En'âm suresi · 151–153. ayetler

Sayılan yasaklar ve dosdoğru yol

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. En'âm suresi, 151. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 151. ayet. قُلْ تَعَالَوْا۟ أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ أَلَّا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًٔا وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُم مِّنْ إِمْلَٰقٍ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça, Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Gelin Rabbinizin size neleri saygın kıldığını tilavet edeyim (okuyup aktarayım): O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın ve ana babaya iyilik (edin)! dipnot 1 Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; (çünkü) sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız. Çirkinliklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın! Allah'ın saygın kıldığı (öldürülmesini yasakladığı) canı haksız yere öldürmeyin! İşte bunlar (Allah'ın) size emrettikleridir. Umulur ki akıl edersiniz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Nisâ 4:36; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu üç ayet yani En‘âm 6:151-153. ayetler, Bakara 2:83-84, Ra‘d 13:19-25, İsrâ 17:23-39, Mü'minûn 23:1-11, Furkân 25:63-77 ve Me‘âric 70:22-35. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Gelin, Allah'ın size neyi haram ve dokunulmaz kıldığını aktarayam: O'ndan başka şeylere kesinlikle ilahlık yakıştırmayın; anne-babaya iyi davranın; rızkınıza ortak çıkar endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin, zira sizin de onların da rızkını Biz veriyoruz; açık ya da gizli, sizi mahcup edecek bir günaha yanaşmayın; haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah'ın kutsal saydığı insan hayatına kıymayın: Allah size işte bunları emretti ki aklınızı kullanabilesiniz.

    Muhammed Esed

    De ki: "Gelin, Allahın (gerçekten) neyi yasakladığını size anlatayım: Ondan başka şeylere asla ilahlık yakıştırmayın; anne babanıza iyilik yapın (ve onlara karşı saygısızlıkta bulunmayın); ve çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin; (çünkü) sizin de onların da rızıklarını sağlayacak olan biziz; açık veya gizli hiçbir utanç verici fiil işlemeyin; ve adalet(i ifa etmek) dışında Allahın kutsal saydığı insan hayatına kıymayın: Allah bunu size emretti ki aklınızı kullanabilesiniz;

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Gelin, Rabbinizin size (neleri) haram ettiğini 'OKU'yayım: O'na bir şeyi ortak koşmayın. . . Ana-babaya ihsan üzere olun. . . Fakirlikten dolayı evlatlarınızı öldürmeyin. . . Sizin de onların da gıdasını biz veririz! Fevahişin (çirkin suçların) açık olanına da (içki, fuhuş. . . gibi) içsel olanına da (suç olanları düşünmek) yaklaşmayın. . . Hak kılınan hariç (kısas gibi), Allah'ın haram kıldığı nefsi öldürmeyin! Aklınızı kullanmanız için, (Allah) size bu uyarıyı yapar!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın, anne babaya iyilik edin, yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını biz vermekteyiz- Çirkin kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkını biz veririz ; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah’ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Efendinizin neleri yasakladığını, gelin size okuyayım: Hiçbir şeyi O'na ortaklar koşmayın; anne-babaya iyilikten ayrılmayın; yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, hem sizi hem de onları yalnızca Biz geçindiriyoruz; açık ve gizli çirkinliklere yaklaşmayın; Allah tarafından yasaklanmış olan, haksız yere birisini öldürmek eylemini yapmayın!" İşte, bunları size öğütlüyor; belki aklınızı kullanırsınız diye. dipnot 118

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 118
      6:151,152 ayetlerindeki buyruklar, 2:83,84 ve 17:22-37 ayetlerinde de benzer biçimde tekrarlanır. Kur'an'daki bu buyruklar, Tevrat, Mısır'dan Çıkış 20:1-17 ayetlerinde yazılı olan ve On Emir olarak isimlendirilen buyruklarla da benzerlik gösterir.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayınız; anne babaya iyilik ediniz; fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz! Sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayınız ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayınız! İşte, aklınızı kullanasınız diye Allah size bunları emretti."

    Edip Yüksel

    De ki: "Gelin, Efendinizin size neleri haram ettiğini söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya iyi davranın. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Büyük günahların açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve ALLAH'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın. Bunlar, düşünesiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki: 'Gelin, Rabbinizin size neleri haram ettiğini söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya iyi davranın. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Büyük günahların açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve ALLAH'ın kutsal saydığı cana haksız yere kıymayın. Bunlar, düşünesiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Gelin, size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım! O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, babanıza annenize iyilikten ayrılmayın, yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin; zira sizin de onların da rızkını Biz veririz, kötülüklerin açığına da gizlisine de yanaşmayın, Allah'ın muhterem kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte duydunuz ya, O, size düşünesiniz diye bunları emretti!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: geliniz size rabbınız neleri haram kıldı okuyayım: ona hiç bir şey'i şerik koşmayın, babanıza ananıza iyilikten ayrılmayın, yoksulluk yüzünden evladınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkınızı biz veririz, fevahışe: açığına da, gizlisine de yanaşmayın, Allahın muhterem kıldığı nefsi haksız öldürmeyin, işittiniz a, işte size o bunları ferman buyurdu, gerektir ki aklınız erer

    Erhan Aktaş

    De ki: "Gelin, Rabb'inizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O'na şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin." Sizin de onların da rızıklarını veren Allah'tır. "Fuhşiyatın dipnot 1 açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir gerekçe olmadıkça Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte O, size bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her türlü aşırılık, haddi aşmak, hayasızlık ve edepsizlik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Gelin, Rabb'inizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O'na şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin." Ssizin de onların da rızıklarını veren Allah'tır. "Fuhşiyatın dipnot 1 açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir gerekçe olmadıkça Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte O, size bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her türlü aşırılık, haddi aşmak, hayasızlık ve edepsizlik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Gelin, Rabb'inizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O'na şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızıklarını Biz veririz. Fuhşiyatın dipnot 1 açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir gerekçe olmadıkça Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte O, size bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her türlü kötülük, aşırılık ve hayasızlık.

    Gültekin Onan

    De ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın, anne babaya iyilik edin, yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını biz vermekteyiz. Çirkin kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Tanrı'nın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akledersiniz.

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Gelin, üzerinize Rabbinizin neleri haram etdiğini ben okuyayım: Ona hiç bir şey'i ortak yapmayın. Anaya babaya iyilik edin. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızkını biz vereceğiz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. (Kısas ve zina gibi şeylerden dolayı meşru) bir hak olmadıkça Allahın haram etdiği cana kıymayın. İşte (Allah) size, aklınızı başınıza alasınız diye, bunları emretdi".

    İbni Kesir

    De ki: Gelin, Rabbınızın size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim; O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya-babaya iyilik edin. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkını veren Biziz. Kötülüğün gizlisine de, açığına da yaklaşmayın. Hak ile olmadıkça, Allah'ın haram kıldığı bir cana kıymayın. İşte aklınızı başınıza alasınız diye size, bunları emretti.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Gelin de Rabbinizin size neyi haram kıldığını okuyayım. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını biz veririz! Fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Umulur da akıl edersiniz diye size işte bunları emrediyor.”

    Süleyman Ateş

    De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Fuhuşların açığına da, kapalısına da yaklaşmayın ve haksız yere Allah'ın yasakladığı cana kıymayın! Düşünesiniz diye Allah size bunları tavsiye etti.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Gelin, Rabbinizin koyduğu yasakları size sıralayayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın! Ana-babaya iyilikten geri durmayın! dipnot 1 Yoksulluktan dolayı çocuklarınızı öldürmeyin; size de onlara da biz rızık vereceğiz. Fuhuş çeşitlerinin dipnot 2 açığına da gizlisine de yaklaşmayın! Haklı sebeple olması dışında Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın! dipnot 3 " Bunlar onun size yüklediği görevlerdir. Belki aklınızı kullanırsınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın emrettiği ana-babaya itaat değil, ihsan yani iyi davranmaktır (Nisa 4/36, İsra 17/23, Ahkaf 46/15).
    2. metne dön, dipnot 2
      Fuhuş çeşitleri diye meal verdiğimiz fevahiş kelimesi çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Bunlardan zina (İsra 17/32) ile erkek erkeğe ilişki (Araf 7/80, Ankebut 29/28) Kur'an'da açıkça belirtilmiştir. Üçüncüsü de kadın kadına ilişki olur.
    3. metne dön, dipnot 3
      Adam öldürmenin meşru olduğu durumlar, savaş (Bakara 2/190), kısas (Bakara 2/178-179, İsra 17/33) ve terör suçu işleyenlerden bir kısmına verilen ceza (Maide 5/33) ile sınırlıdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını sıralayayım: Hiçbir şeyi Allah ile bir tutmayın, anaya babaya iyilikten geri durmayın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; onların ve sizin rızkınızı veren Allah'tır dipnot 1 . Fuhşun açığına da gizlisine de yaklaşmayın, Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın; haklı sebeple dipnot 2 olursa başka. İşte bunlar, Allah'ın size yüklediği görevlerdir; belki aklınızı kullanırsınız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin tam anlamı, "onların da sizin de rızkınızı veren biziz" şeklindedir. Bu şekilde anlam verilmesi Türkçe bakımından doğru anlaşılması için uygun görülmüştür.
    2. metne dön, dipnot 2
      Haklı sebep "بِالْحَقِّ" sözünün karşılığıdır. Kelimenin başındaki "ال" kelimesi dolayısıyla belli bir hak yani Kur'an'da belirlenmiş sebeplerle demek olur.

    Şaban Britch

    De ki: Gelin, Rabbinizin size neyi haram kıldığını okuyayım. O’na hiçbir şeyi şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını veren biziz! Fuhşiyatın/günahların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte, (Allah) size, akledesiniz diye bunları emrediyor.

    Şaban Piriş

    De ki: -Gelin, Rabbinizin size neyi haram kıldığını okuyayım: O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını veren biziz! Ahlaksızlığın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte, (Allah) size, düşünesiniz diye bunları tavsiye etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki onlara: "Hadi gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını yüzünüze karşı okuyayım: Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Ana-babaya çok iyi davranın. Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; biz sizi de onları da rızıklandırırız. Kötülüklerin görünenine de gizli kalanına da yaklaşmayın. Allah'ın saygın ve aziz kıldığı cana, bir hakkı savunmak dışında kıymayın. Allah size bunları önerdi ki, aklınızı işletebilesiniz."

  2. En'âm suresi, 152. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 152. ayet. وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ بِٱلْقِسْطِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَإِذَا قُلْتُمْ فَٱعْدِلُوا۟ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰ وَبِعَهْدِ ٱللَّهِ أَوْفُوا۟ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.

    Mehmet Okuyan

    Yetimin malına, yetişkinlik zamanına ulaşıncaya kadar en güzel olanın dışında sakın yaklaşmayın! dipnot 1 Ölçü ve tartıyı adaletle yapın! Biz kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz. dipnot 2 Söz söylediğiniz zaman, akraba bile olsa adil olun! dipnot 3 Allah'a (verdiğiniz) sözü tutun! dipnot 4 İşte bunlar (O'nun) size emrettikleridir. Umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:2, 6; İsrâ 17:34.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:233, 286; Nisâ 4:84; Mâide 5:48; En‘âm 6:165; A‘râf 7:42; Mü'minûn 23:62; Talâk 65:7.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:8, 42; Nahl 16:90; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8.
    4. metne dön, dipnot 4
      Benzer mesajlar: Mâide 5:1; Ra‘d 13:20; Nahl 16:91; İsrâ 17:34; Mü'minûn 23:8; Me‘âric 70:32.

    Mustafa İslamoğlu

    Rüştüne erinceye kadar, lehine olmadıkça yetimin malına dokunmayın; (maddi manevi her alanda) ölçüp tartarken hikmet ve hakkinayeti gözetin; (bilin ki) Biz insana gücünün yettiğinden fazlasını yüklemeyiz; ve biri hakkında konuşacaksanız yakınınız da olsa adil olun; Allah'la olan sözleşmenize sadakat gösterin! Bütün bunları Allah size emretti ki, sorumluluğunuzu aklınızdan çıkarmayasınız.

    Muhammed Esed

    ve rüşd yaşına erişmeden önce yetimin mal varlığına -onun iyiliği için olmadıkça- dokunmayın". (Bütün alış verişlerinizde) ölçü ve tartıya tam olarak, adaletle uyun; (Biz) hiçbir insana taşıyabileceğinden daha fazla yük yüklemeyiz; ve bir görüş belirttiğinizde, yakın akrabanıza (karşı) olsa da, adil olun. Allaha karşı taahhütlerinize (daima) riayet edin: bunu Allah size emretti ki ders alabilesiniz.

    Ahmed Hulusi

    (Yetim) olgunluk yaşına ulaşıncaya kadar, en güzel şekilde idare amacı hariç, yetimin malına yaklaşmayın. . . Ölçme ve tartmayı adaletle tam yapın. . . Hiçbir nefse kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da hakkı söyleyin, isterse yakınınız olsun! Allah'a olan sözünüzü yaşayın! Aklınızı kullanmanız için, (Allah) size bu uyarıyı yapar!

    Ali Bulaç

    "Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın. Hiç bir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Allah'ın ahdine vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz."

    Ali Özek ve heyeti

    Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte Allah size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti.

    Ali Rıza Safa

    "Yetimin malına, kendisi erginlik çağına erişinceye değin, güzel bir amaç dışında yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın. Hiç kimseye, gücünün yeteceğinden aşırısını yüklemeyiz. Konuştuğunuz zaman, yakınlarınız bile olsa adaletli olun. Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin!" İşte, bunları size öğütlüyor; belki öğüt alırsınız diye.

    Bayraktar Bayraklı

    "Rüşd çağına erişinceye kadar yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşınız; ölçü ve tartıyı adaletle yapınız! Biz, herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olunuz; Allah'a verdiğiniz sözü tutunuz. İşte, düşünüp öğüt alasınız diye Allah size bunları emretti."

    Edip Yüksel

    Erginlik çağına erişinceye kadar yetim malına yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru dürüst yapın. Kişiye kapasitesinin yetmediğini yüklemeyiz. Konuştuğunuz zaman akrabanız aleyhinde bile olsa doğru olun. ALLAH'a verdiğiniz sözü tutunuz. Bunlar, ders alasınız diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Erginlik çağına erişinceye kadar yetim malına yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru dürüst yapın. Kişiye gücünün yetmediğini yüklemeyiz. Konuştuğunuz zaman akrabanız aleyhinde bile olsa doğru olun. ALLAH'a verdiğiniz sözü tutunuz. Bunlar, ders alasınız diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar en güzel şekilden başka türlü yaklaşmayın; ölçeği ve tartıyı tam ve denk tutun. Biz, hiçbir kimseye gücünün yettiğinden başkasını teklif etmeyiz. Söz sahibi olduğunuz zaman yakınlarınıza ait de olsa adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin. Duydunuz ya, O, düşünüp tutasınız diye bunları size emretti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve yetim malına yaklaşmayın, ancak rüşdüne erinceye kadar en güzel suretle başka, ölçeği tartıyı tam ve denk tutun, bir nefse ancak vüs'ünü teklif ederiz, söz sahibi olduğunuz vakit de hep adaleti gözetin velevse hısım olsun, Allahın ahdını yerine getirin, işittiniz a işte size o bunları ferman buyurdu, gerektir ki düşünür tutarsınız

    Erhan Aktaş

    Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ölçü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Biz, gücünün yettiğinden fazlasını kişiye teklif etmeyiz. Yakın akrabanız da olsa konuştuğunuz zaman adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. O, size bunları böylece öğütte bulundu, umulur ki öğüt alırsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ölçü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Biz, gücünün yettiğinden fazlasını kişiye teklif etmeyiz. Yakın akrabanız da olsa konuştuğunuz zaman adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. O, size bunları böylece öğütte bulundu, umulur ki öğüt alırsınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ölçü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Biz, gücünün yettiğinden fazlasını kişiye teklif etmeyiz. Yakın akrabanız da olsa konuştuğunuz zaman adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. O, size bunları böylece öğütte bulundu, umulur ki öğüt alırsınız.

    Gültekin Onan

    "Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın. Hiç bir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Tanrı'nın ahdine vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz."

    Hasan Basri Çantay

    Yetimin malına, rüşdüne erişinceye kadar, o en güzel olanından başka bir suretle, yaklaşmayın. Ölçüyü, tartıyı tam ve doğru tartın. Biz bir kimseye gücünün yetdiğinden başkasını teklif etmeyiz. Söz söylediğiniz vakit — (leh ve aleyhinde söyleyeceğiniz kimse) hısım dahi olsa — adaleti gözetin. Allahın ahdini (verdiğiniz sözü) yerine getirin. İşte (Allah) size, iyice düşünesiniz diye, bunları emretdi.

    İbni Kesir

    Yetimin malına; erginlik çağına gelinceye kadar o en güzel olanından başka bir şekilde yaklaşmayın. Ölçüyü, tartıyı da tam ve doğru yapın. Biz kimseye, gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman da -akraba dahi olsa-adil olun. Allah'ın ahdini de yerine getirin. İşte iyice düşünesiniz diye size bunları emretti.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir de yetimin malına, rüştüne erinceye kadar en güzel olandan başka bir şekilde yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı dosdoğru yapın. Biz hiç kimseye gücünün üzerinde sorumluluk yüklemeyiz. Akraba bile olsa konuştuğunuz zaman adaletli olun ve Allah’a verdiğiniz sözünüzü yerine getirin! Umulur ki, düşünüp öğüt alırsınız diye size, işte bunları emrediyor.

    Süleyman Ateş

    Yetimin malına yaklaşmayın: yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (onun malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir, onu uygun tarzda sarfedebilirsiniz); ölçü ve tartıyı tam adaletle (dengeli) yapın. Biz, kişiye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da akrabanız da olsa adalet yapın ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun. Hatırlayıp öğüt alasınız diye (Allah) size bunları tavsiye etti.

    Süleymaniye Vakfı

    Ergin hale gelinceye kadar yetimin malına yaklaşmayın dipnot 1 , onun için en yararlı bir yolla olursa başka dipnot 2 . Ölçüyü ve tartıyı hassas olarak tam yapın. Biz kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemeyiz. En yakınınızın aleyhine de olsa dipnot 3 , konuştuğunuzda adaletli olun. Allah'a verdiğiniz sözü tam olarak yerine getirin. Onun size yüklediği görev budur. Belki aklınızdaki bilgiyi kullanırsınız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rüşt çağına ulaşıncaya kadar yetimin malına yaklaşmayın dipnot 1 , onun iyiliğine olan bir yolla olursa başka. Ölçeği ve tartıyı hakka uygun yapın. Biz kimseyi gücünden fazlasıyla yükümlü tutmayız. Yakınınız da olsa söz söylediğinizde adaletli olun dipnot 2 . Allah'a verdiğiniz sözü tam olarak yerine getirin. İşte Allah, sizden bir de bunları istemiştir. Belki bilginizi kullanırsınız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Nisa 4/6
    2. metne dön, dipnot 2
      Şahitlik ettiğinizde veya bir yetkili olarak hüküm verdiğinizde yakınlarınızı kayırmayın anlamına gelir. Bkz.Tevbe 9/75-77

    Şaban Britch

    Yetimin malına, ancak rüşt/bulüğ çağına erinceye kadar, en güzel şekliyle yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz, bir kimseyi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. Konuştuğunuz zaman akraba bile olsa adaletli olun. Ve Allah’a verdiğiniz sözü yerine getirin! İşte, (Allah) size bunları düşünür, öğüt alırsınız diye emrediyor.

    Şaban Piriş

    Yetimin malına, rüşt çağına ulaşıncaya kadar, en güzel tarzın dışında yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz, bir kimseyi ancak gücünün yettiği kadar mükellef tutarız. Konuştuğunuz zaman akraba bile olsa adaletli olun. Ve Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin! İşte, (Allah) size bunları düşünür, öğüt alırsınız diye tavsiye ediyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yetimin malına yaklaşmayın! Ancak rüştüne erişinceye kadar en güzel yolla ilgilenme hali müstesna. Ölçme ve tartmayı tam bir dürüstlükle yerine getirin. Hiç kimseye yaratılış kapasitesinin üstünde yükümlülük getirmiyoruz. Konuştuğunuz zaman, yakınlarınız/aleyhine de olsa, adaleti gözetin. Ve Allah'a verdiğiniz söze sadık kalın. Düşünüp öğüt alasınız diye O size bunları önerdi.

  3. En'âm suresi, 153. ayet — bütün mealleriyle aç

    En'âm suresi, 153. ayet. وَأَنَّ هَٰذَا صِرَٰطِى مُسْتَقِيمًا فَٱتَّبِعُوهُ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ ٱلسُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِۦ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    Diyanet İşleri

    İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki bu benim doğru yolumdur; ona uyun! (Başka) yollara uymayın! (O yollar) sizi (Allah'ın) yolundan ayırır. İşte bunlar takvâlı olmanız için (Allah'ın) size emrettikleridir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En‘âm suresinin 151-153. ayetleri inanç ve sosyal hayatta dinin temelini oluşturan on temel kuralı içermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Zira işte Benim dosdoğru yolum budur: Öyleyse bu yolu izleyin ve farklı yollara sapmayın ki; sizi O'nun yolundan uzaklaştırmasınlar! Bütün bunları Allah size emretti ki, O'na karşı saygıda kusur etmeyesiniz.

    Muhammed Esed

    Ve (bilin ki bu, dosdoğru Bana yönelen bir yoldur: Öyleyse bunu izleyin ve diğer yollardan gitmeyin ki sizi Onun yolundan saptırmasınlar. Allah (bütün) bunları size emretti ki Ona karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.

    Ahmed Hulusi

    Bu benim dosdoğru sıratımdır, ona tabi olun, (başka) yollara tabi olmayın; (aksi takdirde) sizi O'nun sırat-ı müstakiminden ayırırlar. . . İşte, bilfiil korunasınız diye (Allah) size bu uyarıları yapıyor!

    Ali Bulaç

    Bu benim dosdoğru olan yolumdur. Şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. Bununla size tavsiye etti, umulur ki korkup sakınırsınız.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah’ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.

    Ali Rıza Safa

    "Kuşkusuz, Benim dosdoğru yolum, işte böyledir. Artık, onu izleyin; O'nun yolundan sizi ayıracak yolları izlemeyin!" İşte, bunları size öğütlüyor; belki sorumluluk bilincine erişirsiniz diye.

    Bayraktar Bayraklı

    "Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyunuz, başka yollara uymayınız; zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte, sakınmanız için Allah size bunları emretti."

    Edip Yüksel

    İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun, başka yollara uymayın; çünkü onlar, sizi O'nun yolundan ayırırlar. Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun, başka yollara uymayın; çünkü onlar, sizi O'nun yolundan ayırırlar. Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de bu Benim dosdoğru yolumdur; hep onu takip edin, sizi onun yolundan saptırıp parçalayacak başka yolları takip etmeyin! Duydunuz ya, O, korunup takva sahibi olasınız diye bunları size emretti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    bir de şu: benim dosdoğru yolum, hep onu ta'kıb edin, başka yollar ta'kıb etmeyin ki sizi onun yolundan saptırıb parçalamasınlar, duydunuz a işte size o bunu ferman buyurdu gerektir ki korunur, müttekı olursunuz

    Erhan Aktaş

    Gerçekten bu, Ben'im dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yollar sizi, O'nun yolundan uzaklaştırır. O, size bunları öğütledi, umulur ki takvalı dipnot 1 olursunuz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 6:32. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gerçekten bu, Ben'im dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yollar sizi, O'nun yolundan uzaklaştırır. O, size bunları öğütledi, umulur ki takvalı dipnot 1 olursunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçekten bu, Ben'im dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yollar sizi, O'nun yolundan uzaklaştırır. O, size bunları öğütledi, umulur ki takvalı dipnot 1 olursunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.

    Gültekin Onan

    Bu benim dosdoğru olan yolumdur. Şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. Bununla size tavsiye etti, umulur ki korkup sakınırsınız.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki (emrettiğim) bu (yol) benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun. (Başka aykırı) yollara tabi olmayın. Sonra sizi Onun (Allahın) yolundan ayırır. İşte (Allah) size bunları emretdi ki (kötülükden sakınasınız.

    İbni Kesir

    Ve şüphesiz ki bu; Benim dosdoğru yolumdur. Ona hemen uyun. Başka yollara uymayın ki; sonra sizi O'nun yolundan ayırır. İşte, sakınasınız diye size bunları emretti.

    Mehmet Alagaş

    (147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bu, benim dosdoğru yolumdur, buna uyun! Sizi, Onun yolundan saptırıp, ayıracak başka yollara uymayın! Umulur da takvalı olursunuz diye işte size bunu emrediyor.

    Süleyman Ateş

    İşte benim doğru yolum budur, ona uyun, (başka) yollara uymayın ki, sizi O'nun yolundan ayırmasın! Korunmanız için (Allah) size böyle tavsiye etti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte bu benim dosdoğru yolumdur; onu takip edin, başka yolları takip etmeyin, yoksa o takip sizi benim yolumdan dipnot 1 ayırır. Bunlar da Allah'ın sizden istekleridir, belki ondan çekinerek kendinizi korursunuz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İltifat sanatı

    Şaban Britch

    İşte bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun! (O) yollara uymayın ki, sizi onun yolundan saptırıp, paramparça etmesinler. Sakınıp, takvalı olmanız için işte size bunu emrediyor.

    Şaban Piriş

    İşte bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun, sizi O'nun yolundan ayıracak yollara uymayın. Kendinizi korumanız için işte size böyle tavsiye ediyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bu benim dosdoğru yolumdur, onu izleyin, başka yolları izlemeyin! Yoksa bu hal sizi O'nun yolundan uzaklaştırıp parçalara böler. Sakınıp korunasınız diye O bunu önermiştir size.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.