedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whereas those who have always entertained the profound reverence dutiful to Allah shall be blessed with divine favour. They are destined to make abode in blissful gardens in the beatitude of heaven fountained wits dazzling springs.

Abdul Haleem

But the righteous will be in Gardens with springs-

Abdullah Yusuf Ali

The righteous (will be) amid gardens and fountains (of clear-flowing water).

Abul A'la Maududi

As for the God-fearing, dipnot 1 they shall be amid gardens and springs.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The righteous people are those who did not follow Satan but feared Allah and lived lives of obedience to Him.

Aisha Bewley

Those who have taqwa will be amid Gardens and Springs:

Al-Hilali & Khan

"Truly! The Muttaqûn (the pious - See V.2:2) will be amidst Gardens and water-springs (Paradise).

Ali Quli Qarai

Indeed the Godwary will be amid gardens and springs.

Amatul Rahman Omar

`Surely, those who guard against evil and are dutiful (to Me and mankind) shall live amidst gardens and fountains.

Arthur John Arberry

But the godfearing shall be amidst gardens and fountains:

Bijan Moeinian

As for the righteous people, they will end up in beautiful gardens full of springs.

E. Henry Palmer

Verily, those who fear God shall dwell amidst gardens and springs:

Edip-Layth

The righteous will be in paradises and springs.

George Sale

But those who fear God shall dwell in gardens, amidst fountains.

Hamid S. Aziz

Verily, those who fear Allah shall dwell amidst gardens and springs:

Mahmoud Ghali

Surely the pious will be amidst Gardens and Springs. "

Marmaduke Pickthall

Lo! those who ward off (evil) are among gardens and watersprings.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily those who keep away from evil and follow the straight path shall be in the midst of gardens and springs of water.

Muhammad Asad

VERILY, those who are conscious of God [shall find themselves in the hereafter] amidst gardens and springs,

Mustafa Khattab

Indeed, the righteous will be amid Gardens and springs.

Progressive Muslims

The righteous will be in paradises and springs.

Rashad Khalifa

As for the righteous, they will enjoy gardens and springs.

Sahih International

Indeed, the righteous will be within gardens and springs.

Sam Gerrans

Those who are in prudent fear will be among gardens and springs:

Shabbir Ahmed

Verily, those who walk aright, will find themselves amidst gardens and springs.

Syed Vickar Ahamed

Truly, the righteous (ones will be) in the Gardens and fountains.

Taqi Usmani

Surely, the God-fearing will be in gardens and streams:

The Monotheist Group

Therighteous will be in gardens and springs.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩