Diyanet İşleri
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Kehf suresi
Kehf suresi, 99. ayet. وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ فِى بَعْضٍ وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَجَمَعْنَٰهُمْ جَمْعًا
veteraknâ ba`ḍahüm yevmeiẕiy yemûcü fî ba`ḍiv venüfiḫa fi-ṣṣûri fecema`nâhüm cem`â.
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zülkarneyn Kehf 83–101 3
"Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
(100-101) O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!
İnkar edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kafirlere konak olarak hazırladık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
99. “O gün onları birbiri içine dalgalanır bir halde bırakmışızdır.” Buradaki “onları” zamirinin Ye’cüc ile Me’cüc’e ait olma ihtimali vardır. Yani onlar, sayıca çok kalabalık olmaları ve bütün yeryüzünü doldurmaları dolayısıyla insanların yanına çıkacakları vakit birbirleri içinde âdeta dalgalanıp duracaklardır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Nihâyet Ye’cüc ile Me’cüc açılıp da her yüksek tepeden akın ettiklerinde...” (el-Enbiya, 21/96) Zamirin kıyamet günündeki insanlara ait olması ihtimali de vardır. Buna göre onlar, o günde bir araya gelip toplanacaklar, sayıca çok kalabalık olacaklarından, dehşetli haller ve büyük sarsıntılar geçireceklerinden dolayı birbirleri içinde dalgalanıp duracaklardır. Buna da bu ayetin devamı delildir:
99. “Sûrâ üfürülmüş olacaktır” Yani İsrafil aleyhisselam Sûr’a üfürmüş olacak, Allah da ruhları cesetlere geri çevirmiş olacaktır. Daha sonra insanları kıyamet günü mahşer meydanında bir araya toplayacaktır. Öncekileriyle, sonrakileriyle, kâfirleriyle, mü’minleriyle hepsi sorgulanmak, hesaba çekilmek ve amellerinin karşılıklarını almak üzere toplanacaklardır. Farklı türleriyle tüm kâfirlerin cezası, içinde ebediyen kalacakları cehennem olacaktır. İşte bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ahir zamanda onları bırakırız da (kalabalık olmalarından dolayı) diğerleri ile birbirlerine dalgalar halinde karışırlar. Sûr'a üflendiği zaman da bütün hepsini hesap ve karşılıklarını vermek için bir araya toplarız.
Aynı kıssa: Zülkarneyn · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
"Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor…
Aynı kök: موج (7 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)
Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.
Aynı kök: موج (7 geçiş)
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kök: موج (7 geçiş)
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin,…
Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)
(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün (kıyamet gününde bakarsın ki) biz onları birbirine karışmış bir hâlde bırakmışızdır. Sûr'a da üflenecek, dipnot 1 böylece onları tamamen bir araya getireceğiz.
O gün geldiğinde, Biz onları birbirini kıran dalgalar (gibi) çalkalanmaya terkederiz. Nihayet sur borusu çalınır; sonunda hepsini bir araya toplarız.
O gün onları bırakırız, dalga dalga yürüyüp birbirlerine karışsınlar; ve sura üflenir: Böylece hepsini bir araya toplarız.
O gün onları serbest bırakırız, dalgalar halinde (iki tür) birbirlerine girerler! Sur'a da üflenmiştir; artık hepsini cem etmişizdir.
Biz o gün, bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz. Sur'a da üfürülmüştür, artık onların tümünü bir arada toparlamışız.
O gün (kıyamet gününde bakarsın ki) biz onları, birbirine çarparak çalkalanır bir halde bırakmışızdır, Sûr'a da üfürülmüş, böylece onları bütünüyle bir araya getirmişizdir.
O gün, onları bırakırız; dalgalar biçiminde birbirlerine karışırlar. Çünkü boruya üflenmiştir. Sonunda, tümünü bir araya toplarız.
O gün biz onları, birbirine çarparak çalkalanır bir halde bırakmışızdır. Sur'a da üfürülmüş, böylece onları bütünüyle bir araya getirmişizdir.
O gün onları bırakırız. Dalgalar halinde birbirlerine girerler. Boruya üflenir; hepsini bir araya toplarız.
O gün onları bırakırız. Dalgalar halinde birbirlerine girerler. Boruya üflenir; hepsini bir araya toplarız.
Ve o gün Biz onları, birbirlerinin içinde dalgalanır bir durumda bırakıvermişizdir Sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır.
Ve o gün onları bırakıvermişizdir, bir kısmı diğerinin içinde dalgalanıyorlar, Sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır
O Gün dipnot 1 onları terk ederiz. Dalga dalga birbirlerine karışırlar. Ve Sur'a üfürülür. Hepsini bir araya toplarız.
İzin günü dipnot 1 onları terk ederiz. Dalga dalga birbirlerine karışırlar. Ve Sur'a üfürülür. Hepsini bir araya toplarız.
O gün onları terk ederiz. Dalga dalga birbirlerine karışırlar. Ve Sur'a üfürülür. Hepsini bir araya toplarız.
Biz o gün, bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz. Sura da üfürülmüştür, artık onların tümünü bir arada toparlamışız.
O gün biz onları birbiri içinde dalgalanır bir halde bırakmışızdır (bırakacağız. Artık) "Şuur" da üfürülmüşdür (üfürülecekdir.) Bu suretle hepsini (mahşerde) derleyip toparlamışızdır (toplayacağız).
O gün; Biz, onları bırakırız, dalgalar halinde birbirlerine girerler. Sur'a üflenince hepsini bir araya toplarız.
(99-108) Onların bazılarını bazıları içinde izdiham halinde / dalgalanır halde bırakırız, sûra üfürülmüştür, onları topluca biraraya getirmişizdir, o gün sunu olarak cehennemi kafirlere sunmuşuzdur, onların gözleri, hatırlatmama / zikrime karşı kapaklı idi, i şitmeye güçleri yetmiyordu , kafirler, benim dışımda , kullarımı, dost olarak edinebilecekler ini mi hesap ettiler ? Kesinlikle inecekleri yer olarak cehennemi, kafirlere hazırladık , de ki amel olarak hasara uğrayacak olanları bildirelim mi? Dünya hayatındaki çabaları sapmıştır , onlar güzel işler üretiyoruz (san’ an / sanayi ediyoruz) hesap ederler, i şte onlar Rablerinin ayetlerini ve onunla buluşmayı yok sayıyorlardı , amelleri işe yaramadı / b oşa gitti, onlar için kıyamet günü terazi / ölçüm olmayacaktır, işte bu; yok saymalarından ve ayetlerimizle ve elçilerimizle alay etmelerinden dolayı onların cezası olan cehennemdir, iman edenler ve salih amel işleyenler onların indirileceği yer ise Firdevs cennetleridir. Orada kalıcıdırlar, onlarda oradan ayrılmak / başka bir yerle değiştirmek istemezler.
Günü gelince biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sûr’a üflendiği zaman da hepsini bir araya toplarız.
Biz o gün (Ye'cuc ve Me'cuc'u) bırakmışızdır: Birbiri içinde dalgalanır(lar). Sur'a da üflenmiştir ve onları hep bir araya toplamışızdır.
O gün, kimilerini diğerlerinin içine bir dalga gibi girecek şekilde bırakırız. Sura üflenmiştir, hepsini bir araya toplamış oluruz. dipnot 1
O gün onlardan biri diğerinin içinde dalgalanacaktır. Sura üflenince de tamamını bir araya toplayacağız.
Günü gelince biz onları bırakırız. Dalgalar halinde birbirlerine girerler. Sur’a üflendiği zaman da hepsini bir araya toplarız.
Günü gelince biz onları bırakırız. Dalgalar halinde birbirlerine girerler. Sur'a üflendiği zaman da hepsini bir araya toplarız.
O gün onları bırakmışızdır, birbirleri içinde dalgalanırlar. Sura da üflenmiştir; hepsini bir araya toplamışızdır.
And on the Day when the promise is fulfilled, we will leave them -the people- in an undulating conformation until the trumpet is sounded and then We assemble them all together in throngs.
On that Day, We shall let them surge against each other like waves and then the Trumpet will be blown and We shall gather them all together.
On that day We shall leave them to surge like waves on one another: the trumpet will be blown, and We shall collect them all together.
And on that Day dipnot 1 We shall let some of them surge like waves against others, and the Trumpet shall be blown. Then We shall gather them all together.
We will abandon them, that Day, to pound against each other in surging waves and the Trumpet will be blown and We will gather them all together.
And on that Day [i.e. the Day Ya’jûj and Ma’jûj (Gog and Magog) will come out], We shall leave them to surge like waves on one another; and the Trumpet will be blown, and We shall collect them (the creatures) all together.
That day We shall let them surge over one another, and the Trumpet will be blown, and We shall gather them all,
And We shall leave them (- Gog and Magog) alone at that time surging as waves (in furious attacks) one over another. And the trumpet shall be blown. Then shall We gather them all together.
Upon that day We shall leave them surging on one another, and the Trumpet shall he blown, and We shall gather them together,
Yes; on that Day (Gog and Magog will come out and) I will let loose the people to come close together (like the waves;) then the horn will be blown, and I will summon them all together.
And we left some of them to surge on that day over others, and the trumpet will be blown, and we will gather them together.
We left them till that day to surge like waves on one another. The horn was blown so We gathered them together.
On that day We will suffer some of them to press tumultuously like waves on others; and the trumpet shall be sounded, and We will gather them in a body together.
Said he, "This is a mercy from my Lord; but when the promise of my Lord comes to pass, He will make it as dust, for the promise of my Lord is true. "
And upon that Day We will leave some of them surge against others; (Literally: Some of them against some others) and the Trumpet will be blown; then We will gather them in (one) gathering.
And on that day we shall let some of them surge against others, and the Trumpet will be blown. Then We shall gather them together in one gathering.
We shall leave them on that day surging like waves pressing one against the other, and the trumpet blast will be sounded, when We shall gather them all together.
AND ON that Day" We shall [call forth all mankind and] leave them to surge like waves [that dash] against one another; and the trumpet [of judgment] will be blown, and We shall gather them all together.
On that Day, We will let them[1] surge ˹like waves˺ over one another. Later, the Trumpet will be blown,[2] and We will gather all ˹people˺ together.
And We left them till that day to surge like waves on one another. And the horn was blown so We gathered them together.
At that time, we will let them invade with one another, then the horn will be blown, and we will summon them all together.
And We will leave them that day surging over each other, and [then] the Horn will be blown, and We will assemble them in [one] assembly.
And We will leave them, that day, to surge one upon another; and the Trumpet will be blown, and We will gather them together
(Zul-Qarnain was correct that such obstructions would become immaterial with time. ) We will let some nations to invade others on a day when the trumpets of war will be blown. Then We will gather them together in battle-fields. (Gog and Magog, the powerful imperialist nations will exploit one another and the weaker nations and great wars will take place).
And on that Day, We shall leave them (Gog and Magog) to climb like waves one upon another: And the Trumpet will be blown, and We shall bring them (the creatures) all together.
And on that day, (i.e. the Doomsday) We will leave them (all the people including Ya’jūj and Ma’jūj) surging over one another. And the Horn shall be blown, then We shall gather them together.
And We left them until that day to surge like waves on one another. And the horn was blown, so We gathered them together.