Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 45. ayet

Yâsîn suresi, 45. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُوا۟ مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

veiẕâ ḳîle lehümü-tteḳû mâ beyne eydîküm vemâ ḫalfeküm le`alleküm türḥamûn.

Diyanet İşleri

Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 42–48 · surenin 45. ayeti / 83

Konu Yüz çevirenler ve ansızın gelen ses Yâsîn 45–50 3

  1. Yâsîn 42

    Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.

  2. Yâsîn 43

    Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.

  3. Yâsîn 44

    Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

  4. 45

    Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler.

  5. Yâsîn 46

    Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.

  6. Yâsîn 47

    Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.

  7. Yâsîn 48

    "Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?" diyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. “Onlara: Önünüzde (gelecek olan) ve arkanızda (bıraktığınız tehlikelerden)” yani gerek Berzah ve Kıyamet hallerinden gerekse de dünyevî cezalardan “korkup sakının, olur ki merhamete nail olursunuz, denildiğinde” yüz çevirirler. Hiç aldırış etmezler. İsterse bu konuda onlara her türlü mucize, delil ve belge gelmiş olsun, fark etmez. Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İman etmekten yüz çeviren bu müşriklere: "Kendisine doğru ilerlediğiniz ahiretten ve geride bıraktığınız dünyadan ve onun zorluklarından sakının. Umulur ki, Yüce Allah rahmeti ile lütufta bulunur denildiğinde, buna riayet etmezler. Bilakis bundan hiç umursamadan yüz çevirirler.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. قِيلَ kile dendiği kök: قول
  3. لَهُمُ lehumu onlara
  4. ٱتَّقُوا۟ tteku sakının kök: وقي
  5. مَا ma olanlardan
  6. بَيْنَ beyne önünüzdeki kök: بين
  7. أَيْدِيكُمْ eydikum önünüzdeki kök: يدي
  8. وَمَا ve ma ve olanlardan
  9. خَلْفَكُمْ halfekum arkanızdaki kök: خلف
  10. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  11. تُرْحَمُونَ turhamune esirgenirsiniz kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korunun ki merhamete uğratılasınız" dipnot 1 dendiğinde

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade "Onlara ‘Önünüzdekiler ve arkanızdakiler (yapıp ettikleriniz/yapmayıp terk ettikleriniz) nedeniyle duyarlı olup korunun ki merhamete uğratılasınız' dendiği zaman" şeklinde de tercüme edilebilir.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine "Sizi bekleyen (ahiret) ve geride bıraktığınız (hayattan) dolayı sorumluluktan titreyin ki, ilahi merhamete mazhar olabilesiniz" denildiğinde (yüz çevirdiler):

Muhammed Esed

Onlara: "Gözlerinizin önünde olan ve sizden gizli tutulan (her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğu gerçeğini unutmadan) dikkat edin ki Allah'ın rahmetine nail olabilesiniz!" denildiğinde (çoğu duymazlıktan gelir.)

Ahmed Hulusi

Onlara: "Önünüzdekinden (karşılaşacaklarınıza karşı) ve arkanızdakinden (yapmış olduklarınızın sonuçlarından) korunun ki rahmete eresiniz" denildiğinde (yüz çevirirler).

Ali Bulaç

Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam ederler).

Ali Özek ve heyeti

Onlara yapmakta olduğunuz ve yapıp arkada bıraktığınız işlerde Allah'tan korkun; umulur ki size merhamet olunur denildiğinde (aldırmazlar).

Ali Rıza Safa

Onlara, şöyle denilmişti: "Önünüzde olandan da gizli tutulandan da sakının; böylece, belki merhamet edilirsiniz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Önünüzdekinden/ahiret azabından ve arkanızdakinden/dünyanın aldatıcılığından sakınınız ki, size merhamet edilebilsin" denildiğinde hiç aldırmazlar.

Edip Yüksel

Kendilerine, "Geçmişinizden ibret alıp geleceğiniz için sakının ki merhamet edilesiniz" denilmişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine, 'Geçmişinizden ibret alıp ve geleceğiniz için sakının ki merhamet edilesiniz,' denilmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekini ve arkanızdakini gözetip korunun ki rahmete erişeniz." denildiği zaman;

Elmalılı Hamdi Yazır

Hal böyle iken onlara önünüzdekini ve arkanızdakini gözetip korunun ki rahmete şayan olasınız denildiği zaman

Erhan Aktaş

Onlara: "Sahip olduğunuz ve olacağınız şeylerde takva sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz." denildiği zaman;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara: "Sahip olduğunuz ve olacağınız şeylerde takva dipnot 1 sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz." denildiği zaman;

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara: "Sahip olduğunuz ve olacağınız şeylerde takva dipnot 1 sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz." denildiği zaman;

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya/güvenceye almak.

Gültekin Onan

Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam ederler).

Hasan Basri Çantay

Onlara "Önümüzdekinden de, arkanızdakinden de sakının. Taki esirgerlesiniz" denildiği zaman (yüz çevirdiler).

İbni Kesir

Onlara önünüzde ve arkanızda bulunanlardan sakının. Belki merhamet olunursunuz, denildiğinde.

Mehmet Alagaş

(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve ahiret azabından) sakının. Umulur ki, size merhamet olunur denildiğinde (yüz çevirirler).

Süleyman Ateş

Onlara: "Önünüzdeki ve arkanızdaki (yani sizden önce geçen ve ileride sizi bekleyen) olaylardan sakının ki, esirgenesiniz," dendiği zaman (aldırmazlar).

Süleymaniye Vakfı

Onlara: "Yapmakta olduğunuz ve geçmişte yaptığınız yanlışlardan sakının; belki ikram görürsünüz." denildiğinde

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bu insanlara önünüzde olan ve arkanızda kalan için tedbirinizi alın dipnot 1 ki ikram göresiniz" dendiği zaman (ölçüye uymazlar)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gemiye binmeden, bakım ve onarımını yapmalı ve seyir esnasında meydana gelebilecek her şeye hazırlıklı olmalıdır.

Şaban Britch

Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve âhiret azâbından) sakının; umulur ki size merhamet olunur denildiğinde (yüz çevirirler).

Şaban Piriş

Onlara: -Önünüzdeki ve arkanızdakinden sakının ki merhamet olunasınız, denildiği zaman...

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet edilebilsin!" denildiğinde, hiç aldırmazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they are told: "Fear for your irreverence to Allah and regard with fear the retributive punishment which you might encounter here. Fear also what awaits you Hereafter which is indeed grievous and really severe so that you might hopefully be recipients of Allah’s mercy".

Abdul Haleem

Yet when they are told, ‘Beware of what lies before and behind you, so that you may be given mercy,’

Abdullah Yusuf Ali

When they are told, "Fear ye that which is before you and that which will be after you, in order that ye may receive Mercy," (they turn back).

Abul A'la Maududi

When it is said to such people: "Guard yourselves against what is ahead of you and what has preceded you dipnot 1 that mercy be shown to you" (they pay scant heed to it).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "What is behind you": Which the peoples before you have seen and experienced.

Aisha Bewley

They are told, ‘Have taqwa of what is before you and behind you so that hopefully you will have mercy shown to you. ’

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Fear of that which is before you (worldly torments), and that which is behind you (torments in the Hereafter), in order that you may receive Mercy (i.e. if you believe in Allâh’s religion - Islâmic Monotheism, and avoid polytheism, and obey Allâh with righteous deeds)."

Ali Quli Qarai

And when they are told, ‘Beware of that which is before you and that which is behind you, so that you may receive [His] mercy. ’

Amatul Rahman Omar

And when it is said to them, `Guard yourself against that (punishment) which is (impending) before you and that which is behind you (and may befall you as a consequence of your evil past) so that you may be shown mercy (they turn away). '

Arthur John Arberry

And when it is said to them, 'Fear what is before you and what is behind you; haply you will find mercy' --

Bijan Moeinian

When the disbelievers are told: "Be mindful of what is awaiting you and what deeds you have left behind" [they do not care. ]

E. Henry Palmer

And when it is said to them, 'Fear what is before you and what is behind you, haply ye may obtain mercy;'

Edip-Layth

When they are told: "Be aware of your present and your past, that you may attain mercy."

George Sale

When it is said unto them, fear that which is before you, and that which is behind you, that ye may obtain mercy; they withdraw from thee:

Hamid S. Aziz

And when it is said to them, "Guard against what is before you and what is behind you, that per chance (or possibly) you may find mercy. ... (they are heedless)

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Be pious as regards what is before you (Literally: between your hands) and what is behind you, that possibly you would be granted mercy. "

Marmaduke Pickthall

When it is said unto them: Beware of that which is before you and that which is behind you, that haply ye may find mercy (they are heedless).

Mohamed Ahmed - Samira

When it is said to them: "Beware of what is before you and what is past, that you may be treated with kindness;"

Muhammad Asad

And [yet, ] when they are told, "Beware of [God’s insight into] all that lies open before you and all that is hidden from you, so that you might be graced with His mercy," [most men choose to remain deaf;]

Mustafa Khattab

˹Still they turn away˺ when it is said to them, "Beware of what is ahead of you ˹in the Hereafter˺ and what is behind you ˹of destroyed nations˺ so you may be shown mercy."

Progressive Muslims

And when they are told: "Be aware of your present and your past, that you may attain mercy. "

Rashad Khalifa

Yet, when they are told, "Learn from your past, to work righteousness for your future, that you may attain mercy,"

Sahih International

But when it is said to them, "Beware of what is before you and what is behind you; perhaps you will receive mercy. .. "

Sam Gerrans

But when it is said to them: “Be in prudent fear of what is before you, and what is behind you, that you might obtain mercy[...].”

Shabbir Ahmed

And yet, when it is said to them, "Walk aright learning from every yesterday, so that you may build a future worthy of Grace,"

Syed Vickar Ahamed

And when it is said to them: "You fear that which has happened before you, and that which will come after you, so that you may (also) receive (Allah's) Mercy," (then they do not listen and go away).

Taqi Usmani

And (they pay no heed) when it is said to them, "Save yourselves from that (punishment) which is before you (in this world) and that which will come after you (die), so that you may receive mercy".

The Monotheist Group

And when they are told: "Be aware of your present and your past, that you may attain mercy."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩