Diyanet İşleri
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Bakara suresi
Bakara suresi, 42. ayet. وَلَا تَلْبِسُوا۟ ٱلْحَقَّ بِٱلْبَٰطِلِ وَتَكْتُمُوا۟ ٱلْحَقَّ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ
velâ telbisü-lḥaḳḳa bilbâṭili vetektümü-lḥaḳḳa veentüm ta`lemûn.
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun Bakara 40–46 3
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
42. “Hakkı batılla bulayıp” yani karıştırıp “bile bile hakkı gizlemeyin.” Böylelikle onlara iki şeyi yasaklamaktadır: Hakka batılı karıştırmak ve hakkı gizlemek. Çünkü Kitab ve ilim ehlinden beklenen, hakkı batıldan ayırt etmek ve hakkı da açıkça ortaya koymaktır ki hidâyet bulmak isteyenler bununla doğru yolu bulsunlar, sapıtmış olanlar sapıklıklarından dönsünler ve inat edenlere karşı da delil ortaya konulmuş olsun. Çünkü Yüce Allah hakkı batıldan ayırt etsin ve günahkârların izledikleri yollar açık seçik ortaya çıksın diye apaçık delillerini açıklamış ve âyetlerini de etraflı bir şekilde izah etmiştir. İlim ehlinden olup bunlar ile amel eden kimseler, Peygamberlerin halifeleri ve ümmetlerin hidâyet önderleridir. Batılı hakka karıştırarak birini diğerinden -bile bile- ayırt etmeyenler, bildiği ve açıklamakla emrolunduğu halde hakkı gizleyenler ise Cehennem’e çağıranlardır. Çünkü insanlar dinleri ile ilgili hususlarda kendi âlimlerinden başkalarına uymazlar. İşte siz de kendiniz için bu iki halden birisini seçin. Daha sonra Yüce Allah onlara şunu emretmektedir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Resullerime indirdiğim- hakkı, atmış olduğunuz yalanlarla karıştırmayın. Emin ve kesin olarak onu bildiğiniz halde kitaplarınızda gelen Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hak olan vasıflarını gizlemeyin.
Aynı kök: كتم (21 geçiş) · Aynı kök: لبس (23 geçiş) · Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…
Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…
Aynı kök: بطل (36 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bilerek gerçeği batılla karıştırmayın, gerçeği gizlemeyin! dipnot 1
Hakkı batılla karıştırmayın ve bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin!
Hakkı batıl ile örtüp bile bile gizlemeyin.
Gerçeği (Hakk'ı), aslı olmayana (batıla) karıştırmayın! Bildiğiniz halde gerçeği gizliyorsunuz!
Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.
Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.
Gerçeği, gerçeğe aykırı olanla karıştırmayın. Çünkü siz biliyorsunuz.
Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayınız ve hakkı gizlemeyiniz.
Bile bile gerçeği yanlış ile karıştırmayın, gerçeği gizlemeyin.
Bile bile gerçeği yanlış ile karıştırmayın, gerçeği gizlemeyin.
Hakkı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin!
hakkı batılla bulayıp da bile bile hakkı gizlemeyin
"Hakk'ı dipnot 1 Batıl'la dipnot 2 " karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.
"Hakk'ı Batıl'la" dipnot 1 karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.
"Hakk'ı Batıl'la" dipnot 1 karıştırıp, bile bile "Hakk'ı" gizlemeyin.
Hakkı batıl ile örtmeyin (libas) ve hakkı gizlemeyin (tektümülhakka). Siz biliyorsunuz. (VEYA: Bildiğiniz halde hakkı batıl ile örtmeyin ve...) (VEYA: ...bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin)
Kendiniz bilib dururken Hakkı baatıla karıştırıb da gerçeği gizlemeyin.
Hakkı batıla karıştırıp da, bile bile siz gerçeği gizlemeyin.
(40-46) Ey İsrail oğulları size nimet olarak verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Benle olan ahdinize / Sözleşmenize uyun ki / vefalı olun ki ben de size olan sözleşmeme uyayım , sadece benden korkun . (İhtiyat ve endişeyle gelen korku, ruhban, manastır hayatında Ruhban yetiştirmede korkunun kullanıldığı bilinir, korkulu bir deve merhametli bir deveden daha iyidir der Araplar) Beraberinizde olanı onaylayan / tasdik eden, bu indirdiğime de iman edin, Onu görmezden gelen ilk kişiler olmayın, az bir pahaya ayetlerimi satmayın, sadece benden sakının, gerçeğin üzerine geçersiz olanı / batıl olanı giydirmeyin, bile bile / bildiğiniz halde gerçeği gizlemeyin , namazı kılın , zekâtı verin ve rükû edenlerle rükû edin. İnsanlara iyiliği mi emrediyorsunuz? Kendinizi unutuyor musunuz? Ve kitabı da sesli okuyorsunuz, akıl etmez misiniz? Sabır ve namazla yardım isteyin , bu, kalbi tedirgin olanlar / haşyet içinde olanlar dışındakilere ağır gelir (yardım isteyemez onlar) onlar (tedirgin olanlar) Rableri ile buluşacaklarını ve ona döndürüleceklerini düşünürler.
Hakka batılı karıştırmayın, bile bile hakkı gizlemeyin.
Bile bile gerçeği batılla bulayıp hakkı gizlemeyin.
Gerçekleri uydurma şeylerle karıştırmayın ve gerçekleri bile bile gizlemeyin! dipnot 1
Hakkı, batıl kılığına sokmayın; dipnot 1 hakkı bile bile gizlemeyin.
Hakka batılı karıştırmayın, bile bile hakkı gizlemeyin.
Hakka batılı karıştırmayın, bile bile hakkı gizlemeyin.
Hakkı batılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz.
"Nor irreverently mix up the truth guiding into all truth and poison it with what you forge of falsehood, nor conceal the truth when you know it conforms with fact and agrees with reality".
Do not mix truth with falsehood, or hide the truth when you know it.
And cover not Truth with falsehood, nor conceal the Truth when ye know (what it is).
Do not confound Truth by overlaying it with falsehood, nor knowingly conceal the Truth. dipnot 1
Do not mix up truth with falsehood and knowingly hide the truth.
And mix not truth with falsehood, nor conceal the truth [i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم is Allâh’s Messenger and his qualities are written in your Scriptures, the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] while you know (the truth).[1]
And do not mix the truth with falsehood, nor conceal the truth while you know.
Do not confound the truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
And do not confound the truth with vanity, and do not conceal the truth wittingly.
And do not mix up the truth with lies; nor hide the truth knowingly.
Clothe not truth with vanity, nor hide the truth the while ye know.
Do not obscure the truth with falsehood, nor keep the truth secret while you know.
Cloath not the truth with vanity, neither conceal the truth against your own knowledge;
Cloak not truth with vanity and falsehood, nor knowingly hide the truth.
And do not confound the Truth with the untruth and do not keep back the Truth and you know (it).
Confound not truth with falsehood, nor knowingly conceal the truth.
Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
And do not overlay the truth with falsehood, and do not knowingly suppress the truth;
Do not mix truth with falsehood or hide the truth knowingly.
And do not confound the truth with falsehood, nor keep the truth secret while you know.
Do not confound the truth with falsehood, nor shall you conceal the truth, knowingly.
And do not mix the truth with falsehood or conceal the truth while you know [it].
And clothe not truth with vanity, nor conceal the truth when you know.
Confound not the Truth with falsehood, nor conceal the Truth while you are well aware of it. ((2:159). News of the Arabian Prophet in Deuteronomy: (18:15-18).)
And do not cover Truth with falsehood, and do not hide the Truth when you know (it).
and do not confound truth with falsehood, and do not hide the truth when you know (it).
And do not confound the truth with falsehood, nor keep the truth secret while you know.