Kehf suresi

Kehf suresi, 98. ayet

Kehf suresi, 98. ayet. قَالَ هَٰذَا رَحْمَةٌ مِّن رَّبِّى فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ رَبِّى جَعَلَهُۥ دَكَّآءَ وَكَانَ وَعْدُ رَبِّى حَقًّا

ḳâle hâẕâ raḥmetüm mir rabbî. feiẕâ câe va`dü rabbî ce`alehû dekkâ'. vekâne va`dü rabbî ḥaḳḳâ.

Diyanet İşleri

Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 95–101 · surenin 98. ayeti / 110
  1. Kehf 95

    Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi.

  2. Kehf 96

    "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.

  3. Kehf 97

    Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.

  4. 98

    Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.

  5. Kehf 99

    O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.

  6. Kehf 100–101

    (100-101) O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

98. Zülkarneyn bu güzel işi ve bu mükemmel eseri yaptıktan sonra nimeti gerçek sahibine izafe ederek: “İşte bu, Rabbimden bir rahmettir.” Yani Rabbimin bana lütuf ve ihsanındandır. İşte salihlerle gerçek halifelerin durumu budur. Allah onlara üstün nimetleri lütfetti mi onların şükürleri, bu nimetleri ikrarları ve Allah’ın nimetlerini itirafları daha da artar. Nitekim Süleyman aleyhisselam da huzuruna Sebe’ melikesinin tahtının oldukça uzak bir mesafeden getirilmesi üzerine şunları söylemişti: “Bu, benim Rabbimin lütfundandır. Acaba şükür mü ederim, yoksa nankörlük mü ederim diye beni sınaması içindir” (en-Neml, 27/40) Oysa zorba ve kibirli kimselerle yeryüzünde yücelik taslayanların sahip oldukları büyük nimetler, onların azgınlıklarını ve şımarıklıklarını arttırır. Nitekim Karun, Allah’ın kendisine verdiği ve sadece anahtarlarını taşımak bile güç kuvvet sahibi bir topluluğa ağır gelen hazineler hakkında: “Bu, bana ancak bende olan bir ilim dolayısıyla verilmiştir.” (el-Kasas, 28/78) demişti.

“Rabbimin vaadi” yani Ye’cüc ile Me’cüc’ün çıkışı için belirlediği süre gelince “onu” yani bu son derece sağlam yapılmış seddi “yerle bir eder.” Onu yıkıp dümdüz eder ve yerle bir olur. “Rabbimin vaadi haktır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Zülkarneyn dedi ki: Bu set Ye'cûc ve Me'cûc ile yeryüzünde ifsat çıkarmaları arasında engel olacak Rabbimin bir rahmetidir. Onları bu işlerinden alıkoyacaktır. Kıyamet kopmadan önce Yüce Allah'ın onların çıkması için belirlediği vakit geldiğinde, o seti yerle eşit kılacaktır. Yüce Allah'ın (seti) yerle eşit kılması, Ye'cûc ve Me'cûc'un çıkmaları ile alakalı vaadi sabittir, üzerinde hiçbir ihtilaf yoktur.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Zu'l-Karneyn) dedi ki kök: قول
  2. هَـٰذَا haza bu
  3. رَحْمَةٌۭ rahmetun bir rahmetdir kök: رحم
  4. مِّن min
  5. رَّبِّى ۖ rabbi Rabbimden kök: ربب
  6. فَإِذَا feiza zaman
  7. جَآءَ ca'e geldiği kök: جيا
  8. وَعْدُ vea'du va'di kök: وعد
  9. رَبِّى rabbi Rabbimin kök: ربب
  10. جَعَلَهُۥ cealehu onu eder kök: جعل
  11. دَكَّآءَ ۖ dekka'e yerle bir kök: دكك
  12. وَكَانَ ve kane ve kök: كون
  13. وَعْدُ vea'du va'di kök: وعد
  14. رَبِّى rabbi Rabbimin kök: ربب
  15. حَقًّۭا hakkan haktır (gerçektir) kök: حقق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دكك (7 geçiş)

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: دكك (7 geçiş)

    (13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.

  • Aynı kök: دكك (7 geçiş)

    Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn

    (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn

    Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.

  • Aynı kıssa: Zülkarneyn

    O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Vaad

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Zülkarneyn) "Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vaadi gelince, O bunu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Zülkarneyn) dedi ki: "Bu Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaat ettiği zaman geldiğinde, onu yerle bir edecektir: zira Rabbimin vaadi mutlaka gerçekleşir.

Muhammed Esed

(Zulkarneyn:) "Rabbimden bir rahmettir bu!" dedi, "Bununla birlikte, Rabbimin belirlediği zaman gelince bu (seddi) yerle bir edecektir; çünkü Rabbimin verdiği söz mutlaka gerçekleşir!"

Ahmed Hulusi

(Zül-Karneyn) dedi: "Bu Rabbimden bir rahmettir. . . Dolayısıyla Rabbimin vaadi gelince, onu yerle bir eder. . . Rabbimin vaadi Hak'tır. "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır."

Ali Özek ve heyeti

Zülkarneyn: «Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vaadi gelince, O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vaadi haktır» dedi.

Ali Rıza Safa

"İşte bu, Efendimden rahmettir!" dedi; "Efendimin sözünü verdiği geldiğinde, onu yerle bir edecektir. Çünkü Efendimin sözünü verdiği gerçektir!"

Bayraktar Bayraklı

Zülkarneyn, "Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi bir gerçektir" dedi.

Edip Yüksel

"Bu, Efendimden bir rahmettir" dedi. "Efendimin belirlediği an gelince onu paramparça eder. Efendimin sözü gerçektir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bu, Rabbimden bir rahmettir,' dedi. 'Rabbimin belirlediği an gelince onu paramparça eder. Rabbimin sözü gerçektir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Zulkarneyn: "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'dettiği an gelince, onu dümdüz edecektir. Rabbimin va'di de haktır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu, dedi: rabbımdan bir rahmettir, rabbımın va'di vakit de onu düm düz edecektir, rabbımın va'di hakkoldu

Erhan Aktaş

"Bu Rabb'imden bir rahmettir. Ama Rabb'imin uyarısı dipnot 1 gerçekleştiği zaman, onu yerle bir eder. Ve Rabb'imin uyarısı gerçektir." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözü edilen/karar verilen an.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bu Rabb'imden bir rahmettir. Ama Rabb'imin uyarısı dipnot 1 gerçekleştiği zaman, onu yerle bir eder. Ve Rabb'imin uyarısı gerçektir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözü edilen/karar verilen an.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bu Rabb'imden bir rahmettir. Ama Rabb'imin uyarısı dipnot 1 gerçekleştiği zaman, onu yerle bir eder. Ve Rabb'imin uyarısı gerçektir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözü edilen/karar verilen an.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Bu benim rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; rabbimin vaadi haktır."

Hasan Basri Çantay

"Bu, dedi, Rabbimden bir merhametdir. Fakat Rabbimin va'di gelince, O bunu dümdüz yapar. Rabbimin va'di bir hakdır".

İbni Kesir

Dedi ki: Bu, Rabbımın bir rahmetidir. Rabbımın vaadi gelince onu yerle bir eder. Rabbımın verdiği söz, gerçektir.

Mehmet Alagaş

(83-98) Sana İki boynuzludan / zülkarneyn’den sorarlar, de ki size onu ve onla ilgili hatıraları okuyacağım, arzı ona mekân yaptık her şeyi bir sebeple ona verdik , O da bir sebebe uydu / tabi oldu , güneşin battığı yere ulaştığında siyah balçıktan / çamurlu bir gözenin içinde onun / güneşin battığını gördü (gün batımı gözeye aksetmiş) ve gözenin yanında da bir kavim buldu, Ona, Ey Zülkarneyn ya bu kavmi azaba uğratırsın yahut onları güzellikle elde edersin dedik. O da kim zulmediyorsa ona azap ederiz, sonrasında da Rabbine geri gönderilir, O’da nasıl olacağı belirsiz bir azapla onlara azap eder dedi, Kim iman eder de ıslah edici amel işlerse ona güzel bir karşılık vardır , O’na işlerimizden / emirlerimizden kolay olanı söyleyeceğiz , sonra bir sebebe uydu / tabi oldu güneşin doğduğu yere ulaştığındaysa orada bir kavmin üzerine güneşi doğarken buldu, O kavmin güneşine karşı herhangi bir koruyucu siper yapmamıştık, Onun katında olanı her şeyi kuşatmıştık, her şeyden haberimiz vardı, sonra bir sebebe uydu / tabi oldu sonra iki set arasına vardığı zaman, iki setin dışında kalan, söz dahi anlamayan durumda ki bir kavmi buldu, dediler ki Ey Zülkarneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc arzda bozgunculuk çıkarıyorlar, sana onlarla bizim aramızda set yapman karşılığında bir haraç versek olur mu? Rabbimin beni içinde bulundurduğu imkanlar daha hayırlıdır dedi. Bana güç / kuvvet ile yardım edin , bende onlarla sizin aranızda bir sur / radmen yapayım, bana demirin cevherlerini getirin, iki dağın arası yamaçlar, demir cevherleri ile dolarak eşitlenince körükleyin / üfürün dedi, kor haline / nar haline gelince de bana bakır getirin üzerine dökeyim dedi, artık onun arkasına geçmeye de yahut delmeye de güçleri yetmez , dedi ki bu Rabbimden bir esirgemedir / rahmettir, Rabbimin vaadi geldiğindeyse onu dümdüz edecektir, Rabbinin vaadi haktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

“İşte bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu dümdüz eder, Rabbimin vaadi haktır.” dedi.

Süleyman Ateş

(Zu'l-Karneyn) dedi: "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'di gel(ip Ye'cuc ve Me'cuc'un çıkması, yahut kıyametin kopması gerek)diği zaman onu yerle bir eder; şüphesiz Rabbimin va'di gerçektir."

Süleymaniye Vakfı

Zülkarneyn dedi ki: "Bu Rabbimin bir ikramıdır. Rabbimin vaat ettiği gün gelince, bunu yerle bir edecektir. Rabbimin vaadi gerçektir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Zülkarneyn dedi ki "Bu Rabbimin bir ikramıdır. Rabbimin vaat ettiği gün gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir.

Şaban Britch

Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onun yerle bir eder. Bu, Rabbimin gerçek bir vaadidir, dedi.

Şaban Piriş

-Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Bu, Rabbimin gerçek bir vaadidir, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi haktır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"At the end", Zul-Qarnain said thankfully: "This is a mercy graciously vouchsafed by Allah, my Creator, and when Allah's predetermined point of time comes to pass, He shall turn it to dust. The promise of Allah, my Creator, has always been the truth personified".

Abdul Haleem

and he said, ‘This is a mercy from my Lord. But when my Lord’s promise is fulfilled, He will raze this barrier to the ground: my Lord’s promise always comes true.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "This is a mercy from my Lord: But when the promise of my Lord comes to pass, He will make it into dust; and the promise of my Lord is true."

Abul A'la Maududi

Dhu al-Qarnayn said: "This is a mercy from my Lord: but when the time of my Lord's promise shall come, He will level the rampart with the ground. dipnot 1 My Lord's promise always comes true." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, though I have built a very strong iron wall, as far as it was possible for me, it is not ever lasting, for it will last only as long as Allah wills, and will fall down to pieces when the time of my Lord’s promise shall come. Then no power in the world shall be able to keep it safe and secure.
  2. metne dön, dipnot 2
    As regards to the time of Allah’s promise, it has two meanings. (1) It may mean the time of the destruction of the wall. (2) It may also mean the time of the death and destruction of everything destined by Allah at the end of the world i.e. the Hour of Resurrection.

Aisha Bewley

He said, ‘This is a mercy from my Lord. But when my Lord’s promise comes about, He will crush it flat. The promise of my Lord is surely true.’

Al-Hilali & Khan

(Dhul-Qarnain) said: "This is a mercy from my Lord, but when the Promise of my Lord comes, He shall level it down to the ground. And the Promise of my Lord is ever true."

Ali Quli Qarai

He said, ‘This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord is fulfilled, He will level it; and my Lord’s promise is true.’

Amatul Rahman Omar

He said (thereupon), `This (rampart signifies) a great mercy of my Lord. But when the promise of my Lord (about the spread of the tentacles of Gog and Magog all over the world) shall come to pass, He will raze it to the ground (crumbling it to pieces), and the promise of my Lord is certainly true.'

Arthur John Arberry

He said, 'This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord comes to pass, He will make it into powder; and my Lord's promise is ever true.'

Bijan Moeinian

Then he worshipped the Lord saying: "See how merciful is my lord. This wall will be leveled on the Day of Resurrection which will surely happen as promised by the Lord."

E. Henry Palmer

Said he, 'This is a mercy from my Lord; but when the promise of my Lord comes to pass, He will make it as dust, for the promise of my Lord is true. '

Edip-Layth

He said, "This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord comes, He will make it rubble. The promise of my Lord is truth."

George Sale

And Dhu'lkarnein said, this is a mercy from my Lord: But when the prediction of my Lord shall come to be fulfilled, he shall reduce the wall to dust; and the prediction of my Lord is true.

Hamid S. Aziz

Thus were they made powerless to scale it, and to tunnel through it.

Mahmoud Ghali

He said, "This is a mercy from my Lord. Then when the promise of my Lord comes, He will make it pounded (into dust); and the promise of my Lord has (always) been true."

Marmaduke Pickthall

He said: This is a mercy from my Lord; but when the promise of my Lord cometh to pass, He will lay it low, for the promise of my Lord is true.

Mohamed Ahmed - Samira

"This is the benevolence of my Lord, " he said; "but when the promise of my Lord comes to pass, He will reduce it to a mound of dust; and the promise of my Lord is true. "

Muhammad Asad

Said [the King]: "This is a mercy from my Sustainer! Yet when the time appointed by my Sustainer shall come, He will make this [rampart] level with the ground: and my Sustainer's promise always comes true!"

Mustafa Khattab

He declared, "This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord comes to pass, He will level it to the ground. And my Lord’s promise is ever true."

Progressive Muslims

He said: "This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord comes, He will make it rubble. And the promise of my Lord is truth."

Rashad Khalifa

He said, "This is mercy from my Lord. When the prophecy of my Lord comes to pass, He will cause the dam to crumble. The prophecy of my Lord is truth."

Sahih International

[Dhul-Qarnayn] said, "This is a mercy from my Lord; but when the promise of my Lord comes, He will make it level, and ever is the promise of my Lord true. "

Sam Gerrans

He said: “This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord comes to pass, He will make it level; and the promise of my Lord is true.”

Shabbir Ahmed

Said the King, "This is a mercy from my Lord. Yet when the time appointed by my Lord shall come, He will make this barrier level with the ground. And my Lord's Promise always comes true. (This barrier will stay in place and crumble according to the Divine Laws in the Universe).

Syed Vickar Ahamed

He said: "This is a mercy from my Lord: But when the promise of my Lord comes to pass, He will bring it (the wall) into dust on the ground; And the Promise of my Lord is true. "

Taqi Usmani

He said, "This is a mercy from my Lord. Then, when the promise of my Lord will come, He will make it leveled to the ground. The promise of my Lord is true."

The Monotheist Group

He said: "This is a mercy from my Lord. But when the promise of my Lord comes, He will make it rubble. And thepromise of my Lord is truth."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 98. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 98. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 98. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩