Diyanet İşleri
O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 10. ayet. وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ مِن فَوْقِهَا وَبَٰرَكَ فِيهَا وَقَدَّرَ فِيهَآ أَقْوَٰتَهَا فِىٓ أَرْبَعَةِ أَيَّامٍ سَوَآءً لِّلسَّآئِلِينَ
vece`ale fîhâ ravâsiye min fevḳihâ vebârake fîhâ veḳaddera fîhâ aḳvâtehâ fî erbe`ati eyyâm. sevâel lissâilîn.
O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yerin ve göklerin yaratılış evreleri Fussilet 9–12 3
Onlar zekatı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkar ederler.
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.
De ki: "Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkar ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."
O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.
Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.
Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 9–10. ayetler için yazılmıştır.
9-10. Yüce Allah, kendisine ortaklar ve eşler koşan kâfirlerin küfre sapmalarının hayret edilecek bir şey olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini bildirmektedir. Onlar, putlara taparlarken ibadetlerinden dilediklerini putlarına yöneltmekte, onları yüce, kerim ve mutlak egemen oaln âlemlerin Rabbi ile eşit tutmaktadırlar. O Rab ki, kesif ve pek büyük olan yeryüzünü iki günde yaratmış, daha sonra da onun üstünde bu yeri sarsıntılardan, yok olmaktan ve istikrarsızlıktan koruyan sağlam kazıklar yerleştirmek sureti ile iki günde orayı hazırlayıp donatmıştır.
Böylelikle Yüce Allah, yeryüzünü yaratmayı, imkânlar ile donatmayı, oradaki rızık kaynaklarını takdir etmeyi ve buna bağlı diğer şeyleri yaratmayı buna dair “soru soranlar için eşit olan dört günde” gerçekleştirmiştir.
Her şeyden haberdar olan Allah gibi hiç kimse sana haber veremez. İşte fazlalığı ve eksikliği söz konusu olmayan dosdoğru haber budur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sarsılmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yaratmıştır. Yeryüzünü bereketli ve ehli için hayrını devamlı kılmıştır. Soranlar için orada insanların ve hayvanların rızıklarını, belirtilen iki günü dört güne tamamlayarak takdir etmiştir. Bu diğer iki gün salı ve çarşamba günleridir.
Aynı kök: قوت (2 geçiş)
Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay…
Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…
Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür.…
Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz…
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati…
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…
Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, yere üzerinden ağır baskılar yerleştirmiştir. dipnot 1 Orada bereketler yaratmış ve orada tam dört günde (dönemde) isteyenler için eşit gıdalar belirlemiştir.
O ars üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi ve ona bereket bahşetti; dahası oranın besinlerini, ora sakinlerinden talep edenler arasında dengeli bir biçimde takdir etti: (bütün bunlar) dört evrede gerçekleşti.
O, (arzı yarattıktan sonra,) üzerine (kuleler gibi) sarsılmaz dağlar yerleştirdi, ona (sayısız) nimetler bağışladı ve oradaki geçim araçlarını onları arayanlar arasında eşit şekilde paylaştırdı; (ve bütün bunları) dört evrede (yarattı).
Orada (arzda = bedende) fevkinde sabit dağlar (benlikler) oluşturdu, orada bereketler vücuda getirdi ve orada (istidatları itibarıyla) isteyenler için eşit olmak üzere varlıklarının devamı için gereken azıklarını dört süreçte ölçülendirdi.
Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti.
O, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde işleyenler için fark gözetmeden gıdalar takdir etti.
Onun üzerinde sarsılmaz dağlar oluşturdu ve ongunluklar yarattı. İsteyip arayanlar için, dört günde eşit olarak geçimlikleri paylaştırdı.
"Yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada dört evrede isteyenler/ihtiyaç sahibi olanlar için fark gözetmeden gıdalar takdir etti."
Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı. Tüm isteyenler için eşit olarak onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.
Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı.Tüm arayıp isteyenler için onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.
Hem ona üstünden ağır baskılar (dağlar) yaptı, onda bereketler meydana getirdi ve onda azıklarını dört gün içinde araştıranlar için bir düzeyde takdir buyurdu.
Hem ona üstünden ağır baskılar yaptı ve onda bereketler husule getirdi ve onda azıklarını takdir buyurdu, araştıranlar için bir düzeye dört gün içinde
Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.
Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.
Orada; onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.
Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde takdir etti.
(Allah) orada üstünden baskılar yaptı. Onda bereketler yarattı. Onda arayanlar için dört günde müsavi gıdalar takdir etdi.
O; yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi ve orada bereketler yarattı. Ve onda arayanlar için dört beşit gıdalar takdir etti.
(1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.
Orada, üstünden sabit dağlar var etti; onu bereketli kıldı ve onda soranlar (rızıklarını arayanlar) için eşit olarak gıdalarını dört günde takdir etti.
Arza, üstünden ağır baskılar (sağlam dağlar) yaptı. Onda bereketler yarattı ve onda arayıp soranlar için gıdalarını (bitkilerini ve ağaçlarını) tam dört günde takdir etti (düzene koydu).
Dört günde; yeryüzünde üstten aşağıya sabit dağlar dipnot 1 oluşturmuş, yeri bereketli kılmış, her türden besin kaynağını, arayanların eşit olarak ulaşabilecekleri şekilde ölçülendirmiştir dipnot 2 .
Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur.
Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Soranlar için orada, yiyeceklerini ve gıdalarını tam dört günde takdir etti.
Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Arayanlar için orada, eksiksiz olarak, dört günde/mevsimde gıdalar takdir etti.
O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere...
" And He placed therein, in a certain setting, natural elevations* of the earth's surface rising notably above the surrounding level and fixed as with an anchor for stabilization, and He blessed it with His divine favour and He determined its livelihood and the means of sustaining life in four days of the same unit of time and made the sustenance available for all alike who seek His bounty. "
He placed solid mountains on it, blessed it, measured out its varied provisions for all who seek them––all in four Days.
He set on the (earth), mountains standing firm, high above it, and bestowed blessings on the earth, and measure therein all things to give them nourishment in due proportion, in four Days, in accordance with (the needs of) those who seek (Sustenance).
(After creating the earth) He set up firm mountains on it, blessed it, dipnot 1 and provided it with sustenance in proportion to the needs of all who seek (sustenance). dipnot 2 All this was done in four days. dipnot 3
He placed firmly embedded mountains on it, towering over it, and blessed it and measured out its nourishment in it, laid out for those who seek it – all in four days.
He placed therein (i.e. the earth) firm mountains from above it, and He blessed it, and measured therein its sustenance (for its dwellers) in four Days equal (i.e. all these four days were equal in the length of time) for all those who ask (about its creation).
He set in it firm mountains [rising] above it, and blessed it and ordained therein its [various] means of sustenance in four days, alike for all the seekers [of the means of sustenance].
He placed therein (- in the earth) firm mountains rising above (its surface) and showered it with His blessings and placed in it various provisions according to a set measure, (provisions to which) all those who require them have equal rights, (and all this He created) in four aeons.
'And He set therein firm mountains over it, and He blessed it, and He ordained therein its diverse sustenance in four days, equal to those who ask. '
God is the One Who [after having created the earth] established the mountains and made it hospitable and established an eco-system to provide the needs of the living species in four periods.
And He placed thereon firm mountains above it and blessed it, and apportioned therein its foods in four days alike for those who ask.
He placed in it stabilizers from above it, and He blessed it and established its provisions in four equal days, to satisfy those who ask.
And He placed in the earth mountains firmly rooted, rising above the same: And He blessed it; and provided therein the food of the creatures designed to be the inhabitants thereof, in four days; equally, for those who ask.
And He made in it firm mountains rising above its surface, and He blessed the earth and measured therein the sustenance for all things in four Days (periods), alike (or in accordance with their needs) for all seekers.
And He made therein anchorages (i. e., mountains) from above it, and He blessed it, and determined therein its nourishments in four days, equal to the questioners.
He placed therein firm hills rising above it, and blessed it and measured therein its sustenance in four Days, alike for (all) who ask;
He placed firm stabilisers rising above its surface, blessed it with plenty and growth, and ingrained the means of growing its food within it, sufficient for all seekers, in four spans.
For He [it is who, after creating the earth,] placed firm mountains on it, [towering] above its surface, and bestowed [so many] blessings on it, and equitably apportioned its means of subsistence to all who would seek it: [and all this He created] in four aeons.
He placed on the earth firm mountains, standing high, showered His blessings upon it, and ordained ˹all˺ its means of sustenance—totaling four Days exactly[1]—for all who ask.
And He placed in it stabilizers from above it, and He blessed it and established its provisions in four equal days, to satisfy those who ask.
He placed on it stabilizers (mountains), made it productive, and He calculated its provisions in four days, to satisfy the needs of all its inhabitants.*
And He placed on the earth firmly set mountains over its surface, and He blessed it and determined therein its [creatures'] sustenance in four days without distinction - for [the information] of those who ask.
And He made therein firm mountains above it, and blessed it, and decreed therein its diverse nourishment in four days, equal to the askers.
And He it is Who placed therein firm mountains towering above it, and bestowed enduring Bliss upon it. And He measured therein its sustenance in Four Seasons, alike for all who (invariably) need it. (39:67), (56:63-73).
He set upon the (earth) mountains standing firm, high above it (the earth), and He gave blessings upon the earth, and measured all the things, to give them nourishment in proper proportions; In four Days, in accordance with (the needs of) those who search (for the nourishment).
He has placed firm mountains in it (the earth) towering above it, and put blessings in it, and proportioned its foods therein, in four days, equal for those who ask.
And He placed in it stabilizers from above it, and He blessed it and established its provisions in proportion in four days, to satisfy those who ask.