Fâtır suresi

Fâtır suresi, 30. ayet

Fâtır suresi, 30. ayet. لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ غَفُورٌ شَكُورٌ

liyüveffiyehüm ücûrahüm veyezîdehüm min faḍlih. innehû gafûrun şekûr.

Diyanet İşleri

Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 27–33 · surenin 30. ayeti / 45
  1. Fâtır 27

    Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.

  2. Fâtır 28

    İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah'a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

  3. Fâtır 29

    Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.

  4. 30

    Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.

  5. Fâtır 31

    (Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.

  6. Fâtır 32

    Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.

  7. Fâtır 33

    Onlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri de ipektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. Yüce Allah, onların bu umutlarının gerçekleşeceğini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

“Çünkü Allah, onlara mükâfatlarını” amellerinin ecirlerini azlığına çokluğuna, güzel olup olmayışlarına göre “eksiksiz verecek, üstelik lütfundan onlara daha fazlasını” ecirlerinden daha çoğunu “ihsan edecektir.”

“Çünkü O Ğafûrdur.” Kötülüklerini ve günahlarını bağışlamıştır. “Şekûrdur.” Az miktardaki iyiliklerini dahi kabul edip mükâfatlandırmış, karşılıksız bırakmamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu; Allah'ın onların amellerinin karşılığını tam bir şekilde vermesi ve ihsanından onlara daha da artırması içindir. Çünkü Allah; bunun ehlidir. Şüphesiz O; bu sıfatlar ile vasıflanmış olanların günahlarını çokça bağışlayan ve onların güzel amellerinin karşılığını bol bol verendir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِيُوَفِّيَهُمْ liyuveffiyehum onlara tam ödesin diye kök: وفي
  2. أُجُورَهُمْ ucurahum ücretlerini kök: اجر
  3. وَيَزِيدَهُم ve yezidehum ve fazlasını vermesi için kök: زيد
  4. مِّن min -ndan
  5. فَضْلِهِۦٓ ۚ fedlihi lutfu- kök: فضل
  6. إِنَّهُۥ innehu çünkü O
  7. غَفُورٌۭ gafurun çok bağışlayandır kök: غفر
  8. شَكُورٌۭ şekurun çok karşılık verendir kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden,…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    "İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah, zalimleri sevmez."

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(29, 30) Allah'ın kitabını dipnot 1 tilavet edenler (okuyup aktaranlar), dipnot 2 namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen "kitap" vahyedilmiş Kur'an olduğu gibi, önceki ayetlerde dikkat çekilen kainat kitabı da olabilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada geçen [tilâvet] kelimesi okuyup aktarmanın yanı sıra onun emrettiği gerçekleri uygulamak anlamını da içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

neticede (Allah) onlara karşılıklarını tam olarak ödeyecek, üstelik kendisinden bir bağış olarak fazlasını da lutfedecektir: zira O tarifsiz bir bağışlayıcıdır, şükre hadsiz hesapsız bir karşılık verendir.

Muhammed Esed

Allah, onların hak ettiği karşılığı eksiksiz verir ve onu lütfuyla daha da arttırır. Allah, şüphesiz çok bağışlayıcıdır ve şükrün karşılığını anında verendir.

Ahmed Hulusi

Onlara hak ettikleri karşılığı tam verir ve fazlından da artırır. . . Muhakkak ki O, Ğafur'dur, Şekur'dur.

Ali Bulaç

Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.

Ali Özek ve heyeti

Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.

Ali Rıza Safa

Allah, hem onların ödüllerini eksiksiz olarak verecek hem de Kendi lütfundan, daha da çoğunu verecektir. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Ödül Verendir.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü Allah, onların ödülünü tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayandır; şükrün karşılığını bol bol verendir.

Edip Yüksel

Çünkü onların ücretlerini tam verecek ve onlara olan lütfunu arttıracaktır. O Bağışlayandır, Takdir Edendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çünkü onların ücretlerini tam verecek ve onlara olan lütfunu arttıracaktır. O Bağışlayandır, Takdir Edendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Allah, mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını verecektir. Çünkü O hem bağışlayan hem de şükrün karşılığını bol verendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Allah ecirlerini kendilerine temamen ödedikten başka fadlından onlara ziyadesini verecektir, çünkü o hem gafur hem şekurdur

Erhan Aktaş

Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.

Gültekin Onan

Çünkü (Tanrı,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.

Hasan Basri Çantay

Çünkü (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz öder. Onlara, fazl (-u kerem) inden, ziyadesini de verir. Şübhesiz O, çok yarlığayıcıdır, çok in'aam edicidir.

İbni Kesir

Mükafatlarını Allah'ın tam vermesi ve onlara lutfundan artırması içindir. Muhakkak kiO; Gafur'dur, Şekur'dur.

Mehmet Alagaş

(29-31) Muhakkak ki Allah’ın kitabını takip ederek okuyanlar ve namazı kılanlar, gizli ve aşikâr / aleni onları rızıklandırdığımız şeylerden verenler , batmayan bir ticaretle geri dönüyorlar. O nlara ecirleri ve fazlından ekledikleri tamı tamına ödenecektir. Muhakkak ki O bağışlayan ve teşekkür edendir. Sana kitaptan vahyettiklerimiz gerçektir / haktır ve onların ellerinde olanı doğrulamaktadır / tasdik etmektedir. Allah kullarından haberdardır, görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O; çok bağışlayan Şekûr'dur. (Karşılığı bol bol verendir.)

Süleyman Ateş

Ki (Allah), onlara ücretlerini tam ödesin ve lutfundan onlara fazlasını da versin. Çünkü O, çok bağışlayan, çok karşılık verendir.

Süleymaniye Vakfı

Allah onlara hak ettikleri karşılıkları tam versin ve lütfederek daha da fazlasını versin diye böyle yaparlar dipnot 1 . Şüphesiz ki Allah, çokça bağışlayan ve üzerine düşeni eksiksiz yapandır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şükür, yapılan iyiliğin değerini bilmek, yapanı övmek ve hak edilen karşılığı vermektir (Müfredat). Ayette geçen "şekur (شكور)" ise aynı kökten mübalağa siğası olduğu için "üzerine düşeni eksiksiz yapan" anlamına gelir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, onların hak ettiklerini Allah'ın tam vermesi ve onu, ikramıyla artırması içindir. Çünkü o, çok bağışlar ve teşekkürle dipnot 1 karşılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şura 42/23

Şaban Britch

Çünkü Allah, onların karşılığını verecek, hatta lütfundan daha da artıracaktır. Çünkü O, çok mağfiret eder ve Şekûr'dur. (Karşılıklarını bol bol verir)

Şaban Piriş

Çünkü Allah, onların karşılığını verecek, hatta lutfundan daha da artıracaktır. Çünkü O, suçları bağışlar ve bol bol verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artırma da yapacaktır. Gafur'dur O, çok affeder; Şekur'dur, şükredenlere mutlaka karşılık verir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This is to satisfy their needs, to reward them with what is commensurate with their deeds and to make His grace abound in them, He is indeed Ghafurun and Shakurun (Thankful).

Abdul Haleem

He will repay them in full, and give them extra from His bounty. He is most forgiving, most appreciative.

Abdullah Yusuf Ali

For He will pay them their meed, nay, He will give them (even) more out of His Bounty: for He is Oft-Forgiving, Most Ready to appreciate (service).

Abul A'la Maududi

(a trade in which they have invested their all) so that Allah may pay them their wages in full and may add to them out of His Bounty. dipnot 1 He is Most Forgiving, Most Appreciative. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This kind of conduct and practice of the believers has been likened to a trade bargain because in trade a man invests his money and labor and capabilities in the hope that he will not only get his capital back and his wages for the time and energy spent but in addition some profit as well. Likewise, a believer also invests his wealth and his time and his labor and capabilities in carrying out Allah’s commands and in His service and worship and in the struggle to promote the cause of His religion in the hope that he will not only get his full rewards for it but Allah will bless him with much more from His bounty as well. But there is a great difference between the two kinds of bargains. In the worldly trade bargains there is the risk of loss also along with the hope of profits. Contrary to this, in the bargain that a sincere servant makes with his God there is no risk of any loss whatever.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, Allah’s relation with the sincere believers is not that of a miserly master who checks his servant on trivialities and brings all his services and loyalties to naught on account of a minor error. But Allah is the Most Beneficent and Generous Master. He overlooks the errors of His obedient servant and appreciates whatever service he might be able to render.

Aisha Bewley

that He will pay them their wages in full and give them more from His unbounded favour. He is Ever-Forgiving, Ever-Thankful.

Al-Hilali & Khan

That He may pay them their wages in full, and give them (even) more, out of His Grace. Verily He is Oft-Forgiving, Most Ready to appreciate (good deeds and to recompense).

Ali Quli Qarai

so that He may pay them their reward in full and enhance them out of His grace. Indeed He is all-forgiving, all-appreciative.

Amatul Rahman Omar

The result of it is that He will give them their full reward (for their righteous deeds) and (even) increase them out of His grace and bounty. Verily, He is Great Protector, Most Appreciating (of their right endeavours and Multiplier of reward).

Arthur John Arberry

that He may pay them in full their wages and enrich them of His bounty; surely He is All-forgiving, All-thankful.

Bijan Moeinian

God will fully reward them and shower them many times out of His Grace. God is the Most Forgiving, the Most Appreciative.

E. Henry Palmer

that He may pay them their hire, and give them increase of His grace; verily, He is forgiving, grateful.

Edip-Layth

He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Appreciative.

George Sale

That God may fully pay them their wages, and make them a superabundant addition of his liberality; for He is ready to forgive the faults of his servants, and to requite their endeavours.

Hamid S. Aziz

Surely they who recite the Book of Allah and keep up prayer and spend out of what We have given them secretly and openly, hope for a gain which will not perish.

Mahmoud Ghali

That He may (pay them) in full their rewards and increase them of His Grace; surely He is Ever-Forgiving, Ever-Thankful.

Marmaduke Pickthall

That He will pay them their wages and increase them of His grace. Lo! He is Forgiving, Responsive.

Mohamed Ahmed - Samira

So that He may reward them in full, and give them a greater increase by His grace. He is verily forgiving and rewarding.

Muhammad Asad

since He will grant them their just rewards, and give them yet more out of His bounty: for, verily, He is much-forgiving, ever-responsive to gratitude.

Mustafa Khattab

so that He will reward them in full and increase them out of His grace. He is truly All-Forgiving, Most Appreciative.

Progressive Muslims

He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Appreciative.

Rashad Khalifa

He will recompense them generously, and will multiply His blessings upon them. He is Forgiving, Appreciative.

Sahih International

That He may give them in full their rewards and increase for them of His bounty. Indeed, He is Forgiving and Appreciative.

Sam Gerrans

That He will pay their rewards in full, and increase them out of His bounty; He is forgiving and appreciative.

Shabbir Ahmed

He will pay their wages and give them yet more of His Bounty. He is Absolver of imperfections, Responsive to gratitude.

Syed Vickar Ahamed

He (Allah) will pay them their reward in full, He will give them (even) more from His bounty (and His many Rewards): Verily, He is Often Forgiving (Ghafoor), Most Appreciative (of good service and deeds, Shukoor).

Taqi Usmani

so that He pays them their rewards in full, and gives them more out of His grace. Surely He is Most-Forgiving, Very-Appreciative.

The Monotheist Group

He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩