Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.
Fâtır suresi
Fâtır suresi, 31. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ هُوَ ٱلْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِعِبَادِهِۦ لَخَبِيرٌۢ بَصِيرٌ
velleẕî evḥaynâ ileyke mine-lkitâbi hüve-lḥaḳḳu müṣaddiḳal limâ beyne yedeyh. inne-llâhe bi`ibâdihî leḫabîrum beṣîr.
(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı okuyanların ticareti ve iki âkıbet Fâtır 29–37 3
İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah'a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.
Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.
Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.
Onlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri de ipektir.
Şöyle derler: "Hamd, bizden hüznü gideren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
31. Yüce Allah, peygamberine vahiy yolu ile bildirdiği Kitabın çokça hakkı ihtiva etmesi, onun esaslarını da kuşatması dolayısı ile hak adeta kendisinden ibaretmişçesine “hakkın ta kendisi” buyurmaktadır. Bu nedenle onun hakkında kalplerinizde herhangi bir darlık olmasın, bundan dolayı rahatsızlık duymayın ve onu hiçbir zaman küçümsemeyin.
Bu Kitap hakkın ta kendisi olduğuna göre onun delâlet ettiği ilâhî meseleler, gaybî hususlar ve diğerlerinin de vakıaya uygun olması gerekir. Ayrıca bu Kitapla, onun zahir ifadesine ve delâlet ettiği manaya muhalif olan şeylerin kastedilmiş olması da mümkün değildir.
“Kendinden öncekileri” daha önce gönderilmiş kitapları ve peygamberleri “doğrulayıcı”dır. Çünkü ondan önceki kitaplar ve peygamberler, onun geleceğini haber vermiştir. Bu Kitabın gelmesi ile öncekilerin de verdikleri haberlerin doğruluğu çıkmış oldu. Bu Kitabın geleceğini müjdelemiş ve haber vermişlerdir. Bu kitap da onları tasdik etmektedir.
Bu yüzden herhangi bir kimsenin Kur’ân’ı inkâr etmekle birlikte önceki kitaplara iman ediyor olması, katiyen mümkün değildir. Çünkü onun bu Kitabı inkâr etmesi, önceki kitaplara olan imanını ortadan kaldırır. Zira önceki kitapların verdiği haberler arasında Kur’ân’ın geleceği haberi de vardır. Diğer taraftan önceki kitapların verdiği haberler, Kur’ân’ın haberlerine de uygundur.
“Şüphesiz Allah, kullarından çok iyi haberdardır, onları görendir.” O nedenle her bir ümmete ve her bir kişiye durumuna yakışanı verir. Önceki şeriatlerin ancak kendi dönemlerine ve şartlarına uygun olması da bu kapsam içerisindedir. Bu nedenledir ki Yüce Allah, son peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i gönderinceye kadar peygamberleri ardı arkasına göndermiştir. Son peygamber ise kıyamet gününe kadar insanların bütün maslahatlarını karşılayabilecek ve her zaman için hayırlı olanı gerçekleştirmenin teminatı olan bu şeriatı getirmiştir. Bu ümmet, ümmetler içinde akıl bakımından en kâmil, fikir itibari ile en iyi, kalp itibari ile en hassas ve ince, ruh itibari ile de en temiz olduğundan dolayı Yüce Allah, onları seçmiş ve İslâm dinini de onlar için seçmiştir. Diğer kitaplar hakkında hüküm vermek konumunda olan bu Kitabı da onlara miras vermiştir. Bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Sana vahyetmiş olduğumuz kitap, içerisinde şüphe olmayan ve kendinden önceki kitapları doğrulayıcı haktır. Şüphesiz Allah, kullarından hakkıyla haberdardır ve (onları hakkıyla) görendir. O, her ümmetin peygamberine zamanındaki ihtiyaca göre vahyeder.
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de…
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
(3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden önceki (kitapların aslı)nı doğrulayan gerçektir. Şüphesiz ki Allah kullarından haberdardır, görendir.
Sana vahyettiğimiz ilahi kelam, önceki vahiylerden kendisine kadar ulaşmış olanları doğrulayan hakikatin ta kendisidir.Elbette Allah kullarının (gidişatından) bire bir haberdardır, her şeyi görmektedir.
Ve (şunu bil ki,) sana vahyettiğimiz ilahi kelam, geçmiş vahiylerden bugüne kalmış ne varsa tümünü tasdik eden bir hakikattir; şüphesiz Allah kulları(nın ihtiyaçları)ndan tamamen haberdardır ve her şeyi görendir.
Hakikat ve Sünnetullah BİLGİSİ'nden (Kitaptan) sana vahyettiğimiz, kendinden öncekini tasdik eden olarak Hakk'ın ta kendisidir! Muhakkak ki Allah, Esma'sıyla kullarının varlığında olarak Habiyr'dir, Basıyr'dir.
Kendinden öncekini doğrulayıcı olarak sana Kitap'tan vahyettiğimiz gerçeğin ta kendisidir. Şüphesiz Allah, elbette haber alandır, görendir.
Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekini (semavi kitapları) doğrulayıcı olarak gelen gerçektir. Allah, kullarının (her halinden) haberdardır, görendir.
Kitap'tan sana bildirdiklerimiz, ellerinde bulunanı doğrulayan gerçektir. Kuşkusuz, Allah, kullarından Haberlidir; Görendir.
Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekini doğrulayıcı olarak gelen gerçektir. Allah, kullarının ihtiyaçlarından haberdardır;her şeyi görendir.
Bu kitapta sana vahiy ettiklerimiz, kendisinden öncekileri doğrulayan gerçektir. ALLAH kullarından Haberdardır, Görendir.
Bu kitapta sana vahyettiklerimiz, kendisinden öncekileri doğrulayan gerçektir. ALLAH kullarından Haberdardır, Görendir.
Kitaplar içinde o sana vahyettiğimiz kitap da önündekileri (kendisinden öncekileri) doğrulayıcı olmak üzere gerçeğin ta kendisidir. Muhakkak ki, Allah kullarından haberdardır, herşeyi görüp gözetendir.
Kitablar içinde o sana vahyeylediğimiz kitab da önündekileri musaddık olmak üzere hak, ancak odur, her halde Allah, kullarına habir bir basir bulunuyor
Sana Kitap'tan vahyettiğimiz, kendisinden öncekileri tasdik edici olarak gerçektir. Kuşkusuz Allah, Kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Sana Kitap'tan vahyettiğimiz, kendisinden öncekileri tasdik edici olarak gerçektir. Kuşkusuz Allah, Kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Sana Kitap'tan vahyettiğimiz, kendisinden öncekileri tasdik edici olarak gerçektir. Allah, Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Kendinden öncekini doğrulayıcı olarak sana Kitap'tan vahyettiğimiz gerçeğin ta kendisidir. Şüphesiz Tanrı, elbette haber alandır, görendir.
(Habibim) sana kendisinden öncekilerin doğrusunu meydana çıkarmak üzere vahyetdiğimiz kitab hakıykatın ta kendisidir. Herhalde Allah kullarının (bütün hallerinden) hakkıyle haberdardır, (her şey'i) hakkıyle görendir.
Kendisinden öncekileri tasdik eden kitabdan sana vahyettiğimiz, hakkın kendisidir. Şüphesiz ki Allah, kulları için Habir'dir, Basir'dir.
(29-31) Muhakkak ki Allah’ın kitabını takip ederek okuyanlar ve namazı kılanlar, gizli ve aşikâr / aleni onları rızıklandırdığımız şeylerden verenler , batmayan bir ticaretle geri dönüyorlar. O nlara ecirleri ve fazlından ekledikleri tamı tamına ödenecektir. Muhakkak ki O bağışlayan ve teşekkür edendir. Sana kitaptan vahyettiklerimiz gerçektir / haktır ve onların ellerinde olanı doğrulamaktadır / tasdik etmektedir. Allah kullarından haberdardır, görendir.
Sana vahyettiğimiz kitap (Kur’an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah, (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.
Kitaptan sana vahyettiğimiz, kendinden öncekini doğrulayan gerçektir. Allah kulların(ın her halini) haber alandır, görendir.
Sana vahyettiğimiz bu kitap bir gerçektir, kendinden öncekileri dipnot 1 tasdik edendir dipnot 2 . Şüphesiz Allah, kullarının durumundan haberdar olan ve onları görendir.
Sana indirdiğimiz bu kitap tümüyle gerçeklerden oluşur ve öncekileri kendine olanla tasdik eder. Elbette Allah, kullarının içini bilir ve onları görür.
Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekileri tasdik eden hak bir kitaptır. Allah, kullarından haberdardır, onları görür.
Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekileri tasdik eden hak bir kitaptır. Allah, kullarından haberdardır, onları görür.
Kitap'tan sana vahyettiğimiz, kendinden öncekini tasdikleyici hakkın ta kendisidir. Allah, kullarından tam haberdardır, onları iyice görmektedir.
And rest assured O Muhammad that all that We inspire to you of the Book -thc Quran- is indeed the truth personified. It corroborates and confirms what had preceded of divine Books and Scriptures. He is indeed Khabirun (Omniscient) and Bassirun (the Omnipresent) Whose constant vigilance is extended to all His creatures.
The Scripture We have revealed to you [Prophet] is the Truth and confirms the scriptures that preceded it. God is well informed about His servants, He sees everything.
That which We have revealed to thee of the Book is the Truth,- confirming what was (revealed) before it: for Allah is assuredly- with respect to His Servants - well acquainted and Fully Observant.
(O Prophet), the Book We have revealed to you is the Truth, confirming the Books that came before it. dipnot 1 Verily Allah is well aware of His servants and sees everything. dipnot 2
What We have revealed to you of the Book is the truth, confirming what came before it. Allah is aware of and sees His slaves.
And what We have revealed to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), of the Book (the Qur’ân), it is the (very) truth [that you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) and your followers must act on its instructions], confirming that which was (revealed) before it. Verily! Allâh is indeed All-Aware, and All-Seer of His slaves.
That which We have revealed to you of the Book is the truth, confirming what was [revealed] before it. Indeed Allah is all-aware, all-seeing about His servants.
And the perfect Book which We have revealed to you is the lasting truth (itself and contains all that is required). It confirms the truth (of the prophecies about the advent of Islam contained in the revelations) that preceded it. Verily, Allâh is All-Aware of His servants and a keen Observer (of them).
And that We have revealed to thee of the Book is the truth, confirming what is before it; God is aware of and sees His servants.
God is the One Who has revealed this Qur’an to you which is the same eternal truth preached by all Prophets. God knows His servants [better than they know themselves] and watches over everything [therefore, God is the only One Who knows and reveals nothing but the truth.]
What we have inspired thee with of the Book is true, verifying what was before it; verily, God of His servants is well aware and sees.
What We inspired to you from the book, it is the truth, authenticating what is present. God is Ever-aware of His servants, Seer.
That which We have revealed unto thee of the book of the Koran, is the truth, confirming the scriptures which were revealed before it: For God knoweth and regardeth his servants.
That He may pay them back fully their rewards and give them more out of His grace: surely He is Forgiving, Responsive (or Appreciative).
And that which We have revealed to you of the Book, it is the Truth sincerely (verifying) what is before it. (Literally: between its two hands) Surely Allah is indeed Ever-Cognizant, Ever-Beholding His bondmen.
As for that which We inspire in thee of the Scripture, it is the Truth confirming that which was (revealed) before it. Lo! Allah is indeed Observer, Seer of His slaves.
What We have revealed to you of the Book is the truth, and proves (what has been sent) before it to be true. Verily God is informed of His creatures and sees everything.
And [know that] all of the divine writ with which We have inspired thee is the very truth, confirming the truth of whatever there still remains of earlier revelations for, behold, of [the needs of] His servants God is fully aware, all-seeing.
The Book We have revealed to you ˹O Prophet˺ is the truth, confirming what came before it.[1] Surely Allah is All-Aware, All-Seeing of His servants.
And what We inspired to you from the Scripture, it is the truth, authenticating what is present. God is Expert of His servants, Seer.
What we revealed to you in this scripture is the truth, consummating all previous scriptures. GOD is fully Cognizant of His servants, Seer.
And that which We have revealed to you, [O Muúammad], of the Book is the truth, confirming what was before it. Indeed, Allah, of His servants, is Acquainted and Seeing.
And that which We revealed to thee of the Writ: it is the truth, confirming what was before it; God is of His servants aware and seeing.
And (O Prophet) all that We have revealed in this Book to you is the very Truth, confirming the Divine Origin of the previous Scriptures. For, behold, of the needs of His servants Allah is fully Aware, all-Seeing.
That which We have revealed to you of the Book it is (indeed) the Truth— Confirming what was (already revealed) before it: Verily, regarding His (slaves and) servants, Allah is All Aware (Khabir), All Seeing (Baseer).
The Book We have revealed to you is the Truth, confirming what was (revealed) before it. Surely Allah, in respect of His slaves, is All-Aware, All-Seeing.
And what We inspired to you from the Book, it is the truth, authenticating what is between his hands. God is Expert over His servants, Seer.