Zümer suresi

Zümer suresi, 68. ayet

Zümer suresi, 68. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَىٰ فَإِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنظُرُونَ

venüfiḫa fi-ṣṣûri feṣa`iḳa men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi illâ men şâe-llâh. ŝümme nüfiḫa fîhi uḫrâ feiẕâ hüm ḳiyâmüy yenżurûn.

Diyanet İşleri

Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 65–71 · surenin 68. ayeti / 75

Konu Sûra üfleniş ve hesap Zümer 67–70 3

  1. Zümer 65

    Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: "Eğer Allah'a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun."

  2. Zümer 66

    Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.

  3. Zümer 67

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

  4. 68

    Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

  5. Zümer 69

    Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.

  6. Zümer 70

    Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

  7. Zümer 71

    İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

68. Yüce Allah, onları azameti ile korkuttuktan sonra kıyamet gününde görülecek haller ile de korkutmakta, onları teşvik ederek ve uyararak şöyle buyurmaktadır:

“(O gün) Sûr’a üfürülmüş” Sûr, pek büyük bir boynuzdur. Bunun büyüklüğünü onu yaratandan ve Allah’ın, yarattıkları arasından onun ile ilgili bilgilere muttali kıldığı kimselerden başkası bilemez. Bu boynuza İsrafil aleyhisselam üfürecektir ki İsrafil, mukarreb meleklerden ve Rahman’ın Arş’ının taşıyıcılarından birisidir.

“Allah’ın diledikleri müstesnâ göklerde ve yerde olanların hepsi ölmüş olacaktır” Yani göklerde ve yerde bulunanların hepsi, Sûr’a üfürülüşü işitecekleri vakit bu üfürüşün şiddet ve azameti onları dehşete düşürecek ve hepsi ölecek yahut -diğer bir görüşe göre- bayılacaktır. Bunun Kıyamet gününün bir habercisi olduğunu bilmeyeceklerdir.

Bundan üfürüş esnasında Allah’ın kendisine sebat vereceği şehitler yahut onların bir bölümü vb. kimseler müstesna olacak ve bunlar ölü (veya baygın) düşmeyeceklerdir. Bu birinci üfürüş, baygın düşme ve dehşete kapılma üfürüşüdür.

“Sonra Sûr’a ikinci bir defa” öldükten sonra diriliş için “üfürülür. Bir de bakmışsın ki onlar kabirlerinden kalkmış bakınmaktalar!” Öldükten sonra diriliş ve hesaplarının görülmesi için kabirlerinden kalkmış olacaklar. Bu kalkışları esnasında da ceset ve ruhlarının yaratılması da tamamlanmış olacak, gözleri dehşetten yukarı doğru bakacak ve yerinden fırlamış gibi olacak, Allah kendilerine ne yapacak diye bakacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sûr'a üfleme ile görevli olan melek ona üflediğinde, Yüce Allah'ın ölmesini dilemediği kimseler hariç göklerdeki ve yerdeki herkes ölür. Sonra bu melek yeniden dirilmeleri için Sûr'a ikinci kez üfler. Bunun akabinde bütün canlılar ayağa kalkar, Yüce Allah'ın onlara ne yapacağını beklerler.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنُفِخَ ve nufiha ve üflenir kök: نفخ
  2. فِى fi
  3. ٱلصُّورِ s-suri Sur'a kök: صور
  4. فَصَعِقَ fesaika sonra ölür (bayılır) kök: صعق
  5. مَن men olanlar
  6. فِى fi
  7. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  8. وَمَن ve men ve olanlar
  9. فِى fi
  10. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde kök: ارض
  11. إِلَّا illa dışında
  12. مَن men kimseler
  13. شَآءَ şa'e dilediği kök: شيا
  14. ٱللَّهُ ۖ llahu Allah'ın kök: اله
  15. ثُمَّ summe sonra
  16. نُفِخَ nufiha üflenir kök: نفخ
  17. فِيهِ fihi ona
  18. أُخْرَىٰ uhra bir daha kök: اخر
  19. فَإِذَا fe iza birden
  20. هُمْ hum onlar
  21. قِيَامٌۭ kiyamun kalkmış kök: قوم
  22. يَنظُرُونَ yenzurune bakıyorlardır kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…

  • Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sûr'a üflenmiş dipnot 1 (olacak) dipnot 2 ve -Allah'ın diledikleri hariç- göklerde ve yerde bulunanlar bayılacaktır. dipnot 3 Sonra ona bir daha üflenince, bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sur'a üflenmeyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Kehf 18:99; Tâhâ 20:102; Mü'minûn 23:101; Neml 27:87; Yâsîn 36:51; Kâf 50:20; Hâkka 69:13; Nebe' 78:18.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu tür Son Saat, kıyamet-ahiret gibi gelecekte yaşanması kesin olan olaylar için geçmiş zaman kalıbı kullanımı olayın kesinlikle meydana geleceğine dikkat çekmek içindir. Bu nedenle biz de 69-75. ayetler arasında ilgili konulardaki fiillere gelecek zaman anlamı vermeyi tercih ettik.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: Neml 27:87. Bu iki ayette [fesa‘ıka] ve [fefezi‘a] fiillerinin başındaki [fâ/fe] edatı [ta‘kıbiyye] anlamındadır ve Sûr'a üflenmenin hemen peşinden, göklerdekilerin ve yerdekilerin düşüp bayılacağı bildirilmektedir. Hacc 22:1-2'de konuyla ilgili bilgi verilirken, Son Saat'in şiddetinden insanların ne kadar korkunç bir şekilde etkileneceği üzerinde durulmaktadir.

Mustafa İslamoğlu

Ve sura üflenecek: derken Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten çarpılmışçasına düşüp bayılacaktır. Sonra sura bir daha üflenecek: işte o zaman onlar yerlerinden doğrulup (gerçeği) görecekler.

Muhammed Esed

(O Gün hesap) suru üflenecek; ve yerde, gökte ne varsa hepsi, Allah'ın (hariç tutmak) istedikleri dışında, düşüp bayılacaklar. Sonra sur yeniden üflenecek; işte o zaman (yargı kürsüsü önünde) duranlar (hakikati) görmeye başlayacaklar!

Ahmed Hulusi

Sur'a üflenmiştir! Bu yüzden, Allah'ın dilediği müstesna, semalarda ve arzda kim varsa çarpılıp baygınlık geçirmektedir. . . Sonra ona ikinci (defa) nefholundu; işte onlar ayaklanmışlar bakıyorlar.

Ali Bulaç

Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Sûr'a üflenince, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde, ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!

Ali Rıza Safa

Çünkü boruya üflenmiştir. Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes bayılmıştır. Sonra, ona bir kez daha üflendiğinde, artık, ayağa kalkarak bakınırlar. dipnot 401

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 401
    Yeniden yaratılışı başlatacak olan borunun iki kez üflenmesi, İncil,
    I. Korintliler 15:51 — Yeni Ahit, 1. Korintliler; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · 1. Korintliler 15:51

    İşte size bir sır açıklıyorum. Hepimiz ölmeyeceğiz; son borazan çalınınca hepimiz bir anda, göz açıp kapayana dek değiştirileceğiz. Evet, borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek, ve biz…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ayetinde, şöyle yazılıdır: "Son boru çalınınca hepimiz bir anda göz açıp kapayana dek değiştirileceğiz. Evet, boru çalınacak; ölüler çürümez olarak dirilecek ve biz de değiştirileceğiz."

Bayraktar Bayraklı

Sur'a üflenince, Allah'ın diledikleri hariç olmak üzere, göklerde ve yerde ne/kim varsa hepsi bayılacaktır. Sonra Sur'a bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar.

Edip Yüksel

Boruya üflenir üflenmez göklerde ve yerde kim varsa, ALLAH'ın diledikleri hariç kendinden geçip bayılırlar. Sonra ona tekrar üflenir de onlar ayağa kalkıp bakışırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boruya üflenir üflenmez göklerde ve yerde kim varsa, ALLAH'ın diledikleri hariç kendinden geçip bayılırlar. Sonra ona tekrar üflenir de onlar ayağa kalkıp bakışırlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Sur üflenmiştir. Göklerde kim var ve yerde kim varsa, Allah'ın dilediği kimselerden başka hepsi çarpılıp yıkılmıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da onların hepsi kalkmış bakıyorlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sur üflenmiştir de Göklerde kim var, Yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır, ancak Allahın dilediği müstesna, sonra ona bir daha üflenmiştir, bu kerre de hep onlar kalmışlar bakıyorlardır

Erhan Aktaş

Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sura üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.

Gültekin Onan

Sur'a üfürüldü; böylece Tanrı'nın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.

Hasan Basri Çantay

(Birinci) "Suur" a üfürülmüş (üfürülecek), artık Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, göklerde kim varsa, yerde kim varsa düşüb olmuşdur (ölecekdir). Sonra ona bir daha üfürülmüşdür (üfürülecekdir). O anda görürsün ki (ölüler dirilib) ayakda bakınız duruyorlar!

İbni Kesir

Ve Sur'a üflenmiştir. Artık Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar ve yerde olanlar baygın düşmüştür. Sonra ona bir daha üflenmiş ve bir de bakacaksın ki ayakta bakınıp duruyorlar.

Mehmet Alagaş

(60-75) Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat eden yüzlerinin siyah olduğunu / müsvedde olduğunu görürsün, cehennem büyüklenenlerin tam yeri değil midir? Muttakileri , Allah onların başarıları nedeniyle kurtarır, o nlara kötülük temas etmez, onlar hüzünlenmezler. Allah her şeyi yaratandır , her şeyin adına hareket eder / her şeyin vekilidir. (İşini ve kendini ona emanet et) Göklerin ve yerin idare vasıtaları / idari anahtarları O’nundur, Allah’ın ayetlerini yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır. De ki ey cahiller, bana Allah’ın dışında birine ibadet etmeyi mi emrediyorsunuz? Kesin olan şu ki, sana da öncekilere de vahyolundu , eğer ki ortak koşar isen , yaptıkların boşa gider ve sen de hasara uğrayanlardan olursun. Bilakis Allah’a ibadet et ve teşekkür edenlerden / şükredenlerden ol! Allah’ı hakkıyla takdir edemediler / O’nun ayarlamasını hakiki olarak anlayamadılar, arzın tamamı kıyamet günü O’nun avcundadır / O’nun kabzındadır, semalar ise onun eliyle dürülmüştür / katlanmıştır , O, ortak koştuklarından üstündür ve yücedir. Sur ’un içine üfürülür, yerde ve gökte her kim varsa Allah’ın diledikleri hariç çarpılır / bilinç kaybı yaşar (aşırı sesten olur) Ona tekraren üfürülür onlar ayağa kalkar ve bakınırlar, arz, Rabbinin nuruyla doğar / parlar, kitap ortaya çıkar haber verenler (nebiler) ve tanıklar getirilir. Onların aralarındaki hüküm gerçekleşir, o nlara zulmedilmez , her kişiye yaptığına karşı vefalı davranılacaktır ve O (Allah)ne yapıyor olduklarını en iyi bilendir. Kafirler cehenneme sınıflar / zümreler halinde sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır , onun görevlileri der ki Rabbinizin ayetlerini size sözlü okuyan / tilavet eden ve bu gününüzle buluşacağınıza dair sizi korkutan ve sizden olan Resuller size gelmedi mi? Derler ki evet! ve lakin, kafirlere azap kelimesi hakikat oldu , denilir ki cehennemin kapılarından orada kalıcılar olarak girin , büyüklenenlerin yeri ne fenadır / ne kötüdür. Allahtan sakınanlar / Muttakiler sınıflar halinde / zümreler halinde cennete sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır, onun görevlileri der ki size selam olsun tertemiz oldunuz, kalıcılar olarak ona girin , onlar da der ki verdiği söze / vaadine sadık kalan Allah’a hamdolsun , bizi arza mirasçı kıldı / arzın varisi olduk, cennetten istediğimiz yere yerleşebiliriz, amel işleyenlerin karşılığı / ecri ne güzeldir. Melekleri arşın (tahtın) etrafını kuşat mış, övgü ile / hamd ile Rablerini üstün tutarlarken / tesbih ederlerken görürsün, aralarındaki hüküm gerçekleşmiştir ve alemlerin Rabbine hamdolsun denilmiştir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sur'a üflenir, böylece Allah'ın dilediklerinden başka göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.

Süleyman Ateş

Sur'a üflenmiş, göklerde ve yerde olanlar (korkudan) bayılmışlar, ancak Allah'ın dilediği sarsılmamıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir, birden onlar kalkmış, bakıyorlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sura üfürülünce Allah'ın tercih ettikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa ölecektir. Sonra ona bir daha üfürülünce hemen ayağa kalkıp anlamaya başlayacaklardır.

Şaban Britch

Sûr’a üflenmiş, Allah’ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa ölmüştür. Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkar ve bakıp dururlar.

Şaban Piriş

Sur'a üflenmiş, Allah'ın diledikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa baygın düşmüştür/ölmüştür. Sonra ona tekrar üflendiği zaman onlar ayağa kalkar ve bakıp dururlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Sura üflenmiştir; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde kim var, yerde kim varsa çarpılıp yere yıkılmıştır. Sonra sura bir daha üflenmiştir. İşte hepsi ayağa kalkmış bakıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The trumpet will be blown and sounded emitting so violent penetrating, shocking and thunderous blast proclaiming the Final Event so as to overwhelm all those in the heavens and on earth who shall be stunned into unconsciousness save those whom Allah excepts as He will. Next will follow a Second blast and there, they are all up upon their feet looking around.

Abdul Haleem

the Trumpet will be sounded, and everyone in the heavens and earth will fall down senseless except those God spares. It will be sounded once again and they will be on their feet, looking on.

Abdullah Yusuf Ali

The Trumpet will (just) be sounded, when all that are in the heavens and on earth will swoon, except such as it will please Allah (to exempt). Then will a second one be sounded, when, behold, they will be standing and looking on!

Abul A'la Maududi

And the Trumpet shall be blown dipnot 1 and all who are in the heavens and the earth shall fall down dead save those whom Allah wills. Then the Trumpet shall be blown again, and lo! all of them will be standing and looking on. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For the explanation of Thoor (Trumpet), see (Surah Al- Anaam, Ayat 73); (Surah Ibrahim, Ayat 48); (Surah Al-Kahf, Ayat 99); (Surah TaHa, Ayats 102-103); (Surah Al-Hajj, Ayat 1);(Surah Al-Momioon, Ayat 101); (Surah An-Naml, Ayat 87) and the E,Ns thereof.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, mention has been made of the Turmpet’s being blown only twice. Besides, in Surah An-Naml there is the mention of another blowing of the Trumpet before these two, on hearing which everything in the earth and the heavens will be struck with terror (verse 87). On this very basis, the Ahadith mention that the Trumpet will be blown thrice:

Aisha Bewley

The Trumpet will be blown and those in the heavens and those in the earth will all lose consciousness, except those Allah wills. Then it will be blown a second time and at once they will be standing upright, looking on.

Al-Hilali & Khan

And the Trumpet will be blown, and all who are in the heavens and all who are on the earth will swoon away, except him whom Allâh wills. Then it will be blown a second time, and behold they will be standing, looking on (waiting).[1]

Ali Quli Qarai

And the Trumpet will be blown, and whoever is in the heavens will swoon and whoever is on the earth, except whomever Allah wishes. Then it will be blown a second time, behold, they will rise up, looking on!

Amatul Rahman Omar

(That Day) there shall be a blast on the trumpet and all who are in the heavens and all who are on the earth will fall into a swoon except whom Allâh will like (to spare). Then there will be a blast another time and behold! these people shall stand up awaiting (judgment before their Lord).

Arthur John Arberry

For the Trumpet shall be blown, and whosoever is in the heavens and whosoever is in the earth shall swoon, save whom God wills. Then it shall be blown again, and lo, they shall stand, beholding.

Bijan Moeinian

When the trumpet is blown, every living species in the earth and heavens will fall down dead (except a few that God will let them stay alive. ) When the second trumpet is blown, all will resurrect looking around.

E. Henry Palmer

And the trumpet shall be blown, and those who are in the heavens and in the earth shall swoon, save whom God pleases. Then it shall be blown again, and, lo! they shall stand up and look on.

Edip-Layth

The horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the earth will be struck unconscious, except those spared by God. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.

George Sale

The trumpet shall be sounded, and whoever are in heaven, and whoever are on earth shall expire; except those whom God shall please to exempt from the common fate. Afterwards it shall be sounded again; and behold, they shall arise and look up.

Hamid S. Aziz

And the trumpet shall be blown, and all those that are in the heavens and all those that are in the earth shall swoon away (or become unconscious), except such as Allah wills; then it shall be blown again, then lo! They shall stand up waiting.

Mahmoud Ghali

And the Trumpet is blown; then whoever is in the heavens and whoever is in the earth will (get) stunned, excepting whom Allah decides (to exempt). Thereafter it will be blown another time; then, only then will they be upright, looking on!

Marmaduke Pickthall

And the trumpet is blown, and all who are in the heavens and all who are in the earth swoon away, save him whom Allah willeth. Then it is blown a second time, and behold them standing waiting!

Mohamed Ahmed - Samira

When the trumpet blast is sounded whoever is in the heavens and the earth will swoon away, except those God please. When the blast is sounded the second time, they will stand up all expectant.

Muhammad Asad

And [on that Day, ] the trumpet [of judgment] will be sounded, and all [creatures] that are in the heavens and all that are on earth will fall down senseless, unless they be such as God wills [to exempt]. And then it will sound again - and lo! standing [before the Seat of Judgment], they will begin to see [the truth]!

Mustafa Khattab

The Trumpet will be blown and all those in the heavens and all those on the earth will fall dead, except those Allah wills ˹to spare˺. Then it will be blown again and they will rise up at once, looking on ˹in anticipation˺.

Progressive Muslims

And the horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the Earth will be struck unconscious, except those spared by God. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.

Rashad Khalifa

The horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the earth will be struck unconscious, except those who will be spared by GOD. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.,

Sahih International

And the Horn will be blown, and whoever is in the heavens and whoever is on the earth will fall dead except whom Allah wills. Then it will be blown again, and at once they will be standing, looking on.

Sam Gerrans

And the Trumpet will be blown, and whoso is in the heavens and whoso is in the earth will fall down thunderstruck save whom God wills. Then will it be blown again; and then will they be standing, looking on.

Shabbir Ahmed

When the Trumpet will be sounded the high leaders and the masses will be stunned except those who are already walking the Divine Path. And then it will sound again, and behold, they will stand in awe seeing the Truth. (27:87), (83:6).

Syed Vickar Ahamed

And the Trumpet will be blown (by Angel Israfil, and sounded loudly), when all that are in the heavens and on earth will be dizzy (and faint), except what will please Allah. Then will a second (Trumpet) one be sounded, when, look, they will be standing and looking!

Taqi Usmani

And Horn (Sūr ) will be blown, and all those in the heavens and all those in the earth will faint, except the one whom Allah wills (otherwise). Thereafter, it will be blown once again, and suddenly they will stand up, looking around.

The Monotheist Group

And the horn will be blown, whereupon everyone in the heavens and the earth will be struck unconscious, except those spared by God. Then it will be blown another time, whereupon they will all rise up, looking.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 68. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 68. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 68. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩