Diyanet İşleri
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Cuma suresi
Cuma suresi, 3. ayet. وَءَاخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا۟ بِهِمْ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
veâḫarîne minhüm lemmâ yelḥaḳû bihim. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ümmîlere gönderilen peygamber Cuma 1–4 3
Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.
O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
3. “(O, bu peygamberi) henüz onlara yetişmemiş olan diğer insanlara da (göndermiştir).” Böylece o ümmilerin dışında başkalarına da lütuf ve ihsanda bulunmuştur. Yani o, ümmîlerin dışında kalıp kendilerinden sonra gelenlere de Kitap ehlinden olup da kendilerine yetişmemiş olanlara da kısaca Allah Rasûlünün davetine muhatap olanlar içerisinde bulunmayanlara da bir lütuftur.
"onlara yetişmemiş olan” ifadesinin, “fazilet yönünden onlara yetişememiş olanlar” manasına gelme ihtimali olduğu gibi “zaman itibari ile onlara yetişmemiş olanlar” manasına gelmesi de ihtimal dahilindedir. Mana her iki halde de doğrudur. Çünkü Allah’ın, kendilerine peygamberini gönderdiği, onu gören, onun davetine doğrudan muhatap olan ve bu daveti kabul eden kimseler, öyle özellik ve faziletlere kavuşmuşlardır ki, bu fazilet ve özellikler noktasında herhangi bir kimsenin onlara yetişmesine imkân yoktur. Bu da Yüce Allah’ın izzet ve hikmetinin bir tecellisidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O (Allah); bu Peygamberi, Araplardan henüz gelmemiş, fakat gelecek olan diğer kimselere de gönderendir. O Azîz'dir/hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.
Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…
Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."
Aynı kök: لحق (6 geçiş)
(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet
Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Henüz kendilerine katılmamış bulunan diğerlerine de (sonraki nesillere de bu elçiyi göndermiştir). dipnot 1 O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Üstelik henüz onlara katılmamış (ama katılmayı bekleyen) daha başkaları da var. Mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur.
ve başka toplumlarla temasa geçmeleri sonucunda, kendilerinden diğerlerine (bu mesajın yayılmasını sağlamıştır), çünkü yalnız O, güç ve hikmet Sahibidir.
Onların dışında, henüz kendilerine katılmamış başkalarına da (O Rasulü ba's etti)! O Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Ve henüz kendilerine ulaşıp katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Henüz kendilerine katılmamış olan müminlerden daha sonra gelecek olanlara da Rasûlü gönderen O'dur. O, dâima gâlibtir; hikmet sahibidir.
Ve daha kendilerine katılmamış olan başkalarına da göndermiştir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Peygamberi, müminlerden henüz kendilerine ulaşmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O'nun her şeye gücü yeter; her işinde hikmet vardır.
Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da... O Üstündür, Bilgedir.
Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da... O Üstündür, Bilgedir.
Onlardan henüz kendilerine katılmamış diğer insanlara da (göndermiştir o peygamberi). O, öyle güçlü, öyle hikmet sahibidir.
Ve daha onlardan başkalarına ki henüz onlara lahık olmadılar, o öyle aziz öyle hakim
Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. dipnot 1 O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Ve henüz kendilerine ulaşıp katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir). O (Tanrı) üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
(Aynı peygamber) onlardan (mü'minlerden) henüz kendilerine katılıb erişememiş bulunan diğerlerine dahi (kitabı ve hikmeti öğretir). O, gaalib-i mutlakdır, yegane hukum ve hikmet saahibidir.
Onlardan başkalarına da. Ki henüz onlara katılmamışlardır. Ve O; Aziz' dir, Hakim'dir.
(2-5) Sizin kitap ehli olmayanlarınızdan / ümmilerinizden bir Resul yaratan O’dur, sizlere O’nun ayetlerini okuyor, onları arındırıyor, onlara kitabı ve gerekçeleri / hikmeti öğretiyor, oysa bundan önce onlar, apaçık bir sapma içindeydiler, onlardan olup ta henüz onlara katılmamış / ilhak olamamış diğerlerine de Resuldür. (Sonraki geleceklerin de resulü) O saygıdeğerdir, hâkimdir, işte bu / elçilik, Allah’ın maddi ve manevi zenginliğidir, onu istediğine verir, Allah çok büyük bir fazıl sahibidir. Tevrat’ın taşıyıcılığını / hamallığını yüklenenler ve sonrasında da onu taşımayanların misali, ciltlerce kitapları taşıyan eşeğin misali gibidir, (Yahudilerin kitapsız araplar sözüne, Allah’ın, kitap yüklü eşek yahudiler cevabı) Allah’ın ayetlerini yalanlayan toplumun örnekliği ne kötüdür, Allah zalim toplumu yola iletmez.
Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de (göndermiştir). Azîz ve Hakîm olan O’dur.
(O Elçiyi) yine onlardan olup henüz kendilerine katılmamış bulunan başka kimselere de (gönderdi). O azizdir, hakimdir.
(Allah bu elçiyi) henüz onlara (Mekkelilere) katılmamış başkalarına da göndermiştir dipnot 1 . O, daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.
Bunları, henüz onlara katılmamış başkalarına da öğretecektir. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur.
Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de (göndermiştir). Aziz ve hakim olan O’dur.
Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de.. Aziz ve hakim olan O'dur.
O resulü, ümmilerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Aziz, O'dur Hakim.
There are others elsewhere who have yet to join them and share with them heaven's mercy and grace. and Allah is Azizun and Hakimun.
to them and others yet to join them. He is the Almighty, the Wise:
As well as (to confer all these benefits upon) others of them, who have not already joined them: And He is exalted in Might, Wise.
and (He has also) sent him to those others who have not yet joined them. dipnot 1 He is the Most Mighty, the Most Wise. dipnot 2
And others of them who have not yet joined them. He is the Almighty, the All-Wise.
And [He has sent him (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) also to] others among them (Muslims) who have not yet joined them (but they will come). And He (Allâh) is the All-Mighty, the All-Wise.
And to others from among them [as well] who have not yet joined them. And He is the All-mighty, the All-wise.
And (He will raise this Prophet among) others of them (their brethren) who have not yet joined them. And He is the All-Mighty, the All-Wise.
and others of them who have not yet joined them. And He is the All-mighty, the All-wise.
This mission of the messenger is also directed toward those to become Muslims; indeed God is Almighty, the most Wise.
And others of them have not yet overtaken them; but He is the mighty, the wise!
To other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.
And others of them have not yet attained unto them, by embracing the faith; though they also shall be converted in God's good time; for He is mighty and wise.
And others from among them who have not yet joined them (future converts); and He is the Mighty, the Wise.
And (He has sent him to) others of them who have not yet joined them; and He is the Ever-Mighty, The Ever-Wise
Along with others of them who have not yet joined them. He is the Mighty, the Wise.
And for others among them who have not joined them yet. He is all-mighty and all-wise.
and [to cause this message to spread] from them unto other people as soon as they come into contact with them: for He alone is almighty, truly wise!
along with others of them who have not yet joined them ˹in faith˺. For He is the Almighty, All-Wise.
And to other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.
And to many generations subsequent to them. He is the Almighty, Most Wise.
And [to] others of them who have not yet joined them. And He is the Exalted in Might, the Wise.
And others of them who have not yet joined them. And He is the Exalted in Might, the Wise.
And (sent for) others who have not yet joined them in place and time. For, He is Almighty, the Wise.
And (He has sent the Prophet to) others among them (the Muslims ready to accept the Faith), who have not already joined them (the Muslims); And He is the Almighty (Al-Aziz), the All Wise (Al-Hakeem).
And (this Messenger is sent also) to others from them who did not join them so far, and He is the All-Mighty, the All-Wise.
And to other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.