Diyanet İşleri
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Zümer suresi
Zümer suresi, 66. ayet. بَلِ ٱللَّهَ فَٱعْبُدْ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ
beli-llâhe fa`büd veküm mine-şşâkirîn.
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyamet günü ve şirk uyarısı Zümer 60–66 3
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler var ya, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
De ki: "Ey cahiller! Siz bana Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?"
Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: "Eğer Allah'a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun."
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
Sur'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
66. Daha sonra: “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyrulmaktadır. Cahillerin, kendisine şirk koşmayı emrettiklerini ve şirkin ne kadar çirkin ve kötü olduğunu bildirdikten sonra “Bilakis, yalnız Allah’a ibadet et” buyruğuyla ihlâs emredilmektedir. Yani ibadetini O’na halis kıl ve yalnızca O’na ibadet et, hiçbir şeyi de O’na ortak koşma!
“Ve” Allah’a sana ihsan ettiği tevfikinden dolayı “şükredenlerden ol.” Bedenî sıhhat ve afiyet, rızık ve benzeri şeylere nail olmak gibi dünyevi nimetlerden ötürü şükür söz konusu olduğu gibi; ihlâs ve takvâ muvaffakiyeti gibi dinî nimetler dolayısı ile de Yüce Allah’a şükredilir ve bundan dolayı O’na hamd-ü senada bulunulur.
Hatta asıl nimet, din nimetlerdir. Bunların Allah tarafından geldiğini düşünmek ve bundan dolayı Allah’a şükretmek, birtakım amellerde bulunan pek çok kimsenin cahillikleri sebebi ile karşı karşıya kaldıkları ucb (kendini ve amelini beğenme) afetinden esenlikte kalmaya vesildir. Çünkü kul, durumu gerçek mahiyeti ile bilecek olursa, daha çok şükretmesini gerektiren ilâhî bir nimet dolayısı ile ucba kapılarak kendisini ve amelini beğenmeye kalkışmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yalnızca Yüce Allah'a ibadet et ve hiç kimseyi O'na ortak koşma. Sana vermiş olduğu nimetlerden dolayı O'na şükredenlerden ol.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hayır! Yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!
Asla böyle yapma; sen yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"
Hayır, (yalnız) Allah'a kulluk etmeli ve (O'na) şükredenlerden olmalısın!
Hayır, sadece Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol (kul olma nimeti ne demektir bunu değerlendir)!
"Hayır, artık (yalnızca) Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol."
Hayır! Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.
Hayır! Artık, Allah'a hizmet et ve şükredenler arasında ol!
Bilakis sen, yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!
Öyleyse yalnız ALLAH'a kul ol ve şükret.
Öyleyse yalnız ALLAH'a kul ol ve şükret.
Hayır, onun için yalnızca Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!
Hayır, onun için yalnız Allaha kulluk et ve şükredenlerden ol
"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"
"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"
"O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"
"Hayır, artık (yalnızca) Tanrı'ya kulluk et ve şükredenlerden ol."
"Hayır. İşte onun için ancak Allaha kulluk et. Şükredenlerden ol".
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.
(60-75) Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat eden yüzlerinin siyah olduğunu / müsvedde olduğunu görürsün, cehennem büyüklenenlerin tam yeri değil midir? Muttakileri , Allah onların başarıları nedeniyle kurtarır, o nlara kötülük temas etmez, onlar hüzünlenmezler. Allah her şeyi yaratandır , her şeyin adına hareket eder / her şeyin vekilidir. (İşini ve kendini ona emanet et) Göklerin ve yerin idare vasıtaları / idari anahtarları O’nundur, Allah’ın ayetlerini yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır. De ki ey cahiller, bana Allah’ın dışında birine ibadet etmeyi mi emrediyorsunuz? Kesin olan şu ki, sana da öncekilere de vahyolundu , eğer ki ortak koşar isen , yaptıkların boşa gider ve sen de hasara uğrayanlardan olursun. Bilakis Allah’a ibadet et ve teşekkür edenlerden / şükredenlerden ol! Allah’ı hakkıyla takdir edemediler / O’nun ayarlamasını hakiki olarak anlayamadılar, arzın tamamı kıyamet günü O’nun avcundadır / O’nun kabzındadır, semalar ise onun eliyle dürülmüştür / katlanmıştır , O, ortak koştuklarından üstündür ve yücedir. Sur ’un içine üfürülür, yerde ve gökte her kim varsa Allah’ın diledikleri hariç çarpılır / bilinç kaybı yaşar (aşırı sesten olur) Ona tekraren üfürülür onlar ayağa kalkar ve bakınırlar, arz, Rabbinin nuruyla doğar / parlar, kitap ortaya çıkar haber verenler (nebiler) ve tanıklar getirilir. Onların aralarındaki hüküm gerçekleşir, o nlara zulmedilmez , her kişiye yaptığına karşı vefalı davranılacaktır ve O (Allah)ne yapıyor olduklarını en iyi bilendir. Kafirler cehenneme sınıflar / zümreler halinde sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır , onun görevlileri der ki Rabbinizin ayetlerini size sözlü okuyan / tilavet eden ve bu gününüzle buluşacağınıza dair sizi korkutan ve sizden olan Resuller size gelmedi mi? Derler ki evet! ve lakin, kafirlere azap kelimesi hakikat oldu , denilir ki cehennemin kapılarından orada kalıcılar olarak girin , büyüklenenlerin yeri ne fenadır / ne kötüdür. Allahtan sakınanlar / Muttakiler sınıflar halinde / zümreler halinde cennete sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır, onun görevlileri der ki size selam olsun tertemiz oldunuz, kalıcılar olarak ona girin , onlar da der ki verdiği söze / vaadine sadık kalan Allah’a hamdolsun , bizi arza mirasçı kıldı / arzın varisi olduk, cennetten istediğimiz yere yerleşebiliriz, amel işleyenlerin karşılığı / ecri ne güzeldir. Melekleri arşın (tahtın) etrafını kuşat mış, övgü ile / hamd ile Rablerini üstün tutarlarken / tesbih ederlerken görürsün, aralarındaki hüküm gerçekleşmiştir ve alemlerin Rabbine hamdolsun denilmiştir.
Öyleyse, yalnızca Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol.
Hayır, yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.
Hayır, hayır! Yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden /görevini yerine getirenlerden ol! dipnot 1 ."
Sakın ha! Yalnız Allah'a kulluk et ve görevlerini yerine getirenlerden ol."
Öyleyse, yalnızca Allah’a ibadet et ve şükredenlerden ol!
Öyleyse, kulluğunu yalnızca Allah'a yap ve şükredenlerden ol!
Başkasına değil, sadece Allah'a kulluk/ibadet et; şükredenlerden ol!
Do not pay attention to the infidels' irreverent exhortation. It is only Allah Whom you are enjoined to worship and be among those who impel themselves to the feeling of gratitude and gratefulness.
No! Worship God alone and be one of those who are grateful to Him.’
Nay, but worship Allah, and be of those who give thanks.
Therefore, serve Allah alone and be among those who give thanks.
No! Worship Allah and be among the thankful.
Nay! But worship Allâh (Alone and none else), and be among the grateful.
Rather, worship Allah, and be among the grateful!’
`Rather you should worship Allâh alone and be of the thankful (to Him). '
Nay, but God do thou serve; and be thou among the thankful.
Therefore worship God alone and count your blessings.
Nay, but God do thou serve, and be of those who do give thanks!'
Therefore, you shall serve God, and be among the appreciative.
Wherefore rather fear God, and be one of those who give thanks.
Nay! But serve Allah alone and be of the thankful.
No indeed, (but) Allah you (must) then worship and be among the thankful. "
Nay, but Allah must thou serve, and be among the thankful!
So, you should worship only God, arid be among the grateful.
Nay, but thou shalt worship God [alone], and be among those who are grateful [to Him]!
Rather, worship Allah ˹alone˺ and be one of the grateful.
Therefore, you shall serve God, and be among the appreciative.
Therefore, you shall worship GOD alone, and be appreciative.
Rather, worship [only] Allah and be among the grateful.
Nay, but God shalt thou serve; and be thou among the grateful.)
Nay, but you shall serve Allah alone and be among those who show gratitude for His Guidance and Bounties by sharing them with others. ('Shukr' = Gratitude = Keeping Allah's bounties open for the benefit of others thus obtaining best possible and collective results. It does not end with just verbal 'Thank God!')
No! But Allah (Alone, you) worship, and be among those who give thanks.
On the contrary, it is Allah whom you should worship; and be among the grateful.
Therefore, you shall serve God, and be among the thankful.