Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 74. ayet

Enbiyâ suresi, 74. ayet. وَلُوطًا ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَرْيَةِ ٱلَّتِى كَانَت تَّعْمَلُ ٱلْخَبَٰٓئِثَ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَٰسِقِينَ

velûṭan âteynâhü ḥukmev ve`ilmev venecceynâhü mine-lḳaryeti-lletî kânet ta`melü-lḫabâiŝ. innehüm kânû ḳavme sev'in fâsiḳîn.

Diyanet İşleri

Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 71–77 · surenin 74. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 71

    Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

  2. Enbiyâ 72

    Ona İshak'ı ve ayrıca da Yakub'u bağışladık ve her birini salih kimseler yaptık.

  3. Enbiyâ 73

    Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

  4. 74

    Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

  5. Enbiyâ 75

    Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.

  6. Enbiyâ 76

    (Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

  7. Enbiyâ 77

    Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekun suda boğduk.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

74. Bu buyrukta Yüce Allah, rasûlü Lût aleyhisselam’ın şer’i bilgiye sahip olduğunu, insanlar arasında doğruluk ve adaletle hükmettiğini belirterek onu övmektedir. Yüce Allah, onu kavmini Allah’a ibadete davet etmek, işlemekte oldukları hayasızlıklardan vazgeçmelerini istemek üzere göndermişti. Lût uzun bir süre onları davet etti; fakat çağrısını kabul etmediler. Bunun üzerine Yüce Allah, yurtlarını alt üst edip tepelerine yıktı ve tek bir kişi müstesna olmamak üzere hepsini azaba uğrattı. “Çünkü onlar, çok kötü ve fasık bir toplum idiler.” Zira kendilerini Allah’ın yoluna davet eden peygamberi yalanladılar ve yurdundan çıkarmakla tehdit ettiler. Yüce Allah da Lût’u ve aile halkını kurtardı. Çünkü Yüce Allah, ona kasabadan uzaklaşmaları için aile halkı ile birlikte geceleyin yola koyulmasını emretti. Geceleyin yola koyuldular ve kurtuldular. Bu, Allah’ın onlara bir lütuf ve bir ihsanıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Lût'a hasımlar arasında hükmedip yargılama özelliği verdik. Dini hakkında ona ilim de verdik. Beldesine (Sedûm) indirmiş olduğumuz azaptan onu selamette kıldık. O belde halkı iğrenç eylemi yapan kimselerdi. Şüphesiz ki onlar Rablerine itaat etmekten ayrılan fasit bir topluluktu.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلُوطًا veluten ve Lut'a
  2. ءَاتَيْنَـٰهُ ateynahu verdik kök: اتي
  3. حُكْمًۭا hukmen hüküm kök: حكم
  4. وَعِلْمًۭا ve ilmen ve ilim kök: علم
  5. وَنَجَّيْنَـٰهُ ve necceynahu ve onu kurtardık kök: نجو
  6. مِنَ mine -ten
  7. ٱلْقَرْيَةِ l-karyeti bir kent- kök: قري
  8. ٱلَّتِى lleti ki (onlar)
  9. كَانَت kanet idiler kök: كون
  10. تَّعْمَلُ tea'melu işler yapıyor kök: عمل
  11. ٱلْخَبَـٰٓئِثَ ۗ l-habaise çirkin kök: خبث
  12. إِنَّهُمْ innehum gerçekten onlar
  13. كَانُوا۟ kanu idiler kök: كون
  14. قَوْمَ kavme bir kavim kök: قوم
  15. سَوْءٍۢ sev'in kötü kök: سوا
  16. فَـٰسِقِينَ fasikine yoldan çıkan kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler.…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Hikmet

    Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…

  • Aynı kök: خبث (16 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: خبث (16 geçiş)

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…

  • Aynı kök: خبث (16 geçiş)

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Lut'a gelince, ona da doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Onu çirkin işler yapmakta olan şehir (halkın)dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki onlar kötü iş yapan yoldan çıkan bir toplumdu.

Mustafa İslamoğlu

Lut'a da sağlam bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi tasavvuru bahşettik; ve onu çirkin eylemleriyle tanınan kentten kurtardık; çünkü onlar yoldan çıkmış yoz bir kavimdi.

Muhammed Esed

Ve Lut'a da (doğru ile eğrinin seçiminde) sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik; ve o'nu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumun elinden kurtardık. (Bu toplumu ise yok ettik, çünkü) gerçekten günaha gömülüp gitmiş yoz bir toplumdu.

Ahmed Hulusi

Lut'a (gelince), Ona bir hüküm ve bir ilim verdik. . . Onu çirkin şeylerleri işleyen o kentten kurtardık. . . Muhakkak ki onlar bozuk inançlı, kötü bir kavim idi.

Ali Bulaç

Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi.

Ali Özek ve heyeti

Lût’a gelince, ona da hüküm (hakimlik, peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik; onu, çirkin işler yapmakta olan memleketten kurtardık. Zira onlar (o memleketin halkı), gerçekten fena işler yapan kötü bir kavimdi.

Ali Rıza Safa

Lut'a da hem bilgelik hem de bilgi verdik. Ve Onu, iğrenç eylemlerin yapıldığı bir kentten kurtardık. Aslında, onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.

Bayraktar Bayraklı

Lut'a gelince, ona da hüküm ve ilim verdik; onu çirkin işler yapmakta olan halkından kurtardık. Zira onlar, gerçekten fena işler yapan kötü bir topluluktu.

Edip Yüksel

Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, çirkin işler işleyen topluluktan kurtardık. Onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplumdu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, çirkin işler işleyen topluluktan kurtardık. Onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplumdu

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Lut'a, ona da bir hüküm ve ilim verdik. Onu çirkeflikler işleyen o beldeden kurtardık; doğrusu onlar kötü ve fasık bir kavim idiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Lut, ona da huküm, bir ılim verdik ve onu habasetler işliyen o karyeden kurtardık, hakıkat onlar kötü, fasık bir kavm idiler

Gültekin Onan

Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık, şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan fasıklar kavmi olmuşlardı.

Hasan Basri Çantay

Luta, (evet) ona da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu kötülükler yapmakda devam eden o memleketden kurtardık. Hakıykat onlar fena bir kavm idiler, fasıkdılar.

İbni Kesir

Lut'a da. Ona hüküm ve ilim verdik, onu çirkin işler yapan o memleketten kurtardık. Doğrusu onlar, yoldan çıkmış kötü bir kavim idiler.

Mehmet Alagaş

(74-75) Lut’a hüküm (gerekçeli karar verme yeteneği) ve bilgi / ilim verdik , Onu pis işler yapan bir memleketten kurtardık, ki onlar kötü bir kavim idiler, yoldan çıkmışlardı, Onu esirgeme alanımıza soktuk, O, kesinlikle salihlerden idi / ıslah edici idi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

Süleyman Ateş

Lut'a da hüküm (hükümranlık, peygamberlik, hikmet) ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapan bir kentten kurtardık. Gerçekten onlar yoldan çıkan kötü bir kavim idiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Lut'a da hikmet dipnot 1 ve ilim verdik. Onu, pis işler yapan o kentten kurtardık; onlar bozgunculuk yapan ve yoldan çıkmış bir topluluktu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...

Şaban Britch

Lut’a da hüküm/peygamberlik ve ilim verdik. Onu çirkin iş yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar, fasık olan kötü bir toplum idi.

Şaban Piriş

Lut'a da hikmet ve ilim verdik. Onu çirkin iş yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplum idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Lut'a da hükümranlık ve ilim verdik. Onu, pislikler üretip duran bir kentten kurtardık. O kent halkı yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Lut, We imparted wisdom, sovereignty and divine knowledge and We rescued him and delivered him out of the town whose inhabitants established the most evil and abominable and abnormal sexual practice. They were perverse people given to shameful deeds and immorality.

Abdul Haleem

We gave Lot sound judgement and knowledge and saved him from the community who practised obscenities- they were shameless people who broke God’s law!

Abdullah Yusuf Ali

And to Lut, too, We gave Judgment and Knowledge, and We saved him from the town which practised abominations: truly they were a people given to Evil, a rebellious people.

Abul A'la Maududi

We bestowed upon Lot sound judgement and knowledge, dipnot 1 and We delivered him from the city that was immersed in foul deeds. They were indeed a wicked people, exceedingly disobedient.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The original Arabic word hukm is very comprehensive. It means judgment, wisdom and discretion, and authority from Allah. Ilm stands for the revealed knowledge of the truth. Thus, We bestowed hukm and ilm on Lot. We appointed Lot as a Prophet. (For the story of Lot, see (Surah Al-Aaraf, Ayats 80-84); (Suran Younus, Ayats 70-83); (Surah Al-Hijr, Ayats 57-74 )and the E.Ns there of).

Aisha Bewley

We gave right judgement and knowledge to Lut and rescued him from the city which committed disgusting acts. They were evil people who were deviators.

Al-Hilali & Khan

And (remember) Lût (Lot), We gave him Hukm (right judgement of the affairs and Prophethood) and (religious) knowledge, and We saved him from the town (folk) who practised Al-Khabâ’ith (evil, wicked and filthy deeds). Verily, they were a people given to evil, and were Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

We gave judgement and knowledge to Lot, and We delivered him from the town which used to commit vicious acts. Indeed they were an evil and profligate lot.

Amatul Rahman Omar

And (We showed Our favours to) Lot, We gave him wisdom and knowledge and delivered him from the people of the town who indulged in abominable practices. They were indeed wicked and lawless people.

Arthur John Arberry

And Lot -- to him We gave judgment and knowledge; and we delivered him from the city that had been doing deeds of corruption; they were an evil people, truly ungodly;

Bijan Moeinian

As for Lot, I granted him knowledge and wisdom. I saved him from the corrupt people of that town who had indulged themselves in all kind of evil deeds."

E. Henry Palmer

And Lot, to him we gave judgment and knowledge, and we brought him safely out of the city which had done vile acts; verily, they were a people who wrought abominations!

Edip-Layth

And Lot, We gave him wisdom and knowledge, and We saved him from the town that used to do vile things. They were a people of evil, corrupt.

George Sale

And unto Lot We gave wisdom and knowledge, and We delivered him out of the city which committed filthy crimes; for they were a wicked and insolent people:

Hamid S. Aziz

And We made them Leaders to guide men by Our command, and We sent inspiration to them to do good works, and to be steadfast in prayer, and to practice charity; and they were constant in their service of Us alone.

Mahmoud Ghali

And Lût, (Lot) to him We brought judgment and knowledge, and We safely delivered him from the town that had been doing wicked deeds. Surely they were a woeful people, (and) immoral.

Marmaduke Pickthall

And unto Lot we gave judgment and knowledge, and We delivered him from the community that did abominations. Lo! they were folk of evil, lewd.

Mohamed Ahmed - Samira

To Lot We gave wisdom and knowledge, and saved him from a people who acted villainously and were certainly wicked and disobedient.

Muhammad Asad

AND UNTO Lot, too, We vouchsafed sound judgment and knowledge [of right and wrong], and saved him from that community which was given to deeds of abomination. [We destroyed those people - forr,] verily, they were people lost in evil, depraved –

Mustafa Khattab

And to Lot We gave wisdom and knowledge, and delivered him from the society engrossed in shameful practices. They were certainly an evil, rebellious people.

Progressive Muslims

And Lot, We gave him wisdom and knowledge, and We saved him from the town that used to do vile things. They were a people of evil, corrupt.

Rashad Khalifa

As for Lot, we granted him wisdom and knowledge, and we saved him from the community that practiced abominations; they were wicked and evil people.

Sahih International

And to Lot We gave judgement and knowledge, and We saved him from the city that was committing wicked deeds. Indeed, they were a people of evil, defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And Lot: We gave him judgment and knowledge; and We delivered him from the city that was doing bad deeds; they were an evil people, perfidious;

Shabbir Ahmed

Later We commissioned Lot to Prophethood and gave him wisdom and knowledge. (After his best efforts failed to reform the community that indulged in abominations) We saved him from their wrath. Verily, they were a rebellious nation who were given into, and lost in, evil.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) to Lut (Lot), also, We gave judgment and knowledge, and We saved him from the town that did terrible things: Truly, they were a people given to evil, a defying people.

Taqi Usmani

As for LūT, We gave him wisdom and knowledge, and We delivered him from the town that used to do dirty deeds. Indeed, they were the people of evil, the sinners.

The Monotheist Group

AndLot, We gave him wisdom and knowledge, and We saved him from the town that used to do vile things. They were a people of evil, wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 74. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 74. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 74. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩