Fâtır suresi

Fâtır suresi, 38. ayet

Fâtır suresi, 38. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ عَٰلِمُ غَيْبِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

inne-llâhe `âlimü gaybi-ssemâvâti vel'arḍ. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 35–41 · surenin 38. ayeti / 45

Konu Yeryüzünde halifeler; gökleri tutan; öncekilerin sonu Fâtır 38–45 3

  1. Fâtır 35

    "O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez."

  2. Fâtır 36

    İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız.

  3. Fâtır 37

    Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."

  4. 38

    Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  5. Fâtır 39

    O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.

  6. Fâtır 40

    De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

  7. Fâtır 41

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

38. Yüce Allah, her iki yurdun sakinlerinin amellerine vereceği karşılıkları ve her iki kesimin de amelini söz konusu ettikten sonra ilminin genişliğini, göklerde ve yerde yaratılmışların gözlerinden ve bilgilerinden saklı olan her şeyi bildiğini, bütün gizlilikleri, kalplerin sakladığı hayır ve şerri, iyiliği ve başka şeyleri çok iyi bildiğini, herkese hak ettiği karşılığı vereceğini ve herkesi layık olduğu yere yerleştireceğini haber vermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz O, kullarının gönüllerinde hayırdan ve şerden gizledikleri ne varsa onu hakkıyla bilendir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  3. عَـٰلِمُ aalimu bilendir kök: علم
  4. غَيْبِ gaybi gaybını kök: غيب
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerin kök: سمو
  6. وَٱلْأَرْضِ ۚ vel'erdi ve yerin kök: ارض
  7. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  8. عَلِيمٌۢ alimun bilir kök: علم
  9. بِذَاتِ bizati özünü
  10. ٱلصُّدُورِ s-suduri göğüslerin kök: صدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah göklerin ve yerin gaybını (bilinemeyenlerini) bilendir. O, göğüslerin (kalplerin) içinde olanı da bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki Allah göklerin ve yerin gaybi gerçeklerini bilendir; nitekim O, göğüslerde saklı en mahrem sırları da bilendir.

Muhammed Esed

Şüphesiz, Allah göklerin ve yerin gizli gerçekliğini bilir (ve) doğrusu O, (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah semaların (Esma hakikatinden gelen beyindeki kapasitenin) ve arzın (beyindekilerin) gaybını bilendir. . . Şüphesiz ki O, sadırların (derunlarınızın) zatı (hakikati) olarak Aliym'dir.

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Gerçek şu ki O, sinelerin özünde (saklı) olanı bilir.

Ali Özek ve heyeti

Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, göklerin ve yeryüzünün gizli gerçeklerini Bilendir. Kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, göklerin ve yerin gaybını/insanların bilemeyeceği şeyleri bilir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkı ile bilendir.

Edip Yüksel

ALLAH göklerin ve yerin geleceğini ve gizemlerini bilendir. O, göğüslerin gizlediğini Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH göklerin ve yerin geleceğini ve gizemlerini bilendir. O, göğüslerin gizlediğini Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphe yok ki, Allah, göklerin ve yerin sırrını bilendir. Kesinlikle O, sinelerin özünü bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhe yok ki Allah, Göklerin ve Yerin gaybine alimdir. Elbette o sinelerin künhünü bilir

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Kuşkusuz O, göğüslerde olanı en iyi bilendir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dünya hayatına döndürülseler bile daha önce yaptıklarının benzerini yapacaklarını, yalan söylediklerini bilmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Allah, göklerin ve yerin gaybını dipnot 1 bilendir. Kuşkusuz O, göğüslerde olanı en iyi bilendir. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görülmeyen, bilinmez olan, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler, duyularla kavranamayan şeyler. Ebedi hayata dair bilgiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dünya hayatına döndürülseler bile daha önce yaptıklarının benzerini yapacaklarını, yalan söylediklerini bilmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz Allah, göklerin ve yerin gaybını dipnot 1 bilendir. Kuşkusuz O, göğüslerde olanı en iyi bilendir. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gizli, görünmeyen, bilinmez olan, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler, geleceğe dair bilgiler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dünya hayatına döndürülseler bile daha önce yaptıklarının benzerini yapacaklarını, yalan söylediklerini bilmektedir.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Gerçek şu ki O, sinelerin özünde (saklı) olanı bilir.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah göklerin ve yerin kaybını bilendir. Muhakkak O, göğüslerin özünde ne varsa onu da hakkıyle bilicidir.

İbni Kesir

Muhakkak ki Allah; göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz ki O; göğüslerde olanı da bilicidir.

Mehmet Alagaş

(38-41) Allah göklerin ve yerin, yitik olanını / gaybını bilendir , Muhakkak ki göğüslerde olanı da bilir. O ki sizleri dünyada devralanlar / halifeler yaptı, Kim inkâr ederse / tanımazsa, küfrü onun üzerinedir. Kafirlerin tanımamış olmaları, Rableri yanında ancak O’nun buğuzunu artırır, kafirlerin küfrü ancak onların hasarlarını artırır. (Başka bir şey artırmaz) De ki Allah’ın dışında dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana arzda ne yarattılar ? yahut göklerde bir ortaklıkları mı var? Ya da onlara kitap vermişiz de onda delilleri mi var? Bilakis zalimler birbirlerine, sadece aldatıcı vaatte bulunuyorlar. Muhakkak ki Allah , gökleri ve yeri birbirinden uzaklaştırmayıp / ayırmayıp tutuyor, eğer uzaklaşırlarsa onları, ondan başkası asla bir arada tutamaz, O kesinlikle yumuşak davranandır ve bağışlayıcıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkıyla bilendir.

Süleyman Ateş

Allah göklerin ve yerin gaybını bilendir. O, göğüslerin özünü bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, göklerin ve yerin bilinmeyenlerini (gaybını) bilir. Kalplerde olanı bilen de odur.

Şaban Britch

Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. O, kalplerin içinde ne varsa onu da hakkıyla bilendir.

Şaban Piriş

Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. O, kalplerin özünü bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir/Alim'dir. O, göğüslerin özündekini de çok iyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah is 'Alimun indeed of all the invisible and the unknown in the heavens and on earth. He holds prescience of all private thoughts and feelings that are reposited in the breasts.

Abdul Haleem

God knows all that is hidden in the heavens and earth; He knows the thoughts contained in the heart;

Abdullah Yusuf Ali

Verily Allah knows (all) the hidden things of the heavens and the earth: verily He has full knowledge of all that is in (men's) hearts.

Abul A'la Maududi

Surely Allah knows the Unseen in the heavens and the earth. He even knows the secrets hidden in people's breasts.

Aisha Bewley

Allah knows the Unseen of the heavens and earth. Allah knows what the heart contains.

Al-Hilali & Khan

Verily, Allâh is the All-Knower of the Unseen of the heavens and the earth. Verily! He is the All-Knower of that is in the breasts.

Ali Quli Qarai

Indeed Allah is the knower of the Unseen of the heavens and the earth. Indeed He knows well what is in the breasts.

Amatul Rahman Omar

Verily, Allâh knows the hidden realities of the heavens and the earth. He knows full well the innermost secret of the minds (of the people).

Arthur John Arberry

God knows the Unseen in the heavens and the earth; He knows the thoughts within the breasts.

Bijan Moeinian

God is aware of every (open or secret) thing that takes place in the universe and the earth. He is aware of all innermost thoughts.

E. Henry Palmer

verily, God knows the unseen things of the heavens and of the earth; verily, He knows the nature of men's breasts,

Edip-Layth

God knows unseen of the heavens and the earth. He is knowledgeable of what is even inside the chests.

George Sale

Verily God knoweth the secrets both of heaven and earth, for He knoweth the innermost parts of the breasts of men.

Hamid S. Aziz

And they shall cry therein for succour, "O our Lord! Take us out, we will do good deeds, not the wrong which we used to do. " Did We not preserve you alive long enough for him who reflected to reflect? And (also) Warners came to you; therefore taste (the flavour of your deeds), because for the unjust, there is no helper.

Mahmoud Ghali

Surely Allah is The Knower of the Unseen of the heavens and the earth; surely He is Ever-Knowing (the thoughts) within the breasts. (Literally: what the breasts own)

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah is the Knower of the Unseen of the heavens and the earth. Lo! He is Aware of the secret of (men's) breasts.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily God knows the unknown of the heavens and the earth. Indeed He knows what lies in the hearts of men.

Muhammad Asad

Verily, God knows the hidden reality of the heavens and the earth: [and,] behold, He has full knowledge of what is in the hearts [of men].

Mustafa Khattab

Indeed, Allah is the Knower of the unseen of the heavens and the earth. He surely knows best what is ˹hidden˺ in the heart.

Progressive Muslims

God knows unseen of the heavens and the Earth. He is knowledgeable of what is even inside the chests.

Rashad Khalifa

GOD is the Knower of the future of the heavens and the earth. He is the Knower of all innermost thoughts.

Sahih International

Indeed, Allah is Knower of the unseen [aspects] of the heavens and earth. Indeed, He is Knowing of that within the breasts.

Sam Gerrans

God is the Knower of the unseen of the heavens and the earth; He is knowing of that within the breasts.

Shabbir Ahmed

Verily, Allah is the Knower of the Hidden realities of the heavens. Behold, He is Knower of what is in the hearts.

Syed Vickar Ahamed

Surely, Allah knows (all) hidden things of the heavens and the earth: Surely, He fully knows all that is within (men's) hearts.

Taqi Usmani

Surely Allah is the Knower of the unseen in the heavens and the earth. Indeed He fully knows what lies in the hearts.

The Monotheist Group

God knows the unseen of the heavens and the earth. He is knowledgeable of what is even in the chests.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩