Diyanet İşleri
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 31. ayet. وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
vece`alnâ fi-l'arḍi ravâsiye en temîde bihim vece`alnâ fîhâ ficâcen sübülel le`allehüm yehtedûn.
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O'nun korkusuyla titrerler.
İçlerinden her kim, "Allah'tan başka ben de şüphesiz bir ilahım" derse, böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı?
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.
Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedi mi kalacaklar?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
31. Yüce Allah’ın kudretine, kemaline, vahdaniyet ve rahmetine delillerden bazıları da şunlardır: Yeryüzü ancak dağlarla istikrar bulacağından oraya dağları sağlam kazıklar olarak yerleştirdi ve böylelikle onu sağlamlaştırdı. Ta ki kulları sarsıp çalkalamasın. Aksi takdirde kullar üzerinde yaşayamazlar, ekin ekemezler ve yerleşemezlerdi. Yüce Allah, o yeri dağlarla sağlamlaştırdı. Bunun sonucunda da bildiğimiz ve bilemediğimiz pek çok maslahat ve menfaatler de gerçekleşmiş oldu. Birbirine bağlı sıra dağlar, bu şekilde oldukça yüksek dağlar ve yüce zirveler halinde kalmış olsa idi birçok ülke arasındaki ulaşım da imkânsız olurdu. İşte bu dağlar arasında kolaylıkla geçilebilecek şekilde yollar açmış olması, Yüce Allah’ın hikmet ve rahmetindendir. Böylelikle insanlar çeşitli ülkelerdeki ihtiyaçlarını karşılamak, maksatlarına ulaşmak için oralara gidecek yolları bulabilmektedirler. Belki bu yolla tek lütüfkâr olan Yüce Allah’ın vahdaniyetine de bunları delil görerek doğru yolu bulurlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Üzerindekileri sarsmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yarattık. Onlar için geniş yol ve geçitler meydana getirdik ki yolculuk yaparak gitmek istedikleri yere onları götürsün.
Aynı kök: ميد (5 geçiş) · Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
(15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar…
Aynı kök: ميد (5 geçiş) · Aynı kök: رسو (14 geçiş)
Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı…
Aynı kök: فجج (3 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."
Aynı kök: فجج (3 geçiş)
İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.
Aynı kök: ميد (5 geçiş)
Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı…
Aynı kök: رسو (14 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Aynı kök: رسو (14 geçiş)
(Nuh), "Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." dedi.
Aynı kök: رسو (14 geçiş)
O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları sarsmasıyla ilgili yerin içinde ağır baskılar yarattık. dipnot 1 Yol bulsunlar diye orada geniş yollar yarattık dipnot 2
Ve yeryüzünde kendilerini sarsar diye kalkmaz kımıldamalar dağlar var ettik; ve onların aralarında, yollarını bulabilsinler diye vadiler açtık.
Ve (görmüyorlar mı ki,) onları sarsmasın diye arz üzerine sapasağlam dağlar yerleştirdik; ve kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler açtık;
Arzda, kendilerini sallayıp sarsmasın diye sabit dağlar (vücutta organlar) oluşturduk. . . Dağlar arasında geniş yollar oluşturduk ki doğru yolu bulsunlar.
Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık ve doğru gidebilsinler diye geniş yollar açtık.
Yeryüzünde insanları sarsmaması için üzerinde sabit dağlar, dosdoğru gidebilsinler diye dağlar arasında geniş yollar yarattık.
Yeryüzünün onları sarsmaması için, sarsılmaz dağlar yaptık ve geniş yollar oluşturduk; belki doğru yola erişirler diye.
İnsanları sarsmaması için yerin üstüne sabit dağlar yerleştirdik. Dağlar arasında geçitler ve yollar açtık ki yollarını bulabilsinler.
Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş geçitler açtık.
Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş geçitler açtık.
Yeryüzünde de onları çalkalar diye, baskılar oturttuk (sabit dağlar yerleştirdik), doğru gidebilsinler diye orada bol bol açıklıklar (yollar) yaptık.
Arzda da onları çalkalar diye baskılar oturttuk, hem onda bol bol açıklıklar yaptık ki doğru gidebilsinler
Ve Biz, onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar yerleştirdik. Orada yol bulmaları için geçitler yaptık.
Ve Biz, onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar yerleştirdik. Orada yol bulmaları için geçitler yaptık.
Ve Biz, onlar sarsılmasınlar diye yeryüzüne dağlar yerleştirdik. Orada yollarını bulsunlar diye bolca yollar dipnot 1 yaptık.
Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık ve doğru gidebilsinler diye geniş yollar açtık.
Yer (yüzün) de, onları (insanları) çalkalar diye, sabit sabit dağlar yaratdık. Aralarında da bol bol yollar açdık. Taki (maksadlarına) ersinler.
Onlar sarsılmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdik. Doğru yoldan gitsinler diye orada geniş yollar açtık.
(30-47) Kafirler, göklerle yer , birbirine yamalı halde / dikili halde iken onları ayırdığımızı /söktüğümüzü, her diri şeyi sudan yaptığımızı görmediler mi? hâlâ iman etmiyorlar mı? Arzda sarsılmasınlar diye sabiteler yaptık , yol olsun diye orada vadiler /geçitler yaptık , böylelikle belki yol bulurlar , semayı korunmuş bir çatı / dam / tavan yaptık , onlar da ayetlerimizden sırt çeviriyorlar! O ki geceyi gündüzü güneşi ve ayı yarattı , hepsi de bir yörüngede / felekte yüzüyor. Senden önce, hiçbir beşeri kalıcı yapmadık, şimdi sen eğer ölürsen, onlar kalıcı mı olacaklar? Her kişi / her nefis ölümü tadacaktır, sizi hayır ve şer fitneler ile / sınamalar ile imtihan edeceğiz (hayrı mı seçtiniz şerri mi seçtiniz gözükecek) ve bize döndürüleceksiniz. Kafirler seni gördükleri vakit sadece seninle alay ediyorlar, sizin ilahınızı hatırlatan işte bu mu? Diyorlar, Rahmanın zikrini inkâr edenler de onlardır. İnsanı acele üz ere yarattık, size ayetlerimi ilerde göstereceğim , acele etmeyiniz , diyorlar ki doğru sözlü isen bu vaadettiğin ne zaman? Kafirler, yü zlerinin ve arkalarının ateşle savamadıkları zamanı, yardımda edilmeyeceği zamanı bilselerdi, bilakis onlara aniden gelecek ve onları şaşırtacak, onu reddetmeye güçleri de yetmeyecek, bekletilmeyecekler de. Kesin olan şu ki senden önce de Resullerle alay edildi / dalga geçildi, onları alay ettikleri şey kuşattı / onlara hak oldu. Peki sizi gece ve gündüzde Rahman’dan kim koruyacak? Bilakis onlar Rablerinin zikrinden / kitabından sırt çevirenlerdir. Onlar için bizim dışımızda onlara mâni olacak ilahlar mı var? Onların kendilerine yardıma güçleri de yetmez, onlardan bir sahip çıkmada göremezler. Evet onları da babalarını da biz nemalandırdık / metalandırdık onlara ömür de uzadı, kesinlikle bizim arza müdahil olup etrafından kısalttığımızı görmüyorlar mı? Onlar mı yenecekler / galip gelecekler? Deki sizi vahiy vasıtasıyla uyarıyorum, uyarıldığı vakit, çağrıyı sağırlar işitmez, Rabbinin azabının hafif bir esinti, onlara dokunsa onlar diyecekler ki yazıklar olsun bize ki zalimlerden olduk. Kıyamet günü için teraziler / mizanlar kuracağız, Hiçbir ki şiye zulmedilmez, hardal tohumu ağırlığında dahi olsa biz onu getiririz, biz hesaba çeken olarak yeterliyiz.
Sarsılmasınlar diye yeryüzünde sabit dağlar kıldık, yol bulmaları için orada geniş geniş yollar var ettik.
Yer, onları sarsar diye, onun üstünde yüksek dağlar yarattık. Ve istedikleri yere gidebilmeleri için orada geniş yollar açtık.
Yer kabuğu onları sarsar diye yerde sabit dağlar oluşturduk dipnot 1 . Gidecekleri yere ulaşsınlar diye de geniş yollar oluşturduk dipnot 2 .
Onları çok sarsmasın diye yerin içinde sabitleyen (oturaklı) dağlar oluşturduk. Hedefledikleri yere ulaşsınlar diye de derin vadiler, yollar oluşturduk.
Sarsılmasınlar diye yeryüzünde sabit dağlar kıldık, yol bulmaları için orada geniş geniş yollar var ettik.
Sarsılmasınlar diye yeryüzünde sabit dağlar, yollarını bulabilsinler diye orada geniş yollar yaptık.
Yerküreye, onları çalkalamasın diye bir takım dağlar diktik. Ve orada geniş geniş yollar açtık ki, doğru gidebilsinler.
And We furnished the earth with firm stays Mountains* placed in a certain setting, fixed as with an anchor, to stabilize it lest it should sway you from side to side or in all directions and We furnished it with paths, roads, channels, routes by land and water and between mountains so that they may be guided in their journeys between the different places.
And We put firm mountains on the earth, lest it should sway under them, and set broad paths on it, so that they might follow the right direction,
And We have set on the earth mountains standing firm, lest it should shake with them, and We have made therein broad highways (between mountains) for them to pass through: that they may receive Guidance.
And We placed firm mountains on earth lest it should sway with them, dipnot 1 and We made wide paths dipnot 2 in them that they may find their way; dipnot 3
We placed firmly embedded mountains on the earth, so it would not move under them, and We put broad valleys as roadways in it, so that perhaps they might be guided.
And We have placed on the earth firm mountains, lest it should shake with them, and We placed therein broad highways for them to pass through, that they may be guided.
We set firm mountains in the earth lest it should shake with them, and We made broad ways in them so that they may be guided [to their destinations].
And We have made firm mountains on the earth so that they may be a source of benefit and provision for the people and lest it should quake with them. And We made on it wide pathways that people may find right guidance to reach the goal.
And We set in the earth firm mountains lest it should shake with them, and We set in it ravines to serve as ways, that haply so they may be guided;
I firmly established the mountains on earth to turn with them. I have also put highways on them so that they may travel.
And we placed on the earth firm mountains lest it should move with them, and He made therein open roads for paths, haply they may be guided!
We made on the earth stabilizers so that it would not tumble with you, and We made in it wide paths that they may be guided.
And We placed stable mountains on the earth, lest it should move with them; and We made broad passages between them for paths, that they might be directed in their journeys:
Do not those who disbelieve see that the heavens and the earth were of one piece, and We parted them; and We made every living thing from water. Will they then not believe?
And We have made in the earth anchorages (i. e., the mountains) so that it should not reel with them, and We made therein ravines (Or; passageways) as ways, that possibly they would be guided.
And We have placed in the earth firm hills lest it quake with them, and We have placed therein ravines as roads that haply they may find their way.
We placed stabilisers in the earth so that as it revolved with them you lived undisturbed; and We provided passageways between them so that men may find their way;
And [are they not aware that] We have set up firm mountains on earth, lest it sway with them, and [that] We have appointed thereon broad paths, so that they might find their way,
And We have placed firm mountains upon the earth so it does not shake with them, and made in it broad pathways so they may find their way.
And We made on the Earth stabilizers so that it would not tumble with you, and We made in it wide paths that they may be guided.
And we placed on earth stabilizers, lest it tumbles with them, and we placed straight roads therein, that they may be guided.
And We placed within the earth firmly set mountains, lest it should shift with them, and We made therein [mountain] passes [as] roads that they might be guided.
And We made in the earth firm mountains lest it sway with them; and We made therein mountain passes as ways, that they might be guided;
And We have set firm mountains on the earth, lest it sway with them (16:15). And We have made therein broad roadways so that they might find their way.
And on the earth we have set mountains standing firm, in case it should shake with them, and in there We have made wide roads (between mountains) for them to pass through: That they may receive guidance.
And We created mountains on the earth, lest it should shake with them, and We have made therein paths and ways, so that they are guided.
AndWe made on the earth stabilizers so that it would not tumble with you, and We made in it wide paths that they may be guided.