Hûd suresi

Hûd suresi, 41. ayet

Hûd suresi, 41. ayet. وَقَالَ ٱرْكَبُوا۟ فِيهَا بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ إِنَّ رَبِّى لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

veḳâle-rkebû fîhâ bismi-llâhi mecrâhâ vemürsâhâ. inne rabbî legafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

(Nuh), "Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 38–44 · surenin 41. ayeti / 123
  1. Hûd 38

    (Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

  2. Hûd 39

    Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

  3. Hûd 40

    Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nuh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki ailen ile iman edenleri ona yükle." Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

  4. 41

    (Nuh), "Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." dedi.

  5. Hûd 42

    Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkarcılarla birlikte olma" diye seslendi.

  6. Hûd 43

    O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nuh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, O'nun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

  7. Hûd 44

    "Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu" denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cudi'ye oturdu ve "Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!" denildi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. Nûh aleyhisselam Allah’ın kendisine gemiye yüklemesini emrettiği kimselere “dedi ki: Binin gemiye! Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır.” Yani bu gemi Allah’ın adı ile akıp gidecek, O’nun musahhar kılması ve emri ile de demir atacakır. “Şüphesiz Rabbim Ğafûrdur, Rahîmdir.” Çünkü günahlarımızı bağışlamış, bize rahmet buyurmuş ve bizi zalimler topluluğundan kurtarmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nuh -aleyhisselam- ehlinden ve kavminden iman edenlere şöyle dedi: Gemiye binin. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Rabbim,günahlarından tövbe eden kullarının günahlarını bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir. Müminleri helak olmaktan kurtarması da O'nun rahmetindendir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. ٱرْكَبُوا۟ rkebu haydi binin kök: ركب
  3. فِيهَا fiha ona
  4. بِسْمِ bismi adıyladır kök: سمو
  5. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  6. مَجْر۪ىٰهَا mecraha yüzmesi de kök: جري
  7. وَمُرْسَىٰهَآ ۚ ve mursaha ve durması da kök: رسو
  8. إِنَّ inne şüphesiz
  9. رَبِّى rabbi Rabbim kök: ربب
  10. لَغَفُورٌۭ legafurun bağışlayıcıdır kök: غفر
  11. رَّحِيمٌۭ rahimun rahmet edicidir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركب (15 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin,…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

  • Aynı kök: ركب (15 geçiş)

    Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…

  • Aynı kök: ركب (15 geçiş)

    O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Nuh) şöyle demişti: "Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi dipnot 1 de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayandır, çok merhametlidir."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [mecrâhâ] ifadesinde [imâle] denilen tecvit kuralı vardır. Buna göre [râ] harfi kalın ve [â] sesiyle uzatılarak okunması gerekmesine rağmen [e] şeklinde uzatılarak okunur. Kastedilen, geminin yavaşça hareket edişinin kelimenin seslendirilişinde de hissettirilmesidir.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda (Nuh) "Haydi, ona binin!" talimatını verdi; "yol alması da, demir atması da Allah'ın adıyla olsun: gerçek şu ki, benim Rabbim elbette tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır."

Muhammed Esed

Böylece (kendisini izleyenlere Nuh): "Haydi, binin artık," dedi, "yürümesi de, demir atması da Allah adıyla olan bu gemiye! Doğrusu, benim Rabbim gerçekten bağışlayıcıdır, esirgeyicidir!"

Ahmed Hulusi

Dedi ki: "Binin onun içine! Onun akıp gitmesi de durması da ismi Allah olan olaraktır! Muhakkak ki benim Rabbim, elbette Ğafur'dur, Rahıym'dir. "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ona binin. Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz, benim Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir."

Ali Özek ve heyeti

(Nuh) dedi ki: «Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.»

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ona binin! Akıp gitmesi de demir atması da Allah'ın İsmiyle olur. Kuşkusuz, benim Efendim, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

Bayraktar Bayraklı

Nuh,"Gemiye binin, onun yürümesi ve durması Allah'ın adıyladır; doğrusu, Rabbim bağışlayandır;merhamet edendir" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki: "Gemiye binin. Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır. Efendim çok Bağışlayandır, Rahimdir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki: 'Gemiye binin. Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır. Rabbim çok Bağışlayandır, Rahimdir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nuh: "Binin içine, yürümesi de durması da Allah' ın adıyladır. Şüphe yok ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

binin içine, Allahın ismile mecrasında da mürsasında da, hakıkat rabbım şüphesiz bir gafuri rahimdir

Erhan Aktaş

"Haydi, binin." dedi. "Onun gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Elbette Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Haydi, binin." dedi. Onun gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Elbette Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Haydi, binin." dedi. Onun gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Elbette Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ona binin. Onun yüzmesi de demir atması (durması) da Tanrı'nın adıyladır. Şüphesiz, benim rabbim bağışlayandır, esirgeyendir."

Hasan Basri Çantay

(Nuh) dedi ki: "Binin içerisine. Onun akması da, durması da Allahın adıyladır. Seksiz şübhesiz Rabbim çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir".

İbni Kesir

Nuh dedi ki: Ona binin, onun akıp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Rabbım muhakkak Gafur ve Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(25-49) Kesin olan şu ki , biz Nuh’u kavmine gönderdik, kesinlikle ben Allah ’tan başkasına ibadet etmemeniz konusunda size apaçık bir uyarıcıyım, muhakkak ki sizin için acı veren günün azabından korkuyorum. Kavminin kafirlerinin seçkinleri dediler ki , seni benzerimiz bir beşerden başka bir i olarak görmüyoruz ve basit görüşlü, en aşağılarımızdan gözükenlerden başka birilerinin de sana uyduğunu da görmüyoruz , sizin, bizden fazlaca bir artılarınızın olduğunu da görmüyoruz, bilakis sizin yalancı olduğunuzu sanıyoruz / zannediyoruz. Dedi ki Ey Kavmim; peki sizler şunu da gördünüz mü? eğer ben Rabbimden bir delil üzereysem / burhan üzereysem ve onun yanından da bana bir rahmet verilmişse , bu da sizden gizli tutulmuşsa, siz onu hor görürken / kerih görürken bize lazım mı ki onu size kabul ettirelim. (Siz bize lazım değilsiniz biz size lazımız) ve ey kavmim! sizden bir mal sual etmiyorum. Benim ücretim sadece Allaha aittir, iman edenleri kovacak değilim, m uhakkak ki onlar Rablerine kavuşacaklar ve fakat ben de sizi cahil bir kavim olarak görüyorum, ey kavmim! eğer ki kovarsam Allaha karşı bana kim yardım edebilir ki? O halde hiç düşünmez misiniz? Size Allah’ın hazineleri benim yanımda demiyorum, gaybı da bilemem, ben bi r meleğim de demiyorum, gözlerinizde zelil gördüklerinize Allah, asla hayır vermez de demiyorum , onların kendilerinde ne olduğunu en iyi Allah bilir , kesinlikle ben o vakit zalimlerden olurum. Dedi ki Ey Nuh, bizimle mücadele ettin / cedelleştin, cedelleşmeyi de çoğalttın, vaa t ettiğini, eğer sözüne bağlı isen, bize getir, eğer Allah, isterse onu size getirir, onu siz aciz bırakamazsınız dedi , eğer ki Allah azgınlaşmanızı murad ediyorsa, benim size nasihat murad edipte nasihat vermemin , size bir faydası olmaz , Rabbiniz O dur ve O na ger döneceksiniz. Ayrıca, onu iftara etti mi diyorlar? Deki eğer onu ben uydurmuşsam suçu banadır, işlediğiniz suçlardan ben uzağım / beriyim. Nuh’a vahyedildi ki, kavminden sana iman edenler dışında artık sana iman eden kesinlikle olmayacak. Onların yaptıkları nedeniyle tasalanma / beise düşme, v ahyimizle gözümüzün önünde gemiyi üret / imal et , zalimler hakkında da bizle muhatap olma, muhakkak onlar boğulacaklar . Gemiyi yapıyordu kavminin seçkinleri onun yanından her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı, eğer bizimle alay ederseniz biz de sizinle, sizin alay ettiğiniz gibi alay edeceğiz, İlerde, rezil edici azabın, daimî azabın kime geleceğini bileceksiniz. Hatta emrimiz geldiğinde, tandır kaynadığında her bir tür çiftten ikişerli ona taşı dedik, üzerinde sözümüz kayıtlı olanlar ve iman edenler hariç helak ettik, onunla beraber az miktar dışında inanan da olmadı , demir atıp durduğunda ve giderken de / mecra ederken de Allah ’ın ismiyle ona binin, Rabbim muhakkak bağışlayan ve rahimdir dedi, O, onlarla dağlar gibi dalgalar içinde akıyordu Nuh ayrı kenarda bir yerde olan oğluna seslendi ve ey oğlum bizimle beraber bin kafirlerle beraber olma dedi , beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım dedi , bugün rahmet ettiği hariç, Allah'ın emrinden korunma yok dedi ve dalga her ikisinin arasını ayırdı ve boğulanlardan oldu. Yere / arza suyunu emerek yut denildi, zalim kavme de uzak olsunlar denildi. Nuh Rabbine seslendi, oğlum ailemdendi ehlimdendir , senin verdiğin söz gerçektir, sen hakimlerin de en hakimisin dedi, ey Nuh muhakkak o senin ailenden değildi, kesinlikle onun salih olmayan ameli vardı, benden sende bilgisi / ilmi olmayan şeyi sual etme / isteme, kesinlikle ben sana cahillerden olmamanı öğüt veririm / vaaz ederim dedi. Rabbim, ilmi bende olmayan şeyi sana sual etmekten sana sığınırım, eğer ki beni bağışlamaz ve de esirgemezsen hasara uğrarım / hüsran olurum dedi. Ey Nuh bizden sana ve seninle beraber olan ümmetler için bir esenlik ve bereket ile in denildi. O ümmetleri geçindireceğiz sonra da onlara acıtıcı / elim bir azap onlara dokunacak / temas edecek. Bunlar gaybın haberleridir onu sana vahyediyoruz. Sen ve de kavmin bundan önce leri bunu biliyor değildin, sabret, sonuç / akıbet sakınanların / muttakilerindir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.

Süleyman Ateş

"Haydi, gemiye binin, dedi. Onun akıp gitmesi de durması da Allah'ın adıyledir. Rabbim, elbette bağışlayandır, esirgeyendir!"

Süleymaniye Vakfı

Nuh dedi ki: "Haydi binin. Geminin akıp gitmesi de demir atması da Bismillah ile dipnot 1 olacaktır. Şüphesiz benim Rabbim çok bağışlayan ve ikramı bol olandır dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Allah" ismi Rabbimizin özel ismidir. Bu nedenle "Allah" denince diğer bütün esma da akla gelir. Nuh'un gemisinin bir tufanda yol alacak olması; Allah'ın ilim, kudret, rahmet gibi daha pek çok özelliği sayesinde gerçekleşeceği için "Bismillah /Allah'ın adıyla" ifadesi "Allah'ın tüm isimleri /özellikleri sayesinde" anlamına da gelir. Ayrıca tefsirlerde, geminin "Bismillah" diyerek çalıştırıldığı ve yine aynı şekilde durdurulduğu da anlatılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh dedi ki "Haydi binin. Bunun akıp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Benim Rabbim çok bağışlar, ikramı da boldur."

Şaban Britch

"Ona binin, onun yürümesi ve durması Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim, çokça mağfiret edendir, çokça merhamet edendir" dedi.

Şaban Piriş

-Ona binin, Onun yürümesi ve durması Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim, bağışlayan ve merhamet edendir, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Nuh dedi: "Binin içine! Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah'ın adıyladır. Benim Rabbim elbette ki Gafur'dur, Rahim'dir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nuh said to those of his people whom he was about to carry: " Go on board ship and rest assured of Allah's mercy. In the Name of Allah shall be its free and secure floatation and when it comes to anchor; Allah, my Creator, is indeed Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful)".

Abdul Haleem

He said, ‘Board the Ark. In the name of God it shall sail and anchor. My God is most forgiving and merciful.’

Abdullah Yusuf Ali

So he said: "Embark ye on the Ark, In the name of Allah, whether it move or be at rest! For my Lord is, be sure, Oft-Forgiving, Most Merciful!"

Abul A'la Maududi

Noah said: ' Embark in it. In the name of Allah is its sailing and its anchorage. My Lord is Ever Forgiving, Most Merciful. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This humility shown by Prophet Noah (peace be upon him) that his delivery from the deluge was not due to his own plans, measures and efforts but to the mercy and compassion of his Lord, who is most Forgiving, is the true characteristic of a believer. The servant of God adopts all necessary measures as a man of the world does, but he does not put his trust in those measures alone. Along with these he puts his trust in his Lord for their success, because he knows well that no measure can be adopted without His sanction, nor can it be put into practice nor can it achieve the required object unless it is helped by the compassion and favor of Allah.

Aisha Bewley

He said, ‘Embark in it. In the name of Allah be its voyage and its landing! Truly my Lord is Ever-Forgiving, Most Merciful.’

Al-Hilali & Khan

And he [Nûh (Noah) عليه السلام] said: "Embark therein: in the Name of Allâh will be its (moving) course and its (resting) anchorage. Surely, my Lord is Oft-Forgiving, Most Merciful." (Tafsir At-Tabarî)

Ali Quli Qarai

He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor. Indeed my Lord is all-forgiving, all-merciful.’

Amatul Rahman Omar

And (Noah) said, `Embark in it. With the name of Allâh and His help be its course and its mooring. Surely, my Lord is indeed Great Protector, Ever Merciful.'

Arthur John Arberry

He said, 'Embark in it! In God's Name shall be its course and its berthing. Surely my Lord is All-forgiving, All-compassionate.'

Bijan Moeinian

Noah said: "Come on board; in the name of God it will sail and cast anchor. Indeed my Lord is Forgiving and Merciful."

E. Henry Palmer

And he said, 'Ride ye therein; in the name of God is its course, and its mooring. Verily, my Lord is forgiving and merciful.'

Edip-Layth

He said, "Climb inside, in the name of God shall be its sailing and its anchorage. My Lord is Forgiving, Compassionate."

George Sale

And Noah said, embark thereon, in the name of God; while it moveth forward, and while it standeth still; for my Lord is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Then when Our commandment came to pass, and the geysers gushed forth water, We said, "Load therein two of every kind, a pair (male and female), and your family, save him on whom the sentence has already been passed, and those who believe. " But there were but few who believed with him.

Mahmoud Ghali

And he said, "Embark therein! In the Name of Allah shall be its (running) course and its berthing (Literally: anchorage). Surely my Lord is indeed Ever-Forgiving, Ever-Merciful."

Marmaduke Pickthall

And he said: Embark therein! In the name of Allah be its course and its mooring. Lo! my Lord is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

And (Noah) said: "Embark. In the name of God be its course and mooring. My Lord is surely forgiving and kind."

Muhammad Asad

So he said [unto his followers]: "Embark in this [ship]! In the name of God be its run and its riding at anchor! Behold, my. Sustainer is indeed much-forgiving, a dispenser of grace!"

Mustafa Khattab

And he said, "Board it! In the Name of Allah it will sail and cast anchor. Surely my Lord is All-Forgiving, Most Merciful."

Progressive Muslims

He said: "Climb inside, in the name of God shall be its sailing and its anchorage. My Lord is Forgiving, Merciful."

Rashad Khalifa

He said, "Come on board. In the name of GOD shall be its sailing, and its mooring. My Lord is Forgiver, Most Merciful."

Sahih International

And [Noah] said, "Embark therein; in the name of Allah is its course and its anchorage. Indeed, my Lord is Forgiving and Merciful."

Sam Gerrans

And he said: “Embark therein! In the name of God be her passage and her anchorage. My Lord is forgiving and merciful.”

Shabbir Ahmed

Noah put his trust in Allah and told his people to embark, "Come on board, in the name of Allah will be its course and its resting. My Lord is the Provider of shelter, Merciful."

Syed Vickar Ahamed

And he said: "Climb in to the Ark, in the Name of Allah will be its moving (path) or (its place of ) rest! Surely, my Lord is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem)!"

Taqi Usmani

He (NūH) said, "Embark it. With the name of Allah it sails and anchors. Surely, my Lord is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And he said: "Ride in it, in the name of God shall be its running and its anchorage. My Lord is Forgiving, Merciful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩