Diyanet İşleri
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
A'râf suresi
A'râf suresi, 186. ayet. مَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِىَ لَهُۥ وَيَذَرُهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ
mey yuḍlili-llâhü felâ hâdiye leh. veyeẕeruhüm fî ṭugyânihim ya`mehûn.
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."
De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."
Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
186. “Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. O, böylelerini taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakıverir.” Yani onlar şaşkınlık ve tereddüt içerisinde bocalarlar. Azgınlıklarından bir türlü çıkamaz ve hakka bir türlü yol bulamazlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah, kimi hakkı bulmakta muvaffak etmeyip, doğru yoldan saptırırsa; onu doğru yola irşat edecek hiçbir kimse yoktur. Yüce Allah, onları küfürleri ve sapıklıkları içerisinde hiçbir şeye yönelmeden bir o yana bir bu yana şaşkın olarak bırakır.
Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: وذر (45 geçiş)
Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…
Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: وذر (45 geçiş)
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…
Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine…
Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…
Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…
Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
"Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve kafir kimseler yetiştirirler."
Aynı kök: وذر (45 geçiş)
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez. dipnot 1 (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır. dipnot 2
Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.
Allahın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah, onları körcesine sağa sola sendeleyip dururken o kurumlu azgınlıkları içinde bırakacaktır.
Allah kimi saptırırsa, artık ona hidayet edecek yoktur. . . Onları kendi taşkınlıkları içinde kör ve şaşkın, bocalar halde bırakır.
Allah'ın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.
Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.
Allah, kimi saptırırsa, artık, ona yol gösteren yoktur. Çünkü Allah, azgınlıkları içinde onları şaşkın bırakır.
Allah'ın saptırdığını doğru yola götürecek kimse yoktur.Allah onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.
ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.
ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.
Allah kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları bırakır taşkınlıkları içinde, körü körüne yuvarlanıp giderler.
Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur, o onları bırakır, tuğyanları içinde kör körüne yuvarlanır giderler
Allah, kimi saptırırsa dipnot 1 ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
Allah, kimi saptırırsa dipnot 1 ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
Allah, kimi saptırırsa dipnot 1 ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
Tanrı'nın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.
Allah kimi sapdırırsa artık onu yola getirecek yokdur. O, bunları taşkınlığı içinde, ve serseri bir halde, bırakıverir.
Kimi, Allah saptırırsa; onu doğru yola götürecek yoktur. O, bunları taşkınlıkları içinde serseri bir halde bırakır.
(184-187) Düşünmüyorlar mı ki arkadaşlarında herhangi bir mecnunluk yok, o sadece a paçık bir uyarıcıdır. Göklerin ve yerin sahibinin egemenliğine / mülkiyetine, Allah’ın yarattığı şey lere, belki de s ürelerinin sonunun / ecellerinin yaklaş mış olabileceğine bakmıyorlar mı? Ondan sonra hangi söze iman edeceksiniz? Allah her kimi saptırırsa ona artık yolunu bulabilmek yoktur / hidayet yoktur. Onları taşkınlıklarında serbest bırakır / salar, onlar da bocalar dururlar. Sana saatin ne zaman demir atıp duracağını soruyorlar, Deki onun ilmi Allah’tadır, Onu vaktini göründürecek / tecelli ettirecek olan yine O’dur, semalarda ve arz da ağır basandır, sizlere aniden gelecek , sanki onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar, Deki, onun ilmi Allah’tadır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyor.
Allah kimi saptırırsa, ona hidayet edecek yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.
Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
Allah'ın sapık saydığını yola getirecek kimse yoktur dipnot 1 . Allah onları taşkınlıkları içinde bırakır, bocalar dururlar.
Allah'ın sapık saydığını, kimse doğru yolda göremez. O, onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakır.
Allah kimi saptırırsa, ona hidayet edecek yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.
Allah kimi sapıklıkta bırakırsa onun bir rehberi yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.
Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurgunlukları içinde bocalayıp dursunlar.
He whom Allah does not guide to His path of righteousness shall find no one to guide him thereto. He gives him and such person plenty of rope to allow them free scope and action in order to commit themselves to the loss in the maze of error.
No one can guide those God allows to stray: He leaves them blundering about in their insolence.
To such as Allah rejects from His guidance, there can be no guide: He will leave them in their trespasses, wandering in distraction.
For those whom Allah lets go astray, there is no guide; and He will leave them in their transgression to stumble blindly.
If Allah misguides people, no one can guide them. We will abandon them to wander blindly in their excessive insolence.
Whomsoever Allâh sends astray, none can guide him; and He lets them wander blindly in their transgressions.
Whomever Allah leads astray has no guide, and He leaves them bewildered in their rebellion.
Whomsoever Allâh adjudges to be astray and leaves in error, there can be no guide for him. And He leaves them (alone) in their transgression (blindly) wandering in distraction.
Whomsoever God leads astray, no guide he has; He leaves them in their insolence blindly wandering.
The fact of the matter is, whoever God drives to the disbelief, there is no way for anyone to guide him. God will let such person to continue his rebellion.
He whom God leads astray there is no guide for him! He leaves them in their rebellion, blindly wandering on.
Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blundering in their transgression.
Whomsoever Allah adjudges astray, there can be no guide for him. And He leave such in their transgression, wandering in distraction.
He whom Allah leads astray there is no guide for him! He leaves them blindly wandering in their rebellion.
Whomever Allah leads into error, then no guide he has, and He leaves them blundering in their inordinance. .
Those whom Allah sendeth astray, there is no guide for them. He leaveth them to wander blindly on in their contumacy.
Whosoever God allows to go astray has none to show him the way, for He leaves them to wander perplexed in their wickedness.
For those whom God lets go astray, there is no guide; and He shall leave them in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.
Whoever Allah allows to stray, none can guide, leaving them to wander blindly in their defiance.
Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blindly wandering in their transgression.
Whomever GOD commits to straying, there is no way for anyone to guide him. He leaves them in their sins, blundering.
Whoever Allah sends astray - there is no guide for him. And He leaves them in their transgression, wandering blindly.
Whom God sends astray, there is no guide for him; and He leaves them wandering blindly in their inordinacy.
There is no guide for him who misleads himself by violating Allah's Law of Guidance. When he leaves the Law, the Law leaves him wandering in the wilderness of arrogant trespassing (2:15).
For those whom Allah rejects from His guidance, there can be no guide: And He will leave them exceeding their limits, wandering aimlessly (without going anywhere).
For those whom Allah lets go astray, there is no one to guide, and He leaves them wandering blindly in their rebellion.
Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blindly wandering in their transgression.