A'râf suresi

A'râf suresi, 13. ayet

A'râf suresi, 13. ayet. قَالَ فَٱهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَن تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَٱخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ ٱلصَّٰغِرِينَ

ḳâle fehbiṭ minhâ femâ yekûnü leke en tetekebbera fîhâ faḫruc inneke mine-ṣṣâgirîn.

Diyanet İşleri

Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 10–16 · surenin 13. ayeti / 206
  1. A'râf 10

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  2. A'râf 11

    Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

  3. A'râf 12

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.

  4. 13

    Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

  5. A'râf 14

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

  6. A'râf 15

    Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.

  7. A'râf 16

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Yüce Allah da ona: “Öyleyse hemen in oradan.” yani cennetten; “artık orada kibirlenmek haddin değildir.” Çünkü orası iyi ve temiz olanların yurdudur. Allah’ın yarattıklarının en kötü ve en murdarına yakışmaz.

“Hemen çık git, çünkü sen aşağılıklardansın.” Zelil kılınmış, küçültülmüş, hakir düşürülmüş kimselerdensin. Bu ise onun kibrine, kendisini beğenmesine karşılık hakir ve zelil düşürülmekle cezalandırıldığını ortaya koymaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah ona dedi ki: “Öyleyse cennetten çık git. Senin orada büyüklenmeye hakkın yoktur. Çünkü orası tertemiz arınmış kimselerin yurdudur. Artık senin orada bulunman sana caiz değildir. -Ey İblis!- Sen kendini Âdem’den daha değerli görsen bile, doğrusu sen alçak aşağılık birisin.”

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. فَٱهْبِطْ fehbit öyle ise in kök: هبط
  3. مِنْهَا minha oradan
  4. فَمَا fema değildir
  5. يَكُونُ yekunu (haddin) kök: كون
  6. لَكَ leke senin
  7. أَن en
  8. تَتَكَبَّرَ tetekebbera büyüklük taslamak kök: كبر
  9. فِيهَا fiha orada
  10. فَٱخْرُجْ fehruc çık kök: خرج
  11. إِنَّكَ inneke çünkü sen
  12. مِنَ mine
  13. ٱلصَّـٰغِرِينَ s-sagirine aşağılıklardansın kök: صغر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini…

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Kibir

    Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) "İn dipnot 1 oradan! Orada kibirlenmek senin haddine değildir. Çık, (git); şüphesiz ki sen aşağılıklardansın!" demişti. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2:36, 38 ve Tâhâ 20:123'te geçen [ihbit/ihbitâ/ihbitû] kelimeleri "dünyada bir yerden bir yere inmek" demektir. Bakara 2:61, 74 ve Hûd 11:48'de aynı kelimenin benzer kullanımları söz konusudur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Hicr 15:34-35; İsrâ 17:63; Sâd 38:77-78.

Mustafa İslamoğlu

(Allah): "Öyleyse in o bulunduğun yerden!" dedi, "Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin haddine düşmez! Hadi, çık git artık! Çünkü sen aşağılık birisin!"

Muhammed Esed

(Allah): "Madem öyle, haydi in o bulunduğun (konum)dan; çünkü orada (o bulunduğun konumda) büyüklük taslaman yakışık almaz! Çık git artık; gerçekten, aşağılanmış kimselerden oldun sen!"

Ahmed Hulusi

Buyurdu: "İn makamından!. . Bir başkasına büyüklük taslama makamı değildir bulunduğun makam! Çık! Muhakkak ki sen (böyle düşünmekle) kendini küçülttün!"

Ali Bulaç

(Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin."

Ali Özek ve heyeti

Allah: Öyle ise, «İn oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık! çünkü sen aşağılıklardansın!» buyurdu.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Öyleyse oradan in! Çünkü orada büyüklük taslayamazsın! Hemen çık! Aslında, sen, aşağılıklar arasındasın!"

Bayraktar Bayraklı

Allah, "Öyle ise, oradan in! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın" buyurdu.

Edip Yüksel

"Oradan aşağı in" dedi, "Orada büyüklük taslayamazsın. Defol. Değerini yitirdin!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Oradan aşağı in,' dedi, 'Orada büyüklük taslayamazsın. Defol. Değerini yitirdin!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Hemen in oradan, orada büyüklük taslamak ne haddine, haydi çık; çünkü sen alçaklardansın!" buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hemen, buyurdu: in oradan ne haddine ki orada tekebbür edesin, haydi çık, çünkü sen alçaklardansın

Erhan Aktaş

"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil. Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın." dedi.

Gültekin Onan

(Tanrı:) "Öyleyse oradan in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen küçük düşenlerdensin."

Hasan Basri Çantay

(Allah) öyleyse, dedi, hemen in oradan. Artık senin orada kibirlenmen, kafa tutman gerekmez. Hemen çık (git). Çünkü sen alçaklardansın.

İbni Kesir

Buyurdu ki: Öyle ise: İn oradan, artık büyüklenmek sana düşmez. Hemen çık sen alçaklardansın.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah ona dedi ki: "Hemen in oradan. Artık orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Hemen çık git. Zira sen, aşağılık kimselerdensin."

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın!"

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "İn oradan dipnot 1 ! Orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Çık dışarı! Sen aşağılıklardansın."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İblis, 1. kat semada görevli meleklerdendi. Allah'a baş kaldırınca kovuldu. Artık o da onu takip eden cinler de birinci kat semaya yaklaştırılmazlar (Hicr 15/16-18, Saffat 37/6-10).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "Yıkıl oradan! dipnot 1 Orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Defol! Sen değerini yitirenlerdensin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yerilmiş olduğunun ifadesi

Şaban Britch

Allah: Hemen in oradan; orada senin büyüklük taslaman haddin değildir. Hemen çık (git). Sen, alçaklardansın, dedi.

Şaban Piriş

Allah: -Hemen in oradan; orada senin büyüklük taslaman haddin değildir. Hemen çık (git). Sen, alçaklardansın, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak! Hadi çık! Sen alçaklardansın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Then down you go", Allah said: " From this blissful state; you are doomed to a lower state". " You are here in heaven's realm in the August presence where you cannot display inordinate self - esteem nor exhibit an overweening opinion of your quality, you are dismissed from My heaven's realm, doomed to the vicissitudes of deposition and degradation".

Abdul Haleem

God said, ‘Get down from here! This is no place for your arrogance. Get out! You are contemptible!’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "Get thee down from this: it is not for thee to be arrogant here: get out, for thou art of the meanest (of creatures)."

Abul A'la Maududi

Allah said: 'Then get you down from here. It does not behove you to be arrogant here. So be gone. You will be among the humiliated.' dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Implicit in the Qur'anic expression (sagharin) is the idea of contentment with one's disgrace and indignity, for saghir is he who invites disgrace and indignity, upon himself. Now, Satan was a victim of vanity and pride, and for that very reason defied God's command to prostrate himself before Adam. Satan was therefore, guilty of self-inflicted degradation. False pride, baseless notions of glory, ill-founded illusions of greatness failed to confer any greatness upon him. They could only bring upon him disgrace and indignity. Satan could blame none but himself for this sordid end.

Aisha Bewley

He said, ‘Descend from Heaven. It is not for you to be arrogant in it. So get out! You are one of the abased.’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "(O Iblîs) get down from this (Paradise), it is not for you to be arrogant here. Get out, for you are of those humiliated and disgraced."

Ali Quli Qarai

‘Get down from it!’ He said. ‘It is not for you to be arrogant therein. Begone! You are indeed among the degraded ones.’

Amatul Rahman Omar

(God) said, `Get down from this (haughty state) for it is not proper for you to behave proudly here, so be gone. Surely, you are of those who have agreed to remain in an abject position.'

Arthur John Arberry

Said He, 'Get thee down out of it; it is not for thee to wax proud here, so go thou forth; surely thou art among the humbled. '

Bijan Moeinian

Your Lord said: "Go to the lower level as you do not have the right to brag [about your greatness] here. Get out as you are demoted."

E. Henry Palmer

Said He, 'Then go down therefrom; what ails thee that thou shouldst be big with pride therein? go forth! verily, thou art of the little ones. '

Edip-Layth

He said, "Descend from it, it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced."

George Sale

God said, get thee down therefore from paradise; for it is not fit that thou behave thy self proudly therein: Get thee hence; thou shalt be one of the contemptible.

Hamid S. Aziz

Said He, "Then get you down from this (situation); what ails you that you should be arrogant here? Go forth! Verily, you are of the meanest (the degraded). "

Mahmoud Ghali

Said He, "Then get down (out of) it; so, in no way is it for you to be proud therein; then go out; surely you are among the belittled. "

Marmaduke Pickthall

He said: Then go down hence! It is not for thee to show pride here, so go forth! Lo! thou art of those degraded.

Mohamed Ahmed - Samira

So God said: "Descend. You have no right to be insolent here. Go, and away; you are one of the damned."

Muhammad Asad

[God] said: "Down with thee, then, from this [state] -for it is not meet for thee to show arrogance here! Go forth, then: verily, among the humiliated shalt thou be!"

Mustafa Khattab

Allah said, "Then get down from Paradise! It is not for you to be arrogant here. So get out! You are truly one of the disgraced."

Progressive Muslims

He said: "Descend from it, it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced. "

Rashad Khalifa

He said, "Therefore, you must go down, for you are not to be arrogant here. Get out; you are debased."

Sahih International

[ Allah ] said, "Descend from Paradise, for it is not for you to be arrogant therein. So get out; indeed, you are of the debased.

Sam Gerrans

He said: “Get thee down therefrom; it is not for thee to wax proud therein, so go thou forth; thou art of those brought low.”

Shabbir Ahmed

(Recall that many of the verses of the Qur'an are allegorical. ) God said, "You are dismissed and degraded hence. It is not for you to be arrogant here. Go forth, then! Among the humiliated you shall be."

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "Get yourself down of it (Paradise): It is not for you to be arrogant here: Get out because you are of the disgraced and shameful. "

Taqi Usmani

He said, "Then, get you down from here, it is not for you to show arrogance here. So, get out. You are one of the degraded.

The Monotheist Group

He said: "Descend from it, for it is not for you to be arrogant here; depart, for you are disgraced."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩