A'râf suresi

A'râf suresi, 186. ayet

A'râf suresi, 186. ayet. مَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِىَ لَهُۥ وَيَذَرُهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

mey yuḍlili-llâhü felâ hâdiye leh. veyeẕeruhüm fî ṭugyânihim ya`mehûn.

Diyanet İşleri

Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 183–189 · surenin 186. ayeti / 206

Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3

  1. A'râf 183

    Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

  2. A'râf 184

    Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

  3. A'râf 185

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

  4. 186

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  5. A'râf 187

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

  6. A'râf 188

    De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."

  7. A'râf 189

    Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

186. “Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. O, böylelerini taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakıverir.” Yani onlar şaşkınlık ve tereddüt içerisinde bocalarlar. Azgınlıklarından bir türlü çıkamaz ve hakka bir türlü yol bulamazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, kimi hakkı bulmakta muvaffak etmeyip, doğru yoldan saptırırsa; onu doğru yola irşat edecek hiçbir kimse yoktur. Yüce Allah, onları küfürleri ve sapıklıkları içerisinde hiçbir şeye yönelmeden bir o yana bir bu yana şaşkın olarak bırakır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَن men kimi
  2. يُضْلِلِ yudlili saptırırsa kök: ضلل
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. فَلَا fela artık olmaz
  5. هَادِىَ hadiye yol gösteren kök: هدي
  6. لَهُۥ ۚ lehu onun için
  7. وَيَذَرُهُمْ ve yezeruhum ve bırakır onları kök: وذر
  8. فِى fi içinde
  9. طُغْيَـٰنِهِمْ tugyanihim azgınlıkları kök: طغي
  10. يَعْمَهُونَ yea'mehune bocalayıp dururlar kök: عمه

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve kafir kimseler yetiştirirler."

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez. dipnot 1 (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:23, 36; Mü'min 40:33; Câsiye 45:23.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Bakara 2:15, En‘âm 6:110; Yûnus 10:11; Hicr 15:72; Mü'minûn 23:75; Neml 27:4.

Mustafa İslamoğlu

Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.

Muhammed Esed

Allahın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah, onları körcesine sağa sola sendeleyip dururken o kurumlu azgınlıkları içinde bırakacaktır.

Ahmed Hulusi

Allah kimi saptırırsa, artık ona hidayet edecek yoktur. . . Onları kendi taşkınlıkları içinde kör ve şaşkın, bocalar halde bırakır.

Ali Bulaç

Allah'ın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.

Ali Özek ve heyeti

Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.

Ali Rıza Safa

Allah, kimi saptırırsa, artık, ona yol gösteren yoktur. Çünkü Allah, azgınlıkları içinde onları şaşkın bırakır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın saptırdığını doğru yola götürecek kimse yoktur.Allah onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.

Edip Yüksel

ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları bırakır taşkınlıkları içinde, körü körüne yuvarlanıp giderler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur, o onları bırakır, tuğyanları içinde kör körüne yuvarlanır giderler

Erhan Aktaş

Allah, kimi saptırırsa dipnot 1 ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın saptırması; gösterdiği yolunun benimsenmesi veya reddedilmesiyle ilgilidir. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir. Allah, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı veren olarak sonucu belirlemektedir. Diğer bir söylemle "insanın sapkınlığa iletilmesi," yaptığı seçime" göre uygun olan karşılığın veresiyle gerçekleşmektedir. Sorumluluk ve tercih bütünüyle insana aittir (Bkz. 39:41).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, kimi saptırırsa dipnot 1 ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, insanın yaptığı seçime göre uygun olan karşılığı vererek, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir. Hidayet ve dalalet konusu insanın dilemesiyle ilişkilidir. Sorumluluk bütünüyle insana aittir

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, kimi saptırırsa dipnot 1 ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kim saptırılmayı gerektiren şeyler yaparsa Allah onu saptırır. Allah, bir kimseyi hak etmedikçe, zorla ne hidayete iletir ne de saptırır. Doğru yolu veya sapkınlığı tercih etme konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.

Hasan Basri Çantay

Allah kimi sapdırırsa artık onu yola getirecek yokdur. O, bunları taşkınlığı içinde, ve serseri bir halde, bırakıverir.

İbni Kesir

Kimi, Allah saptırırsa; onu doğru yola götürecek yoktur. O, bunları taşkınlıkları içinde serseri bir halde bırakır.

Mehmet Alagaş

(184-187) Düşünmüyorlar mı ki arkadaşlarında herhangi bir mecnunluk yok, o sadece a paçık bir uyarıcıdır. Göklerin ve yerin sahibinin egemenliğine / mülkiyetine, Allah’ın yarattığı şey lere, belki de s ürelerinin sonunun / ecellerinin yaklaş mış olabileceğine bakmıyorlar mı? Ondan sonra hangi söze iman edeceksiniz? Allah her kimi saptırırsa ona artık yolunu bulabilmek yoktur / hidayet yoktur. Onları taşkınlıklarında serbest bırakır / salar, onlar da bocalar dururlar. Sana saatin ne zaman demir atıp duracağını soruyorlar, Deki onun ilmi Allah’tadır, Onu vaktini göründürecek / tecelli ettirecek olan yine O’dur, semalarda ve arz da ağır basandır, sizlere aniden gelecek , sanki onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar, Deki, onun ilmi Allah’tadır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah kimi saptırırsa, ona hidayet edecek yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.

Süleyman Ateş

Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın sapık saydığını yola getirecek kimse yoktur dipnot 1 . Allah onları taşkınlıkları içinde bırakır, bocalar dururlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onlar yola gelmeden Allah onları yola gelmiş saymaz (Kasas 28/56).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın sapık saydığını, kimse doğru yolda göremez. O, onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakır.

Şaban Britch

Allah kimi saptırırsa, ona hidayet edecek yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.

Şaban Piriş

Allah kimi sapıklıkta bırakırsa onun bir rehberi yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurgunlukları içinde bocalayıp dursunlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He whom Allah does not guide to His path of righteousness shall find no one to guide him thereto. He gives him and such person plenty of rope to allow them free scope and action in order to commit themselves to the loss in the maze of error.

Abdul Haleem

No one can guide those God allows to stray: He leaves them blundering about in their insolence.

Abdullah Yusuf Ali

To such as Allah rejects from His guidance, there can be no guide: He will leave them in their trespasses, wandering in distraction.

Abul A'la Maududi

For those whom Allah lets go astray, there is no guide; and He will leave them in their transgression to stumble blindly.

Aisha Bewley

If Allah misguides people, no one can guide them. We will abandon them to wander blindly in their excessive insolence.

Al-Hilali & Khan

Whomsoever Allâh sends astray, none can guide him; and He lets them wander blindly in their transgressions.

Ali Quli Qarai

Whomever Allah leads astray has no guide, and He leaves them bewildered in their rebellion.

Amatul Rahman Omar

Whomsoever Allâh adjudges to be astray and leaves in error, there can be no guide for him. And He leaves them (alone) in their transgression (blindly) wandering in distraction.

Arthur John Arberry

Whomsoever God leads astray, no guide he has; He leaves them in their insolence blindly wandering.

Bijan Moeinian

The fact of the matter is, whoever God drives to the disbelief, there is no way for anyone to guide him. God will let such person to continue his rebellion.

E. Henry Palmer

He whom God leads astray there is no guide for him! He leaves them in their rebellion, blindly wandering on.

Edip-Layth

Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blundering in their transgression.

George Sale

Whomsoever Allah adjudges astray, there can be no guide for him. And He leave such in their transgression, wandering in distraction.

Hamid S. Aziz

He whom Allah leads astray there is no guide for him! He leaves them blindly wandering in their rebellion.

Mahmoud Ghali

Whomever Allah leads into error, then no guide he has, and He leaves them blundering in their inordinance. .

Marmaduke Pickthall

Those whom Allah sendeth astray, there is no guide for them. He leaveth them to wander blindly on in their contumacy.

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever God allows to go astray has none to show him the way, for He leaves them to wander perplexed in their wickedness.

Muhammad Asad

For those whom God lets go astray, there is no guide; and He shall leave them in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.

Mustafa Khattab

Whoever Allah allows to stray, none can guide, leaving them to wander blindly in their defiance.

Progressive Muslims

Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blindly wandering in their transgression.

Rashad Khalifa

Whomever GOD commits to straying, there is no way for anyone to guide him. He leaves them in their sins, blundering.

Sahih International

Whoever Allah sends astray - there is no guide for him. And He leaves them in their transgression, wandering blindly.

Sam Gerrans

Whom God sends astray, there is no guide for him; and He leaves them wandering blindly in their inordinacy.

Shabbir Ahmed

There is no guide for him who misleads himself by violating Allah's Law of Guidance. When he leaves the Law, the Law leaves him wandering in the wilderness of arrogant trespassing (2:15).

Syed Vickar Ahamed

For those whom Allah rejects from His guidance, there can be no guide: And He will leave them exceeding their limits, wandering aimlessly (without going anywhere).

Taqi Usmani

For those whom Allah lets go astray, there is no one to guide, and He leaves them wandering blindly in their rebellion.

The Monotheist Group

Whoever God misguides, then there is none to guide him; and He leaves them blindly wandering in their transgression.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 186. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 186. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 186. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩