Fussilet suresi

Fussilet suresi, 49. ayet

Fussilet suresi, 49. ayet. لَّا يَسْـَٔمُ ٱلْإِنسَٰنُ مِن دُعَآءِ ٱلْخَيْرِ وَإِن مَّسَّهُ ٱلشَّرُّ فَيَـُٔوسٌ قَنُوطٌ

lâ yes'emü-l'insânü min dü`âi-lḫayr. veim messehü-şşerru feyeûsün ḳanûṭ.

Diyanet İşleri

İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 46–52 · surenin 49. ayeti / 54

Konu Kıyametin bilgisi, insanın nankörlüğü ve ufuklardaki deliller Fussilet 45–54 3

  1. Fussilet 46

    Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.

  2. Fussilet 47

    Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O'na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O'nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O'nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, "Nerede bana ortak koştuklarınız?" diye seslendiği gün şöyle derler: "Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok."

  3. Fussilet 48

    Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

  4. 49

    İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.

  5. Fussilet 50

    Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. Andolsun, biz inkar edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.

  6. Fussilet 51

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.

  7. Fussilet 52

    De ki: "Ne dersiniz? Eğer o (Kur'an) Allah katından olup da siz de onu inkar etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

49. Bu buyruk, insan tabiatının mahiyetini haber vermekte, onun sabırsız ve dayanıksız olduğunu bildirmektedir. O, hayra karşı da şerre karşı da dirençsizdir. Ancak Yüce Allah’ın bu halden kemal derceye taşıdığı kimseler müstesnâdır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“İnsan (Rabbinden dünyevi) iyilikler dilemekten usanmaz.” Yüce Allah’tan kurtuluş, mal sahibi olmak, çocuk sahibi olmak vb. gibi dünya ihtiyaçlarını dilemeyi, dünyevi dileklerde bulunmayı her zaman sürdürür, bundan usanmaz. Bunun için de sürekli çalışır. Dünyanın azına da çoğuna da kanaat etmez. Dünyalıktan elde ettikleri, istediği kadar çok olsun yine de daha fazlasını istemeye devam eder. “Ama ona kötülük” hastalık, fakirlik, çeşitli belâlar vb. gibi hoşlanılmayan şeyler “dokunursa hemen ye’se düşüp (O’ndan) ümidini tamamen keser.” Allah’ın rahmetinden ümit keser. Bu belânın kendisini helâke götüreceğini zanneder. İstemediği ve hoşlanmadığı türlü sebeplerin üzerine gelişinden dolayı şaşırır kalır.

İman edip salih amel işleyenler ise böyle değildir. Onlara hayır, nimet ve sevdikleri bir şey isabet ettiğinde; bundan dolayı Yüce Allah’a şükrederler ve Allah’ın, üzerlerindeki bu nimetlerinin bir istidrac ve azap öncesi bir mühlet tanıma olmasından endişe ederler. Eğer canlarında, mallarında ve çoluk çocuklarında kendilerine bir musibet isabet edecek olursa, buna da sabrederler. Rablerinin lütfunu umar ve ümitsizliğe kapılmazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsan; sıhhat, mal, çocuk ve daha başka nimetleri istemekten bıkmaz. Fakat kendisine bir fakirlik veya hastalık dokunduğu zaman, o Allah'ın rahmetinden hemen ümidini kaybeder ve ümitsizliğe kapılır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يَسْـَٔمُ yesemu usanmaz kök: سام
  3. ٱلْإِنسَـٰنُ l-insanu insan kök: انس
  4. مِن min -ten
  5. دُعَآءِ duaa'i istemek- kök: دعو
  6. ٱلْخَيْرِ l-hayri hayır (iyilik) kök: خير
  7. وَإِن vein ama eğer
  8. مَّسَّهُ messehu kendisine dokunursa kök: مسس
  9. ٱلشَّرُّ ş-şerru bir şer kök: شرر
  10. فَيَـُٔوسٌۭ feyeusun hemen üzülür kök: ياس
  11. قَنُوطٌۭ kanutun ümitsiz olur kök: قنط

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş) · Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.

  • Aynı kök: سام (3 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Şer

    Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

  • Aynı kök: سام (3 geçiş)

    Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar (melekler), gece gündüz hiç usanmadan O'nu tespih ederler.

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsan, hayır (mal) istemekten bıkmaz. Kendisine bir kötülük dokunursa hemen üzülüp ümitsizliğe düşer. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hûd 11:9; Me‘âric 70:20-21.

Mustafa İslamoğlu

İnsan özgül ağırlığı olan karşılıklar istemekten asla bıkıp usanmaz; ama başına kötülük bildiği (bir şey) gelecek olsa, bu kez de umudunu yitirip karamsarlığa kapılır.

Muhammed Esed

İnsan, (hayatın) güzel (şeyler)ini isteyip aramaktan asla bıkmaz, kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.

Ahmed Hulusi

İnsan hayır istemekten usanmaz. . . Eğer ona şerr dokunsa, hemen ümitsizce karamsarlaşır!

Ali Bulaç

İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, ye'se düşen bir umutsuzdur.

Ali Özek ve heyeti

İnsan, (Rabbine) duâ ederek iyilik istemekten usanmaz; fakat kendisine bir kötülük dokunduğu zaman, hemen ümitsizliğe düşer.

Ali Rıza Safa

İnsan, iyilik istemekten usanmaz. Üstelik bir kötülük dokunursa, umutlarını yitirir; yıkılır.

Bayraktar Bayraklı

İnsan, iyiliği istemekten usanmaz. Fakat ona bir kötülük dokunursa, bir de bakarsın ümitsizliğe düşer.

Edip Yüksel

İnsan, iyilik istemekten bıkmaz. Ancak kendisine bir kötülük dokunduğunda umutsuzdur, kötümserdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnsan, iyilik istemekten bıkmaz. Ancak kendisine bir kötülük dokunduğunda umutsuzdur, kötümserdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsan hayır istemekten usanmaz da kendisine bir kötülük dokunuverirse hemen ümidi keser, ümitsizliğe düşer.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsan hayır istemekten usanmaz da kendisine bir şer dokunuverirse hemen ümidi keser, ye'se düşer

Erhan Aktaş

İnsan iyilik dipnot 1 istemekten bıkıp usanmaz. Eğer kendisine bir kötülük dokunursa, hemen karamsarlığa kapılır ve ümitsiz olur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mal-mülk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsan iyilik dipnot 1 istemekten bıkıp usanmaz. Eğer kendisine bir kötülük dokunursa, hemen karamsarlığa kapılır ve ümitsiz olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mal-mülk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsan iyilik dipnot 1 istemekten bıkıp usanmaz. Eğer kendisine bir kötülük dokunursa, hemen karamsarlığa kapılır ve ümitsiz olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mal-mülk.

Gültekin Onan

İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, yeise düşen bir umutsuzdur.

Hasan Basri Çantay

İnsan hayır taleb etmekden usanmaz. Eğer Ona bir şer dokunursa (bakarsın ki) o, şimdi (Allahın fazl-u rahmetinden) ümidini kesmiş, (bu) ümidsizliği açığa (da) vurmuşdur.

İbni Kesir

İnsan; hayır istemekten usanmaz da, kendisine bir kötülük gelince ümitsizliğe düşer, meyus olur.

Mehmet Alagaş

(49-54) İnsan hayra dair dua dan ümidini kesmez , eğer ki şer ona dokunursa da karamsar olur umudunu yitirir, ona dokunan bir zarardan sonra rahmetimizden / acımamızdan kaynaklı bir şeyler tattırırsak, diyecektir ki bu benimdir / bu bana aittir. Saatin kopacağını da sanmıyorum / zannetmiyorum, olur ya Rabbime de döndürülürsem eğer, onun yanın da bana kesin daha da güzelleri vardır , kafirlere yaptıkları şeyleri haber vereceğiz ve onlara kaba bir azabı tattıracağız. İnsanı nimetlendirirsek, sırtını döner bir tarafına doğru bizden uzaklaşır, eğer ki bir şer ona temas ederse de kapsamlı bir duaya dalar. De ki bakıp düşünün / görmez misiniz? O, Allah katından ise ve de siz onu yok saymışsanız (düşünün bakalım) Ondan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir. İlerde ayetlerimizi ufuklarda ve de kendilerinde göstereceğiz nihayet onlara onun gerçek olduğu / hak olduğu açıklanacak, senin Rabbin yeterli gelmez mi? / Kâfi gelmez mi? Muhakkak ki O her şeye tanıktır, Dikkat et! Onlar Rablerine kavuşacaklarına dair tereddüt (mirye) içindeler yine dikkat et! O her şeyi çepeçevre kuşatmıştır / ihata etmiştir (Kimse O’nun kapsama alanı dışına çıkamaz, O’ndan kaçamazsın en iyisi mi sen O’na kaç)

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsan, iyilik istemekten usanmaz da, kendisine bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, karamsar olur.

Süleyman Ateş

İnsan hayır istemekten usanmaz (daima malının artmasını diler). Ama kendisine bir şer dokundu mu hemen üzülür, ümitsiz olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsan iyi şeyler istemekten usanmaz. Başına bir kötülük gelince de üzülür ve umutlarını yitirir.

Şaban Britch

İnsan hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, hemen ümitsiz ve karamsar düşer.

Şaban Piriş

İnsan iyiliği dilemekten usanmaz. Ona bir kötülük isabet ettiği zaman hemen ümitsizliğe düşer ve boynunu büker.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsan, hayır istemekten/hayır için dua etmekten bıkıp usanmaz. Kendisine bir şey dokunmaya görsün; hemen ümidini keser, yıkılır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, man does not weary of invoking Allah's benefaction and benediction, but no sooner he is befallen with a misfortune or wedded to a calamity than he nurses despair and gives up hope.

Abdul Haleem

Man never tires of asking for good, but if evil touches him he loses all hope and becomes despondent.

Abdullah Yusuf Ali

Man does not weary of asking for good (things), but if ill touches him, he gives up all hope (and) is lost in despair.

Abul A'la Maududi

Man wearies not of praying for good, dipnot 1 but when evil visits him, he despairs and gives up all hope.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "For good": For prosperity, abundance of provisions, good health, well-being of children, etc. And man here does not imply every human being for it also includes the prophet and the righteous people, who are free from this weakness as is being mentioned below. But here it implies the mean and shallow person who starts imploring God humbly when touched by harm and is beside himself with joy when he receives the good things of life as most human beings are involved in this weakness, it has been called a weakness of man.

Aisha Bewley

Man never tires of praying for the good and if evil touches him, he despairs and loses hope.

Al-Hilali & Khan

Man (the disbeliever) does not get tired of asking good (things from Allâh); but if an evil touches him, then he gives up all hope and is lost in despair.

Ali Quli Qarai

Man is never wearied of supplicating for good, and should any ill befall him, he becomes hopeless, despondent.

Amatul Rahman Omar

A person does not grow weary of praying for good but if evil befalls him, he becomes despondent, despaired of all hope.

Arthur John Arberry

Man wearies not of praying for good; but when evil visits him, then he is cast down and desperate.

Bijan Moeinian

Man [in general, does not submit himself to the will of God and always] prays for good things. When an unfortunate thing happens, he loses hope.

E. Henry Palmer

Man is never tired of praying for good, but if evil touch him, then he is despairing and hopeless.

Edip-Layth

The human being does not tire in imploring for good things. But if adversity touches him, he is disheartened, desperate!

George Sale

Man is not wearied with asking good; but if evil befall him, he despondeth, and despaireth.

Hamid S. Aziz

Man is never tired of praying for good, and if evil touch him, then he is despairing, hopeless.

Mahmoud Ghali

Man does not weary of invoking for charity; and in case evil touches him, then he is constantly despairing, constantly despondent.

Marmaduke Pickthall

Man tireth not of praying for good, and if ill toucheth him, then he is disheartened, desperate.

Mohamed Ahmed - Samira

Man never tires of praying for good; but if evil assails him he begins to despair.

Muhammad Asad

MAN NEVER TIRES of asking for the good [things of life]; and if evil fortune touches him, he abandons all hope, giving himself up to despair.

Mustafa Khattab

One never tires of praying for good. And if touched with evil, they become desperate and hopeless.

Progressive Muslims

The human being does not tire in imploring for good things. But if adversity touches him, he is disheartened, desperate!

Rashad Khalifa

The human being never tires of imploring for good things. And when adversity befalls him, he turns despondent, desperate.

Sahih International

Man is not weary of supplication for good [things], but if evil touches him, he is hopeless and despairing.

Sam Gerrans

Man grows not weary of calling for good; but if evil touches him, he is without hope and despairing.

Shabbir Ahmed

Man tires not of looking for wealth and happiness, and if harm touches him, soon he is disheartened, despondent. (100:8), (102:1-2).

Syed Vickar Ahamed

Man does not get tired of asking for good (things); But if something bad touches him, then he gives up all hope (and he) is lost in sorrow.

Taqi Usmani

Man does not get weary of craving for (all sorts of ) good things; and if he is touched by some evil, he is disappointed, devoid of any hope.

The Monotheist Group

Man does not tire in praying for good things. But if adversity touches him, he is disheartened, desperate!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩