Fussilet suresi · 9–12. ayetler

Yerin ve göklerin yaratılış evreleri

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Fussilet suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fussilet suresi, 9. ayet. قُلْ أَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَرْضَ فِى يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُۥٓ أَندَادًا ذَٰلِكَ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    De ki: "Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkar ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Siz yeri iki günde (dönemde) yaratanı inkâr edip O'na ortaklar mı koşuyorsunuz! O, âlemlerin Rabbidir."

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Şimdi siz, arzı iki evrede yaratan Allah'ı inkar edip, O'na -ki, işte O'dur alemlerin Rabbi- eşdeğer rakip güçler mi peydahlıyorsunuz?"

    Muhammed Esed

    De ki: "Siz, arzı iki evrede yaratmış olan Allah'ı gerçekten inkar mı ediyorsunuz? Ve O'na, alemlerin Rabbine rakip güçlerin bulunduğunu mu iddia ediyorsunuz?"

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Siz, arzı iki süreçte (yeryüzü itibarıyla; maddeye - kitleye dönüşmesi süreci ve canlı varlıkların oluşumu süreci; beden itibarıyla; sperm - yumurta bileşiminden 120. gün olayına kadar birinci evre ve ondan sonraki doğuma kadar olan ikinci evre. Allahu alem. A. H. ) yaratmış olanı gerçekten inkar mı ediyorsunuz; O'na denk tanrılar mı oluşturuyorsunuz (hayalinizde var sanıyorsunuz)! İşte O, Rabb-ül (bir şeyin var olmasının dilenişi aşamasından, yaratılmasından, varlığının dilendiği kadarıyla sürmesi aşamalarınca, gereken her özelliği, şartlarına göre, Allah isimlerinin işaret ettiği özelliklerle meydana getiren) alemin'dir!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Gerçekten siz mi yeri iki günde yaratanı inkar ediyor ve O'na birtakım eşler kılıyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Aslında, yeryüzünü iki günde yaratana nankörlük ediyorsunuz; öyle mi? Üstelik O'na ortaklar koşuyorsunuz; öyle mi? İşte, O, Evrenlerin Efendisidir!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Siz, yerküreyi iki evrede yaratmış olan Allah'ı gerçekten inkar mı ediyorsunuz? O'na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."

    Edip Yüksel

    De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı mı inkar ediyorsunuz ve O'na eşler mi koşuyorsunuz? O, evrenlerin Efendisidir." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Yaratılışın "günleri" zaman dilimlerini simgeler. Kuran'a göre zaman göreli bir boyuttur (32:5; 70:4). * Yeryüzünün yaratılışı iki birim zaman alırken, içindeki yaratıklar için gerekli tüm besinlerin ve koşulların düzenlenmesi ise dört birim zaman almıştır. Bu oranlama, yeryüzündeki ekolojik sistemin önemini vurgular.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Siz yeri iki günde yaratanı mı inkar ediyorsunuz ve O'na eşler mi koşuyorsunuz? O, evrenlerin Rabbidir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Siz gerçekten yeri iki günde yaratanı inkar edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler mi koşuyorsunuz? O, bütün alemlerin Rabbidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: Siz gerçekten küfredip duracak mısınız o halika ki Arzı iki günde yarattı, bir de ona menendler koşuyorsunuz? O bütün alemlerin rabbı.

    Erhan Aktaş

    De ki: "Gerçekten de yeri iki günde yaratana mı nankörlük ediyorsunuz? O'na denk olanlar mı görüyorsunuz? O, alemlerin Rabb'idir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Gerçekten de yeri iki günde yaratana mı nankörlük ediyorsunuz? O'na denk olanlar mı görüyorsunuz? O, alemlerin Rabb'idir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Gerçekten de yeri iki günde yaratana mı nankörlük ediyorsunuz? O'na denk olanlar mı görüyorsunuz? O, alemlerin Rabb'idir."

    Gültekin Onan

    De ki: "Gerçekten siz mi yeri iki günde yaratana küfrediyor ve O'na birtakım eşler kılıyorsunuz? O, alemlerin rabbidir."

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Gerçek siz mi o arzı iki günde yaradana (ısrar ile) küfrediyor, Ona ortaklar katıyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir.

    İbni Kesir

    De ki: Siz mi yeri iki günde yaratanı inkar ediyor ve O'na eşler koşuyorsunuz? Alemlerin Rabbı işte O'dur.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip, O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir."

    Süleyman Ateş

    De ki: "Siz mi arzı iki günde Yaratan'a nankörlük ediyor ve O'na eşler koşuyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Siz, yeri iki günde dipnot 1 yaratanı görmezden gelip de ona benzer nitelikte varlıklar mı uyduruyorsunuz dipnot 2 ? İşte o, bütün varlıkların Rabbidir /Sahibidir."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah katında bir gün, bizim hesabımızla bin yıldır (Hac 22/47, Secde 32/5).
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetteki endad (أنداد) kelimesinin tekili nidd'dir (نِدٌّ). Nidd, "bir şeyin benzeri ve işlerinde ona muhalefeti olan varlık" anlamındadır (el-Ayn). Müşrikler, Allah ile ortak özelliklere sahip olduğuna inandıkları varlıkları araya koyarak isteklerini, onların aracılığı ile Allah'a kabul ettireceklerine inanırlar. Bakara 2/22, 165, İbrahim 14/30, Sebe 34/33, Zümer 39/8.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Yeri iki günde dipnot 1 yaratana benzer nitelikte varlıklar oluşturarak O'nu görmezlikten gelen siz misiniz? O, tüm varlıkların Sahibidir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Henüz gece ve gündüz yaratılmadığından buradaki gün ile Dünya günü birbirine karıştırılmamalıdır. Evre, aşama olarak çevrilmesi uygun olabilir.

    Şaban Britch

    De ki: Siz, dünyayı iki günde yaratana nankörlük mü ediyorsunuz? Ona ortaklar koşuyorsunuz. Halbuki O, alemlerin Rabbidir.

    Şaban Piriş

    De ki: -Siz, dünyayı iki günde yaratana nankörlük mü ediyorsunuz? Ona ortaklar koşuyorsunuz. Halbuki O, alemlerin Rabb'idir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Siz, yerküreyi iki günde yaratana gerçekten nankörlük edip O'na ortaklar mı koşuyorsunuz? Alemlerin Rabbi'dir O."

  2. Fussilet suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fussilet suresi, 10. ayet. وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ مِن فَوْقِهَا وَبَٰرَكَ فِيهَا وَقَدَّرَ فِيهَآ أَقْوَٰتَهَا فِىٓ أَرْبَعَةِ أَيَّامٍ سَوَآءً لِّلسَّآئِلِينَ

    Diyanet İşleri

    O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.

    Mehmet Okuyan

    O, yere üzerinden ağır baskılar yerleştirmiştir. dipnot 1 Orada bereketler yaratmış ve orada tam dört günde (dönemde) isteyenler için eşit gıdalar belirlemiştir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz. Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.

    Mustafa İslamoğlu

    O ars üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi ve ona bereket bahşetti; dahası oranın besinlerini, ora sakinlerinden talep edenler arasında dengeli bir biçimde takdir etti: (bütün bunlar) dört evrede gerçekleşti.

    Muhammed Esed

    O, (arzı yarattıktan sonra,) üzerine (kuleler gibi) sarsılmaz dağlar yerleştirdi, ona (sayısız) nimetler bağışladı ve oradaki geçim araçlarını onları arayanlar arasında eşit şekilde paylaştırdı; (ve bütün bunları) dört evrede (yarattı).

    Ahmed Hulusi

    Orada (arzda = bedende) fevkinde sabit dağlar (benlikler) oluşturdu, orada bereketler vücuda getirdi ve orada (istidatları itibarıyla) isteyenler için eşit olmak üzere varlıklarının devamı için gereken azıklarını dört süreçte ölçülendirdi.

    Ali Bulaç

    Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti.

    Ali Özek ve heyeti

    O, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde işleyenler için fark gözetmeden gıdalar takdir etti.

    Ali Rıza Safa

    Onun üzerinde sarsılmaz dağlar oluşturdu ve ongunluklar yarattı. İsteyip arayanlar için, dört günde eşit olarak geçimlikleri paylaştırdı.

    Bayraktar Bayraklı

    "Yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada dört evrede isteyenler/ihtiyaç sahibi olanlar için fark gözetmeden gıdalar takdir etti."

    Edip Yüksel

    Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı. Tüm isteyenler için eşit olarak onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı.Tüm arayıp isteyenler için onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hem ona üstünden ağır baskılar (dağlar) yaptı, onda bereketler meydana getirdi ve onda azıklarını dört gün içinde araştıranlar için bir düzeyde takdir buyurdu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem ona üstünden ağır baskılar yaptı ve onda bereketler husule getirdi ve onda azıklarını takdir buyurdu, araştıranlar için bir düzeye dört gün içinde

    Erhan Aktaş

    Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada; onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

    Gültekin Onan

    Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde takdir etti.

    Hasan Basri Çantay

    (Allah) orada üstünden baskılar yaptı. Onda bereketler yarattı. Onda arayanlar için dört günde müsavi gıdalar takdir etdi.

    İbni Kesir

    O; yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi ve orada bereketler yarattı. Ve onda arayanlar için dört beşit gıdalar takdir etti.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada, üstünden sabit dağlar var etti; onu bereketli kıldı ve onda soranlar (rızıklarını arayanlar) için eşit olarak gıdalarını dört günde takdir etti.

    Süleyman Ateş

    Arza, üstünden ağır baskılar (sağlam dağlar) yaptı. Onda bereketler yarattı ve onda arayıp soranlar için gıdalarını (bitkilerini ve ağaçlarını) tam dört günde takdir etti (düzene koydu).

    Süleymaniye Vakfı

    Dört günde; yeryüzünde üstten aşağıya sabit dağlar dipnot 1 oluşturmuş, yeri bereketli kılmış, her türden besin kaynağını, arayanların eşit olarak ulaşabilecekleri şekilde ölçülendirmiştir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Ra'd 13/3. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yeryüzünün altı günde yaratılmasıyla ilgili ayetler için bkz. A'raf 7/54, Yunus 10/3, Hud 11/7, Furkan 25/59, Secde 32/4-5, Kaf 50/38, Hadid 57/4.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur.

    Şaban Britch

    Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Soranlar için orada, yiyeceklerini ve gıdalarını tam dört günde takdir etti.

    Şaban Piriş

    Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Arayanlar için orada, eksiksiz olarak, dört günde/mevsimde gıdalar takdir etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere...

  3. Fussilet suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fussilet suresi, 11. ayet. ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ وَهِىَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْأَرْضِ ٱئْتِيَا طَوْعًا أَوْ كَرْهًا قَالَتَآ أَتَيْنَا طَآئِعِينَ

    Diyanet İşleri

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.

    Mehmet Okuyan

    Sonra duman hâlinde olan göğe yönelmişti. dipnot 1 Ona (göğe) ve yere "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" deyince onlar da "İsteyerek geldik!" dipnot 2 cevabını vermişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Bakara 2:29.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada sözü edilen durum, göğün ve yerin bu ilahî emre boyun eğdiğini gösteren mecazi bir konuşma olarak yorumlanmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Dahası, O duman halindeki göğü şekillendirdi; ona ve arza: "Her ikiniz, isteyerek ya da istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!" dedi. İkisi birden "Bizler boyun eğerek (varlık sahnesine) geldik!" dediler.

    Muhammed Esed

    Ve O, (sadece) duman halinde olan göklere şekil verdi; onlara ve arza, "İkiniz de isteyerek yahut istemeden (varlık alanına) gelin!" diye buyurdu. İkisi birden: "Peki, boyun eğerek geliriz!" dediler.

    Ahmed Hulusi

    Sonra duhan (şekillenmemiş fıtri benlik) halindeki semaya (bir kısım Esma manalarını açığa çıkarmak suretiyle) yerleşerek, ona (şuura) ve arza (bedene) dedi ki: "İsteyerek yahut zorunlu olarak gelin (Esma'mın gereğini açığa çıkarın) ikiniz!" İkisi dediler ki: "İsteyerek, itaat ediciler olarak geldik!"(Esma özellikleriyle oluşmuş bulunan beyinde sema = düşünsel boyut ve arz = bedensel organlar boyutu, ikisi de Esma özellikleri açığa çıkışına itaat edici oldu. )

    Ali Bulaç

    Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin." İkisi de: "İsteyerek (İtaat ederek) geldik" dediler.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de «İsteyerek geldik» dediler.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, büyük bir duman durumunda olan göklere yöneldi. dipnot 408 Ona ve yeryüzüne, şöyle dedi: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" İkisi de şöyle dediler: "İsteyerek geldik!"

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 408
      İşte, bir bilgi ayeti: Kant-Laplace Kuramı'na göre, Nebula ismi verilen kızgın gaz kütlesi kendi ekseni çevresinde sarmal bir devinimle dönerken, süreç içerisinde soğuyarak küçülmüştür. Ağırlığı az olan gazlar güneş tarafından çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış, ağır olan gazlar da değişik uzaklıklardaki gökcisimlerini oluşturmuşlardır. "Büyük bir duman durumunda olan gök" anlatımının, "Kızgın gaz kütlesi" anlamına geldiği son yüzyılda öğrenildi. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı -CERN- deneyinin ilk sonuçlarını açıklayan uzmanlar, bu çarpışma sonucunda maddenin akışkan biçimini elde ettiklerini belirterek; "Elde ettiğimiz bu sonuca, maddenin koyu kıvamlı çorba durumu diyebiliriz. Bu, evrenlerin oluşmaya başlamasının hemen sonraki durumudur." dediler. Bu kurama göre, çorba kıvamlı madde soğudukça atom altı parçacıklarını oluşturuyor; birbirine yapışan atom altı parçacıkları da atomu ortaya çıkarıyor. CERN deneyi konusunda, 56:75 ayetinin dipnotunda bilgi verilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    "Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, göğe ve yerküreye,"İsteyerek veya istemeyerek, geliniz!" dedi. İkisi de,"İsteyerek geldik" dediler.

    Edip Yüksel

    Dahası, duman halindeki göğe yönelerek ona ve yere, "İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin" dedi. Onlar da, "İsteyerek geldik" dediler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tüm galaksiler ve içindekiler, Tanrı'nın koymuş olduğu fiziksel yasalara uyan Müslümanlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra duman halindeki göğe yönelerek ona ve yere, 'İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin,' dedi. Onlar da, 'İsteyerek geldik,' dediler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra göğe doğruldu da o bir duman iken ona ve yere: "İkiniz de ister istemez gelin!" dedi. İkisi de: "isteye isteye geldik." dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra Semaya doğruldu da o bir dumanken ona ve Arza gelin, ikiniz de ister istemez, dedi: geldik istiye istiye dediler

    Erhan Aktaş

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik." dediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların alegorik/simgesel anlatımıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik." dediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların mecazi anlatımıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik." dediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların mecazi anlatımıdır.

    Gültekin Onan

    Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin." İkisi de: "İsteyerek (itaat ederek) geldik" dediler.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra (iradesi) göğe — ki, o bir buhaar haalinde idi — doğruldu da ona ve arza "ikiniz de ister istemez gelin" buyurdu. Onlar da "İsteye isteye geldik" dediler.

    İbni Kesir

    Sonra göğe yöneldi ki; o, duman halindeydi. Ona ve yere dedi ki: İsteyerek veya istemeyerek ikiniz de gelin. İkisi de dediler ki: İsteyerek geldik.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yere: "İsteyerek ya da istemeyerek gelin!" dedi. Onlar da: "İsteyerek geldik." dediler.

    Süleyman Ateş

    Sonra duman (gaz) halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve arza: "İsteyerek veya istemeyerek (buyruğuma) gelin" dedi. "İsteyerek (buyruğuna) geldik." dediler.

    Süleymaniye Vakfı

    Aynı zamanda dipnot 1 , duman halindeki göğe yönelmiş, ona ve yere: "Gönüllü veya zorunlu olarak boyun eğin!" demişti; ikisi de "Gönüllü olarak boyun eğdik!" diye cevap vermişlerdi.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki sümme (ثمَ), dört türlü kullanımı olan bir edattır. Bu kullanımlardan biri, sıralama veya öncelik-sonralık kastedilmeksizin mutlak beraberliği ifade eder (Mu'cemu'l-Lugati'l-Arabiyyeti'l-Muasıra, Ahmed Muhtar Abdulhamid Ömer, Alem-ül Kütüb, 2008, c. 1, s. 328. Ayrıca bkz. Yunus 10/103, Hud 11/3, 52; Beled 90/17).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aynı zamanda duman halindeki göğe yönelmiş, ona ve yere: "İsteyerek veya istemeyerek emrime girin!" demişti; ikisi de "İsteyerek emrine girdik" diye cevap vermişlerdi.

    Şaban Britch

    Sonra gaz halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yere: İsteyerek ya da istemeyerek gelin! dedi. Onlar da: İsteyerek geldik, dediler.

    Şaban Piriş

    Sonra gaz halinde bulunan göğe yöneldi ve dünya ile göğe: -İsteyerek ya da istemeyerek gelin! dedi. Onlar da: -İsteyerek geldik, dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra buhar/duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" Onlar şöyle dediler: "İsteyerek geldik!"

  4. Fussilet suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Fussilet suresi, 12. ayet. فَقَضَىٰهُنَّ سَبْعَ سَمَٰوَاتٍ فِى يَوْمَيْنِ وَأَوْحَىٰ فِى كُلِّ سَمَآءٍ أَمْرَهَا وَزَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَحِفْظًا ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

    Diyanet İşleri

    Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.

    Mehmet Okuyan

    Böylece onları (gökleri) iki günde (dönemde) yedi gök dipnot 1 olarak yaratmış ve her göğe görevini vahyetmişti (bildirmişti). dipnot 2 Biz yakın göğü kandillerle ve koruma ile (koruyucu güçlerle) süslemiştik. dipnot 3 İşte bu güçlü, bilen (Allah)'ın ölçüsüdür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göklerin "yedi kat" oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü'minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte "yedi yol" (Mü'minûn 23:17) ve "yedi güçlü yapı" (Nebe' 78:12) ifadeleri de geçmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada geçen [evhâ/vahy] fiili Yüce Allah için kullanıldığı ve muhatap da peygamber olmadığı için bu vahye "ilahi vahiy" denmektedir ve anlamı da "ilham etmek" demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Hicr 15:16-17; Sâffât 37:6; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken onları iki aşamada yedi gök olarak var etti, her bir göğe kendi görev yasasını yükledi. Nihayet Biz en yakın göğü ışıklarla süsledik ve bir güvenlik sistemi oluşturduk: İşte bu her şeyi bilen, her işi mükemmel olan Allah'ın takdiridir.

    Muhammed Esed

    Ve onları iki evrede yedi gök olarak yarattı, her göğe kendi işlevini yükledi. Biz, yere en yakın olan gökleri ışıklarla süsledik. Ve onları emniyetli kıldık: İşte bu, Kudret Sahibi ve Her şeyi Bilen'in takdiridir.

    Ahmed Hulusi

    Böylece onları iki süreçte yedi sema (yedi Bilinç {Nefs} mertebesi) olarak hükmetti ve her semada onun işlevini vahyetti! Dünya semasını (en yakın semayı) (Bi-)mesabih (aydınlatıcılar - fikirler) ile süsledik ve hıfzettik Aziyz, Aliym'in takdiridir bu!

    Ali Bulaç

    Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)'ın takdiridir.

    Ali Özek ve heyeti

    Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti. Dünya göğünü de yıldızlarla süsledik ve onu tam bir koruma altına aldık. Bu, dâima gâlip olan ve her şeyi hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, iki günde, yedi gök olarak onları yarattı. Her gök katına, kendi işlevini bildirdi. Dünyaya yakın gök katını ışık kaynaklarıyla süsledik ve gözetim altına aldık. İşte bu, Üstün Olanın; Bilenin ölçümlemesidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece onları, iki evrede yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti/öğretti. Biz, yakın/dünya göğünü kandillerle/ışık saçan cisimlerle donattık, bozulmaktan da koruduk. İşte bu, gücü sonsuz ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.

    Edip Yüksel

    Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı ve her göğe özel yasaları bildirdi. Ve biz en aşağıdaki göğü ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Üstün ve her şeyi Bilen'in planıdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı ve her göğe özel yasaları bildirdi. Ve biz en aşağıdaki göğü ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Üstün ve herşeyi Bilen'in planıdır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Böylece onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu ve her gökte (bulunan meleklere) işlerine ait emrini vahyetti. Dünya gökyüzünü kandillerle donattık ve koruduk, işte bu, hep o çok güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu suretle onları iki günde yedi Sema olmak üzere yerine koydu ve her Semada ona aid emrine vahiy verdi ve dünya Semayı kandillerle donattık ve hıfzettik, işte bu hep o aziz, alimin takdiridir.

    Erhan Aktaş

    Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı. Ve her göğe işini vahyetti. dipnot 1 Ve dünya göğünü kandillerle süsleyip koruduk. İşte bu, Mutlak Üstün Olan ve Her Şeyi Bilen'in takdiridir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasalarını koydu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı. Ve her göğe işini vahyetti. dipnot 1 Ve dünya göğünü kandillerle süsleyip koruduk. İşte bu, Mutlak Üstün Olan ve Her Şeyi Bilen'in takdiridir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasalarını koydu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı. Ve her göğe işini vahyetti. dipnot 1 Ve dünya göğünü kandillerle süsleyip koruduk. İşte bu, Mutlak Üstün Olan ve Her Şeyi Bilen'in takdiridir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yasalarını koydu.

    Gültekin Onan

    Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe buyruğunu vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilenin takdiridir.

    Hasan Basri Çantay

    Bu suretle onları yedi gök olmak üzere iki günde vücuda getirdi. Her gökde ona aid emri vahyetdi. Dünya göğünü de kandillerle donatdık. (Onu afetlerden) koruduk. İşte (bütün) bu (nlar), O mutlak kaadir, O her şeyi hakkıyle bilen (Allah) ın takdiridir.

    İbni Kesir

    Böylece iki gün içerisinde yedi gök var etti. Ve her göğün işini kendisine bildirdi. Biz; dünya semasını ışıklarla donattık, koruduk. İşte bu; Aziz, Alim'in takdiridir.

    Mehmet Alagaş

    (1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Böylece onları yedi gök olarak iki günde varedip, her bir göğe kendi işini bildirdi. Dünya göğünü ise kandillerle/yıldızlarla süsledik ve koruduk. İşte bu; Hakim, Aziz olan (Allah'ın) takdiridir.

    Süleyman Ateş

    Böylece onları, iki günde yedi gök yaptı ve her göğe emrini (kanunlarını) vahyetti. Biz, en yakın göğü lambalarla ve koruma ile (koruyucu güçlerle) donattık. İşte bu, o güçlü, bilen (Allah)ın takdiridir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, gökleri yedi gök olarak iki gün içinde tamamladı dipnot 1 . Her bir göğe görevini bildirdi. En yakın göğü (birinci kat semayı) kandillerle dipnot 2 süsledi ve korudu dipnot 3 . İşte bu, daima üstün ve bilgili olan Allah'ın belirlediği ölçüdür dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göğün yedi gök şeklinde düzenlenmesiyle ilgili diğer ayetler için bkz. Bakara 2/29, Talak 65/12, Mülk 67/3, Nuh 71/15.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah Teala bu ayette ve Mülk 67/5'de en yakın göğü kandillerle süslediğini bildirmektedir. Kandiller anlamına gelen mesabih, ilgili ayetlere göre gökyüzünün süsleri olan yıldızlar (nucum), yıldız kümeleri (buruc), Güneş (siraç), Ay (kamer) ve gezegenleri (kevakib) kapsamaktadır. Çünkü Kur'an'da, insanların üstündeki göğün /birinci kat semanın herkesin görebileceği şekilde süslendiği (En'am 6/97, Nahl 16/16, Kaf 50/6) ama bir gün yıldızların sönüp kararacağı (Mürselat 77/8, Tekvir 81/2) ifade edilmektedir. Ayrıca, sürekli gözlem yapanlar için göğün yıldız kümeleri ile süslendiği (Hicr 15/16) ve onların iç kısmında Güneş ile Ay'ın bulunduğu (Furkan 25/61) belirtilmektedir. Diğer bir ayette gezegenlerin de en yakın göğün süslerinden sayıldığından bahsedilmekte (Saffat 37/6), başka bir ayette de onların bir gün dağılacağı (İnfitar 82/2) bildirilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Gezegenlerin, en yakın göğün süslerinden olduğu diğer bir ayette belirtilmektedir (Saffat 37/6). Jüpiter ve Satürn gibi dev gaz-gezegenlerinin Dünya'yı, öldürücü derecede zarar verebilecek göktaşlarından koruduğu bilim adamları tarafından ifade edilmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Buraya kadar olan ayetlerde, yerin yaratılması iki gün, dağların oluşumu ve gıda ölçülerinin belirlenmesi dört gün, göklerin yaratılması da iki gün olarak belirtilmiştir. Bunlar ayrı ayrı zamanlarda olsaydı yaratılışın toplam sekiz gün sürmesi gerekirdi oysa Allah gökleri, yeri ve ikisi arasındaki her şeyi toplam altı günde yarattığını belirtmektedir. Dolayısıyla, ayetlerde belirtilen kimi aşamaların eş zamanlı olarak yürütülmüş olduğu anlaşılmaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İki günde yedi gök olarak tamamlamış ve her gökte ona ait emri vahyetmiştir. En yakın göğü de kandillerle (yıldızlarla) süslemiş ve korumuştur dipnot 1 . İşte bu, üstün ve bilgili olan Allah'ın koyduğu ölçüdür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ...

    Şaban Britch

    Onları yedi gök olarak iki günde varedip, her bir göğe kendi işini bildirdi. Dünya göğünü ise kandillerle/yıldızlarla süsledik ve koruduk. İşte bu, Hakim, Aziz olan (Allah'ın) takdiridir.

    Şaban Piriş

    Onları yedi gök olarak iki günde varedip, her bir göğe kendi işini bildirdi. Dünya göğünü ise koruduk ve yıldızlarla süsledik. İşte bu, her şeye Hakim ve Bilen'in takdiridir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Böylece onları, iki günde yedi gök halinde takdir edip her göğe kendi iş ve oluşunu vahyetti. Ve biz, arza en yakın göğü kandillerle ve bir korumayla donattık. İşler bunlar Aziz ve Alim olanın takdiridir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.