Haşr suresi

Haşr suresi, 21. ayet

Haşr suresi, 21. ayet. لَوْ أَنزَلْنَا هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ عَلَىٰ جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُۥ خَٰشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ ٱللَّهِ وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

lev enzelnâ hâẕe-lḳur'âne `alâ cebelil lera'eytehû ḫâşi`am müteṣaddi`am min ḫaşyeti-llâh. vetilke-l'emŝâlü naḍribühâ linnâsi le`allehüm yetefekkerûn.

Diyanet İşleri

Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Haşr 18–24 · surenin 21. ayeti / 24

Konu Kur'an'ın ağırlığı ve Allah'ın güzel isimleri Haşr 21–24 3

  1. Haşr 18

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Haşr 19

    Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.

  3. Haşr 20

    Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  4. 21

    Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

  5. Haşr 22

    O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da, görünen alemi de bilendir. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

  6. Haşr 23

    O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah'tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

  7. Haşr 24

    O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Yüce Allah’ın kullarına bu açıklamaları yaparak Kitab-ı Aziz’inde birtakım emir ve yasaklar koymuş olması, onların kendilerini davet ve teşvik ettiği bu hususlara tez elden koşmalarını gerektirir. İsterse kalplerinin katılığı, yalçın dağları andırsın. Çünkü bu Kur’ân, bir dağın üzerine indirilmiş olsaydı o dağın Allah korkusundan dolayı başını eğerek parçalanıp dağılmış olduğu görülürdü. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’in kalpler üzerinde çok büyük bir etkisi vardır. Zira onun öğütleri, kayıtsız ve şartsız olarak en büyük öğütlerdir. Onun emir ve yasakları da pek çok hikmet ve maslahatları ihtiva eder. Ayrıca hem nefisler hem de bedenler için pek kolaydırlar. Zorluk ve meşakkat içermediği gibi aralarında bir çelişki, tutarsızlık, tekellüf ve zorlanmayı gerektirecek hususlar da yoktur. Bu emir ve yasaklar, bütün zaman ve mekânlara elverişlidir ve herkese uygundur.

Daha sonra Yüce Allah şunu haber vermektedir: O, insanlara misaller verir. Kullara kitabında helâlı ve haramı açıklar. Bunu da âyetleri üzerinde düşünsünler, tefekkür etsinler diye yapar. Çünkü bunlar üzerinde tefekkür etmek, kulun önünde ilmin hazinelerini açar. Ona hayır ve şerrin yollarını açıkça gösterir, üstün ahlâki değerleri işlemeye ve güzel huylara sahip olmaya onu teşvik eder. Kötü huylardan da uzak tutar. O bakımdan kula Kur’ân üzerinde gereği gibi tefekkür etmekten, anlamları üzerinde iyiden iyiye düşünmekten daha faydalı olacak bir şey yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Eğer Biz bu Kur'an'ı dağa indirmiş olsaydık, Kur'an'da bulunan şiddetli tehdit ve korkutucu uyarılar sebebiyle sertliği ve sağlamlığı ile birlikte o dağın Allah korkusunun şiddetinden dolayı baş eğmiş paramparça olduğunu görürdün. Biz, bu örnekleri insanlar akıllarını kullansınlar ve onun ayetlerinin ihtiva ettiği ibretlerden ve uyarılardan ibret alsınlar diye veriyoruz.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَوْ lev şayet
  2. أَنزَلْنَا enzelna biz indirseydik kök: نزل
  3. هَـٰذَا haza bu
  4. ٱلْقُرْءَانَ l-kurane Kur'an'ı kök: قرا
  5. عَلَىٰ ala
  6. جَبَلٍۢ cebelin bir dağa kök: جبل
  7. لَّرَأَيْتَهُۥ leraeytehu onu görürdün kök: راي
  8. خَـٰشِعًۭا haşian baş eğmiş kök: خشع
  9. مُّتَصَدِّعًۭا mutesaddian parçalanmış kök: صدع
  10. مِّنْ min -ndan
  11. خَشْيَةِ haşyeti korkusu- kök: خشي
  12. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah kök: اله
  13. وَتِلْكَ ve tilke ve bu
  14. ٱلْأَمْثَـٰلُ l-emsalu misalleri kök: مثل
  15. نَضْرِبُهَا nedribuha anlatıyoruz kök: ضرب
  16. لِلنَّاسِ linnasi insanlara kök: نوس
  17. لَعَلَّهُمْ leallehum umulur ki
  18. يَتَفَكَّرُونَ yetefekkerune düşünürler kök: فكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir ayet getirsen, inkar edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: صدع (5 geçiş)

    Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.

  • Aynı kök: صدع (5 geçiş)

    Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.

  • Aynı kök: صدع (5 geçiş)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, şüphesiz ki onu Allah'a saygı(sı)ndan dolayı boyun eğmiş bir şekilde, paramparça olmuş görürdün. dipnot 1 İşte biz düşünsünler diye şu örnekleri insanlar için veriyoruz. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Enfâl 8:24, Yâsîn 36:70 ve Şûrâ 42:52. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Mesaj, vahyin dirilticiliğini öğretmeyi amaçlamakla ilgilidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; Furkân 25:33; ‘Ankebût 29: Rûm 30:58; Zümer 39:27. Şûrâ 42:52 gibi ayetler gereği, Kur'an'ın bir adının da [rûh] oluşu, Enfâl 8:24'te onun diriltici etkinliği, Al-i İmrân 3:179'daki vahyin dönüştürücülüğü düşünülürse, bu ayette "Kur'an'ın dağı canlandırması ifadesi"nde kastedileni ortaya koymaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Eğer Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, onun Allah'a saygıdan boyun eğmiş bir halde şerha şerha yarılıp eridiğini görürdün. İşte bu türden temsili anlatımları, insanların önüne, belki düşünürler diye koyuyoruz.

Muhammed Esed

Bu Kur'an-ı bir dağa indirmiş olsaydık, dağın ezilip büzülerek Allah korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. Ve işte (bütün) bu temsilleri, belki düşün(meyi öğrenebil)irler diye insanların önüne koyuyoruz.

Ahmed Hulusi

Eğer şu Kuran'ı (bildirdiği gerçeği) bir dağın (benlik sahibi bilinç - ego - eniyet) üzerine inzal etseydik, elbette onu Allah (ismiyle işaret edilen'in) haşyetinden (muhteşem azamet karşısında benliğinin hiçliğini fark ederek) huşu ederek, çatlayıp paramparça olduğu halde görürdün! İşte bu MİSALLERİ (sembolik anlatımları) insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz!

Ali Bulaç

Şayet biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Allah korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte Biz, belki düşünürler diye, insanlara böyle örnekler veririz.

Ali Özek ve heyeti

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.

Ali Rıza Safa

Bu Kur'an'ı, bir dağın üstüne indirseydik, o dağı, Allah korkusundan saygıyla baş eğerek, paramparça olmuş görürdün. İnsanlara, böyle örnekler veriyoruz; belki düşünürler diye.

Bayraktar Bayraklı

Bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, Allah korkusundan onu baş eğmiş, çatlamış, yarılmış görürdün. Bu misalleri, düşünmeleri için insanlara anlatıyoruz.

Edip Yüksel

Bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirseydik, ALLAH'a olan saygıdan ötürü onun titreyip paramparça olduğunu görecektin. Belki düşünürler diye biz insana böyle örnekler vermekteyiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirseydik, ALLAH'a olan saygıdan ötürü onun titreyip paramparça olduğunu görecektin. Belki düşünürler diye biz insana böyle örnekler vermekteyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik kesinlikle, sen onu, Allah korkusundan başını eğmiş, çatlamış görürdün. İşte Biz o misalleri, düşünsünler diye insanlara veriyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz bu Kur'anı bir dağın üzerine indirseydik her halde Sen onu Allah korkusundan başını eğmiş çatlamış görürdün, o temsiller yok mu, işte biz onları insanlar için yapıyoruz gerek ki tefekkür ederler

Erhan Aktaş

Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu dipnot 1 duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. dipnot 2 Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, canı gönülden Allah'a yönelmek, alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'ın konusu ve muhatabı insandır. Dolayısı ile mesajı da insanadır. Mesajın ne denli önemli olduğu, mesaja ne denli itibar edilmesi gerektiği bir alegorik bir örnekleme ile anlatmıştır. Kafirlerin ne kadar katı karakterli olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan ve çevirilerde "korkmak" olarak anlam verilen bu kelimenin; korku, korkmak anlamına gelen 'havf' kelimesi ile bir ilgisi yoktur. Dolayısı ile korkma anlamı doğru değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu dipnot 1 duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. dipnot 2 Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a karşı derin saygı, içten sevgi duymak, cani gönülden Allah'a yönelmek,  alçak gönüllü, bilinçli ve duyarlı olmak. Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini/korkusunu taşımak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'ın konusu ve muhatabı insandır. Dolayısı ile mesajı da insanadır. Bu mesajın ne denli önemli olduğu, mesaja ne denli itibar edilmesi gerektiği bir benzetme ve bir örnekleme ile anlatılmak istenmiştir. Gerçeği yalanlayan nankörlerin ne kadar katı karakterli olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan ve çevirilerde "korkmak" olarak anlam verilen bu sözcüğün; korku, korkmak anlamına gelen ‘havf' sözcüğü ile bir ilgisi yoktur. Dolayısı ile korkma anlamı doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu dipnot 1 duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. dipnot 2 Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçtenlikle, saygıyla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'ın konusu ve muhatabı insandır. Dolayısı ile mesajı da insanadır. Bu mesajın ne denli önemli olduğu, mesaja ne denli itibar edilmesi gerektiği bir benzetme ve bir örnekleme ile anlatılmak istenmiştir. Gerçeği yalanlayan nankörlerin ne kadar katı karakterli olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan ve çevirilerde "korkmak" olarak anlam verilen bu sözcüğün; korku, korkmak anlamına gelen ‘havf' sözcüğü ile bir ilgisi yoktur. Dolayısı ile korkma anlamı doğru değildir.

Gültekin Onan

Şayet biz bu Kuran'ı bir dağın üzerine indirmiş olsaydık, andolsun onu Tanrı korkusundan saygı ile baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. İşte biz belki düşünürler (yetefekkerun) diye insanlara böyle örnekler veririz.

Hasan Basri Çantay

Eğer biz bu Kur'anı bir dağ başına indirseydik muhakkak ki onu Allah korkusundan baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misaller (yok mu?) işte biz onları, insanlar düşünsünler diye, iradediyoruz.

İbni Kesir

Şayet Biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık; sen, onun Allah'ın haşyetinden baş eğerek parça parça olduğunu görürdün. İşte Biz, bu misalleri insanlara anlatırız, belki düşünürler.

Mehmet Alagaş

(21) Eğer bu Kur’an-ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağı Allah’tan tedirginliğinden dolayı / huşuyla çatlamış / yarılmış olarak görürdün. İşte bu örnekler insana verilir ki böylelikle belki düşünürler / belki fikir üretirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirseydik, onun Allah korkusundan baş eğerek parça parça olduğunu görürdün. İşte biz, bu örnekleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Süleyman Ateş

Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, Allah korkusundan onu, baş eğmiş, çatlamış, yarılmış görürdün. Bu misalleri, düşünmeleri için insanlara anlatıyoruz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik Allah korkusundan baş eğip parça parça olduğunu görürdün. Bunlar insanlar için oluşturduğumuz örneklerdir; belki düşünürler.

Şaban Britch

Biz bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirseydik onun Allah korkusundan baş eğerek parça parça olduğunu görürdün! İşte bu örnekleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Şaban Piriş

Biz Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik onun Allah korkusundan baş eğerek parça parça olduğunu görürdün! İşte bu örnekleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik, her halde sen onu huşu ile boynunu bükmüş, çatlayıp yarılmış görürdün. Biz bu örnekleri insanlara hep veriyoruz ki, inceden inceye düşünebilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Had We revealed this Quran to a mountain and it could perceive the picture of what it represents and the complete glory in which it reveals itself, you would see it shaking with such fits of awe and shivering into atoms for the profound reverence dutiful to Allah. Such parables do We discourse to people that they may hopefully ponder, and that they may hopefully think and reflect before they act.

Abdul Haleem

If We had sent this Quran down to a mountain, you [Prophet] would have seen it humbled and split apart in its awe of God: We offer people such illustrations so that they may reflect.

Abdullah Yusuf Ali

Had We sent down this Qur'an on a mountain, verily, thou wouldst have seen it humble itself and cleave asunder for fear of Allah. Such are the similitudes which We propound to men, that they may reflect.

Abul A'la Maududi

Had We sent down this Qur'an upon a mountain you would indeed have seen it humbling itself and breaking asunder out of fear of Allah. dipnot 1 We propound such parables to people that they may reflect.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The parable means that if a huge creation like a mountain had the sense and knowledge that it had been made responsible and accountable, like man, before Allah Almighty, for its deeds, it would have trembled from the fear of it. But how heedless, senseless and thoughtless is the man, who understands the Quran, and has known the whole truth through it, yet he is neither seized by any fear nor feels worried as to what answer he would make to his God about the responsibilities that have been placed on him. On the contrary, when he reads the Quran, or hears it being read, he remains un-moved as if he were a lifeless and senseless stone, which is not supposed to hear and see and understand anything. (For further explanation, see (E.N. 120 of Surah Al-Ahzab).

Aisha Bewley

If We had sent down this Qur’an onto a mountain, you would have seen it humbled, crushed to pieces out of fear of Allah. We make such examples for people so that hopefully they will reflect.

Al-Hilali & Khan

Had We sent down this Qur’ân on a mountain, you would surely have seen it humbling itself and rent asunder by the fear of Allâh. Such are the parables which We put forward to mankind that they may reflect.[1]

Ali Quli Qarai

Had We sent down this Qur’ān upon a mountain, you would have surely seen it humbled [and] go to pieces with the fear of Allah. We draw such comparisons for mankind, so that they may reflect.

Amatul Rahman Omar

Had We revealed this Qur'ân on a mountain, you would have surely seen it falling down in all humility and splitting asunder for awe of Allâh. These are wonderful things which We narrate for mankind that they may give thought.

Arthur John Arberry

If We had sent down this Koran upon a mountain, thou wouldst have seen it humbled, split asunder out of the fear of God. And those similitudes -- We strike them for men; haply they will reflect.

Bijan Moeinian

Had God sent down this Qur’an to the mountain, you would have seen the mountain to crack down itself out of awe. By these types of examples God makes his points to be understood by those who use their brain to think.

E. Henry Palmer

Had we sent down this Qur'an upon a mountain, thou wouldst have seen it humbling itself, splitting asunder from the fear of God! These parables do we strike out for men; haply they may reflect!

Edip-Layth

Had We sent down this Quran to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of reverence for God. Such are the examples We cite for the people, that they may reflect.

George Sale

If We had sent down this Koran on a mountain, thou wouldest certainly have seen the same humble itself, and cleave in sunder for fear of God. These similitudes do We propose unto men, that they may consider.

Hamid S. Aziz

Had We sent down this Quran on a mountain, you would certainly have seen it falling down (humbled), splitting asunder because of the fear of Allah, and We set forth these parables to men that they may reflect.

Mahmoud Ghali

If We had sent down this Qur'an upon a mountain, indeed you would have seen it submissive, sundered apart out of apprehension of Allah; and those similitudes We strike for mankind, that possibly they would meditate.

Marmaduke Pickthall

If We had caused this Qur'an to descend upon a mountain, thou (O Muhammad) verily hadst seen it humbled, rent asunder by the fear of Allah. Such similitudes coin We for mankind that haply they may reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

If We had sent down this Qur'an to a mountain you would have seen it turn desolate and split into two for fear of God. We offer these examples to men that they may think and reflect.

Muhammad Asad

HAD WE bestowed this Qur’an from on high upon a mountain, thou wouldst indeed see it humbling itself, breaking asunder for awe of God. And [all] such parables We propound unto men, so that they might [learn to] think.

Mustafa Khattab

Had We sent down this Quran upon a mountain, you would have certainly seen it humbled and torn apart in awe of Allah. We set forth such comparisons for people, ˹so˺ perhaps they may reflect.[1]

Progressive Muslims

Had We sent down this Quran to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of reverence for God. And such are the examples We cite for the people, that they may reflect.

Rashad Khalifa

If we revealed this Quran to a mountain, you would see it trembling, crumbling, out of reverence for GOD. We cite these examples for the people, that they may reflect.

Sahih International

If We had sent down this Qur'an upon a mountain, you would have seen it humbled and coming apart from fear of Allah. And these examples We present to the people that perhaps they will give thought.

Sam Gerrans

Had We sent down this Qur’an upon a mountain, thou hadst seen it humbled, split asunder from fear of God. And those similitudes — We strike them for mankind, that they might reflect.

Shabbir Ahmed

Had We sent down this Qur'an upon a mountain, you would have indeed seen it humble itself and rent asunder for Awesomeness of Allah. Such examples We cite for mankind, so that they might think.

Syed Vickar Ahamed

If We sent down this Quran on a mountain, surely, you would have seen it humble itself and split open with the fear of Allah. Such are the examples that We offer men that they may (deeply) think.

Taqi Usmani

Had We sent down this Qur’ān to a mountain, you would have seen it humbled, burst apart out of awe for Allah. We cite such examples for people, so that they may ponder.

The Monotheist Group

Had We sent down this Qur'an to a mountain, you would have seen it trembling, crumbling, out of concern from God. And such are the examples We put forth for the people, that they may reflect.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Haşr suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩