Diyanet İşleri
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."
En'âm suresi
En'âm suresi, 147. ayet. فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَٰسِعَةٍ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُۥ عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ
fein keẕẕebûke feḳur rabbüküm ẕû raḥmetiv vâsi`ah. velâ yüraddü be'sühû `ani-lḳavmi-lmücrimîn.
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yahudilere haram kılınanlar; kaderi bahane etmek En'âm 146–150 3
Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?" İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah'a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir." Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."
Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."
De ki: "En üstün delil yalnızca Allah'ındır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi."
De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
147. Yani eğer bu müşrikler seni yalanlayacak olurlarsa sen yine teşvikle ve korkutmayla onları davet etmeye devam et ve onlara şunu haber ver: “Rabbiniz, geniş rahmet sahibidir.” Yani rahmeti bütün mahlukatı kuşatan, genel ve kapsamlı bir rahmettir. O halde siz de sebeplerini yerine getirerek O’nun rahmetine koşun. Bu sebeplerin başı, temeli ve ana maddesi ise Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerini tasdik etmektir.
“O’nun azabı” suçları ve günahları çoğalıp duran “günahkârlar topluluğundan geri çevrilemez.” O halde sizler de Allah’ın azabına götüren günahlardan sakının. Bunların en büyüğü ve başı ise Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlamaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Eğer seni yalanlar ve Rabbinden getirdiğini tasdik etmezlerse; onları teşvik ederek şöyle de: “Sizin Rabbiniz çok geniş rahmet sahibidir ve mühlet vererek size azap etmek için acele etmemesi O'nun size olan rahmetindendir. Ayrıca sakındırmak için onlara şöyle de: “Elbette onun azabı, günahlara düşen ve asi olan topluluklardan geri çevrilemez.”
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz,…
Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kök: وسع (32 geçiş)
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Aynı kök: وسع (32 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Seni yalanlarsa (onlara) de ki: "Rabbiniz geniş merhamet sahibidir. dipnot 1 O'nun azabı, suçlular topluluğundan geri döndürülemez."
Ve onlar seni yalancılıkla itham ederlerse de ki: Rabbiniz sınırsız merhamet sahibidir; ama günaha gömülüp gitmiş insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.
Ve eğer senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: "Rabbinizin rahmeti sonsuzdur; ama günaha batmış insanları cezalandırması da kaçınılmazdır".
(Rasulüm) eğer seni yalanladılar ise de ki: "Rabbiniz, Vasi' rahmet sahibidir. . . O'nun azabı suçlu toplumdan geri çevrilmez. "
Şayet seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. O'nun şiddetli çarpması, suçlu günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez."
Eğer seni yalanlarlarsa de ki: Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. Bununla beraber O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz.
Seni yalanlarlarsa, şunu söyle: "Efendiniz, rahmeti geniş olandır. Cezası ise suçlu bir toplumdan çevrilmez!"
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. Bununla beraber, O'nun azabı, suçlular topluluğundan uzaklaştırılamaz."
Seni yalanlarlarsa: "Efendiniz geniş rahmet sahibidir ve O'nun cezası suçlu toplumlardan geri çevrilemez" de.
Seni yalanlarlarsa: 'Rabbiniz geniş rahmet sahibidir ve O'nun cezası suçlu toplumlardan geri çevrilemez,' de.
Eğer seni yalanlamaya yeltenirlerse, de ki: "Rabbiniz bitmez tükenmez bir rahmet sahibidir, fakat O'nun kahrı günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez.
Bunun üzerine seni tekzibe yeltenirlerse, de ki rabbınız bitmez tükenmez bir rahmet sahibi, fakat mücrimler güruhundan be'si de reddedilemez
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı mücrim dipnot 1 halktan geri çevrilemez."
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı mücrim dipnot 1 halktan geri çevrilemez."
Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı suçlu halktan geri çevrilemez."
Şayet seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. O'nun şiddetli çarpması, suçlu-günahkarlar topluluğundan geri çevrilemez."
Eğer (bunun üzerine) seni tekzib ederlerse de ki: "Rabbiniz geniş bir rahmet saahibidir. Onun satvet (-ü kudret) i ise günahkarlar güruhundan (uzaklaşdırılıb) döndürülemez".
Seni yalanlarlarsa; de ki: Rabbımız geniş rahmet sahibidir. O'nun gücü günahkarlar güruhundan döndürülemez.
(147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.
Seni yalanlayacak olurlarsa, de ki: “Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir. O’nun azabı günahkârlar topluluğundan geri çevirilemez.”
Eğer seni yalanladılarsa, de ki: "Rabbiniz bol rahmet sahibidir. Fakat O'nun azabı da suçlu toplumdan geri çevrilmez (gazabı suçluların üzerine bir indi mi, onu kimse geri çeviremez)."
Seni yalanlarlarsa de ki: "Rabbiniz geniş ikram sahibidir. Ama onun, suçlular topluluğuna olan baskısı engellenemez dipnot 1 ."
Sana yalancı derlerse de ki "Rabbiniz geniş ikram sahibidir. Ama O'nun cezası, suçlular topluluğundan engellenemez."
Seni yalanlarlarsa: "Rabbiniz, geniş rahmet sahibidir; O’nun azabı ise günahkâr toplumdan geri çevrilemez" de!
Seni yalanlarlarsa: -Rabbiniz, geniş rahmet sahibidir; O'nun azabı ise günahkar toplumdan geri çevrilemez, de!
Artık seni yalanlarlarsa şunu söyle: "Rabbiniz çok geniş bir rahmetin sahibidir. Ancak, O'nun azabı günaha batmışlar topluluğundan uzak tutulamaz."
Should they disbelieve you O Muhammad then say to them: " Allah's mercy is vast; it is extended to all, especially to those who repent. But His indignation against those who grow daily more and more wicked is irrevocable".
If they [the disbelievers] accuse you [Prophet] of lying, say, ‘Your Lord has all-encompassing mercy, but His punishment cannot be diverted from the evildoers.’
If they accuse thee of falsehood, say: "Your Lord is full of mercy all-embracing; but from people in guilt never will His wrath be turned back.
'Then if they give you the lie, say: 'Your Lord is of unbounded mercy; but His punishment shall not be averted from the guilty folk.' dipnot 1
If they call you a liar, say: ‘Your Lord possesses boundless mercy, but His violent force cannot be averted from the people of the evildoers. ’
If they (Jews) belie you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) say: "Your Lord is the Owner of Vast Mercy, and never will His Wrath be turned back from the people who are Mujrimûn (criminals, polytheists or sinners)."
But if they deny you, say, ‘Your Lord is dispenser of an all-embracing mercy, but His punishment will not be averted from the guilty lot. ’
And if they cry lies to you then say to them, `Your Lord is the Lord of All-Embracing Mercy; but His punishment cannot be averted from the guilty people. '
So, if they cry thee lies, say: 'Your Lord is of mercy all-embracing, and His might will never be turned back from the people of the sinners. '
If the Jews continue to disbelieve you, say: "Your Lord's mercy is limitless [and even if you repent now and adopt the right way of obedience He will forgive you. ] But [if you persist in your rebellion,] the guilty ones can not escape His punishment.
And if they give thee the lie, say, 'Your Lord is of ample mercy, nor shall His violence be turned back from the sinful people. '
If they deny you, then say, "Your Lord has vast Compassion, but His Might will not be turned away from the criminal people."
If they accuse thee of imposture, say, your Lord is indued with extensive mercy; but his severity shall not be averted from wicked people.
And if they give you the lie, say, "your Lord is of all-embracing Mercy, but His Wrath shall never be withdrawn from the guilty. "
So, in case they cry you lies, then say, "Your Lord is The Owner of embracing mercy, and His violence will not be turned back from the criminal people. "
So if they give the lie to thee (Muhammad), say: Your Lord is a Lord of All-Embracing Mercy, and His wrath will never be withdrawn from guilty folk.
If they call you a liar, tell them infinite is the mercy of your Lord; but His vengeance will not be turned back from the sinners.
And if they give thee the lie, say: "Limitless is your Sustainer in His grace; but His punishment shall not be averted from people who are lost in sin. "
But if they deny you ˹O Prophet˺, say, "Your Lord is infinite in mercy, yet His punishment will not be averted from the wicked people."
If they deny you, then Say: "Your Lord has vast Mercy, but His Might will not be turned away from the criminal people. "
If they disbelieve you, then say, "Your Lord possesses infinite mercy, but His retribution is unavoidable for the guilty people."
So if they deny you, [O Muúammad], say, "Your Lord is the possessor of vast mercy; but His punishment cannot be repelled from the people who are criminals. "
And if they deny thee, say thou: “Your Lord is the Possessor of Mercy; but not repelled is His wrath from the lawbreaking people.”
If they accuse you of falsehood (O Prophet), tell them, "Your Lord is a Lord of Infinite Mercy, but His Requital will not be averted from the guilty. "
If they accuse you of falsehood, say: "Your Lord is full of Mercy, All Embracing; But His anger will never be turned back from guilty people. "
Then, if they give the lie to you, say, "Your Lord is the Lord of all-embracing mercy, and His punishment cannot be averted from the sinning people."
If they deny you, then say: "Your Lord has vast Mercy, but His Might will not be turned away from the criminal people."