Diyanet İşleri
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Bakara suresi
Bakara suresi, 5. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
ülâike `alâ hüdem mir rabbihim veülâike hümü-lmüfliḥûn.
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın niteliği ve sakınanların vasıfları Bakara 1–5 3
Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
5. “İşte bunlar” yani sözü edilen bu güzel sıfatlara sahip olanlar “Rab’lerinden bir hidâyet üzeridirler.” Yani onların sahip olduğu hidâyet pek büyüktür. Zira burada “hidâyet”in nekire (belirtisiz) gelmesi tazim içindir. Sağlam bir itikadı ve dosdoğru amelleri içeren söz konusu sıfatlardan daha büyük hidâyet ne olabilir ki? Gerçek hidâyet ancak onların hidâyetidir. Buna uymayan, onun dışında kalan her bir şey ise dalâlettir, sapıklıktır. Burada yüceliğe, yüksekliğe delalet eden “ على : üzerinde” edatının gelmesinin, buna karşılık dalâlet ve sapıklık hakkında: “ في : içinde” edatının getirilmesinin -mesela Yüce Allah’ın: ﴾ وَإِنَّآ أَوۡ إِيَّاكُمۡ لَعَلَىٰ هُدًى أَوۡ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ ﴿ / “Şüphe yok ki biz ya da siz, ya bir hidâyet üzereyiz, ya da apaçık bir sapıklık içindeyiz.” (Sebe, 34/24) buyruğunda olduğu gibi- sebebi, hidâyet sahibinin bulduğu hidâyet ile yücelmesi, üste çıkması, buna karşılık dalâlet sahibinin ise sapıklığa gömülmesi ve bundan dolayı da hakir düşmesidir.
Daha sonra “ve felaha erenler de onlardır.” diye buyurmaktadır. “Felâh”, istenen, arzulanan şeyleri elde edebilme, korkulan şeylerden de kurtulmak demektir. Burada “felâh”ın yalnızca onlara münhasır kılınması, onların yolunu izlemekten başka felâha götürecek bir yol olmadığından dolayıdır. Bu yolun dışındaki her bir yol bedbahtlık, helâk ve hüsran yollarıdır. İzleyeni helâke götürürler. Bundan dolayı Allah, gerçek mü’minlerin sıfatlarını söz konusu ettikten sonra, Peygamberlere karşı inatlaşarak küfürlerini açıkça ortaya koyan kâfirlerin niteliklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu vasıfları taşıyan kimseler dosdoğru yolda sebat edip ilerleyen kimselerdir. Dünya ve ahirette ümit ettiklerine nail olup, korktuklarından emin olan, kazançlı kimselerdir.
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte onlar Rableri tarafından doğru yol üzerindedir ve onlar kurtulanların ta kendileridir. dipnot 1
İşte onlar, Rablerinden gelen kusursuz bir rehberliğe tabidirler; ve işte onlar, evet onlardır sonsuz mutluluğa erenler.
İşte Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenler onlardır, mutluluğa erişecek olanlarda!
İşte onlar, Rablerinden (nefslerini oluşturan Esma bileşiminden kaynaklanan) HÜDA (hakikati idrak) halindedirler ve onlar kurtuluşa ermişlerdir.
İşte bunlar, Rablerinden olan bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler bunlardır.
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.
İşte onlar, Efendilerinin doğru yolu üzerindedir. Kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridirler.
İşte, Efendi'leri tarafından yol gösterilenler ve mutluluğa erenler bunlardır.
İşte, Rableri tarafından yol gösterilenler ve mutluluğa erenler bunlardır.
Bunlar işte Rablerinden bir hidayet üzerindedir ve bunlar işte o murada eren kurtulmuşlar.
Bunlar işte rablarından bir hidayet üzerindedir ve bunlar işte bunlar o murada eren müflihin
Onlar, Rabb'lerinden bir hidayet üzerindedirler. Kurtuluşa erenler onlardır.
Onlar, Rabb'lerinden bir hidayet üzerindedirler. Kurtuluşa erenler onlardır.
Onlar, Rabb'lerinden gelen bir yol göstericinin izleyicileridir. Kurtuluşa erenler onlardır.
İşte bunlar, rablerinden (olan) bir hidayet üzerindedirler ve felaha erenler / erdirilenler bunlardır.
İşte onlar Rablerinden (gelen) Hidayetin tam üzerindedirler. Asıl muradlarına kavuşanlar da işte onlar.
İşte onlar, rablarından bir hidayet üzeredirler ve işte onlar, felaha erenlerdir.
(1-7) Elif Lâm Mim, Bu, içerisinde şüphe olmayan kitaptır, sakınanlara / muttakilere yol göstericidir / kılavuzdur, muttakiler öylelerdir ki gayba iman ederler, namazı kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden harcarlar / infak ederler (hakkı olandan başkaları için harcarlar, harcama yetkisini onlara verirsen zekat yahut sadaka olur, onlar için sen harcarsan infak olur) Muttakiler öylelerdir ki sana indirilene ve senden önce indirilen ne varsa iman ederler ve diğer hayata / ahirete de inanmışlardır / ikna olmuşlardır, Onlar, Rablerinden bir kılavuz üzeredirler ve işte onlar , kurtuluşa erenlerdir. Kafirler öyleleridir ki onları uyarsan da yahut uyarmasan da bu onlar için aynıdır , onlar iman etmezler, Allah onların kalplerini ve işitmelerini mühürledi, görmeleri üzerinde de perde vardır, onlara çok büyük bir azap / azametli bir azap vardır.
İşte onlar Rableri katından bir hidayet üzeredir ve kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
işte onlar Rablerinden /Sahiplerinden dipnot 1 gelen rehbere uymuş olanlardır. Onlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.
Sahiplerinin (Rablerinin) dipnot 1 doğru yolunda olanlar onlardır. Umduklarını bulacak olanlar da onlardır.
İşte onlar Rableri katından bir hidayet üzeredir ve kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
İşte, Rab'lerinin yolunda olanlar ve kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
İşte bunlardır Rablerinden bir hidayet üzere olanlar, işte bunlardır gerçek anlamda kurtuluşu bulanlar.
Their hearts have been touched with the divine hand, they have Providence as their guide, and it is they who will prosper.
Such people are following their Lord’s guidance and it is they who will prosper.
They are on (true) guidance, from their Lord, and it is these who will prosper.
Such are on true guidance from their Lord; such are the truly successful.
They are the people guided by their Lord. They are the ones who have success.
They are on (true) guidance from their Lord, and they are the successful.
Those follow their Lord’s guidance, and it is they who are the felicitous.
It is they who follow the guidance from their Lord, and it is they alone who are successful in attaining their object in this life and in the Hereafter.
those are upon guidance from their Lord, those are the ones who prosper.
The above mentioned people are on the right course (as shown by God) and are ["the real”] successful ones.
These are in guidance from their Lord, and these are the prosperous.
These are the ones guided by their Lord, and these are the winners.
these are directed by their Lord, and they shall prosper.
These are guided by their Lord, and these are the successful.
Those are upon guidance from their, and those are they who are the prosperers.
These depend on guidance from their Lord. These are the successful.
They have found the guidance of their Lord and will be successful.
It is they who follow the guidance [which comes from their Sustainer; and it is they, they who' shall attain to a happy state!
It is they who are ˹truly˺ guided by their Lord, and it is they who will be successful.
These are the ones guided by their Lord, and these are the winners.
These are guided by their Lord; these are the winners.
Those are upon [right] guidance from their Lord, and it is those who are the successful.
Those are upon guidance from their Lord; and it is they who are the successful.
Those who approach the Book with an open mind are the ones who achieve Guidance from their Sustainer and walk on the right track ((23:1-11), (56:79)). To them belongs the Ultimate Success. (31:2-5).
They are on (true) guidance, from their Lord, and it is these (people) who will prosper.
It is these who are guided by their Lord; and it is just these who are successful.
These are the ones guided by their Lord, and these are the successful ones.