A'râf suresi

A'râf suresi, 199. ayet

A'râf suresi, 199. ayet. خُذِ ٱلْعَفْوَ وَأْمُرْ بِٱلْعُرْفِ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْجَٰهِلِينَ

ḫuẕi-l`afve ve'mür bil`urfi vea`riḍ `ani-lcâhilîn.

Diyanet İşleri

Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 196–202 · surenin 199. ayeti / 206

Konu Affı tut; şeytanın kışkırtması; Kur'an dinlenirken susmak A'râf 199–206 3

  1. A'râf 196

    Çünkü benim velim, Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren Allah'tır. O, bütün salihlere velilik eder.

  2. A'râf 197

    Allah'tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler.

  3. A'râf 198

    Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, halbuki onlar görmezler.

  4. 199

    Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.

  5. A'râf 200

    Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. A'râf 201

    Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah'ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.

  7. A'râf 202

    Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

199. Bu âyet-i kerime, insanlara karşı gösterilecek güzel ahlakî davranışları, onlarla ilişkilerde takınılması gereken tutumları kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır. İnsanlara davranırken “af yolunu” tutulması, yani insanların müsamaha ile karşılayacakları ve onlara uygun düşecek davranışlarda bulunmak ve güzel ahlakı elden bırakmamak gerekir. Onları tabiat itibariyle kaldıramayacakları birtakım şeylerle mükellef tutmamalıdır. Diğer taraftan herkese yaptığı güzel davranış, söylediği güzel söz hatta bundan da daha aşağı güzellikleri dolayısı ile teşekkür etmeli, kusurlarını affedip eksikliklerini görmezlikten gelmelidir. Küçüğe karşı küçüklüğü dolayısı ile kıt akıllıya aklının eksikliği, fakire de fakirliği dolayısı ile büyüklenmemelidir. Aksine herkese nazikçe davranmalı ve duruma uygun olarak gönüllerini hoş tutacak şekilde karşılık vermelidir.

“Marufu emret.” Uzağa da yakına da her güzel sözü, her güzel davranışı ve mükemmel ahlakı emret. Senin insanlara ulaştıracağın şeyler ya bir bilgiyi öğretmek, ya akrabalık bağını gözetmek, ya anne-babaya iyilikte bulunmak gibi bir hayra teşvik etmek olmalıdır yahut insanların arasını düzeltmek, faydalı bir öğüt vermek, isabetli bir görüş belirtmek, iyilik ve takvâ üzere yardımlaşmak, çirkin bir şeyden alıkoymak yahut da dinî ya da dünyevî bir maslahatın elde edilmesinin yolunu göstermek olmalıdır.

Cahilin eziyet vermesi kaçınılmaz olduğundan dolayı Yüce Allah, cahile de ondan yüz çevirmek şeklinde mukabele edilmesini, cahilliğine cahillikle karşılık verilmemesini emretmektedir: “cahillerden yüz çevir.” Söz yahut davranışı ile seni rahatsız eden bir kimseye rahatsızlık verme, seni mahrum edeni mahrum bırakma, seninle bağlarını koparanla bağlarını koparma, sana zalimlik edene de adaletle davran.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! İnsanların gönül rızası ile kolaylarına gelerek verdikleri mal ve sundukları güzel ahlakı onlardan kabul et. Mizaçlarının katlanamayacağı şeylerle onları sorumlu tutma. Çünkü bu onların hoşuna gitmez. Onlara hep güzel söz ve güzel fiili emret ve cahil olanlardan yüz çevir. Cahillikleri sebebiyle onlara karşılık verme. Onlardan kim sana eziyet ederse, sen ona eziyet etme. Onlardan kim seni mahrum bırakırsa, sen onu mahrum bırakma.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خُذِ huzi al kök: اخذ
  2. ٱلْعَفْوَ l-afve affı kök: عفو
  3. وَأْمُرْ ve'mur emret kök: امر
  4. بِٱلْعُرْفِ bil-urfi iyiliği kök: عرف
  5. وَأَعْرِضْ ve ea'rid yüz çevir kök: عرض
  6. عَنِ ani -den
  7. ٱلْجَـٰهِلِينَ l-cahiline cahiller- kök: جهل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize…

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sen af yolunu tut; iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve sonraki ayetlerdeki hitap, her ne kadar Hz. Muhammed'e yönelik olsa da amaç, bir davranış modeli olarak bütün müminleri bilinçlendirmektir. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:104, 110; Mâide 5:79; A‘râf 7:164; Tevbe 9:71; Hûd 11:116.

Mustafa İslamoğlu

Sen insan fıtratına uyan yolu tut, iyi olanı emret ve haddini bilmezlere aldırma!

Muhammed Esed

Sen, insan fıtratının kabule yatkın olduğu yolu tut; iyi olanı emret; bilgisiz kalmayı seçenleri kendi hallerine bırak.

Ahmed Hulusi

Affedici ol, olumlu, yararlı şeylerle hükmet ve cahillerden yüz çevir!

Ali Bulaç

Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.

Ali Rıza Safa

Bağışlama yolunu seç, bilgiyle öğüt ver; bilisizlerden yüz çevir.

Bayraktar Bayraklı

Sen, affetme yolunu tut/tedbirini al! Uygun olanı emret, cahillerden yüz çevir!

Edip Yüksel

Affedici ol, toleransı öğütle ve cahillere aldırış etme.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Affedici ol, toleransı öğütle ve cahillere aldırış etme.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen af yolunu tut, iyilikle emret ve kendilerini bilmezlerden yüz çevir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen afiv yolunu tut, urf ile emret ve kendilerini bilmezlerden sarfı nazar eyle

Gültekin Onan

Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) buyur ve cahillerden yüz çevir.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) sen (güdüğü değil) kolaylığı (sağlayan yolu) tut. İyiliği emret. Cahillerden yüz çevir.

İbni Kesir

Sen; affı tut, ma'rufu emret ve cahillerden yüz çevir.

Mehmet Alagaş

(199-202) Affetmeyi edin/tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir. (Aff; çıkıntı şeklindeki ilaveyi /pürüzü giderip düzlemektir) Eğer şeytan seni kışkırtıcı bir sözle kışkırtırsa / dürtüklerse, Allaha sığın, kesinlikle o işitendir, bilendir. Muhakkak ki sakınan kimselere, şeytandan bir grup / taife dokunduğu zaman , hatırlarlar, onlar görebilenlerdir. Şeytanlar k ardeşlerini azgınlıkta desteklerler, sonra yakalarını da bırakmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden de yüz çevir!

Süleyman Ateş

Affı al, iyiliği emret, cahillere aldırış etme.

Süleymaniye Vakfı

Sen af yolunu tut, marufa dipnot 1 uymalarını iste, cahilce davrananlara dipnot 2 da mesafeli ol!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Örf ve ma'ruf, güzelliği akıl ve din yoluyla bilinen şeydir.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Cahilce davranan" olarak meal verdiğimiz "cahil (جاهل) kelimesi, bilmeyen anlamına geldiği gibi, bilinen ama olması gerekenin aksine davranan anlamına da gelir (Müfredat). Ayette örfe, yani herkesin doğru olduğunu bildiği şeye uymayan kişiden söz edildiği için bu kişiye cahil değil, "cahilce davranan" denir. Çünkü böyle bir kişi, doğruyu bildiği halde bilmiyormuş gibi davranır.

Şaban Britch

Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden uzak dur!

Şaban Piriş

Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden uzak dur!

Yaşar Nuri Öztürk

Affetmeyi esas al. İyiyi ve güzeli emret, cahillerden yüz çevir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Be indulgent O Muhammad and favour forbearance anti relaxation of restraint, and make due allowances and enjoin conformity of life and conduct to the requirements of morality disregarding the impudent who are insolently disrespectful.

Abdul Haleem

Be tolerant and command what is right: pay no attention to foolish people.

Abdullah Yusuf Ali

Hold to forgiveness; command what is right; But turn away from the ignorant.

Abul A'la Maududi

[O Prophet!] Show forgiveness, enjoin equity, and avoid the ignorant.

Aisha Bewley

Make allowances for people, command what is right, and turn away from the ignorant.

Al-Hilali & Khan

Show forgiveness, enjoin what is good, and turn away from the foolish (i.e. don’t punish them).

Ali Quli Qarai

Adopt [a policy of] excusing [the faults of people], bid what is right, and turn away from the ignorant.

Amatul Rahman Omar

Take to forgiveness and ever forbear and enjoin (the doing of) good and turn away from (those who intentionally want to remain) ignorant.

Arthur John Arberry

Take the abundance, and bid to what is honourable, and turn away from the ignorant.

Bijan Moeinian

Forgive their shortcomings, advocate what is good and avoid useless discussions with the ignorant people.

E. Henry Palmer

Take to pardon, and order what is kind, and shun the ignorant;

Edip-Layth

You shall resort to pardoning, and advocate recognition, and turn away from the ignorant ones.

George Sale

Do thou ever forebear, O Prophet! and enjoin kindness, and turn away from the ignorant.

Hamid S. Aziz

Hold to forgiveness, and command what is kind, and shun the ignorant.

Mahmoud Ghali

Take to clemency, and command benevolence, and veer away from the ignorant. .

Marmaduke Pickthall

Keep to forgiveness (O Muhammad), and enjoin kindness, and turn away from the ignorant.

Mohamed Ahmed - Samira

Cultivate tolerance, enjoin justice, and avoid the fools.

Muhammad Asad

MAKE due allowance for man's nature, and enjoin the doing of what is right; and leave alone all those who choose to remain ignorant.

Mustafa Khattab

Be gracious, enjoin what is right, and turn away from those who act ignorantly.

Progressive Muslims

Take to pardoning, and order with what is good, and turn away from the ignorant ones.

Rashad Khalifa

You shall resort to pardon, advocate tolerance, and disregard the ignorant.

Sahih International

Take what is given freely, enjoin what is good, and turn away from the ignorant.

Sam Gerrans

Take thou the surplus; and enjoin thou what is customary; and turn thou away from the ignorant.

Shabbir Ahmed

(O Prophet) hold to pardon, and go ahead with your program of enjoining virtue and disregard the behavior of those who adamantly remain ignorant.

Syed Vickar Ahamed

Show forgiveness (on your part); Instruct what is right; But turn away from those who are foolish.

Taqi Usmani

(O Prophet,) take forgiveness (as your habit), enjoin virtue, and ignore the ignorant.

The Monotheist Group

Take to pardoning, and order what is good, and turn away from the ignorant ones.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 199. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 199. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 199. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩