Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 20. ayet

Yûsuf suresi, 20. ayet. وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍۭ بَخْسٍ دَرَٰهِمَ مَعْدُودَةٍ وَكَانُوا۟ فِيهِ مِنَ ٱلزَّٰهِدِينَ

veşeravhü biŝemenim baḫsin derâhime ma`dûdeh. vekânû fîhi mine-zzâhidîn.

Diyanet İşleri

Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 17–23 · surenin 20. ayeti / 111

Konu Kardeşlerin tuzağı ve kuyu Yûsuf 7–20 3

  1. Yûsuf 17

    "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler.

  2. Yûsuf 18

    Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."

  3. Yûsuf 19

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.

  4. 20

    Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

  5. Yûsuf 21

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

  6. Yûsuf 22

    Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

  7. Yûsuf 23

    Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Kardeşleri de o sırada yakın bir yerde bulunuyordu. Bu sefer yolcu kafilesi onu kardeşlerinden “düşük bir fiyata, sayılı birkaç dirheme” karşılık gelen oldukça düşük bir bedele “sattılar. Zaten ona pek değer vermiyorlardı.” Çünkü kardeşlerinin maksadı, sadece onun ortadan kaybolup babasından uzak olmasını sağlamaktı. Yoksa onun karşılığında para kazanmak gibi bir maksatları yoktu.

Buna göre anlam şöyle olur: Kafile, Yusuf’u bulduklarında onun durumunu gizlemek ve beraberindeki ticaret eşyaları arasına onu katmak istediler. Ancak kardeşleri gelip onun, kendilerinden kaçan köleleri olduğunu iddia ettiler. Bunun üzerine kafile, belirtilen bedel karşılığında onu satın aldı ve kendilerinden kaçmaması için de kardeşlerinden teminat aldılar. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Su getiren kimse ile arkadaşları onu Mısır'da değersiz bir pahaya sattılar. Bu miktar, sayılması kolay olan birkaç dirhem idi. Yusuf'tan çabucak kurtulmak için ona pek fazla değer de vermemişlerdi. Yusuf'un halinden onun bir köle olmadığını anlamışlardı. Bundan dolayı Yusuf'un ailesinden korktular. Bu, Yüce Allah'ın ona olan rahmetinden böyle oldu. Böylece Yusuf -aleyhisselam- onların yanında uzun bir müddet kalmamıştı.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَشَرَوْهُ ve şeravhu ve onu sattılar kök: شري
  2. بِثَمَنٍۭ bisemenin bir pahaya kök: ثمن
  3. بَخْسٍۢ behsin düşük kök: بخس
  4. دَرَٰهِمَ derahime paraya kök: درهم
  5. مَعْدُودَةٍۢ mea'dudetin birkaç kök: عدد
  6. وَكَانُوا۟ ve kanu ve idiler kök: كون
  7. فِيهِ fihi ona karşı
  8. مِنَ mine
  9. ٱلزَّٰهِدِينَ z-zahidine isteksiz kök: زهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

  • Aynı kök: ثمن (19 geçiş) · Aynı kök: شري (25 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere…

  • Aynı kök: بخس (7 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: بخس (7 geçiş)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

  • Aynı kök: بخس (7 geçiş)

    Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe…

  • Aynı kök: شري (25 geçiş)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kafile Mısır'a vardığında) onu basit bir değere, sayılı birkaç dirheme satmışlardı. dipnot 1 Onlar ona değer vermeyenlerdendiler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Yusuf'un az bir pahaya satılması aslında onun üzerinde yoğunlaşılmamasını, dikkat çekici bir pozisyonun yaşanmamasını, sıradan bir işlem olarak çok fazla göz önünde olmamasını sağlamış, böylece onun kaybolmuşluğu yönündeki kabul daha geniş bir durum arz etmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda onu düşük bir değere -sadece bir kaç gümüş paraya- sattılar; zaten onlar ondan kurtulmak istiyorlardı.

Muhammed Esed

Ve sonunda önemsiz bir paha -sadece birkaç gümüş dirhem- karşılığında o'nu sattılar; o kadar az değer biçmişlerdi o'na.

Ahmed Hulusi

(Sonra Mısır'da) Onu yanlarında tutmak istemedikleri için az bir pahaya, birkaç dirheme sattılar.

Ali Bulaç

Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Ali Özek ve heyeti

(Kafile Mısır'a vardığında) onu değersiz bir pahaya, sayılı birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona değer vermemişlerdi.

Ali Rıza Safa

Ucuz bir fiyata; birkaç kuruşa, Onu sattılar. Çünkü Ona, değer vermemişlerdi. dipnot 165

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 165
    Yusuf peygamberin tutsak edilerek satılması, Tevrat, Yaratılış 37:27-36 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Yusuf'un kardeşleri, şöyle dediler: ‘Onu, İsmaililere satalım; canına dokunmamış oluruz. Çünkü o, kardeşimizdir; aynı kanı taşıyoruz.' Yusuf'u kuyudan çekip çıkardılar; yirmi gümüşe İsmaililere sattılar. İsmaililer de Yusuf'u Mısır'a götürdüler ve Firavun'un muhafız birliği komutanına sattılar."

Bayraktar Bayraklı

Nihayet onu düşük bir fiyata sattılar. Onlar ona karşı isteksiz idiler.

Edip Yüksel

Ona ihtiyaçları olmadığı için ucuz bir fiyata, bir kaç dirheme sattılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona ihtiyaçları olmadığı için ucuz bir fiyata, bir kaç dirheme sattılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu ucuz bir fiyatla birkaç dirheme sattılar. Onu yanlarında tutmaya isteksiz bulunuyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

değersiz bir baha ile onu bir kaç dirheme sattılar, hakkında rağbetsiz bulunuyorlardı

Erhan Aktaş

Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Ona önem vermemişlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Ona önem vermemişlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu düşük bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Ona önem vermemişlerdi.

Gültekin Onan

Onu ucuz bir fiyata sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Hasan Basri Çantay

Onu değersiz bir bahaye, bir kaç dirheme satdılar. Onlar bunun hakkında rağbetsizdiler.

İbni Kesir

Onu, ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Onu yanlarında alıkoymak istemediler.

Mehmet Alagaş

(19-22) Yolcu kafilesi geldi, sucularını gönderdi ve kovasını sarkıttı , Müjde burada bir çocuk var / gulam var dedi se rmaye / dââh olarak sakladılar, Allah yaptıklarını / amellerini biliyordu, Onu değeri / semeni düşük birkaç dirheme sattılar, onun hakkında pek de ilgili değillerdi. B ir Mısırlı onu karısı için satın aldı ve dedi ki ona ikramda bulun ve bakımını iyi yap , umulur ki bize faydası olur yahut onu evlat ediniriz. Böylelikle Yusuf’u arza, ona hadiselerin ne ifade ettiğini / tevilini öğretmek için yerleştir dik, Allah işinde / emrinde sonuç alır / galiptir ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Yusuf fiziksel erişkin olduğunda ona yargı / hüküm ve ilim verdik, biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Kafile Mısır'a vardığında) onu düşük bir fiyata, sayılı birkaç dirheme sattılar. Bunların ona rağbetleri yoktu.

Süleyman Ateş

Nihayet (Mısır'a varınca) onu düşük bir pahaya, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona (Yusuf'a) karşı isteksiz idiler. (Buluntu olduğu için ona değer vermediler, hemen onu ellerinden çıkarmak istediler.)

Süleymaniye Vakfı

Yusuf'u ucuz bir fiyata, birkaç dirheme (gümüş paraya) sattılar dipnot 1 , zaten ona değer veren kimseler değillerdi.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta bu husus şöyle ifade edilir: "Midyanlı tacirler (oldukları anlaşılan) adamlar geçerken Yusuf'u kuyudan çektiler. Yirmi parça gümüş karşılığında Yuusf'u Yişmaeliler'e sattılar." (Yaratılış, 37:28)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf'u pek ucuza, bir kaç dirheme, sattılar. Yanlarında değeri yokmuş gibi davrandılar.

Şaban Britch

Onu düşük bir fiyatla bir kaç dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Şaban Piriş

Onu düşük bir fiyatla bir kaç dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu basit bir karşılıkla, birkaç paraya sattılar. Ona fazla rağbet gösterenler değillerdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They sold him to a slave-dealer for a small price amounting to a small number of silver coins, and they had no interest in him.

Abdul Haleem

and then sold him for a small price, for a few pieces of silver: so little did they value him.

Abdullah Yusuf Ali

The (Brethren) sold him for a miserable price, for a few dirhams counted out: in such low estimation did they hold him!

Abul A'la Maududi

Later they sold him for a paltry sum dipnot 1 - just a few dirhams; they did not care to obtain a higher price.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though the matter of the disposal of Prophet Joseph by his brothers was simple, the Bible has made this very complicated. It is obvious that the brothers threw Joseph into the well and went away. Afterwards a caravan came there and pulled him out and carried him to Egypt where they sold him. But the Bible says that the brothers cast him into a pit: then a company of Ishmaelites came there and they agreed to sell him to them. But in the meantime the Midianite merchantmen had drawn and lifted up Joseph and sold him to the Ishmaelites who brought him into Egypt. (Gen. 37: 25-28). But the authors of the Bible forget this sale transaction and further on in v. 36 say that Prophet Joseph was sold in Egypt by the Midianites and not by the Ishmaelites as stated in v. 28. But the Talmudic version of the matter is a little different from this. It says that the Midianites drew Joseph up from the pit and carried him along with them. As they passed by, the sons of Jacob saw Joseph with them and accused them of stealing their slave. At this a furious quarrel arose and they were ready to enter upon a bloody fray. But a bargain was concluded and the sons of Jacob sold their brother to the Midianites for twenty pieces of silver, who afterwards sold him to the Ishmaelites for the same amount. Then the Ishmaelites took him into Egypt and sold him there. Incidentally, it is this Talmudic version that has given rise to the tradition among some Muslims that the brothers of Joseph had sold him. But it should be noted that the Quran does not confirm this tradition.

Aisha Bewley

They sold him for a pittance, a few small coins, considering him to be of little worth.

Al-Hilali & Khan

And they sold him for a low price - for a few Dirhams (i.e. for a few silver coins). And they were of those who regarded him insignificant.

Ali Quli Qarai

And they sold him for a cheap price, a few dirhams, for they set small store by him.

Amatul Rahman Omar

And they (- the brothers of Joseph) sold him, (claiming him to be their slave, to the travellers) for a trifling price - a few dirhams (- silver coins), and they were not (even) desirous of it.

Arthur John Arberry

Then they sold him for a paltry price, a handful of counted dirhams; for they set small store by him.

Bijan Moeinian

Eventually they sold him for a cheap price as they did not have any need for him.

E. Henry Palmer

And they sold him for a mean price, - drachmae counted out,- and they parted with him cheaply.

Edip-Layth

They sold him for a low price, a few silver coins, and they regarded him as insignificant.

George Sale

And they sold him for a mean price, for a few pence, and valued him lightly.

Hamid S. Aziz

And a caravan of travellers came and sent their water-drawer. He let down his bucket into the pit. Said he, "What good luck! Here is a youth." So they concealed him, as a treasure, and Allah was Aware of what they did.

Mahmoud Ghali

And they bartered him for a paltry price, (some) numbered dirhams; and they esteemed him lightly (Literally: were of the ascetics, i. e., refused to have anything to do him)

Marmaduke Pickthall

And they sold him for a low price, a number of silver coins; and they attached no value to him.

Mohamed Ahmed - Samira

And they sold him as worthless for a few paltry dirham.

Muhammad Asad

And they sold him for a paltry price - a mere few silver coins: thus low did they value him.

Mustafa Khattab

They ˹later˺ sold him for a cheap price, just a few silver coins—only wanting to get rid of him.[1]

Progressive Muslims

And they sold him for a low price, a few silver coins, and they regarded him as insignificant.

Rashad Khalifa

They sold him for a cheap price - a few dirhams - for they did not have any need for him.

Sahih International

And they sold him for a reduced price - a few dirhams - and they were, concerning him, of those content with little.

Sam Gerrans

And they sold him for a low price — a few dirhams — and they were, concerning him, of those content with little.

Shabbir Ahmed

They sold him in the market for a low price, a few silver coins. His value they knew not.

Syed Vickar Ahamed

And the (travelers) sold him for a low price— For a few dirhams (that were) counted out: They were those who held him in such a low value!

Taqi Usmani

And they sold him for a paltry price, for a few silver-coins, and they had not much interest in him.

The Monotheist Group

Andthey sold him for a low price, a few coins of silver, and they regarded him as insignificant.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩