A'râf suresi

A'râf suresi, 189. ayet

A'râf suresi, 189. ayet. هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَفِيفًا فَمَرَّتْ بِهِۦ فَلَمَّآ أَثْقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ ءَاتَيْتَنَا صَٰلِحًا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

hüve-lleẕî ḫaleḳaküm min nefsiv vâḥidetiv vece`ale minhâ zevcehâ liyesküne ileyhâ. felemmâ tegaşşâhâ ḥamelet ḥamlen ḫafîfen femerrat bih. felemmâ eŝḳalet de`ave-llâhe rabbehümâ lein âteytenâ ṣâliḥal lenekûnenne mine-şşâkirîn.

Diyanet İşleri

Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 186–192 · surenin 189. ayeti / 206

Konu Tek nefisten yaratılış ve âciz ilahlar A'râf 189–198 3

  1. A'râf 186

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  2. A'râf 187

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

  3. A'râf 188

    De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."

  4. 189

    Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

  5. A'râf 190

    Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

  6. A'râf 191

    Hiçbir şeyi yaratamayan, kendileri yaratılan şeyleri Allah'a ortak mı koşuyorlar?

  7. A'râf 192

    Halbuki onlar (edindikleri ilahlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

189. “Sizi tek bir candan” yani beşeriyetin atası olan Adem aleyhisselam’dan “yaratan, ondan da kendisinde sükûn bulsun diye eşini” Adem’den zevcesi olan Havva’yı “yaratan O’dur.” Ey yeryüzünde yayılmış bulunan erkekler ve kadınlar! Çokluğunuza ve dört bir yana dağılmış olmanıza rağmen sizin yaratılışınızın aslı budur. Eşinin, sükun bulsun diye kendisinden yaratılmış olmasına gelince, bunun sebebi eşinin de ondan yaratılmış olmasıdır. Böylelikle aralarında bir uyum ve münasebet meydana gelmiştir. Bu ise birinin diğeri ile sükûn bulmasını gerektirmektedir. Böylece onların her biri, diğerine arzu dizgini ile bağlanmış haldedir.

“O, eşini örtüp bürüyünce” yani cima için onu sarıp sarmalayınca yaratıcı olan Yüce Allah, o arzudan ve o cimadan bir nesil var edilmesini takdir etti ve o vakit “eşi hafif bir yük yüklendi.” Bu, hamileliğin başlangıcında böyledir. Kadın, bunun farkına bile varmaz ve yükü ona ağırlık vermez.

“Nihâyet” bu hali devam edip de karnındakinin büyümesi üzerine “(yükü) ağırlaşınca” işte o vakit her ikisinin kalbinde de yavruya karşı, onun canlı, sağlıklı, herhangi bir sakatlığı olmayan tam bir yavru olarak doğması için bir şefkat belirdi. Bu yüzden “ikisi de Rabbleri olan Allah’a şöyle dua ettiler: Eğer bize sağlam” yani yaratılışı tam ve eksiksiz “bir çocuk verirsen muhakkak ki şükredenlerden oluruz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey erkekler ve kadınlar topluluğu! Sizi tek bir candan var eden O'dur. Bu can Âdem -aleyhisselam-'dır. Gönlünün ısınması ve huzur bulması için eşi Havva'yı Âdem -aleyhisselam-'ın kaburga kemiğinden yarattı. Erkek eşiyle bir araya geldikten sonra hanımı ilk başta hissetmeyecek derecede hamileliği hafif olur. Çünkü daha hamileliğin başındadır. Bu hamileliğinden bir ağırlık hissetmediği için ihtiyaçlarını gidermeye ve günlük işlerine devam eder. Fakat yük ağırlaşınca ve karnındaki bebek büyüyünce, karı koca Rableri olan Yüce Allah'a şöyle dua ederler: "Ey Rabbimiz! Eğer bize salih, tam ve kusursuz sağlam bir evlat verirsen, mutlaka senin vermiş olduğun nimetlerine şükredenlerden oluruz."

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هُوَ huve O'dur
  2. ٱلَّذِى llezi ki
  3. خَلَقَكُم halekakum sizi yarattı kök: خلق
  4. مِّن min
  5. نَّفْسٍۢ nefsin nefisten kök: نفس
  6. وَٰحِدَةٍۢ vahidetin bir tek kök: وحد
  7. وَجَعَلَ ve ceale ve var eti kök: جعل
  8. مِنْهَا minha ondan
  9. زَوْجَهَا zevceha eşini kök: زوج
  10. لِيَسْكُنَ liyeskune (gönlü) sukün bulsun diye kök: سكن
  11. إِلَيْهَا ۖ ileyha onunla
  12. فَلَمَّا fe lemma ne zaman ki
  13. تَغَشَّىٰهَا tegaşşaha eşini sarıp örtünce kök: غشو
  14. حَمَلَتْ hamelet (eşi) yüklendi kök: حمل
  15. حَمْلًا hamlen bir yük kök: حمل
  16. خَفِيفًۭا hafifen hafif kök: خفف
  17. فَمَرَّتْ fe merrat gezdirdi kök: مرر
  18. بِهِۦ ۖ bihi onu
  19. فَلَمَّآ felemma ne zaman ki
  20. أَثْقَلَت eskalet (yükü) ağırlaşınca kök: ثقل
  21. دَّعَوَا deava ikisi beraber du'a ettiler kök: دعو
  22. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  23. رَبَّهُمَا rabbehuma Rableri kök: ربب
  24. لَئِنْ lein eğer
  25. ءَاتَيْتَنَا ateytena bize verirsen kök: اتي
  26. صَـٰلِحًۭا salihen iyi güzel (bir çocuk) kök: صلح
  27. لَّنَكُونَنَّ lenekunenne elbette oluruz kök: كون
  28. مِنَ mine -den
  29. ٱلشَّـٰكِرِينَ ş-şakirine şükredenler- kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    (13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Ey kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sizi tek bir nefisten dipnot 1 (candan/cevherden) yaratan, (yine) ondan kendisiyle huzur bulsun diye eşini yaratan O'dur. Eşini kucaklayınca (eşi ile birleşince) eşi hafif bir yük yüklenir (hamile kalır) ve onu bir süre taşır. (Yük) ağırlaşınca "Bize iyi (sağlıklı) bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden olacağız." diye Rableri Allah'a dua ederler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada verilmek istenen mesaj ilk nesil erkekler nereden yaratıldıysa eşlerinin de aynı şeyden yaratıldığını bildirmektir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:1; En‘âm 6:98; Zümer 39:6.

Mustafa İslamoğlu

O'dur sizi bir tek candan yaratan ve kendisine ilgi duysun diye ona kendi cinsinden eşini var eden. Gün gelip o eşine sarılınca, (önce) eş hafif bir yük yüklenir ve o yükü bir süre taşır. Ardından yük ağırlaşınca eşler Rableri olan Allah'a: "Eğer bize eli ayağı düzgün, kusursuz bir çocuk bahşedersen; söz, Sana şükreden kimselerden olacağız!" diye yakarırlar.

Muhammed Esed

Sizi (hepinizi) bir tek candan yaratan, Ve (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden eş var edip çıkaran Odur. Öyle ki, o eşini kucaklayınca, eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir ve taşır o yükü. Sonra (kadın) gün gelip (çocuğun yüküyle) iyice ağırlaşınca, her ikisi birden Allaha, Rablerine yalvarırlar: "Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen, muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!"

Ahmed Hulusi

"HU" ki, sizi TEK bir nefsten - benlikten (makro planda: Hakikat-i Muhammedi - Akl-ı evvel; mikro planda: insanlık şuuru - Akl-ı küll) yarattı ve ondan da eşini (makro planda: evreni; mikro planda: beyni) oluşturdu; ona yerleşsin diye. . . Onu (eşini) örtüp bürüyünce, (eşi) hafif bir yük yüklendi, onu taşıdı. . . Ağırlaştığında, ikisi birden Rableri olan Allah'a: "Andolsun ki, eğer bize bir salih verirsen, mutlaka biz değerlendirenlerden oluruz" diye dua ettiler. (Bu ayet, hem alemlerin oluşuyla ilgili olarak anlaşılabilir, hem de insanın oluşumuyla. )

Ali Bulaç

O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti. Onu (eşini) örtüp bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."

Ali Özek ve heyeti

Sizi bir cinsten yaratan, kendisiyle sükûn bulması için yine aynı cinsten eşini vücûda getiren O (Allah) dur. İnsan eşine yaklaşıp onu bürüyünce eşi (önce) hafif bir yük yüklenmiş ve onunla (günlük işine) devam etmiştir. Fakat yük ağırlaşınca, ikisi birden Rableri Allah'a şöyle duâ etmişlerdir: "Eğer bize sâlih bir evlad verirsen, mutlaka sana şükredenlerden olacağız".

Ali Rıza Safa

O, sizi, bir tek benlikten yaratan ve gönlünün ısınması için, eşini de ondan oluşturandır. Ona sarıldığında, yumuşak bir yük yüklenir; onu taşır. Yükü ağırlaşınca, her ikisi de Efendileri Allah'a yakarışlarda bulunurlar: "Bize erdemli birisini verirsen, kesinlikle şükredenler arasında olacağız!"

Bayraktar Bayraklı

Sizi tek bir cevherden yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de o cevherden var eden, Allah'tır. Eşine sarılınca, eşi hamile kaldı ve onu bir müddet taşıdı. Gebeliği ağırlaşınca, karıkoca, Rableri Allah'a, "Bize kusursuz bir çocuk verirsen andolsun, şükredenlerden olacağız" diye yalvardılar.

Edip Yüksel

O sizi bir tek nefisten (aynı genetik özellikten) yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Efendi'leri ALLAH'a: "Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız" diye yalvardılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O sizi bir tek nefisten (aynı genetik özellikten) yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Rab'leri ALLAH'a: 'Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız,' diye yalvardılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, o zattır ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ki gönlü buna ısınsın. Onun için eşine yaklaşınca o hafif bir yükle hamile kaldı, bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler: "Bize salih yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki, kesinlikle şükreden kullarından oluruz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

O odur ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın, onun için vaktaki bunu derağuş eyledi, bu hafifçe bir hamlin hamili oldu, bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı, o vakıt ikisi bir kendilerini yetiştiren Allaha şöyle dua ettiler: bize yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen yemin ederiz ki elbet şükreden kullarından oluruz

Erhan Aktaş

O, sizi bir tek nefisten dipnot 1 yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan dipnot 1 eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a: "Eğer bize Salih dipnot 2 bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua ettiler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Özden, türden, cevherden, nesneden, mayadan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışan, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, sizi bir tek nefisten dipnot 1 yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan dipnot 1 eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a: "Eğer bize salih[3] bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua ettiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Özden, türden, cevherden, nesneden, mayadan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, sizi bir tek nefisten dipnot 1 yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan dipnot 2 eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a: "Eğer bize salih dipnot 3 bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua ettiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir özden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Aynı özden.
  3. metne dön, dipnot 3
    Arı, saf, temiz, erdemli, iyi, dürüst.

Gültekin Onan

O sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti. Onu (eşini) örtüp bürüyünce, o bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi rableri olan Tanrı'ya dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."

Hasan Basri Çantay

O, sizi bir candan (Ademden) yaratan, bundan da, (gönlü) kendisine (yatıb) ısınsın diye, eşini yapan Odur (Allahdır). Vakta ki o, (eşini) örtüb bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi de (bir müddet) bununla gidip geldi. Nihayet (gebeliği) ağırlaşınca ikisi de Rablerine şöyle düa etdiler: "Eğer bize düzgün (hilkati tam) bir çocuk verirsen andolsun ki her halde şükredenlerden olacağız".

İbni Kesir

O'dur, sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da gönlünün ısınacağı eşini vareden. Eşini örtüp bürüyünce; o, hafif bir yük yüklendi ve onunla bir müddet gider gelirdi. Nihayet ağırlaşınca; karı koca Rabbları olan Allah'a: Eğer bize salih bir çocuk verirsen andolsun ki şükredenlerden oluruz, diye dua ettiler.

Mehmet Alagaş

(189-198) O ki sizleri tek bir nefisten yarattı ve ondan eşini onda sakinleşsin diye yarattı. Ona büründüğünde / dolandığında hafifçe bir yük yüklendi, onunla bir müddet geçirdi, ağırlaştığı vakit, Allaha her ikisi de dua etti, bize salih verirsen eğer teşekkür edenlerden olacağız dediler. O ikisine salih evlat verdiğimizde, verdiğimizi Allah’a ortak koştular, Allah ortak koştuklarından üstündür. Herhangi bir şey yaratamayanları, kendileri yaratılmış olanları ortak mı koşuyorlar? Onlara yardım etmeye güçleri yetmez, kendilerine dahi yardım edemezler. Onları / şirk koştuklarını yola girmeye çağırsanız / hidayete davet etseniz, size uymazlar, ister onları davet edin yahut suskun olun farksızdır / aynıdır, Allah’ın dışında dua ettikleriniz sizin gibi kuldurlar, eğer sözünüze bağlı iseniz / sadık iseniz dua edin onlara, onlar da size cevap versinler. A yakları mı var ki onunla yürüyorlar ? elleri mi var ki onunla tutuyorlar ? gözlerimi var ki onunla görüyorlar? kulaklarımı var ki onunla işitiyorlar? Deki ortak tuttuklarınızı çağırın sonra tuzak kurun / hile kurun beni hiç beklemeyin / bekletmeyin. Muhakkak ki Allah benim velimdir , öyle ki kitabı peyder pey indirdi ve O yüzünü salihlere döner, onları dost edinir. (Nezzele parça parça indirmek enzele tek seferde indirmektir) Onun dışında duada bulunduklarınızın sizlere yardıma güçleri yetmez ve kendilerine de yardım edemezler. Onları hidayete çağırdığında işitmezler ve onların sana baktığını görürsün onlar görmezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a: “Eğer salih bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız.” diye dua ederler.

Süleyman Ateş

O'dur ki sizi bir tek nefisten yarattı, gönlü ısınsın diye ondan eşini var eti; eşini sarıp örtünce (eşiyle birleşince) eşi, hafif bir yük yüklendi, onu gezdirdi. (Yükü) ağırlaşınca ikisi beraber Rableri Allah'a du'a ettiler: "Eğer bize iyi, güzel bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden oluruz!" (dediler).

Süleymaniye Vakfı

Sizi bir tek nefisten dipnot 1 yaratan, onunla huzur bulsun diye eşini dipnot 2 de o nefisten oluşturan odur dipnot 3 . Erkek onu sarınca eşi hafif bir yük yüklenir ve onunla dolaşır. Yükü ağırlaşınca da Rableri /Sahipleri olan Allah'a şöyle yalvarırlar: "Bize iyi bir evlat verirsen, üzerine düşeni yapanlardan olacağız."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nefis kelimesi, hem beden hem de ruh anlamına gelir (Zümer 39/42). Bu ayetteki nefis, bedenin özelliklerini içeren döllenmiş yumurtadır. Nefsin oluşumu, üç karanlık bölgede tamamlanır (Zümer 39/6). Bunlar yumurtalık /karar-ı mekin (Müminun 23/13, Mürselat 77/21), yumurtalıkla rahim arasındaki kanal /müstekar ve rahim /müstevda'dır (En'am 6/98).
  2. metne dön, dipnot 2
    Zevc /eş kelimesinin müennesi /dişili olan "zevce" kelimesi Kur'an'da ve fasih Arapçada kullanılmaz. Kadın erkeğin zevci /eşi, erkek de kadının zevci /eşidir.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizleri bir tek nefisten (döllenmiş yumurtadan) yaratan O'dur. Eşini de o nefisten yarattı ki biri diğerinin yanında rahat etsin. Erkek onu sarınca hafif bir yük yüklenir. Onunla gezip dolaşır. Yükü ağırlaşınca ikisi de Rableri olan Allah'a yalvarır; "Bize iyi bir evlat verirsen, görevlerini yerine getirenlerden olacağız" derler.

Şaban Britch

Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da sükûnet/huzur bulacağı eşini yaratan O’dur. O, eşiyle birleştiği zaman eşi hafif bir yük yüklendi. Onunla (bu halde) gidip, geldi. Yükü ağırlaşınca Rab’leri olan Allah’a dua ederek: Eğer bize sağlam/düzgün bir çocuk verirsen sana şükredenlerden oluruz, derler.

Şaban Piriş

Sizi tek bir kişiden yaratan ve kendisiyle huzur bulması için ondan eşini var eden O'dur. İnsan, eşini bürüdüğü zaman hafif bir yük yüklenir. Onunla bir süre geçer. Yükü ağırlaşınca Rab'leri olan Allah'a dua ederek: -Eğer bize sağlam bir çocuk verirsen sana şükredenlerden oluruz, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler: "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who brought you into being from one single soul -Adam- and from him, by a special creation, did He evolve his mate in whom he seeks consolation and finds comfort. And when he -the early man- approached her with amorous intention, she conceived and the pregnancy passed unnoticed in its early stages. But as the ovum became an embryo and the embryo developed into a foetus which grew larger and the mother grew heavier, the parents invoked the deity's mercy and blessings interpreting their thoughts in words "If You ", they said, "give us a healthy child free from abnormalities and malformations, we will most certainly be grateful".

Abdul Haleem

It is He who created you all from one soul, and from it made its mate so that he might find comfort in her: when one [of them] lies with his wife and she conceives a light burden, going about freely, then grows heavy, they both pray to God, their Lord, ‘If You give us a good child we shall certainly be grateful,’

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who created you from a single person, and made his mate of like nature, in order that he might dwell with her (in love). When they are united, she bears a light burden and carries it about (unnoticed). When she grows heavy, they both pray to Allah their Lord, (saying): "If Thou givest us a goodly child, we vow we shall (ever) be grateful."

Abul A'la Maududi

It is He - Allah -Who created you from a single being, and out of it He made its mate, that he may find comfort in her. And when he covers her, she bears a light burden and goes about with it. Then, when she grows heavy, they pray to their Lord: 'If You bestow upon us a healthy child, we will surely give thanks.'

Aisha Bewley

It is He who created you from a single self and made from him his spouse so that he might find repose in her. Then when he covered her she bore a light load and carried it around. Then when it became heavy they called on Allah, their Lord, ‘If You grant us a healthy child, we will be among the thankful!’

Al-Hilali & Khan

It is He Who has created you from a single person (Adam), and (then) He has created from him his wife [Hawwâ’ (Eve)], in order that he might enjoy the pleasure of living with her. When he (a polytheist from Adam’s offspring - as stated by Ibn Kathir in his Tafsir) had sexual relation with her (the polytheist’s wife), she became pregnant and she carried it about lightly. Then when it became heavy, they both invoked Allâh, their Lord (saying): "If You give us a Sâlih (good in every aspect) child, we shall indeed be among the grateful."

Ali Quli Qarai

It is He who created you from a single soul, and made from it its mate, that he might find comfort with her. So when he had covered her, she bore a light burden and passed [some time] with it. When she had grown heavy, they both invoked Allah, their Lord: ‘If You give us a healthy [child], we will be surely grateful.’

Amatul Rahman Omar

It is He Who has created you from one living entity, and from the same stock (that He created a human being) He brought into being his mate that he might find comfort in her. When he covers her (in conjugal relationship) she conceives a light burden and carries it about, then when she grows heavy (with the child), they both pray to Allâh, their Lord, (saying) `If You give us a good one (- a child with a sound mind in a sound body), we shall surely be of the grateful (to You).'

Arthur John Arberry

It is He who created you out of one living soul, and made of him his spouse that he might rest in her. Then, when he covered her, she bore a light burden and passed by with it; but when it became heavy they cried to God their Lord, 'If Thou givest us a righteous son, we indeed shall be of the thankful.'

Bijan Moeinian

It is God Who has created you all from one person (Adam). Then from him, God created his spouse so that he may find peace in her. When the man covered his spouse, she got a light load that she can not notice. When the load grew heavier, they both prayed: "Lord, if you give us a good child, we will be grateful."

E. Henry Palmer

He it is who created you from one soul, and made therefrom its mate to dwell therewith; and when he covered her she bore a light burden and went about therewith; but when it grew heavy they called on God, Lord of them both, 'Surely if thou givest us a rightly-shaped child we shall of a surety be of those who thank. '

Edip-Layth

He is the One who created you from one person, and He made from it its mate to attain tranquility. When he covered her, she became pregnant with a light load, and she continued with it. When it became heavy, they called on God, their Lord: "If You give us a healthy child, then we will be among the thankful."

George Sale

He it is Who created you from a single soul and made therefrom its mate, that he might find comfort in her. And when he knows her, she bears a light burden and goes about with it. And when she grows heavy, they both pray to Allah, their Lord, saying, 'If thou gives us a good child, we will surely be of the thankful.'

Hamid S. Aziz

He it is who created you from a single soul, and made there from its mate to dwell with her (in comfort and love); and when he covered her she bore a light burden, and went about therewith (unnoticed); but when it grew heavy they cried unto Allah, their Lord, saying, "Surely if you give us a well-formed child, we shall be forever thankful. "

Mahmoud Ghali

He is The One Who created you of one self, and made of it its spouse that he might serenely dwell with her. Then as soon as he (intimately) enveloped her, she bore a light burden, then she passed by with it; then when she became heavy, they both invoked Allah their Lord, "Indeed in case you bring us a righteous (child), (Or: of righteous disosition.) we indeed will be definitely of the thankful.".

Marmaduke Pickthall

He it is Who did create you from a single soul, and therefrom did make his mate that he might take rest in her. And when he covered her she bore a light burden, and she passed (unnoticed) with it, but when it became heavy they cried unto Allah, their Lord, saying: If thou givest unto us aright we shall be of the thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who created you from a single cell, and from it created its mate, that you may live as companions. When the man covered the woman she conceived a light burden and carried it about. And when she was heavy (with child) they prayed together to their Lord: "If You bestow a healthy son on us we shall truly be grateful."

Muhammad Asad

IT IS HE who has created you [all] out of one living entity, and out of it brought into being its mate, so that man might incline [with love] towards woman. And so, when he has embraced her, she conceives [what at first is] a light burden, and continues to bear it. Then, when she grows heavy [with child], they both call unto God, their Sustainer, "If Thou indeed grant us a sound [child], we shall most certainly be among the grateful!"

Mustafa Khattab

He is the One Who created you from a single soul, then from it made its spouse so he may find comfort in her. After he had been united with her, she carried a light burden that developed gradually. When it grew heavy, they prayed to Allah, their Lord, "If you grant us good offspring, we will certainly be grateful."

Progressive Muslims

He is the One who created you from one person, and He made from it its mate to reside with. When he dwelled with her, she became pregnant with a light load, and she continued with it; then when it became heavy, they called on God, their Lord: "If You give us an upright child, then we will be among the thankful."

Rashad Khalifa

He created you from one person (Adam). Subsequently, He gives every man a mate to find tranquility with her. She then carries a light load that she can hardly notice. As the load gets heavier, they implore GOD their Lord: "If You give us a good baby, we will be appreciative."

Sahih International

It is He who created you from one soul and created from it its mate that he might dwell in security with her. And when he covers her, she carries a light burden and continues therein. And when it becomes heavy, they both invoke Allah, their Lord, "If You should give us a good [child], we will surely be among the grateful."

Sam Gerrans

He it is that created you from a single soul; and He created therefrom its mate, that he might be reassured thereby. Then when he covers her, she bears a light load, and she passes by with it. And when it becomes heavy they call to God, their Lord: “If Thou givest us a sound one, we will be among the grateful.”

Shabbir Ahmed

(The Message encompasses life in its totality. ) Recall that Allah created life from a single life cell, then made male and female cells, and then shaped you into human beings, males and females. He designed it such that man might incline with love towards the woman. When he gets intimate with her, she carries a light load that she can hardly notice. As she grows heavy with the child, they both implore Allah, their Lord, "If you indeed grant us a healthy baby, we shall certainly be among the grateful."

Syed Vickar Ahamed

It is He Who created you from a single person (Adam), and made his mate (Hawwá) of similar nature, that he might live with her (in peace and love). When they are close together, she bears a light burden (and responsibility) and carries it about (well and easily). When she grows heavy, they both pray to Allah their Lord, (saying): "If You give us a good child, we promise we shall be grateful."

Taqi Usmani

He is the One who has created you from a single soul, and out of him created his wife, so that he may find comfort in her. So when he covers her with himself, she carries a light burden and moves about with it. Thereafter, when she grows heavy, they both pray to Allah, their Lord, "If You bless us with a perfect child, we shall be grateful."

The Monotheist Group

He is the One who has created you from one person, and He made from it its mate to reside with. When he dwelled with her, she became pregnant with a light load, and she continued with it; then when it became heavy, they called on God, their Lord: "If You give us an upright child, then we will be among the thankful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 189. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 189. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 189. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩