Diyanet İşleri
Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 76. ayet. ٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ
üdḫulû ebvâbe cehenneme ḫâlidîne fîhâ. febi'se meŝve-lmütekebbirîn.
Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ayetler hakkında tartışanların sonu Mü'min 69–76 3
(73-74) Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah, inkarcıları böyle saptırır.
Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.
Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).
Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.
Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
76. “Cehennem kapılarından” herkes ameline uygun olarak onun bir tabakasına “orada ebedi kalmak üzere” ebediyen oradan çıkarılmamak üzere “girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!” Onlar orada horlanacak, rezil edilecek, hapsedilecek ve azaba uğrayacaklardır. Onun aşırı sıcağı ile zemherir soğuğu arasında gidip geleceklerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"İçinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Hakka karşı büyüklük taslayanların yatacağı yer ne kötüdür!"
Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
"Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"
Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"
Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara…
Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…
Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Kibir
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…
Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap…
Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Şöyle denecektir): "İçinde ebedî kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin!" Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür! dipnot 1
Haydi, içinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından girin; doğrusu, küstahça böbürlenenler için orası dehşet bir mekandır.
(Şimdi) içinde yaşayıp kalacağınız cehennemin kapılarından girin içeri! Yersiz gurura kapılanlar için orası ne dehşetli bir yerdir!"
Orada sonsuza dek kalmak üzere cehennem kapılarından girin. . . Benlik - kibir sahiplerinin yaşam ortamı ne kötüdür!
İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür.
İçinde ebedî kalmak üzere cehennemin kapılarından girin! Kibirlenenlerin dönüp gidecekleri yer ne çirkindir!
"Sürekli kalacağınız cehennemin kapılarından girin!" Büyüklük taslayanlar, artık, ne kötü bir yerde kalacaklar.
"Süreli olarak kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Büyüklenenlerin konaklama yeri ne kötüdür!"
Sürekli kalmak üzere cehennemin kapılarından giriniz. Büyüklük taslayanların yeri ne de kötüdür.
Sürekli kalmak üzere cehennemin kapılarından giriniz. Büyüklük taslayanların yeri ne de kötüdür.
Girin cehennemin kapılarından, içlerinde ebedi kalmak üzere. Bak o kibirlenenlerin yeri, ne çirkindir!
Girin Cehennemin kapılarına içlerinde muhalled kalmak üzere, bak ne çirkin mevkıi o kibirlenenlerin
Orada sürekli kalmak üzere Cehennem'in kapılarından girin. İşte, büyüklenenlerin yeri ne kötüdür!
Orada sürekli kalmak üzere Cehennem'in kapılarından girin. İşte, büyüklenenlerin yeri ne kötüdür!
Orada sürekli kalmak üzere Cehennem'in kapılarından girin. İşte, büyüklenenlerin yeri ne kötüdür!
İçinde ebedi kalıcılar olarek cehennemin kapılarından girin. Artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür.
Cehennem kapılarından, içinde ebedi kalıcı olarak, girin. (Bak), o kibirlenenlerin dönüb gidecekleri yer, ne çirkindir!
İçinde ebediyyen kalıcı olarak cehenneme kapılarından girin. Kibirlenenlerin dönüp gidecekleri yer ne kötüdür.
(66-77) Deki; ben Allah’ın dışında dua ettiklerinize ibadet etmekten yasaklandım / men edildim, zira bana Rabbimden açıklamalar / beyanatlar geldi ve bana alemlerin rabbine teslim olmam emredildi. O ki sizi topraktan sorasında da nutfeden sonra da alakadan yarattı, sonra sizleri çocuk olarak / tıfıl olarak çıkardı, ardından ergenlik çağına eriyorsunuz sonra da olgun / yaşlı hale geliyorsunuz, sizden birileri bunun öncesinde vefat ediyor / mevta oluyor, belli bir süreye / ecele ulaşıyorsunuz, böylelikle belki akledersiniz. O sizi diriltir ve öldürür O’nun işi gerçekleştirmesi ona ol demesidir o da (iş te) oluverir. Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmez misiniz? Nasıl da değişiyorsunuz / sarraf (değiştirici) Kitabı ve Resullerimize onda (kitapta) gönderdiklerimizi yalanlayanları görmedin mi? İleri de bileceksiniz! Boyunlarında halkalar / tasmalar ve zincirler olarak sürüklenecekler. Kaynayan sıcaklıkta sonrasında da ateşte kavrulacaklar. Sonra onlara Allah’ın dışında ortak koştuklarınız nerede denilecek, onlarda diyecekler ki bizlerden saptılar / ayrıldılar. Bilakis biz bundan önce herhangi bir şeye dua etmez idik. Allah işte böylece kafirleri saptırır. İşte bu, arzda haksız yere şımarmanız (ferah) ve böbürlenmenizden dolayıdır. Cehennemin kapılarından orada sürekli kalıcı olarak girin, büyüklenenler için / kibirlenenler için ne kötü bir yerdir. Sabret! Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır, artık sana onlara vadettiklerimizden bazıla rını göstereceğiz , ya da seni vefat ettireceğiz , Onların gerisin geri dönüşleri de bizedir. 78,79,80,81,82,83,84,85 ÖNCEKİ RESULLER DE SABRETTİLER Kesin olan şu ki, senden önce de onların kendi içlerinden Resuller gönderdik, onlardan kimilerini sana anlattık kimilerini anlatmadık, Resuller, Allah’ın izni dışında ayet getiremezler , Allah’ın emri geldiğinde de hükmü gerçekleştirilir, işte burada geçersizler / batıllar hasara uğradılar. Allah ki sizin için üzerlerine binesiniz diye hayvanlar yaptı, o nlardan yiyorsunuz da. Onlarda sizler için faydalar /menfaatler vardır, göğsünüzdeki bir ihtiyacınıza / hacetinize onlarla ulaşırsınız / erişirsiniz , onlarla / hayvanlarla ve gemilerle taşınırsınız. O ayetlerini size gösteriyor hangi ayete artık belli değil diyebilirsiniz / inkâr edebilirsiniz. Yeryüzünde gezmediler mi? Ve bakmadılar mı? Onlardan öncekilerinin sonuçları / akıbetleri nasıl olmuş? Onlardan daha çoğunlukta, arzda kuvvetçe ve eserce daha şiddetli idiler, öyle iken kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı. Onlara resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldiklerinde ilimden kendilerinin yanında olanı sebebiyle şımardılar / ferahladılar, alay ettikleri şeyler de kendilerini kuşatıverdi. Sertelmemizi / be’simizi görünce dediler ki Allah’a ve onun birliğine iman ettik ve ona ortak koştuklarımızı yok saydık. Artık sertelmemizi / be’simizi gördükten sonraki imanları onlara fayda sağlayıcı değildir , Allah’ın kulları hakkındaki iş yapış şekli / sünneti budur , işte burada kafirler hasara uğradılar.
Onlara: “Ebedî kalmak üzere Cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!” (denir).
"Cehennemin kapılarından girin, orada ebedi kalacaksınız. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!"
(Onlara şöyle denir:) "Ölümsüz olarak kalmak üzere cehennemin kapılarından girin! Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür dipnot 1 !"
"Cehennemde (ceza çekeceğiniz yerin) kapılarından dipnot 1 , bir daha çıkmamak üzere girin! Kendini büyük görenlerin yeri ne kötüymüş!"
Girin cehennemin kapılarından, içinde kalmak üzere... Büyüklük taslayanlara ne kötü bir mesken!
Girin cehennemin kapılarından, içinde kalmak üzere... Büyüklük taslayanlara ne kötü bir mesken!
Girin cehennemin kapılarından; sürekli kalacaksınız içeride. Kibirlenenlerin barınağı ne de kötüymüş!
Now enter into the gates of Hell. the kingdom of eternal suffering, where you bewail your lot. Evil indeed is the abode of those who are extravagant in their accounts of themselves.
Enter the gates of Hell, there to remain- an evil home for the arrogant.’
"Enter ye the gates of Hell, to dwell therein: and evil is (this) abode of the arrogant!"
Enter Hell now to abide in it. How woeful is the abode of those who wax proud!
Enter the gates of Hell, remaining in it timelessly, for ever. How evil is the abode of the arrogant!’
Enter the gates of Hell to abide therein: and (indeed) what an evil abode of the arrogant!
Enter the gates of hell, to remain in it [forever]. ’ Evil is the [final] abode of the arrogant.
`(Now) enter the gates of Gehenna to abide therein for long. So (you see) how evil will be the resort of the arrogant!'
Enter the gates of Gehenna, to dwell therein forever. ' How evil is the lodging of those that are proud!
It will be said to them: "Your fate is due to your following and promoting wrong doctrines. In consequence, enter through the gates of the Hell and stay there forever; what a miserable destiny has led your arrogance to."
enter ye the gates of hell, to dwell therein for aye; for evil is the resort of those who are too big with pride!
Enter the gates of hell, abiding therein. What a miserable abode for the arrogant ones.
Enter ye the gates of hell, to remain therein for ever: And wretched shall be the abode of the haughty!
Enter the gates of hell to abide therein, evil then is the abode of the scornful (arrogant).
"Enter the gates of Hell, eternally (abiding) therein. " Miserable then is the lodging of the proud (ones)!
Enter ye the gates of hell, to dwell therein. Evil is the habitation of the scornful.
So enter the gates of Hell to abide in it for ever. " How evil the abode of the arrogant!
Enter [now] the gates of hell, therein to abide: and how vile an abode for all who are given to false pride!"
Enter the gates of Hell, to stay there forever. What an evil home for the arrogant!"
Enter the gates of Hell, abiding therein. What a miserable abode for the arrogant ones.
Enter the gates of Gehenna, wherein you abide forever. What a miserable destiny for the arrogant ones.
Enter the gates of Hell to abide eternally therein, and wretched is the residence of the arrogant. "
“Enter the gates of Gehenna, abiding eternally therein!” And evil is the dwelling of the proud.
Enter you the gates of Hell to abide therein. What a miserable abode for the arrogant!
"You enter the gates of Hell, to live therein," and evil is (this) home of the haughty (and disrespectful)!
Enter the gates of Jahannam to live in it forever. So, how evil is the abode of the arrogant.
Enter the gates of Hell, abiding therein. What a miserable abode for the arrogant ones.