Diyanet İşleri
Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Fâtır suresi
Fâtır suresi, 30. ayet. لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ غَفُورٌ شَكُورٌ
liyüveffiyehüm ücûrahüm veyezîdehüm min faḍlih. innehû gafûrun şekûr.
Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı okuyanların ticareti ve iki âkıbet Fâtır 29–37 3
Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.
İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah'a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.
Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.
Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.
Onlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri de ipektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
30. Yüce Allah, onların bu umutlarının gerçekleşeceğini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
“Çünkü Allah, onlara mükâfatlarını” amellerinin ecirlerini azlığına çokluğuna, güzel olup olmayışlarına göre “eksiksiz verecek, üstelik lütfundan onlara daha fazlasını” ecirlerinden daha çoğunu “ihsan edecektir.”
“Çünkü O Ğafûrdur.” Kötülüklerini ve günahlarını bağışlamıştır. “Şekûrdur.” Az miktardaki iyiliklerini dahi kabul edip mükâfatlandırmış, karşılıksız bırakmamıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu; Allah'ın onların amellerinin karşılığını tam bir şekilde vermesi ve ihsanından onlara daha da artırması içindir. Çünkü Allah; bunun ehlidir. Şüphesiz O; bu sıfatlar ile vasıflanmış olanların günahlarını çokça bağışlayan ve onların güzel amellerinin karşılığını bol bol verendir.
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)
İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden,…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
"İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah, zalimleri sevmez."
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(29, 30) Allah'ın kitabını dipnot 1 tilavet edenler (okuyup aktaranlar), dipnot 2 namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.
neticede (Allah) onlara karşılıklarını tam olarak ödeyecek, üstelik kendisinden bir bağış olarak fazlasını da lutfedecektir: zira O tarifsiz bir bağışlayıcıdır, şükre hadsiz hesapsız bir karşılık verendir.
Allah, onların hak ettiği karşılığı eksiksiz verir ve onu lütfuyla daha da arttırır. Allah, şüphesiz çok bağışlayıcıdır ve şükrün karşılığını anında verendir.
Onlara hak ettikleri karşılığı tam verir ve fazlından da artırır. . . Muhakkak ki O, Ğafur'dur, Şekur'dur.
Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.
Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Allah, hem onların ödüllerini eksiksiz olarak verecek hem de Kendi lütfundan, daha da çoğunu verecektir. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Ödül Verendir.
Çünkü Allah, onların ödülünü tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayandır; şükrün karşılığını bol bol verendir.
Çünkü onların ücretlerini tam verecek ve onlara olan lütfunu arttıracaktır. O Bağışlayandır, Takdir Edendir.
Çünkü onların ücretlerini tam verecek ve onlara olan lütfunu arttıracaktır. O Bağışlayandır, Takdir Edendir.
Çünkü Allah, mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını verecektir. Çünkü O hem bağışlayan hem de şükrün karşılığını bol verendir.
Çünkü Allah ecirlerini kendilerine temamen ödedikten başka fadlından onlara ziyadesini verecektir, çünkü o hem gafur hem şekurdur
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Çünkü (Tanrı,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.
Çünkü (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz öder. Onlara, fazl (-u kerem) inden, ziyadesini de verir. Şübhesiz O, çok yarlığayıcıdır, çok in'aam edicidir.
Mükafatlarını Allah'ın tam vermesi ve onlara lutfundan artırması içindir. Muhakkak kiO; Gafur'dur, Şekur'dur.
(29-31) Muhakkak ki Allah’ın kitabını takip ederek okuyanlar ve namazı kılanlar, gizli ve aşikâr / aleni onları rızıklandırdığımız şeylerden verenler , batmayan bir ticaretle geri dönüyorlar. O nlara ecirleri ve fazlından ekledikleri tamı tamına ödenecektir. Muhakkak ki O bağışlayan ve teşekkür edendir. Sana kitaptan vahyettiklerimiz gerçektir / haktır ve onların ellerinde olanı doğrulamaktadır / tasdik etmektedir. Allah kullarından haberdardır, görendir.
Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O; çok bağışlayan Şekûr'dur. (Karşılığı bol bol verendir.)
Ki (Allah), onlara ücretlerini tam ödesin ve lutfundan onlara fazlasını da versin. Çünkü O, çok bağışlayan, çok karşılık verendir.
Allah onlara hak ettikleri karşılıkları tam versin ve lütfederek daha da fazlasını versin diye böyle yaparlar dipnot 1 . Şüphesiz ki Allah, çokça bağışlayan ve üzerine düşeni eksiksiz yapandır dipnot 2 .
Bunlar, onların hak ettiklerini Allah'ın tam vermesi ve onu, ikramıyla artırması içindir. Çünkü o, çok bağışlar ve teşekkürle dipnot 1 karşılar.
Çünkü Allah, onların karşılığını verecek, hatta lütfundan daha da artıracaktır. Çünkü O, çok mağfiret eder ve Şekûr'dur. (Karşılıklarını bol bol verir)
Çünkü Allah, onların karşılığını verecek, hatta lutfundan daha da artıracaktır. Çünkü O, suçları bağışlar ve bol bol verir.
Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artırma da yapacaktır. Gafur'dur O, çok affeder; Şekur'dur, şükredenlere mutlaka karşılık verir.
This is to satisfy their needs, to reward them with what is commensurate with their deeds and to make His grace abound in them, He is indeed Ghafurun and Shakurun (Thankful).
He will repay them in full, and give them extra from His bounty. He is most forgiving, most appreciative.
For He will pay them their meed, nay, He will give them (even) more out of His Bounty: for He is Oft-Forgiving, Most Ready to appreciate (service).
(a trade in which they have invested their all) so that Allah may pay them their wages in full and may add to them out of His Bounty. dipnot 1 He is Most Forgiving, Most Appreciative. dipnot 2
that He will pay them their wages in full and give them more from His unbounded favour. He is Ever-Forgiving, Ever-Thankful.
That He may pay them their wages in full, and give them (even) more, out of His Grace. Verily He is Oft-Forgiving, Most Ready to appreciate (good deeds and to recompense).
so that He may pay them their reward in full and enhance them out of His grace. Indeed He is all-forgiving, all-appreciative.
The result of it is that He will give them their full reward (for their righteous deeds) and (even) increase them out of His grace and bounty. Verily, He is Great Protector, Most Appreciating (of their right endeavours and Multiplier of reward).
that He may pay them in full their wages and enrich them of His bounty; surely He is All-forgiving, All-thankful.
God will fully reward them and shower them many times out of His Grace. God is the Most Forgiving, the Most Appreciative.
that He may pay them their hire, and give them increase of His grace; verily, He is forgiving, grateful.
He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Appreciative.
That God may fully pay them their wages, and make them a superabundant addition of his liberality; for He is ready to forgive the faults of his servants, and to requite their endeavours.
Surely they who recite the Book of Allah and keep up prayer and spend out of what We have given them secretly and openly, hope for a gain which will not perish.
That He may (pay them) in full their rewards and increase them of His Grace; surely He is Ever-Forgiving, Ever-Thankful.
That He will pay them their wages and increase them of His grace. Lo! He is Forgiving, Responsive.
So that He may reward them in full, and give them a greater increase by His grace. He is verily forgiving and rewarding.
since He will grant them their just rewards, and give them yet more out of His bounty: for, verily, He is much-forgiving, ever-responsive to gratitude.
so that He will reward them in full and increase them out of His grace. He is truly All-Forgiving, Most Appreciative.
He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Appreciative.
He will recompense them generously, and will multiply His blessings upon them. He is Forgiving, Appreciative.
That He may give them in full their rewards and increase for them of His bounty. Indeed, He is Forgiving and Appreciative.
That He will pay their rewards in full, and increase them out of His bounty; He is forgiving and appreciative.
He will pay their wages and give them yet more of His Bounty. He is Absolver of imperfections, Responsive to gratitude.
He (Allah) will pay them their reward in full, He will give them (even) more from His bounty (and His many Rewards): Verily, He is Often Forgiving (Ghafoor), Most Appreciative (of good service and deeds, Shukoor).
so that He pays them their rewards in full, and gives them more out of His grace. Surely He is Most-Forgiving, Very-Appreciative.
He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Thankful.