Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 32. ayet

Enbiyâ suresi, 32. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلسَّمَآءَ سَقْفًا مَّحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ ءَايَٰتِهَا مُعْرِضُونَ

vece`alne-ssemâe saḳfem maḥfûżâ. vehüm `an âyâtihâ mü`riḍûn.

Diyanet İşleri

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 29–35 · surenin 32. ayeti / 112

Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3

  1. Enbiyâ 29

    İçlerinden her kim, "Allah'tan başka ben de şüphesiz bir ilahım" derse, böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.

  2. Enbiyâ 30

    İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı?

  3. Enbiyâ 31

    Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.

  4. 32

    Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.

  5. Enbiyâ 33

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.

  6. Enbiyâ 34

    Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedi mi kalacaklar?

  7. Enbiyâ 35

    Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 32–33. ayetler için yazılmıştır.

32-33. “Gökyüzünü de” sizin üzerinde yaşamakta olduğunuz arza düşüp çökmekten yana “korunmuş bir tavan yaptık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak ki Allah, göklerle yeri zeval bulmasınlar diye tutar.” (Fâtır, 35/41) Orası aynı şekilde şeytanların, kulak hırsızlığıyla birtakım şeyler dinlemesine karşı da korunmuştur. “Halbuki onlar gökteki âyetlerden yüz çevirmektedirler.” Onlardan yana gaflettedirler, oyalanmaktadırlar. Bu, gökte bulunan bütün ayetleri/delil ve ibretleri kapsamaktadır. Onlar, onun yüksekliği, genişliği, azameti, güzel rengi, hayret verici şekildeki sağlamlığı, bunun dışında orada görülen sabit yıldızlar, gezegenler, gece ile gündüzün ortaya çıkmasına sebep teşkil eden ve ışık saçan güneş ile ay, bunların kendi yörüngelerinde -gezegenler de dahil olmak üzere- sürekli yüzüp durmaları vb. gibi bütün âyetlerden gaflet içerisindedirler. Halbuki bunlar vasıtası ile kulların faydasına olan sıcak, soğuk ve mevsimler meydana gelmekte, onlar da ibadetlerinin ve muamelerinin vaktini hesap edebilmekte, geceleyin dinlenerek huzur ve sükun bulmakta, gündüzün de yeryüzüne yayılarak geçimlerini sağlamak için çalışıp çabalamaktadırlar. Bütün bu hususları aklı başında olan bir kimse iyice düşünür, bunlara dikkatle eğilecek olursa, hiçbir şüphe ve tereddüde yer kalmayacak şekilde Yüce Allah’ın, bunları belli bir süre ve gelmesi kaçınılmaz bir vadeye bağlı olarak var ettiğini kat’i olarak bilir. Bu süre gelinceye kadar kullar bunlardan maksat ve menfaatlerini elde eder, ihtiyaçlarını giderirler ve onlardan yararlanırlar. Daha sonra ise bütün bunların sonu gelecek ve hepsi yok olacaklardır. Bunları kim var etti ise O, onları yok edecektir. Onlara kim hareket verdi ise O, onları durduracaktır. Mükellefler bu yurdun dışında başka bir diyara geçecekler, orada amellerinin karşılığını tam ve eksiksiz olarak göreceklerdir. Böylelikle anlaşılmış olur ki bu dünya yurdu, ebedilik yurdunun tarlasıdır, öyle görülmelidir. Yine orası yolculuktaki bir konak yeri olup ebedi kalınacak bir yer değildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökyüzünü direksiz olarak yıkılmaktan korunmuş tavanlardan bir tavan kıldık. Ve (gökyüzünü) gizli bir şekilde dinlenilmesinden (Şeytanların gizlice dinlemelerini engellemek için) korunaklı kıldık. Müşrikler, -Güneş ve Ay gibi- gökyüzündeki ayetlerden ibret almadan yüz çeviriyorlar.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَا ve cealna ve yaptık kök: جعل
  2. ٱلسَّمَآءَ s-semae göğü kök: سمو
  3. سَقْفًۭا sekfen bir tavan kök: سقف
  4. مَّحْفُوظًۭا ۖ mehfuzen korunmuş kök: حفظ
  5. وَهُمْ vehum onlar hala
  6. عَنْ an -nden
  7. ءَايَـٰتِهَا ayatiha ayetleri- kök: ايي
  8. مُعْرِضُونَ mua'ridune yüz çevirmektedirler kök: عرض

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سقف (4 geçiş)

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark…

  • Aynı kök: سقف (4 geçiş)

    Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine…

  • Aynı kök: سقف (4 geçiş)

    (1-7) Tur'a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, "Beyt-i Ma'mur"a, yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz…

  • Aynı kök: حفظ (44 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet…

  • Aynı kök: حفظ (44 geçiş)

    Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

  • Aynı kök: حفظ (44 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler.

Mustafa İslamoğlu

Ve göğü güvenlikli bir kubbe olarak tepelerine diktik; ama onlar, bu tür göstergelerle işaret ettiğimiz (hakikatlere) sırt çeviriyorlar.

Muhammed Esed

ve göğü güvenli bir kubbe, bir çatı olarak yükselttik? Ve yine de onlar (yaratılışın) bu açık işaretlerine inatla sırt çeviriyor,

Ahmed Hulusi

Semayı da korunmuş bir tavan kıldık. . . Onlar onun işaretlerine aldırmıyorlar.

Ali Bulaç

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Gökyüzünü (karışıklıktan) korunan bir çatı yaptık. Böyle olduğu halde onlar, yine de onun delillerinden yüz çevirmektedirler.

Ali Rıza Safa

Gökyüzünü, korunmuş bir tavan yaptık. Oysa onlar, O'nun kanıtlarından yüz çeviriyorlar. dipnot 263

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 263
    İşte, bir bilgi ayeti: Işınım ve diğer evrensel ışınlarla birlikte sonsuz sayıdaki gökcisimleri de uzay boşluğundan dünyaya doğru sürekli olarak yağarlar. Yaklaşık sekiz yüz kilometre kalınlığındaki atmosfer katmanları, bu saldırılara karşı dünyayı korumaktadır.

Bayraktar Bayraklı

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Oysa onlar bundaki delilleri görmezlikten geliyorlar.

Edip Yüksel

Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Göğü, tüm uzay olarak değerlendirirsek milyarlarca yıldızdan oluşan galaksilerin, çekim ve merkezkaç güçleri arasında mükemmel bir uyum içinde birbirlerine çarpmaktan korunduğunu anlayabiliriz. Göğü dünya atmosferi olarak değerlendirirsek, atmosferin dünyamızı şeffaf bir battaniye gibi uzayın soğuğundan, güneşin zararlı ışınlarından ve gök taşlarından koruduğu gerçeği ile karşılaşırız. Dünyanın erimiş demirden oluşan merkezi dinamo gibi manyetik bir alan oluşturur ve dünyanın atmosferini tutar. * Bak 4:82.7

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise O'nun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Semayı da mahfuz bir sakıf yaptık, onlar ise onun ayetlerinden yüz çeviriyorlar

Erhan Aktaş

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gökyüzünün varlığından ibret almıyorlar, yaradılıştaki muhteşem yapıdan ki o yapı, gerçeği görenler için bir göstergedir, işarettir, kanıttır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gökyüzünün varlığından ibret almıyorlar, yaradılıştaki muhteşem yapıdan ki o yapı, gerçeği görenler için bir göstergedir, işarettir, kanıttır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayet-lerinden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gökyüzünün varlığından ibret almıyorlar, yaradılıştaki muhteşem yapıdan ki o yapı, gerçeği görenler için bir göstergedir, işarettir, kanıttır.

Gültekin Onan

Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.

Hasan Basri Çantay

Biz gök yüzünü de korunmuş bir tavan (gibi) yapdık. Onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviricidirler.

İbni Kesir

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan kıldık. Fakat onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

Mehmet Alagaş

(30-47) Kafirler, göklerle yer , birbirine yamalı halde / dikili halde iken onları ayırdığımızı /söktüğümüzü, her diri şeyi sudan yaptığımızı görmediler mi? hâlâ iman etmiyorlar mı? Arzda sarsılmasınlar diye sabiteler yaptık , yol olsun diye orada vadiler /geçitler yaptık , böylelikle belki yol bulurlar , semayı korunmuş bir çatı / dam / tavan yaptık , onlar da ayetlerimizden sırt çeviriyorlar! O ki geceyi gündüzü güneşi ve ayı yarattı , hepsi de bir yörüngede / felekte yüzüyor. Senden önce, hiçbir beşeri kalıcı yapmadık, şimdi sen eğer ölürsen, onlar kalıcı mı olacaklar? Her kişi / her nefis ölümü tadacaktır, sizi hayır ve şer fitneler ile / sınamalar ile imtihan edeceğiz (hayrı mı seçtiniz şerri mi seçtiniz gözükecek) ve bize döndürüleceksiniz. Kafirler seni gördükleri vakit sadece seninle alay ediyorlar, sizin ilahınızı hatırlatan işte bu mu? Diyorlar, Rahmanın zikrini inkâr edenler de onlardır. İnsanı acele üz ere yarattık, size ayetlerimi ilerde göstereceğim , acele etmeyiniz , diyorlar ki doğru sözlü isen bu vaadettiğin ne zaman? Kafirler, yü zlerinin ve arkalarının ateşle savamadıkları zamanı, yardımda edilmeyeceği zamanı bilselerdi, bilakis onlara aniden gelecek ve onları şaşırtacak, onu reddetmeye güçleri de yetmeyecek, bekletilmeyecekler de. Kesin olan şu ki senden önce de Resullerle alay edildi / dalga geçildi, onları alay ettikleri şey kuşattı / onlara hak oldu. Peki sizi gece ve gündüzde Rahman’dan kim koruyacak? Bilakis onlar Rablerinin zikrinden / kitabından sırt çevirenlerdir. Onlar için bizim dışımızda onlara mâni olacak ilahlar mı var? Onların kendilerine yardıma güçleri de yetmez, onlardan bir sahip çıkmada göremezler. Evet onları da babalarını da biz nemalandırdık / metalandırdık onlara ömür de uzadı, kesinlikle bizim arza müdahil olup etrafından kısalttığımızı görmüyorlar mı? Onlar mı yenecekler / galip gelecekler? Deki sizi vahiy vasıtasıyla uyarıyorum, uyarıldığı vakit, çağrıyı sağırlar işitmez, Rabbinin azabının hafif bir esinti, onlara dokunsa onlar diyecekler ki yazıklar olsun bize ki zalimlerden olduk. Kıyamet günü için teraziler / mizanlar kuracağız, Hiçbir ki şiye zulmedilmez, hardal tohumu ağırlığında dahi olsa biz onu getiririz, biz hesaba çeken olarak yeterliyiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çevirmektedirler.

Süleyman Ateş

Göğü, korunmuş bir tavan yaptık; onlarsa hala göğün, (Allah'ın) ayetlerinden yüz çevirmektedirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün göstergelerinden (ayetlerinden) yüz çeviriyorlar.

Şaban Britch

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

Şaban Piriş

Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hala yüz çeviriyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We made the heavens with their spheres and regions which resemble a vast vault or canopy overarching and protecting the earth*, being itself protected, maintained, safeguarded and well preserved. Yet they are oblivious of their marvels –stability, regularity, precision, immensity, and what it confers of protection- and fail to ascribe them to their maker Who is Allah,

Abdul Haleem

and We made the sky a well-secured canopy- yet from its wonders they turn away.

Abdullah Yusuf Ali

And We have made the heavens as a canopy well guarded: yet do they turn away from the Signs which these things (point to)!

Aisha Bewley

We made the sky a preserved and protected roof yet still they turn away from Our Signs.

Al-Hilali & Khan

And We have made the heaven a roof, safe and well guarded. Yet they turn away from its signs (i.e. sun, moon, winds, clouds, etc.).

Ali Quli Qarai

We made the sky a preserved roof and yet they are disregardful of its signs.

Amatul Rahman Omar

And We have made the heaven a roof, well protected, still they turn away paying no heed to its (heavenly) signs.

Arthur John Arberry

and We set up the heaven as a roof well-protected; yet still from Our signs they are turning away.

Bijan Moeinian

Do they not see that I have established a ceiling on top of the earth (referred to as ozone layer these days;) to keep the earth safe and well guarded (from life killing rays of sun?) Yet they turn their back to such signs (which testifies for the existence and the greatness of the Creator. )

E. Henry Palmer

and we made the heaven a guarded roof; yet from our signs they turn aside!

Edip-Layth

We made the sky a protective ceiling. Yet they are turning away from Our signs!

George Sale

And We made the heaven a roof well supported. Yet they turn aside from the signs thereof, not considering that they are the workmanship of God.

Hamid S. Aziz

And We placed on the earth firm mountains lest it should move with them, and He made therein open roads for paths, per chance (or possibly) they may be guided.

Mahmoud Ghali

And We have made the heaven as a roof well-preserved, and (yet still) from its signs they are veering away.

Marmaduke Pickthall

And we have made the sky a roof withheld (from them). Yet they turn away from its portents.

Mohamed Ahmed - Samira

And We made the sky a well-protected roof. Still they turn away from His signs!

Muhammad Asad

and [that] We have set up the sky as a canopy well-secured? And yet, they stubbornly turn away from [all] the signs of this [creation],

Mustafa Khattab

And We have made the sky a well-protected canopy, still they turn away from its signs.[1]

Progressive Muslims

And We made the sky a protective ceiling. And yet they are turning away from Our signs!

Rashad Khalifa

And we rendered the sky a guarded ceiling. Yet, they are totally oblivious to all the portents therein.

Sahih International

And We made the sky a protected ceiling, but they, from its signs, are turning away.

Sam Gerrans

And We made the sky a roof protected; but they, from its proofs, are turning away.

Shabbir Ahmed

And We have rendered the sky a canopy well guarded. (The atmosphere in the Height keeps in safe balance the gases and temperature, and protects you from the incoming meteorites). Yet they turn away from the signs that these things point to!

Syed Vickar Ahamed

And We have made heavens as (a proof) safe and well-guarded canopy. Still do they turn away from the Signs which these things (point to)?

Taqi Usmani

We made the sky a protected roof; and they are averse to its signs.

The Monotheist Group

AndWe made the sky a protective ceiling; and yet, from its signs they are turning away!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩