Diyanet İşleri
İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Hûd suresi
Hûd suresi, 71. ayet. وَٱمْرَأَتُهُۥ قَآئِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَٰهَا بِإِسْحَٰقَ وَمِن وَرَآءِ إِسْحَٰقَ يَعْقُوبَ
vemraetühû ḳâimetün feḍaḥiket febeşşernâhâ biisḥâḳa vemiv verâi isḥâḳa ya`ḳûb.
İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'e gelen elçiler Hûd 69–76 3
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lut kavmine gönderildik."
İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.
Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır, şanı yücedir." dediler.
İbrahim'in korkusu gidip, kendisine müjde gelince Lut kavmi hakkında bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
71. “Hanımı” yani İbrahim’in hanımı “ayakta dikiliyordu” ve misâfirlerine hizmet ediyordu. Durumlarını ve gönderiliş sebeplerini işitince hayret ederek “güldü. Ona İshak’ı ve İshâk’ın ardından Yakûb’u müjdeledik.” Bundan da hayret etti ve onun için şöyle dedi:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim -aleyhisselam-'ın karısı Sâre ayakta duruyordu ve biz ona, kendisini sevindirecek olan şeyi; İshak'ı doğuracağını, Yakup'un ise İshak'ın oğlu olacağını haber verdik. O, işittikleri ile müjdelendi, bundan dolayı güldü.
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik.
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Aynı kök: ضحك (10 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Gülerler, sevinirler.
Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü…
Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir,…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
İbrahim'in korkusu gidip, kendisine müjde gelince Lut kavmi hakkında bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(O esnada) hanımı (Sâre) ayaktaydı ve (bu sözleri duyunca) gülmüştü. Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Yakup'u müjdelemiştik. dipnot 1
Karısı ise ayakta duruyordu; derken hayız alameti hissetti. İşte bu şekilde Biz o kadına İshak'ı müjdeledik; üstelik İshak'ın ardından da (onun oğlu) Yakub'u (müjdeledik).
Ve (yanlarında) ayaküstü bekleyen karısı, orada öyle (sevinçle) gülümsüyordu; işte bu haldeyken o'na İshak'ı(n doğumunu) müjdeledik ve İshak'ın ardından da (o'nun oğlu) Yakub(un doğumunu).
(İbrahim'in) karısı da ayakta idi. . . Güldü. . . Ona (İbrahim'in karısına) İshak'ı müjdeledik ve İshak'ın ardından da Yakup'u. . .
Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.
O esnada hanımı ayakta idi ve (bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.
Ayakta duran karısı güldü; İshak'ı ve İshak'ın ardından Yakup'u, sevinçli bir haber olarak ona verdik.
O anda hanımı ayakta idi ve bu sözleri duyunca güldü. Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.
Ayakta duran karısı gülünce biz de ona İshak'ı ve İshak'ın ardından Yakup'u müjdeledik.
Ayakta duran karısı (bu habere sevinip) gülünce biz de ona İshak'ı ve İshak'ın ardından Yakub'u müjdeledik.
İbrahim'in zevcesi de ayakta dinliyordu ve bunu duyunca güldü. Bunun üzerine ona İshak'ı müjdeledik, İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Haremi dinliyordu, bunu duyunca güldü, bunun üzerine ona İshakı müjdeledik, İshakın arkasından da Ya'kubu
Ayakta duran hanımı bunun üzerine gülümsedi. dipnot 1 Biz de ona İshak'ı müjdeledik ve İshak'ın arkasından da Ya'kub'u.
Ayakta duran hanımı bunun üzerine gülümsedi. dipnot 1 Biz de ona İshak'ı müjdeledik ve İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Ayakta duran hanımı bunun üzerine gülümsedi. dipnot 1 Biz de ona İshak'ı müjdeledik ve İshak'ın arkasından da Yakup'u.
Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.
(İbrahimin) karısı (hizmet için) ayakda idi. (Bu söz üzerine) güldü. Biz de ona İshakı, İshakın ardından da (torunu) Ya'kubu müjdeledik.
Hanımı ayakta idi. Bunun üzerine güldü. Biz de ona İshak'ı, İshak'ın ardından Ya'kub'u müjdeledik.
(69-83) Kesin olan şu ki, e lçilerimiz İbrahim’e müjdeyle geldi, selam dediler, o da selam dedi , hemencecik kızarmış bir buzağı getirdi, ellerinin ona uzanamadığını görünce onlardan hoşlanmadı ve bir korku hissetti , korkma dediler muhakkak ki biz Lut kavmine gönderildik. (Lut ve İbrahim zamandaş Resuller) Ayakta duran karısı, biz ona İshak’ı ve İshak’ın ardından da Yakub’u / İsrail’i m üjdelediğimizde güldü. (Oğlu ve torunu şimdiden isimleri ile Sare annemize bildirildi.) Vay bana ki, ben, yaşlı bir kadınım / acuzum ve kocamda yaşlı bir adam / şeyh bir adam, kesinlikle bu şaşırılacak / acayip bir şey dedi. Allah’ın işine mi şaşırıyorsunuz? Ev halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir, Muhakkak ki O övülendir, şanlıdır dediler. İbrahim ise ürküntüsü gittiğinde ve müjde gel ince, bizimle Lut kavmi hakkında mücadele etti. Muhakkak ki İbrahim yumuşak tabiatlı, ah edip inleyen, gönülden yönelip bağlanan biriydi. Ey İbrahim sen bu işe arkanı dön / bu işle ilgilenme, m uhakkak ki O, Rabbi nin kesin bir emirdir, kesinlikle onlara geri çevrilmesi imkânsız / reddedilemeyecek bir azap gelecektir dediler. Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde yüzü onlardan sebep sıkıldı, gönlü dara düştü ve bu, zor bir gündür dedi, (haberi duyan) kavmi aceleyle ona geldiler, bundan önce de kötülük yapıyorlardı, Ey Kavmim işte bunlar kızlarım onlar sizler için daha temizdir , Allah’tan sakının beni misafirlerimin yanında üzmeyin, içinizde yetişkin / reşit biri yok mu? dedi, dediler ki sen bilirsin ki bizim kızlarında bir hakkımız yok ve sen bizim dileğimizin / muradımızın ne olduğunu kesinlikle biliyorsun, keşke size karşı bir kuvvetim, yahut sığınabileceğim şiddetli bir dayanağım olsaydı dedi, e y Lut dediler , biz Rabbinin elçileriyiz, onlar asla sana ulaşamazlar / musallat olamazlar, gecenin bir kısmında yakın çevreni / ehlini al ve çıkıp git , karın hariç bir kişi dahi geride bırakma, Ona / karına isabet edecek olan kesinlikle isabet edecektir , Onlara vaat edilen ise sabah leyin olacaktır , sabahsa pek yakın değil mi dir? Emrimiz geldiği vakit onları alt üst ettik, Rabbinin katından işaretlenmiş / kodlanmış salkım salkım siccilden taşlar yağdırdık, işte onlar / işte taşlar, zalimlerden uzakta değiller.
İbrahim’in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak’ı müjdeledik; İshak’ın arkasından da Yakûb’u.
Ayakta durmakta olan karısı, güldü. Biz de ona İshak'ı müjdeledik. İshak'ın ardından da Ya'kub'u.
(O sırada) Eşi ayakta duruyordu, hemen gülüverdi. Biz de ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da (İshak'ın oğlu) Yakub'u müjdeledik dipnot 1 .
Karısı ayakta duruyordu; hemen gülüverdi. Biz de ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.
Bu arada ayakta durmakta olan karısı güldü. Biz, Ona İshak’ı müjdeledik. İshak’ın ardından da Yakub’u!
Bu arada ayakta durmakta olan karısı güldü. Biz, Ona İshak'ı müjdeledik. İshak'ın ardından da Yakub'u!
Orada dikilmekte olan karısı güldü. Bunun üzerine ona İshak'ı müjdeledik, İshak'ın arkasından da Yakub'u.
His wife, standing in dose proximity, overheard what was said and -laughed in her skepticism- or -in her joy-, and there, We announced to her the good news of begetting a son, Ishaq (Isaa
His wife was standing [nearby] and laughed. We gave her good news of Isaac and, after him, of Jacob.
And his wife was standing (there), and she laughed: But we gave her glad tidings of Isaac, and after him, of Jacob.
And Abraham's wife was standing by and on hearing this she laughed. dipnot 1 And We gave her the good news of (the birth of) Isaac, and after Isaac, of Jacob. dipnot 2
His wife was standing there and she laughed out loud. So We gave her the good news of Ishaq, and beyond Ishaq, Ya‘qub.
And his wife was standing (there), and she laughed [either, because the messengers did not eat their food or for being glad for the destruction of the people of Lût (Lot)]. But We gave her glad tidings of Ishâq (Isaac), and after Ishâq, of Ya‘qûb (Jacob).
His wife, standing by, laughed as We gave her the good news of [the birth of] Isaac, and of Jacob, after Isaac.
And his wife was standing (nearby) and she too was inspired with awe. So we gave her good tidings of (the birth of) Isaac and after Isaac of (his son) Jacob.
And his wife was standing by; she laughed, therefore We gave her the glad tidings of Isaac, and, after Isaac, of Jacob.
When they gave him the good news (that he will have Isaac [as his son] and Jacob [as his grand son, ]) his wife (who was present) burst into laugh.
And his wife was standing by, laughing; and we gave her the glad tidings of Isaac, and of Jacob after Isaac.
His wife was standing, so she laughed when We gave her good news of Isaac, and after Isaac, Jacob.
And his wife Sarah was standing by, and she laughed; and We promised her Isaac, and after Isaac, Jacob.
But when he saw that their hands reached not to it, he felt mistrust, and conceived a fear of them. They said, "Fear not. Verily, we are sent unto the people of Lot."
And his wife was upright, so she laughed. Then We gave her the glad tidings of Ishaq, (Isaac) and even beyond Ishaq, of Yaaqûb (Jacob).
And his wife, standing by laughed when We gave her good tidings (of the birth) of Isaac, and, after Isaac, of Jacob.
His wife who stood near, laughed as We gave her the good news of Isaac, and after Isaac of Jacob.
And his wife, standing [nearby], laughed [with happiness]; whereupon We gave her the glad tiding of [the birth of] Isaac and, after Isaac, of [his son] Jacob.
And his wife was standing by, so she laughed,[1] then We gave her good news of ˹the birth of˺ Isaac, and, after him, Jacob.
And his wife was standing, so she laughed when We gave her good news of Isaac, and after Isaac, Jacob.
His wife was standing, and she laughed when we gave her the good news about Isaac, and after Isaac, Jacob.
And his Wife was standing, and she smiled. Then We gave her good tidings of Isaac and after Isaac, Jacob.
And his wife was standing; and she laughed; and We gave her glad tidings of Isaac, and after Isaac, Jacob.
And his wife (Sarah), standing nearby, laughed when We gave her good tiding of Isaac, and after Isaac, (his son) Jacob.
And his wife was standing there, and she laughed: But We gave her the good news of Isaac, and after him, of (a grandson) Yàqoub (Jacob).
His wife was standing (nearby), and she laughed. Thus We gave her the good news about IsHāq, and about Ya‘qūb after IsHāq.
And his wife was standing, so she laughed when We gave her the good news of Isaac, and after Isaac, Jacob.