En'âm suresi · 146–150. ayetler

Yahudilere haram kılınanlar; kaderi bahane etmek

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. En'âm suresi, 146. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 146. ayet. وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِى ظُفُرٍ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ وَٱلْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَآ إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَآ أَوِ ٱلْحَوَايَآ أَوْ مَا ٱخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ذَٰلِكَ جَزَيْنَٰهُم بِبَغْيِهِمْ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

    Diyanet İşleri

    Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.

    Mehmet Okuyan

    Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Sırtlarının veya bağırsaklarının taşıdığı ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara (haram kılmıştık). Bu (durum), haksızlıkları yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. dipnot 1 Şüphesiz ki biz elbette doğru söyleyenleriz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah ayetin sonunda yahudilere yönelik ve özel olan bu haramların gerekçesini ifade etmekte ve bunun onların azgınlıklarının karşılığı olduğunu belirtmektedir. Benzer bir ifade Sebe'lilerin cezalandırılmasıyla ilgili olarak Sebe' 34:17'de de geçmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yahudileşenlere tırnaklı her tür hayvanı haram kıldık; ve onlara ineğin ve koyunun sırt, bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını da haram kıldık: Onları, değer yıkıcılıkları yüzünden işte bu şekilde cezalandırdık: çünkü Biz, kesinlikle sözümüze sahibiz.

    Muhammed Esed

    Biz (yalnızca) yahudi itikadını benimseyenlere bütün tırnaklı hayvanları yasakladık; ve onlara koyun ve ineğin iç yağlarını da yasakladık, (hayvanların) sırt tarafındaki veya bağırsaklarındaki yağlar ile kemiğin içindekiler hariç: böylece işledikleri zulümler yüzünden onları cezalandırdık; zira, unutmayın, Biz sözümüzde dururuz!

    Ahmed Hulusi

    Yahudi olanlara bütün tırnaklıları (her tırnak sahibini) haram kıldık. . . Onlara sığır ve koyunun iç yağlarını da haram kıldık. . . Ancak o ikisinin (sığır ve koyunun) sırtlarının ve bağırsaklarının taşıdığı ya da kemiğe karışan müstesna. . . Haddi aşmaları yüzünden onları cezalandırdık. . . Biz elbette sadıklarız.

    Ali Bulaç

    Yahudi olanlara her tırnaklı (hayvanı) haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında iç yağlarını da onlara haram kıldık. 'Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları' nedeniyle onları böyle cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru olanlarız.

    Ali Özek ve heyeti

    Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezâdır. Biz elbette doğru söyleyeniz.

    Ali Rıza Safa

    Yahudilere, tüm tırnaklı hayvanları yasaklamıştık. Sığırların ve koyunların yağlarını da sırtlarında ve bağırsaklarında bulunan ve kemiklerine karışanlar dışında yasaklamıştık. Azgınlık yaptıkları için, onları, işte böyle cezalandırdık. Kuşkusuz, Biz, doğruyu söyleriz. dipnot 117

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 117
      Yahudilere yasaklanan tırnaklı hayvanlar, Tevrat,
      Levililer 11:3-8 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:3

      Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Çatal tırnaklı olup geviş getiren hayvanlardan, şunları yemeyeceksiniz: Deve ve tavşan geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir; sizin için kirli sayılır. Domuz, çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez; sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız."

    Bayraktar Bayraklı

    Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında veya bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. Biz elbette doğruyu söyleriz.

    Edip Yüksel

    Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları, veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik. Bir de bunlara sığır ve koyunun, sırtlarında, barsakları üzerinde veya kemiklere yapışık kuyruk kısmının dışındaki yağlarını da haram ettik. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza yaptık. Şüphesiz Biz, her hususta doğru söyleriz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yehudilere her tırnaklıyı haram kıldık, bir de bunlara sığır ve en'amdan sırtlarında olan veya bağırsakları üzerinde bulunan veya kemikle ıhtilat eden kuyruk kısmından maada yağlarını dahi haram kıldık fakat bunu onlara bağıyleri yüzünden bir ceza yaptık, şüphesiz biz her hususta sadıkız.

    Erhan Aktaş

    Yahudilere bütün tırnaklı dipnot 1 hayvanları haram ettik; onlara, sığır ve koyunun iç yağlarını da haram ettik. Sırtlarında taşıdıkları, bağırsaklarına ve kemiklerine karışan yağlar hariç. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Tırnaklı" ile kast edilen şey "tek tırnaklı" olan hayvanlardır. Yoksa çift tırnaklı denirdi. Zira ayetin devamında sığır ve koyunun sadece yağları haram kılındı denmektedir ve bu da tırnaklıların tamamının olmadığını göstermektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yahudilere bütün tırnaklı dipnot 1 hayvanları haram ettik; onlara, sığır ve koyunun iç yağlarını da haram ettik. Sırtlarında taşıdıkları, bağırsaklarına ve kemiklerine karışan yağlar hariç. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Tırnaklı" ile kast edilen şey "tek tırnaklı" olan havanlardır. Yoksa çift tırnaklı denirdi. Zira ayetin devamında sığır ve koyunun sadece yağları haram kılındı denmektedir ve bu da tırnaklıların tamamının olmadığını göstermektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yahudilere bütün tırnaklıları haram ettik. Sırtlarında, bağırsaklarında taşıdıkları ve kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun iç yağını da haram kıldık. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.

    Gültekin Onan

    Yahudi olanlara her tırnaklı (hayvanı) haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında iç yağlarını da onlara haram kıldık. 'Azgınlık ve hakka tecavüde bulunmaları' nedeniyle onları böyle cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru olanlarız.

    Hasan Basri Çantay

    Biz, Yahudilere bütün tırnaklı (hayvan) ları haram etdik. Sığır ve koyunun iç yağlarını da üzerlerine haram kıldık. Bunların sırtlarına veya barsaklarına yapışan, yahud kemiğe karışan (yağlar bu hükümden) müstesnadır. Bu (fahrimi) onlara, zulümlerinden dolayı, ceza olarak yapdık. Biz elbette doğrucularız.

    İbni Kesir

    Yahudi olanlara da bütün tırnaklıları haram kıldık. Sığır ve koyunun iç yağlarını da üzerlerine haram kıldık. Bunlardan sırtlarına ve bağırsaklarına yapışan ve kemiğe karışan müstesnadır. Biz, onları zulümlerinden dolayı cezaya çarptırdık. Biz, elbette sadıklarızdır.

    Mehmet Alagaş

    (132-146) Amellerin her birinin dereceleri vardır, Rabbin yaptıklarından gafil değildir / dikkatinden kaçmaz, Rabbin zengindir ve rahmet özelliği vardır , eğer isterse sizi götürür, istediğini de siz in ardınızdan sizin yerinizi alanlar y apar, tıpkı diğer kavimlerin soyundan sizi inşa ettiği gibi. Muhakkak ki size vaat edilenler gelecektir, sizler aciz bırakamazsınız, de ki ey kavmim mekanlarınızda ne yapacaksanız yapın, bende yapıyorum, ilerde kimin sonuç yurduna / akıbet yurduna sahip olacağını bileceksiniz, Muhakkak ki O zalimleri kurtuluşa erdirmez. Ziraat ettikleri ekin ve hayvanlardan Allah’a pay / nasip oluşturdular ve kuruntularına göre bu Allah’ın, bu da ortak koştuklarımızın dediler, ortak koştukları için ayırdıkları Allah’a ulaşmaz, Allah için ayırdıkları da ortak koştuklarına ulaşmaz , ne kötü hüküm veriyorlar. İşte böyle ortak koşanların çoğuna evlatlarını, ortak koştukları ilahlar için öldürmeyi, dinlerinin aleyhlerine bir din haline gelmesi ve mahvolmaları için süslü gösterdik , eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı, uydurdukları ile / iftira ettikleriyle onları baş başa bırak , d ediler ki bu hayvanlar ve ekinler kısıtlanmıştır / kısmen yasaklanmıştır, kuruntularına g öre bizim istediklerimizin dışındakiler yiyemezler , hayvanların sırtları da haramdır binilemez, hayvanların (boğazlarken) üzerlerine Allah’ın ismini de ona iftira ederek anmadılar, İftiralarından dolayı ileride cezalandırılacaklar, dediler ki bu hayvanların karınlarında olan erkeklerimize tahsislidir, eşlerimize haramdır, eğer ki ölürse onlar (her ikisi) , onda ortaktırlar. Bu nitelemeleri nedeniyle onları cezalandıracağız, muhakkak ki O hakimdir , alimdir. İlim dışı ve sefih bir şekilde / saçma bir şekilde , evlatlarını öldürenler kesinlikle hasara uğradılar. Allah’ın onları beslediği / rızıklandırdığı şeyleri Allaha iftira ederek yasak ettiler / haram ettiler, kesinlikle saptılar çıktılar onlar yolu bulabilenler olamadılar. O ki sizlere çardaklı ve çardaksız, hurmalı muhtelif bitki cennetleri inşa edendir, onları yiyin, zeytinler, narlar, benzeşen ya da benzeşmeyen meyvelerinden yiyin, olgunlaştığında onun hasat günü payını da verin, israf etmeyin muhakkak ki O gereksiz ve aşırı harcayanları / savuranları / müsrifleri sevmez. Hayvanlarda yük taşıma ve sergi / yaygı / döşek malzemesi vardır, Allah’ın sizi beslediklerinden / rızıklandırdıklarından yiyin, şeytanın adımlarına uymayın muhakkak ki o size apaçık düşmandır. Sekiz çift; ikisi koyundan ikisi keçiden, deki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) eğer doğru iseniz bir ilme dayanarak bana bildirin. İkisi deveden ikisi sığırdan, de ki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) ya da Allah’ın bunu vasiyet ettiği zaman sizler şahitler miydiniz? İnsanları ilim dışı bir şekilde yoldan çıkarmak için Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir, Allah ise zalimleri kesinlikle yola iletmez. De ki bana vahyedilenler de yiyenin yemesi haram edilmiş herhangi bir şey bulamıyorum, sadece ölü ise akmış kan ise veya domuz eti ise ki o pisliktir veya Allah dışında birine helal kılınmış olanın / fısk olanın dışında böyle bir haram kılınmıştır, kim mecbur kalırsa da aşırı gitmeden haddi / ölçüyü aşmadan bunları dahi yiyebilir , Rabbin kesinlikle bağışlayandır ve esirgeyendir , (Allah’ın öldürdüğü murdarı / leşi niye yemiyoruz ki oysaki kendi öldürdüğümüzü yiyoruz diyorlardı. Allah zorunda kalırsan leşi de yiyebilirsin dedi meselenin Allah’a itaat meselesi olduğu, böylece ifade edildi. ) Yahudilere tırnaklı hayvanları haram ettik, sığır ve koyunun arkalarında taşıdıkları bağırsaklarındaki ve kemiklerine karışanlar hariç tüm iç yağlarını da haram ettik. Bu da azmaları nedeniyle onları cezalandırmamız idi, biz kesinlikle sözümüze bağlıyız / sadığız. (Nisa suresinde geçen azmaları)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yahudilere de bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında veya bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışanlar dışında sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Böylece, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Şüphe yok ki biz doğru söyleyenleriz.

    Süleyman Ateş

    yahudilere bütün tırnaklı(hayvan)ları haram ettik. Sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram kıldık, yalnız (hayvanların) sırtlarının, yahut bağırsaklarının taşıdığı, ya da kemiğe karışan yağlarını haram etmedik. Aşırılıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.

    Süleymaniye Vakfı

    Yahudilere (sığır ve davar hariç) tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık dipnot 1 . Sığır ve davarların da sırtlarına ve bağırsaklarına yapışık olanlar ile kemiklerine karışanlar hariç iç yağlarını haram kıldık dipnot 2 . Bu, (batıl yolla) üstünlük kurma çabalarına karşılık onlara verdiğimiz cezadır dipnot 3 . Biz elbette doğruyu söyleriz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yahudiler, karada yaşayan hayvanlardan sadece çatal ve yarık tırnaklı olup geviş getirenleri yiyebilirler. [
      Levililer, 11:1 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:1

      RAB Musayla Haruna şöyle dedi:

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      –3;
      Tesniye, 14:6 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 14:6

      Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren her hayvanın etini yiyebilirsiniz.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      .] Bu kurala göre sığır, koyun, keçi, geyik, ceylan, karaca, yaban keçisi, gazal, ahu, dağ koyunu gibi hayvanları yemek helal [
      Tesniye, 14:4 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 14:4

      Şu hayvanların etini yiyebilirsiniz: Sığır, koyun, keçi,

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      –5.], geviş getirmelerine rağmen çatal tırnaklı olmayan deve, yaban faresi ve tavşan ile çatal tırnaklı olmasına rağmen geviş getirmeyen domuz haramdır. [
      Levililer, 11:4 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:4

      Ancak geviş getiren ve çatal tırnaklı olan hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır: Deve geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      –8;
      Tesniye, 14:7 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 14:7

      Ancak geviş getiren, çatal ve yarık tırnaklı hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır: Deve, tavşan, kaya tavşanı. Bunlar geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      –8.] Yine karada yaşayan gelincik, fare, kara kurbağası türleri (keler ve kaplumbağa), kirpi, bukalemun, bütün kertenkele türleri, salyangoz ve köstebek gibi küçük canlılar da yasaklanmıştır. [
      Levililer, 11:29 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:29

      “ ‹Küçük kara hayvanları içinde sizin için kirli sayılanlar şunlardır: Gelincik, fare, bütün kertenkele türleri -geko, varan, duvar kertenkelesi, düz keler- bukalemun.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      –31]
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette "bakar (بقر)" yani sığır cinsi hayvanlarla "ğanem (غنم)" yani koyun-keçi cinsi hayvanların iç yağlarının da haram kılındığının belirtilmesi, buna mukabil deveden hiç bahsedilmemesi, devenin Yahudilere mutlak manada haram kılındığının delilidir. Yukarıda 143 ve 144. ayetlerde dişili erkekli koyun, keçi, sığır ve deve cinsi hayvanlar - ki bunlara en'am denir- zikredilip bu ayette (146. ayet) üçünden bahsedilip sadece deveden bahsedilmemesi, devenin bir bütün olarak haram kılındığını işaret eder. Bu ayet, Tevrat'ta geçen, Yahudilere özel yasağın Kur'an ile tasdik edildiğini göstermektedir.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yahudilere tek tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık dipnot 1 . Sığır ve koyunların sırtlarına ve bağırsaklarına yapışık olanlarla kemiklerine karışanlar dışında kalan iç yağlarını da haram kıldık. Bu, azgınlıklarına karşılık onlara verdiğimiz cezadır. Biz doğruyu söyleriz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yahudiler, karada yaşayan hayvanlardan sadece çatal ve yarık tırnaklı olup geviş getirenleri yiyebilirler.
    2. metne dön, dipnot 2
      [
      Levililer, 11:1–3 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:1

      RAB Musayla Haruna şöyle dedi:

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ;
      Tesniye, 14:6 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 14:6

      Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren her hayvanın etini yiyebilirsiniz.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      .] Bu kurala göre sığır, koyun, keçi, geyik, ceylan, karaca, yaban keçisi, gazal, ahu, dağ koyunu gibi hayvanları yemek helal
    3. metne dön, dipnot 3
      [
      Tesniye, 14:4–5 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 14:4

      Şu hayvanların etini yiyebilirsiniz: Sığır, koyun, keçi,

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      .], geviş getirmelerine rağmen çatal tırnaklı olmayan deve, yaban faresi ve tavşan ile çatal tırnaklı olmasına rağmen geviş getirmeyen domuz haramdır.
    4. metne dön, dipnot 4
      [
      Levililer, 11:4–8 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:4

      Ancak geviş getiren ve çatal tırnaklı olan hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır: Deve geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ;
      Tesniye, 14:7–8 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 14:7

      Ancak geviş getiren, çatal ve yarık tırnaklı hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır: Deve, tavşan, kaya tavşanı. Bunlar geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      .] Yine karada yaşayan gelincik, fare, kara kurbağası türleri (keler ve kaplumbağa), kirpi, bukalemun, bütün kertenkele türleri, salyangoz ve köstebek gibi küçük canlılar da yasaklanmıştır.
    5. metne dön, dipnot 5
      [
      Levililer, 11:29–31 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 11:29

      “ ‹Küçük kara hayvanları içinde sizin için kirli sayılanlar şunlardır: Gelincik, fare, bütün kertenkele türleri -geko, varan, duvar kertenkelesi, düz keler- bukalemun.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ]...

    Şaban Britch

    Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık; sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Yalnız sırtlarında veya bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışanlar bundan müstesnadır. Böylece, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Şüphe yok ki biz elbette sâdıklarız.

    Şaban Piriş

    Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık; sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Yalnız sırtlarında veya bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışanlar bundan müstesnadır. Böylece, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz, elbette doğru olanlarız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Onlara ayrıca sığır ve koyunun yağlarını da haram kıldık. Sığır ve koyunun sırtlarının ve bağırsaklarının taşıdığı yağlarla, kemiklerle karışan yağlar bunun dışındadır. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza olarak yaptık. Biz elbette sözünde duranlarız.

  2. En'âm suresi, 147. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 147. ayet. فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَٰسِعَةٍ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُۥ عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    Diyanet İşleri

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."

    Mehmet Okuyan

    Seni yalanlarsa (onlara) de ki: "Rabbiniz geniş merhamet sahibidir. dipnot 1 O'nun azabı, suçlular topluluğundan geri döndürülemez."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle En‘âm 6:12, 54 ve A‘râf 7:156 ile birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve onlar seni yalancılıkla itham ederlerse de ki: Rabbiniz sınırsız merhamet sahibidir; ama günaha gömülüp gitmiş insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.

    Muhammed Esed

    Ve eğer senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: "Rabbinizin rahmeti sonsuzdur; ama günaha batmış insanları cezalandırması da kaçınılmazdır".

    Ahmed Hulusi

    (Rasulüm) eğer seni yalanladılar ise de ki: "Rabbiniz, Vasi' rahmet sahibidir. . . O'nun azabı suçlu toplumdan geri çevrilmez. "

    Ali Bulaç

    Şayet seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. O'nun şiddetli çarpması, suçlu günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez."

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer seni yalanlarlarsa de ki: Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. Bununla beraber O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz.

    Ali Rıza Safa

    Seni yalanlarlarsa, şunu söyle: "Efendiniz, rahmeti geniş olandır. Cezası ise suçlu bir toplumdan çevrilmez!"

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. Bununla beraber, O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz."

    Edip Yüksel

    Seni yalanlarlarsa: "Efendiniz geniş rahmet sahibidir ve O'nun cezası suçlu toplumlardan geri çevrilemez" de.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Seni yalanlarlarsa: 'Rabbiniz geniş rahmet sahibidir ve O'nun cezası suçlu toplumlardan geri çevrilemez,' de.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer seni yalanlamaya yeltenirlerse, de ki: "Rabbiniz bitmez tükenmez bir rahmet sahibidir, fakat O'nun kahrı günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bunun üzerine seni tekzibe yeltenirlerse, de ki rabbınız bitmez tükenmez bir rahmet sahibi, fakat mücrimler güruhundan be'si de reddedilemez

    Erhan Aktaş

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı mücrim dipnot 1 halktan geri çevrilemez."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı mücrim dipnot 1 halktan geri çevrilemez."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Suçlu" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "Kafir, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı suçlu halktan geri çevrilemez."

    Gültekin Onan

    Şayet seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. O'nun şiddetli çarpması, suçlu-günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez."

    Hasan Basri Çantay

    Eğer (bunun üzerine) seni tekzib ederlerse de ki: "Rabbiniz geniş bir rahmet saahibidir. Onun satvet (-ü kudret) i ise günahkarlar güruhundan (uzaklaşdırılıb) döndürülemez".

    İbni Kesir

    Seni yalanlarlarsa; de ki: Rabbımız geniş rahmet sahibidir. O'nun gücü günahkarlar güruhundan döndürülemez.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: “Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. O’nun azabı günahkârlar topluluğundan geri çevirilemez.”

    Süleyman Ateş

    Eğer seni yalanladılarsa, de ki: "Rabbiniz bol rahmet sahibidir. Fakat O'nun azabı da suçlu toplumdan geri çevrilmez (gazabı suçluların üzerine bir indi mi, onu kimse geri çeviremez)."

    Süleymaniye Vakfı

    Seni yalanlarlarsa de ki: "Rabbiniz geniş ikram sahibidir. Ama onun, suçlular topluluğuna olan baskısı engellenemez dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu baskı, onların düşünüp yola gelmelerine yardımcı olmak içindir. (En'am 6/43, 125-126)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana yalancı derlerse de ki "Rabbiniz geniş ikram sahibidir. Ama O'nun cezası, suçlular topluluğundan engellenemez."

    Şaban Britch

    Seni yalanlarlarsa: "Rabbiniz, geniş rahmet sahibidir; O’nun azabı ise günahkâr toplumdan geri çevrilemez" de!

    Şaban Piriş

    Seni yalanlarlarsa: -Rabbiniz, geniş rahmet sahibidir; O'nun azabı ise günahkar toplumdan geri çevrilemez, de!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık seni yalanlarlarsa şunu söyle: "Rabbiniz çok geniş bir rahmetin sahibidir. Ancak, O'nun azabı günaha batmışlar topluluğundan uzak tutulamaz."

  3. En'âm suresi, 148. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 148. ayet. سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكْنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ حَتَّىٰ ذَاقُوا۟ بَأْسَنَا قُلْ هَلْ عِندَكُم مِّنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَآ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَخْرُصُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

    Mehmet Okuyan

    Müşrikler şöyle diyecekler: "Allah dileseydi biz de ortak koşmazdık; atalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." dipnot 1 Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanlamış ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? dipnot 2 Doğrusu siz zandan başka bir şeyin peşine düşmüyor ve sadece yalan söylüyorsunuz." dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj İbrâhîm 14:21 ve Nahl 16:35. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah Mekkeli müşriklerin ilerleyen dönemde tam da kaderciliği, alın yazıcılığı benimseyen bir anlayışla ve suçu Allah'a atarak O'nun dilemesi durumunda kendilerinin de geçmiş atalarının da şirk koşmayıp, hiçbir şeyi de haram kılmamış olacaklarını dile getireceklerini haber vermektedir. En‘âm 6:35. ayetinde de belirtildiği gibi, dilemesi durumunda Yüce Allah'ın herkesi hidayete erdirebileceği ifade edilmektedir; ancak bu durumda hayatın da imtihanın da hiçbir anlamı kalmayacaktır. Yüce Allah böyle bir şey dilemediğine göre, insanların şirk koşmasını da elbette dilemiş değildi. Müşriklerin bu konudaki sözleri her haliyle yalan ve iftiradan ibarettir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümlede delilsiz konuşmamak gerektiğine dikkat çekilmektedir. Din adına konuşulurken vahiyden destek almadan konuşmamak gerektiği apaçık bir gerçekliktir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:116; Yûnus 10:36, 66; Câsiye 45:24; Necm 53:28.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'a ortak koşanlar derler ki: "Eğer Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız şirk koşmazdık; dahası (O'nun helallerinden) hiçbir şeyi haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de hakikati işte bu mantıkla yalanladılar; ta ki azabımızı tadıncaya kadar... De ki: "Elinizde bize sunabileceğiniz güvenilir bilgiye dayalı herhangi bir belge var mı?" Siz yalnızca hurafenin peşinden gidiyorsunuz ve sadece kitle psikolojisiyle hareket ediyorsunuz.

    Muhammed Esed

    Allahtan başka şeylere ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlar, "Eğer Allah dileseydi Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık; atalarımız da (öyle yapmazdı); ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık" derler. Onlardan öce yaşamış olanlar da böyle yaparak hakikati yalanladılar, ta ki azabımızı tadıncaya kadar! De ki: "Bize sunabileceğiniz (kesin) herhangi bir bilgiye sahip misiniz? Siz sadece (başka insanların) zanlarına uyuyorsunuz ve kendiniz tahminde bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz."

    Ahmed Hulusi

    Şirk koşanlar: "Eğer Allah dileseydi, biz de babalarımız da şirk koşmazdık. . . Hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. . . Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar işte böyle yalanladılar. De ki: "İndinizde bize açıklayacağınız bir ilim var mı? Siz ancak zanna tabi oluyorsunuz. . . Siz ancak tahmin üzere konuşup saçmalıyorsunuz. "

    Ali Bulaç

    Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz."

    Ali Özek ve heyeti

    Putperestler diyecekler ki: «Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.» Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.

    Ali Rıza Safa

    Ortaklar koşanlar, şöyle diyecekler: "Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız, ortaklar koşmaz ve hiçbir şeyi yasaklamazdık!" Onlardan öncekiler de cezamızı tadıncaya değin böyle yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda bir bilgi mi var; haydi, onu çıkarın? Yalnızca yakıştırıyorsunuz ve yalnızca saçmalıyorsunuz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Müşrikler diyecekler ki: "Allah isteseydi, ne biz ne de babalarımız ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

    Edip Yüksel

    Ortak koşanlar, "ALLAH dilemeseydi, ne biz, ne atalarımız ortak koşmaz ve hiçbir şeyi de haram etmezdik" diyeceklerdir. Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar aynı şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda bize göstereceğiniz herhangi bir bilgi var mı? Siz ancak kuşkulu ve çelişkili rivayetlere (zanna) uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Hadis ve Sünnet kitaplarını Tanrı'nın kelamına ortak koşanlar Tanrı'dan başka hüküm kaynakları oluşturarak, Tanrı'nın haram etmediği Birçok hayvansal gıdayı yasaklamışlardır. Kendilerinden önceki müşrikler gibi bu iddialarını Tanrı'ya mal etmektedirler. Kuran'da çizilen müşrik/putperest portresi evrensel bir portredir. * Bak: 6:22-24; 16:35; 10:59, 60.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ortak koşanlar, 'ALLAH dilemeseydi, ne biz, ne atalarımız ortak koşmaz ve hiç bir şeyi de haram etmezdik,' diyeceklerdir. Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar aynı şekilde yalanlamışlardı. De ki: 'Yanınızda bize göstereceğiniz her hangi bir bilgi var mı? Siz ancak zanna (şüpheli ve çelişkili rivayetlere) uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız O'na ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Bunlardan öncekiler de Bizim azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanlamışlardı. Onlara de ki: "İlim denilecek birşeyiniz var mı ki, bize çıkarasınız? Siz sadece bir zannın ardından gidiyorsunuz ve siz yalnızca atıp tutuyorsunuz."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Müşrik olanlar diyecekler ki: Allah dilese idi ne biz müşrik olurduk ne atalarımız, ne de bir şey haram kılabilirdik, bunlardan evvelkiler de böyle tekzib etmişlerdi, nihayet azabımızı tattılar, hiç de, ilim denecek bir şey'iniz varmı ki bize çıkarasınız? Siz sırf bir zann ardından gidiyorsunuz ve siz ancak atıyorsunuz

    Erhan Aktaş

    Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de Müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: "Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: "Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz.

    Gültekin Onan

    Şirk koşanlar diyecekler ki: "Tanrı dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var'? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak 'zan ve tahminle yalan' söylersiniz."

    Hasan Basri Çantay

    (Allaha) eş katanlar (sana) diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi ne biz, ne atalarımız (Allaha) eş koşmazdık. (Kendi kendimize) hiçbir şey'i haram da kılmazdık". Onlardan evvelkiler de (peygamberlerini) işte böyle tekzib etdiler de nihayet bizim azabımızı tatdılar. De ki: "Nezdinizde (kitab ve huccetden) herhangi bir ilim varsa hemen onu bize çıkarın. Siz (kuru) bir zandan başka (bir şey'e) uymuyorsunuz ve siz yalan söyleyenlerden gayri kimseler değilsiniz".

    İbni Kesir

    Şirk koşanlar diyecekler ki: Eğer Allah dileseydi; biz de, atalarımız da şirk koşmazdık. Hiçbir şeyi haram da kılmazdık. Onlardan öncekiler de, Bizim gücümüzü tadana kadar böyle dediler. De ki: Bize karşı yanınızda ortaya koyabileceğiniz bir bilgi var mı? Siz, ancak zanna uyuyorsunuz ve siz, sadece yalanlar atıyorsunuz.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Müşrikler: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız şirk koşardık ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. Bizim elem verici azabımızı tadana kadar onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. De ki: “Bize gösterebileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyor ve sadece uyduruyorsunuz."

    Süleyman Ateş

    (Allah'a) Ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah isteseydi ne biz ne de babalarımız ortak koşmazdık, hiçbir şeyi de haram yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de nihayet azabımızı tadmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıka(rıp gösterece)ğiniz bir bilgi (yazılı belge) var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz."

    Süleymaniye Vakfı

    Şirke düşenler /Allah'ı ikinci sıraya koyanlar diyecekler ki "Allah farklı bir tercihte bulunsaydı dipnot 1 biz de atalarımız da şirke düşmez, hiçbir şeyi de haram saymazdık dipnot 2 ." Onlardan öncekiler de bu şekilde yalana sarıldılar dipnot 3 ve sonunda baskınımızı tattılar. De ki "Yanınızda (bu tercihi Allah'ın yaptığına dair) bir bilgi mi var ki karşımıza çıkarabilesiniz. Siz sadece varsayımlarınızın peşinden gidiyorsunuz; siz sadece delilsiz konuşuyorsunuz."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae fiilinin, cümlenin akışından anlaşılan bir mefulü olur. Buradaki mef'ul "başka bir durumda olmamızı" şeklindedir. Meale 'farklı' kelimesini koymamız bu anlamı göstermek içindir.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu yalan, insanların iradeli varlıklar olmadığı, Allah neyi emrettiyse onu robot gibi yaptıkları yalanıdır. Bu tip insanlar, yaptıkları hataları Allah'a mal etmek için her şeyin ezelden yazılı olduğu, Allah'ın zaman ve mekana tabi olmadığı gibi bir takım iftiralar üreterek bambaşka bir din sistemi oluşturmaya çalışırlar. Bu iddiaların temelinde kendi kabahatini Allah'a yükleme amacı yatar. Oysa Kasas 28/68'e göre insanların ve meleklerin tercih hakkı vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Müşrikler diyeceklerdir ki "Allah (bizim mümin olmamızı) tercih etseydi ne biz şirke düşerdik ne atalarımız. Bir şeyi haram da kılmazdık dipnot 1 ." Onlardan öncekiler de bu yalana dipnot 2 sarıldılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki "Yanınızda bir bilgi var mı ki çıkarıp bize gösteresiniz. Siz sadece varsayımınızın peşine takılmışsınız; siz sadece atıyorsunuz."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. En'am 6/138-139. Lev şaellahu (لَوْ شَاء اللّهُ) ifadesinin başındaki lev (لَوْ), "ikincisi olmadığı için birincinin olamayacağını gösteren şart edatıdır." Bu, şart ve cezanın müsbet yani olumlu olduğu durumlardadır. Buradaki gibi ceza "مَا أَشْرَكْنَا = şirke düşmezdik" şeklinde menfi yani olumsuz ise o zaman lev (لَوْ), ikinci olduğu için birincinin olmadığını gösteren edat olur. Olumlu olan (لَوْ شَاء اللّهُ) ifadesine "Allah emretmeseydi" şeklinde olumsuz anlam vermemiz bundandır. Bu, müşriklerin huyudur; kendi günahlarının sorumluluğunu Allah'a atarak işin içinden sıyrılmaya çalışırlar. Bir ayet de şöyledir: "Bir edepsizlik yaptılar mı "atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir" derler. De ki "Allah edepsizlik istemez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?" (Araf 7/28) .
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu yalan, insanların iradeli varlıklar olmadığı, Allah neyi emrettiyse onu robot gibi yaptıkları yalanıdır. Bu tip insanlar, yaptıkları hataları Allah'a mal etmek için herşeyin ezelden yazılı olduğu, Allah'ın zaman ve mekana tabi olmadığı gibi bir takım iftiralar üreterek bambaşka bir din sistemi oluşturmaya çalışırlar. Kasas 28/68'e göre insanların ve meleklerin tercih hakkı vardır. Bu düşüncenin temelinde kendi kabahatini Allah'a yükleme amacı vardır.

    Şaban Britch

    Müşrikler: "Allah dileseydi babalarımız ve biz şirk koşmaz ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. Onlardan öncekiler de, bizim acı azabımızı tadana kadar yalanlamışlardı. De ki: Bize çıkarabileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.

    Şaban Piriş

    Müşrikler: -Allah dileseydi babalarımız ve biz şirk koşmaz ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık., diyecekler. Onlardan öncekiler de, bizim acı azabımızı tadana kadar yalanlamışlardı. De ki: -Bize çıkarabileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şirke batanlar şöyle diyecekler: "Allah dileseydi, ne biz şirke sapardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi haram da yapmazdık." Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar bu şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda, önümüze çıkaracağınız bir ilminiz var mı? Zandan başka bir şeye uymuyorsunuz. Sadece saçmalıyorsunuz siz."

  4. En'âm suresi, 149. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 149. ayet. قُلْ فَلِلَّهِ ٱلْحُجَّةُ ٱلْبَٰلِغَةُ فَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    De ki: "En üstün delil yalnızca Allah'ındır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi."

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "İyi bilin ki, yalnız Allah katındadır hakikaten en kesin delili; ve O dileseydi, hepinizi doğru yola yöneltirdi.

    Muhammed Esed

    De ki: "Öyleyse (bilin ki) yalnız Allah katındadır (her hakikatin) kesin delili; O dileseydi tümünüzü doğru yola yöneltirdi".

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Hüccetül'Baliğa (açık kesin delil) Allah'ındır". . . Eğer dileseydi, elbette hepinizi hidayete erdirirdi.

    Ali Bulaç

    De ki: "En 'üstün ve apaçık' delil Allah'ındır. Eğer O dileseydi elbette tümünüzü hidayete yöneltip iletirdi."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Kesin delil, ancak Allah’ındır. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "En üstün kanıt, Allah'a özgüdür. O dileseydi, kesinlikle, tümünüzü doğru yola eriştirirdi!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Kesin delil Allah'a aittir. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi."

    Edip Yüksel

    De ki: "En güçlü delil ALLAH'ındır. Dileseydi, elbette hepinizi doğruya ulaştırırdı." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Allah'ın delili, otuz beş ayet önce bildirildiği gibi tam detaylı olan kitabındadır. Saçma sapan hikayeler ve çelişkili haramlar ile dolu olan Hadis kitaplarında değil.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki: 'En güçlü delil ALLAH'ındır. Dileseydi, elbette hepinizi doğruya ulaştırırdı.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Kesin ve açık delil ancak Allah'ındır. O, dileseydi, sizi hep birden doğru yola iletirdi."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte, de, hucceti baliğa ancak Allahın; evet, o dilese idi sizi hep birden hidayete erdirirdi

    Erhan Aktaş

    De ki: "Üstün hüccet dipnot 1 Allah'ındır. Eğer Allah dileseydi dipnot 2 elbette hepinizi doğru yola iletirdi."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dayanak. Tutanak, kanıt, belge.
    2. metne dön, dipnot 2
      Siz, seçme hakkı ve özgür irade vermeyerek. Allah, insanın yaptığı seçime göre uygun olan karşılığı vererek, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Üstün hüccet dipnot 1 Allah'ındır. Eğer Allah dileseydi dipnot 2 elbette hepinizi doğru yola iletirdi."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dayanak. Tutanak, kanıt, belge.
    2. metne dön, dipnot 2
      Siz, seçme hakkı vermeyerek. Allah, insanın yaptığı seçime göre uygun olan karşılığı vererek, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir.

    Gültekin Onan

    De ki: "En 'üstün ve apaçık' delil Tanrı'ındır. Eğer O dileseydi elbette tümünüzü hidayete yöneltip iletirdi."

    Hasan Basri Çantay

    Söyle (onlara): "(Madem ki öyle bir ilminiz yokdur) o halde tam ve kamil hüccet Allahın (hücceti) dir. İşte eğer O, dileseydi topunuzu birden elbette hidayete kavuşdururdu".

    İbni Kesir

    De ki: Üstün ve mükemmel hüccet Allah'ındır. Eğer O, dileseydi hepinizi birden hidayete kavuştururdu.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "En kesin delil Allah’ındır. O, dileseydi elbette hepinize hidayet ederdi."

    Süleyman Ateş

    De ki: "Üstün delil, Allah'ındır. Allah dileseydi, elbette hepinizi doğru yola iletirdi."

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Kesin delil Allah'ın delilidir. Tercihi (size bırakmayıp) Allah yapsaydı dipnot 1 elbette hepinizi yola getirirdi."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da olmayan kader inancını İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak (şae = شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş, bu yanlış anlamı, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Yukarıdaki ayete de şu meali vermişlerdir: "De ki: Kesin delil ancak Allah'ındır. Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi" Bunu yapanlar Kur'an'ı, çelişkili bir kitap gibi göstermeyi de başarmışlardır. Ayette geçen (şae = شاء) fiili ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz En'am 6/35. ayetin dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Susturucu delil Allah'ınkidir: Eğer tercihi Allah yapsaydı elbette hepinizi yola getirirdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çünkü Allah emrini verdikten sonra bir şeyin olmaması mümkün değildir. İnsanların müslüman olmaları için emir çıksa o emir herkes için çıkardı. O zaman da imtihanın bir anlamı kalmazdı.

    Şaban Britch

    De ki: Kesin delil Allah’ındır. O, dileseydi hepinize hidayet ederdi.

    Şaban Piriş

    De ki: -Tam ve kamil delil Allah'ın delilidir. O, dileseydi hepinizi doğru yola çıkarırdı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    En mükemmel kanıt Allah'ındır. O dileseydi hepinizi toptan doğru yola iletirdi.

  5. En'âm suresi, 150. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 150. ayet. قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَا فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

    Diyanet İşleri

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Allah şunu yasakladı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!" Onlar (yalan yere) şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayan ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar, (başka varlıkları) Rablerine denk tutuyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Haydi, Allah'ın bütün bunları haram kıldığına tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım!" Eğer onlar yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların bu tanıklığını onaylama ve mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete inanmayacakların keyfi düşüncelerine uyma! Zira onlar, mevhum güçleri Rablerine denk tutuyorlar.

    Muhammed Esed

    De ki: "Allahın (bütün) bunları yasakladığına dair şahitlik yapacak şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar (çekinmeden yalan) şahitlik yaparlarsa sakın onların bu düzmece şahitliklerine katılmayın; ve mesajlarımızı yalanlayanların, öteki dünyaya inanmayanların ve başka güçleri Rablerine denk görenlerin hatalı görüşlerine uymayın!

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Hadi, Allah şunu haram etmiştir diye şahitlik eden şahitlerinizi getirin!". . . Eğer şahitlik ettiler ise, sen onlar ile beraber şahitlik etme. . . (Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanların ve geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenlerin boş hayallerine tabi olma! Onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar.

    Ali Bulaç

    De ki: "Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar, şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma . Onlar, Rablerine eş tutuyorlar .

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Allah'ın, bunları yasakladığına tanıklık edecek tanıklarınızı getirin!" Tanıklık ederlerse, onlarla birlikte tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve sonsuz yaşama inanmayanların isteklerine uyma. Onlar, Efendilerine, başkalarını ortaklar koşuyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getiriniz!" Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar Rabblerine eş tutuyorlar.

    Edip Yüksel

    De ki: "ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahireti onaylamayanların keyfine uyma. Onlar, Efendi'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı'nın haram etmediği midye, yengeç, ıstakoz gibi sayısız besin maddelerini haram eden mollalarla bu konuyu tartışırken beş ayet öncesinden okumaya başlayıp buraya kadar gelince durun ve ayetteki bu soruyu kendilerine yöneltin. Cevap olarak size Hadis kitaplarının veya mezhep alimlerinin isimlerini sayarlarsa kendilerini ayetin devamıyla mahkum edin. * Bak 9:31, 42:21

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki: 'ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin.' Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmıyanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Haydi, Allah'ın bunu haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!" Eğer gelir, şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların, o ahirete inanmayanların çarpık arzularına uyma! Nasıl uyarsın ki, onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haydin, de: Allah bunu haram etti diye şehadet edecek şahidlerinizi getirin, eğer gelir şehadet ederlerse sen onlarla beraber şehadet etme, ayetlerimizi tekzib edenlerin, o Ahırete inanmıyanların hevalarına tabi' olma, nasıl olursun ki bunlar rablarına başkasını denk tutuyorlar

    Erhan Aktaş

    De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş tutuyorlar.

    Gültekin Onan

    De ki: "Gerçekten Tanrı'nın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların hevalarına uyma; onlar [birtakım güçleri ve varlıkları] rablerine denk tutmaktadırlar.

    Hasan Basri Çantay

    "(Haydin), de, muhakkak Allah bunu haram etdi diye bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin". Eğer onlar (yalan yere) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber olub da (sözlerini) tasdıyk etme. Ayetlerimizi yalan sayanların, ahirete de inanmayanların heva (ve heves) ine uyma. Onlar (putlarını) Rableriyle bir sayarlar.

    İbni Kesir

    De ki: Muhakkak Allah, şunu haram kıldı diye, bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin. Eğer onlar şahidlik ederlerse; sende onlarla beraber olup tasdik etme. Onlar Rabblarına başkalarını denk tutuyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Haydi, Allah'ın bunları haram kıldığına dair şahitlik edecek şahitlerinizi getirin.” Şahitlik ederlerse sakın onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve başkalarını Rablerine denk tutanların heveslerine sakın uyma.

    Süleyman Ateş

    De ki: "Haydi Allah'ın bunu yasakladığına şahidlik edecek tanrılarınızı getirin." Eğer (onlar) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber şahidlik etme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. (Nasıl uyarsın ki) onlar, Rablerine eş tutmaktadırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Sizin haram kıldıklarınızı haram kılanın aslında Allah olduğuna dair şahitlerinizi getirin bakalım. Eğer şahitlik ederlerse onlarla birlikte bulunarak dipnot 1 sakın ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanların arzularına uyma. Çünkü Ahirete inanmayanlar, kendilerini Rablerine denk tutarlar dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çünkü yalan yere şahitlik ederler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kendini Rabbi (Sahibi) ile denk tutmak günahların en büyüğü yani şirktir. Bu kişiler kendi kurgularını veya kibirlerini Allah ile aralarına koyarlar. (Bkz: Furkan 25/43)

    Şaban Britch

    De ki: Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin. Şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rab’lerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.

    Şaban Piriş

    De ki: -Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin. (Yalan yere) şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rab'lerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.