Diyanet İşleri
İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 1. ayet. ٱقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ مُّعْرِضُونَ
iḳterabe linnâsi ḥisâbühüm vehüm fî gafletim mü`riḍûn.
İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler Enbiyâ 1–15 3
İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.
(2-3) Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: "Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?"
Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
1. Bu buyruk, insanların hayret edilecek bir halde olduklarını, onlara öğütlerin bir faydasının olmadığını ve herhangi bir uyarıcıya kulak asmadıklarını belirtmektedir. Hesaplarının ve salih olan olmayan bütün amellerinin karşılığını görecekleri vaktin yaklaşmış olduğunu, bununla birlikte onların “gaflet içinde yüz çevirmekte” olduklarını bildirmektedir. Yani onlar, yaratılış maksatlarından gafil oldukları gibi kendisiyle uyarıldıkları hususlardan da yüz çevirmektedirler. Sanki dünya için yaratılmışlar, sırf dünyadan yararlanmak için doğmuşlar gibi. Yüce Allah ise sürekli olarak onları uyarmakta ve onlara öğütler göndermektedir. Ama onlar gaflet içerisinde kalmaya ve yüz çevirmeye devam etmektedirler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanların kıyamet günü amellerinden dolayı hesaba çekilmeleri çok yaklaştı. Oysa ki onlar gaflet içinde dünya ile meşgul olmaları sebebiyle ahiretten yüz çevirmektedirler.
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…
Aynı kök: غفل (35 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik.…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İnsanların hesab(a çekilmeler)i yaklaştı. Onlar (ise) gaflet içinde yüz çevirmektedir.
İnsanlar için yaptıklarının hesabını verme vakti oldukça yaklaştı; fakat onlar hala gaflet içerisinde (bu gerçeğe) sırt çeviriyorlar.
İnsanlar için hesap görme vakti yaklaşıyor; ama onlar (bu yaklaşan şeye karşı) hala inatla umursamazlık gösteriyorlar.
İnsanlara yaptıklarının sonucunu görme süreci yaklaşmıştır! Onlar ise kozaları içinde aldırmaz bir haldeler!
İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.
İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler.
İnsanları sorgulama zamanı yaklaştı. Oysa onlar, aymazlık içinde yüz çeviriyorlar.
İnsanların hesapları yaklaştı; fakat onlar hala gaflet içinde yüz çevirmektedirler.
İnsanların hesapları yaklaştı; ancak onlar hala bir aymazlık içinde yüz çevirmektedirler.
İnsanların hesapları yaklaştı; ancak onlar hala bir aymazlık içinde yüz çevirmektedirler.
İnsanlara hesap zamanı yaklaştı. Onlar ise hala gaflet içinde aldırmıyorlar.
Yaklaştı nasa hisabları onlar ise hala gaflette aldırmıyorlar
İnsanlar için hesap vakti dipnot 1 yaklaştı. Ne var ki onlar gaflet içinde aldırmıyorlar.
İnsanlar için hesap vakti dipnot 1 yaklaştı. Ne var ki onlar gaflet içinde aldırmıyorlar.
İnsanlar için hesap vakti dipnot 1 yaklaştı. Ne var ki onlar gaflet içinde aldırmıyorlar.
İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.
İnsanların hesab (günleri yaklaşdı. Böyleyken onlar (haala) gaflet içindedirler, (bunu tefekkürden) yüz çeviricidirler.
İnsanların hesab zamanı yaklaştı. Fakat onlar hala gaflet içinde yüz çeviriyorlar.
(1-9) İnsanlar için, hesaplaşmaları yaklaştı, onlar da gaflet halinde sırt çeviriyorlar, Rablerinden ve zikirden onlara verilen her anlatıyı oyun oynayarak dinliyorlar, kalpleri ilgisiz / dikkatleri başka yerde, zalimlerin gizli konuşmalarının etkisindeler, bu da bizim gibi bir beşer değil mi? Gördüğünüz dururken, sihrin etkisine mi gireceksiniz ki? (Gizli konuşmaları buymuş) Dedi ki Rabbim gökte ve yerde konuşulanı bilir , O işitendir, bilendir, evet onlar, karışık rüyalar / düşler dediler , evet ona iftira attıla r, O şair dediler, o da bize evvelki gönderilenler gibi bir ayet getirsin dediler. Onlardan önceki memleketlerde kimi helak etti isek iman etmedi , onlar mı iman edecekler? Sen den önce de vahyettiğmiz erkekleri , onlara gönderdik, eğer ki bil miyorsanız kitap ehline sorun , biz onları (Resulleri) yemek yemez birer ceset yapmadık (hepsi canlı ve yemek yer halde idiler) kalıcı da olmadılar (Süreleri gelince hepsi öldü) sonra onlara olan / o kavimlere olan sözümüze sadık kaldık, onlardan istediğimizi kurtardık, savurganları / israf edenleri ise helak ettik.
İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Hâlbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.
İnsanların hesapları yaklaştı, fakat onlar hala gaflet içinde yüz çevirmektedirler.
İnsanların hesap verme zamanı yaklaştı oysa onlar umursamazlık içindeler, yüz çevirip dururlar dipnot 1 .
İnsanların hesap verme zamanı yaklaştı. Oysa onlar gaflet içinde yüz çevirmektedirler.
İnsanların hesabı yaklaşmış olmasına rağmen onlar, gaflet içinde yüz çeviriyorlar.
İnsanların hesabı yaklaşmış olmasına rağmen onlar, gaflet içinde yüz çeviriyorlar.
Yaklaştı insanlara hesapları! Ve onlar hala gaflet içinde yüz çevirip durmadalar.
Peoples' Day of Judgement is approaching, yet they pay no attention, unwilling to receive it with consenting minds nor agree to consider it the one fact that destroys fiction.
Ever closer to people draws their reckoning, while they turn away, heedless.
Closer and closer to mankind comes their Reckoning: yet they heed not and they turn away.
The time of people's reckoning has drawn near, dipnot 1 and yet they turn aside in heedlessness. dipnot 2
Mankind’s Reckoning has drawn very close to them, yet they heedlessly turn away.
Draws near for mankind their reckoning, while they turn away in heedlessness.
Mankind’s reckoning has drawn near to them, yet they are disregardful in [their] obliviousness.
There has drawn nigh for the people (the Day of) their reckoning, yet they turn away in heedlessness.
Nigh unto men has drawn their reckoning, while they in heedlessness are yet turning away;
Closer and closer approaches to mankind the day that they have to face their deeds; yet they are careless of such a most important event.
Their reckoning draws nigh to men, yet in heedlessness they turn aside.
The judgment of people has come near, while they are turning away unaware.
The time of giving up their account draweth nigh unto the people of Mecca; while they are sunk in negligence, turning aside from the consideration thereof.
Say, "Each one has to wait, so wait you also! But in the end you shall know who it is that is on the straight and level path, and who it is that is guided right. "
Near to mankind has drawn their reckoning, and they, in (a state of) heedlessness, are veering away.
Their reckoning draweth nigh for mankind, while they turn away in heedlessness.
NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
CLOSER DRAWS unto men their reckoning: and yet they remain stubbornly heedless [of its approach].
˹The time of˺ people’s judgment has drawn near, yet they are heedlessly turning away.
The judgment of mankind has come near, while they are turning away unaware.
Fast approaching is the reckoning for the people, but they are oblivious, averse.
[The time of] their account has approached for the people, while they are in heedlessness turning away.
Drawn nigh to men has their reckoning, while they in heedlessness are turning away;
Closer draws to people the time of their reckoning, and yet they turn away stubbornly heedless of it.
Nearer and nearer comes to mankind the Accounting of their (actions); Yet they do not listen and they turn away with carelessness.
The reckoning of the people has drawn near to them, while they are in negligence, turning away (from its signs).
The judgment for the people has come near, while they are turning away unaware.