Zümer suresi

Zümer suresi, 28. ayet

Zümer suresi, 28. ayet. قُرْءَانًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذِى عِوَجٍ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

ḳur'ânen `arabiyyen gayra ẕî `ivecil le`allehüm yetteḳûn.

Diyanet İşleri

Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 25–31 · surenin 28. ayeti / 75
  1. Zümer 25

    Onlardan öncekiler de yalanladılar ve azap kendilerine farkına varamadıkları bir yerden geldi.

  2. Zümer 26

    Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

  3. Zümer 27

    Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.

  4. 28

    Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  5. Zümer 29

    Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiç, bir olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

  6. Zümer 30

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir.

  7. Zümer 31

    Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. “Korkup sakınsınlar diye de” Allah’tan gereği gibi korksunlar, takvalı olsunlar diye. Çünkü biz, onlar için gerek ilmî gerek amelî takvânın yollarını, bu her şeyi ile dosdoğru ve Allah’ın kendisinde her türlü misalden örnekler verdiği bu Arapça Kur’ân ile kolaylaştırmış bulunuyoruz.

“Hiçbir eğriliği olmayan” bir Kitaptır bu. Yani bu Kitapta herhangi bir tutarsızlık, herhangi bir açıdan eksiklik yoktur. Ne lafızlarında ne manalarında. Bu, o Kitabın mükemmel derecede dengeli olmasını ve her şeyi ile dosdoğru olmasını ifade etmektedir. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Hamd, kuluna Kitabı indiren ve onda hiçbir eğriliğe yer vermeyen Allah’adır ki O, dosdoğru bir kitaptır” (el-Kehf, 18/1-2)

“Arapça bir Kur’ân olarak” özellikle Araplar için lafızları açık, manaları kolay, Arapça bir Kur’ân olarak indirilmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz onu Arapça Kur'an kıldık. Onda hiçbir eğrilik, bozulma ve karışıklık yoktur. Allah'ın emirlerine tabi olmak ve yasaklarından sakınıp karşı gelmekten korunmaları ümidiyle onu indirdik.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُرْءَانًا kur'anen Kur'an'dır (bu) kök: قرا
  2. عَرَبِيًّا arabiyyen Arapça kök: عرب
  3. غَيْرَ gayra olmayan kök: غير
  4. ذِى zi
  5. عِوَجٍۢ ivecin pürüzü kök: عوج
  6. لَّعَلَّهُمْ leallehum umulur ki
  7. يَتَّقُونَ yettekune sakınırlar kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak ayetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır.

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş)

    De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş)

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Takvâlı (duyarlı) olsunlar diye, pürüzsüz dipnot 1 Arapça bir Kur'an dipnot 2 olarak (indirdik).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Kehf 18:1.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'da 11 kez geçen [‘arabiyy] kelimesi Kur'an'ın "Arapça lisana sahip" ilâhî bir mesaj olduğunu, ayrıca "açık ve anlaşılır" bir yapıya sahip kılındığını ifade etmektedir. Ayetler için bkz. Yûsuf 12:2; Ra‘d 13:37; Nahl 16:103; Tâhâ 20:113; Şu‘arâ 26:195; Zümer 39:28; Fussilet 41:3, 44; Şûrâ 42:7; Zuhruf 43:3; Ahkâf 46:12.

Mustafa İslamoğlu

(ve onu) hiçbir çarpıklığa meydan bırakmadan Arapça bir hitap olarak (indirdik): belki sorumluluklarını idrak ederler.

Muhammed Esed

ve onu bütün çapraşıklık ve eğriliklerden uzak Arapça bir hitabe olarak (vahyettik ki,) Allah'a karşı sorumluluklarının bilincine varsınlar.

Ahmed Hulusi

Pürüzsüz, net Arapça bir Kur'an olarak (vahyettik). . . Belki (anlayıp) korunurlar diye.

Ali Bulaç

Çarpıklığı olmayan Arapça bir Kur'an'dır (bu). Umulur ki sakınırlar.

Ali Özek ve heyeti

Korunsunlar diye, pürüzsüz Arapça bir Kur'an indirdik.

Ali Rıza Safa

Tutarsızlık bulunmayan, çok kolay anlaşılacak Kur'an; belki sorumluluk bilincine erişirler diye.

Bayraktar Bayraklı

Sakınsınlar diye, onu pürüzsüz Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Arapça, pürüzsüz bir Kuran, belki erdemli olurlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Pürüzsüz Arapça bir Kur'an olarak gerek ki korunsunlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir Kur'an ki pürüzsüz bir arabi, gerek ki korunsunlar

Erhan Aktaş

Kusursuz, Arapça bir Kur'an'dır. Umulur ki takva sahibi olurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kusursuz, Arapça bir Kur'an'dır. Umulur ki takva sahibi olurlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kusursuz, Arapça bir Kur'an'dır. Umulur ki takva dipnot 1 sahibi olurlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Çarpıklığı olmayan Arapça bir Kuran'dır (bu). Umulur ki sakınırlar.

Hasan Basri Çantay

(Onu her türlü) tenakuz ve ihtilaf dan azade, dosdoğru, Arabca bir Kur'an olarak (indirdik). Taki (küfürden) sakınsınlar.

İbni Kesir

Eğriliği bulunmayan arabça bir Kur'an'dır. Belki sakınırlar.

Mehmet Alagaş

(21-31) Görmedin mi Allah semadan suyu indiriyor, Onu da arzdaki kaynaklara yerleştiriyor, sonra ondan onunla çeşitli renkteki zirai ürünler çıkarıyor, sonrasında sarartıyor ve onu kurumuş görüyorsun, sonra da onu da ufalamış yapıyor, işte bunda akıl uluları için hatırlatma vardır. Allah kimin göğsünü teslimiyete açar ise O , Rabbinden bir nur üzerindedir, Allah’ın hatırlatmasından / zikrinden kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun , işte onlar apaçık bir sapma içindedirler. Allah, en güzel anlatıyı , benzetimlerle do natılmış bir kitap olarak indirdi , Rablerinin tedirginliğinden / haşyetinden ciltleri ürperir, sonra kalpleri de ciltleri de Allah’ı hatırlamakla yatışır , işte bu yola girmektir / hidayettir, Allah dilediğini hidayete sokar, Allah kimi de saptırırsa ona artık yola iletilmek yoktur. Kıyamet günü, azabın kötüsünden yüzünü kim sakındırabilir ki? Zalimlere denilir ki kazan mış olduklarınızı tadın! Onlardan öncekiler de yalanladılar, azap onlara farkında olmadıkları taraflardan verildi , Allah onlara dünya hayatında aşağılanmayı tattırdı, ahiret azabı ise daha büyüktür, keşke bilmiş olsalardı. Biz kesinlikle insana bu Kuran’da her türlü örnekten / misalden çarpıcı olarak sunduk , umulur ki hatır layıp anarlar. Çarpıklığı olmayan / Pürüzsüz Arabi bir Kuran, umulur ki sakınırlar. Allah, aralarında tartışma olan ortakların, bir adamı / bir çalışanı olmayı ve bir adama (ortağı olmayan bir adama) tamamen teslim olan adamı örnek verdi / misali çarpıcı olarak sundu, bu iki misal eşit olur mu? (İlkinde birinin en az iki sahibi var, diğerinde ise biri diğerine teslim, ne derse yapıyor, Allah’la olması gerek en ortaksız ilişki böyle olmalı ) Allah’a hamdolsun, bilakis çokları bilmiyorlar. Muhakkak sen öleceksin, kesinlikle onlar da öl ecekler, s onra da sizler mutlaka kıyamet gününde Rabbinizin yanında hasımlaşacaksınız / birbirinizle kavgalı / davalı olacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sakınıp takvalı olsunlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an. (indirdik)

Süleyman Ateş

Korunanlar için bunu, pürüzsüz Arapça bir Kur'an olarak (indirdik).

Süleymaniye Vakfı

(Örnekleri), içinde bir eğrilik dipnot 1 olmayan Arapça kur'anlar /ayet kümeleri dipnot 2 halinde verdik, belki yanlışlardan sakınırlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğrilik anlamı verdiğimiz İvec (عوج), çok dikkat edilmedikçe anlaşılamayacak olan eğriliktir (Müfredat). Doğruya çok yakın görünecek şekilde anlamda yapılan çarpıtmalar, böyle eğriliklerdir. Kur'an'da herhangi bir ivec yoktur (Kehf 18/1); ancak insanlar Kur'an'a uymak yerine Kur'an'ı kendilerine uydurmak için anlamı çarpıtabilir yani ivec yapabilirler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an, karae (قرأ) fiilinin mastarı olan kur (القُرْء) veya kar (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Konuları örneklerken) Yanıltıcı olmayan dipnot 1 ve Arapça ayetler kümesi dipnot 2 halinde verdik ki kendilerini koruyabilsinler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, kendisi yanıltıcı olmayan, yanlış anlaşıldığında birbiriyle ilişkili ayetler kümesinin yardımıyla fark edilmesini sağlayacak şekilde Arapça bir Kitap olarak, Allah tarafından düzenlenmiştir (Bkz: Al-i İmran 3/7)
  2. metne dön, dipnot 2
    Arapça "Kur'an" kelimesi, küme, kümeleşme anlamına gelir. Bkz. İsra 17/78.

Şaban Britch

Sakınıp, takvalı olsunlar diye, hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak (indirdik).

Şaban Piriş

Korunsunlar diye, hiçbir eğriliği olmayan Arapça bir okuyuşla.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunu, eğri büğrüsü olmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki, korunup sakınabilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A Quran revealed in the Arabic literary form, well founded, constant and resolute, a Quran that does not allow in its structure declension, obliquity or crookedness so that they -people- may hopefully keep in awe of Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him.

Abdul Haleem

an Arabic Quran, free from any distortion- so that people may be mindful.

Abdullah Yusuf Ali

(It is) a Qur'an in Arabic, without any crookedness (therein): in order that they may guard against Evil.

Abul A'la Maududi

It is an Arabic Qur'an dipnot 1 free of all crookedness dipnot 2 that they may guard against their evil end.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, it has not been sent down in a foreign language so that the people of Makkah and Arabia should stand in need of a translator or interpreter, but it is in their own language, which they can understand directly.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, there is nothing of double-dealing in it so that a common man should find it difficult to understand, but everything has been presented in it in a straightforward manner, from which everyone can know what this Book states as wrong and why, what it states as right and on what ground, what it wants the people to accept and what it wants them to reject, and what it enjoins and what it forbids.

Aisha Bewley

an Arabic Qur’an with no distortion in it, so that hopefully they will have taqwa.

Al-Hilali & Khan

An Arabic Qur’ân, without any crookedness (therein) in order that they may avoid all evil which Allâh has ordered them to avoid, fear Him and keep their duty to Him.

Ali Quli Qarai

—an Arabic Qur’ān, without any deviousness, so that they may be Godwary.

Amatul Rahman Omar

(We have revealed the) Qur'ân in Arabic, there is no deviation from rectitude (in it and is free from all flaws), that they may guard against sufferings.

Arthur John Arberry

Koran, wherein there is no crookedness; haply they will be godfearing.

Bijan Moeinian

Qur’an is revealed in a straight forward Arabic to avoid any misinterpretation; may the righteous ones refer to it for the guidance.

E. Henry Palmer

An Arabic Qur'an with no crookedness therein; haply they may fear!

Edip-Layth

A compilation in Arabic, without any distortion, that they may be righteous.

George Sale

An Arabic Koran, wherein there is no crookedness; that they may fear God.

Hamid S. Aziz

A Lecture (Quran) in Arabic, without any crookedness, that they may guard (against evil).

Mahmoud Ghali

An Arabic QuÉran, without comprising any crookedness, that possibly they would be pious.

Marmaduke Pickthall

A Lecture in Arabic, containing no crookedness, that haply they may ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

A clear discourse which expounds all things without any obliquity, so that they may take heed for themselves.

Muhammad Asad

as a discourse in the Arabic tongue, free of all deviousness, so that they might become conscious of God.

Mustafa Khattab

˹It is˺ a Quran ˹revealed˺ in Arabic without any crookedness, so perhaps they will be conscious ˹of Allah˺.

Progressive Muslims

A Quran in Arabic, without any crookedness, that they may be righteous.

Rashad Khalifa

An Arabic Quran, without any ambiguity, that they may be righteous.

Sahih International

[It is] an Arabic Qur'an, without any deviance that they might become righteous.

Sam Gerrans

An Arabic recitation, free of deviation, that they might be in prudent fear.

Shabbir Ahmed

This Qur'an in Arabic is a Monograph in plain language free of all deviousness so that they might walk aright. (7:158), (12:3), (13:37), (14:4), (25:1), (39:28), (41:3), (42:7).

Syed Vickar Ahamed

(It is purely) a Quran in Arabic, without any (dishonesty or) crookedness in it: In order that they (those who read) may protect (themselves) against evil.

Taqi Usmani

through an Arabic Qur’ān that has no digression (from the truth), so that they may be God-fearing.

The Monotheist Group

A revelation in Arabic, without any crookedness, that they may be righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩