Diyanet İşleri
Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 39. ayet. وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ
velḳamera ḳaddernâhü menâzile ḥattâ `âde kel`urcûni-lḳadîm.
Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Delil: gece, güneş ve ay Yâsîn 37–40 3
Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
39. “Aya da” her gece birinde konakladığı “birtakım konaklar tayin ettik. Sonunda o” oldukça küçülerek “eski hurma dalı gibi (hilal şekline) döner.” Eskiliği dolayısı ile kuruyan, incelen ve eğrilen hurma dalına benzer.
Daha sonra peyderpey yine artıp durur ve nihâyet aydınlığı tamamlanır ve dolunay halini alır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Küçük olarak başlayıp sonra büyüyen sonra da tekrar küçülüp incelik, eğrilik, sararma, eskime ve gözden kaybolma bakımından hurma salkımı gibi (hilal) olan her gece yörüngesini belirlediğimiz bu Ay, onlar için Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden bir delildir.
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Aynı kök: قمر (27 geçiş)
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…
Aynı kök: قدم (48 geçiş)
Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Aya da eski bir hurma dalı gibi oluncaya kadar dipnot 1 birtakım evreler belirledik. dipnot 2
Aya da sonunda kuru ve eğri bir hurma dalı haline gelinceye kadar farklı evreler takdir ettik:
ve ay(da da bir işaret vardır ki) Biz onu, kuru ve eğik bir hurma dalını andırır hale gelinceye kadar çeşitli safhalardan geçirdik:
Ay'a gelince, ona konak yerleri takdir ettik. . . Nihayet kadim urcun (kuruyup incelen eski hurma dalı) gibi görülür.
Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).
Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.
Ve ay; kuru ve eğik bir hurma dalı gibi oluncaya değin, ona evreler belirledik.
Aya da safhalar belirledik; sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.
Aya da çeşitli evreler belirledik. Nitekim eski ve eğri bir hurma dalı gibi döner.
Aya da, kuru bir hurma dalına dönüşünceye kadar çeşitli evreler belirledik.
Aya da; ona da bir takım menziller tayin etmişizdir, nihayet dönmüş (dolanmış) eğri bir hurma dalı gibi olmuştur.
Aya da; menzil menzil ona miktarlar biçmişizdir, nihayet dönmüş eski urcun gibi olmuştur
Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalına döner.
Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalına döner.
Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.
Aya gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).
Ay (a gelince:) Biz ona da menzil menzil mıkdarlar ta'yin etdik. Nihayet o, eski hurma salkımının eğri çöpü gibi bir haale dönmüşdür (döner).
Ay için de konaklar ta'yin etmişizdir. Sonunda eski hurma dalına döner.
(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.
Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.
Aya da konaklar tayin ettik. Nihayet o, eski urcun(hurma salkımının sapın)a benzer bir hale geldi.
Ay'ı da kurumuş bir hurma salkımı sapı gibi olana kadar menzil menzil /evre evre dipnot 1 ölçülendirdik.
Aya (ışığın) iniş yerleri için dipnot 1 ölçü koyduk; sonunda kuru hurma dalına döner.
Ay’a da menziller belirledik ki, sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur da geri döner.
Ay'a da duraklar belirledik ki sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.
Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner.
And for the moon We have determined mansions or divisions of the ecliptic which it occupies on 28 successive days and there it falls in a swoon and be like a shriveled and withered date-stalk.
We have determined phases for the moon until finally it becomes like an old date-stalk.
And the Moon,- We have measured for her mansions (to traverse) till she returns like the old (and withered) lower part of a date-stalk.
We have appointed stages for the moon till it returns in the shape of a dry old branch of palm-tree. dipnot 1
And We have decreed set phases for the moon, until it ends up looking like an old palm spathe.
And the moon, We have measured for it mansions (to traverse) till it returns like the old dried curved date stalk.
As for the moon, We have ordained its phases, until it becomes like an old palm leaf.
And (think over the phase of) the moon, We have determined its various mansions, so that (after traversing these mansions) it returns (to the stage when it appears) like an old dry twig of a palm-tree.
And the moon -- We have determined it by stations, till it returns like an aged palm-bough.
Look at the moon which God has designed it to appear in different stages.
And the moon, we have ordered for it stations, until it comes again to be like an old dry palm branch.
The moon: We have measured it to appear in stages, until it returns to being like an old curved sheath.
And for the moon have We appointed certain mansions, until she change and return to be like the old branch of a palm-tree.
And as for the moon, We have ordained for it stages till it becomes again as an old dry palm leaf.
And the moon, We have determined it by phases, till it becomes again (Literally: goes back) like the old date-stalk.
And for the moon We have appointed mansions till she return like an old shrivelled palm-leaf.
We have determined the stations of the moon, so that (after its wanderings) it returns as a dried up inflorescent spike of dates.
and [in] the moon, for which We have determined phases [which it must traverse] till it becomes like an old date-stalk, dried-up and curved:
As for the moon, We have ordained ˹precise˺ phases for it, until it ends up ˹looking˺ like an old, curved palm stalk.
And the moon We have measured it to appear in stages, until it returns to being like an old curved sheath.
The moon we designed to appear in stages, until it becomes like an old curved sheath.
And the moon - We have determined for it phases, until it returns [appearing] like the old date stalk.
And the moon: We have determined for it phases, until it returns like the old date-leaf stalk.
And the moon: We have measured for it phases until it becomes (a crescent) like an old curved date-stalk.
And the moon— We have measured for it stages (to travel) till it comes back like the old (and worn out like the) lower part of a (crescent, dried out) date stalk.
And for the moon We have appointed measured phases, until it turned (pale, curved and fine) like an old branch of date palm.
And the moon We have measured it to appear in stages, until it returns like an old palm sheath.