Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 39. ayet

Yâsîn suresi, 39. ayet. وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ

velḳamera ḳaddernâhü menâzile ḥattâ `âde kel`urcûni-lḳadîm.

Diyanet İşleri

Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 36–42 · surenin 39. ayeti / 83

Konu Delil: gece, güneş ve ay Yâsîn 37–40 3

  1. Yâsîn 36

    Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.

  2. Yâsîn 37

    Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

  3. Yâsîn 38

    Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.

  4. 39

    Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.

  5. Yâsîn 40

    Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

  6. Yâsîn 41

    Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

  7. Yâsîn 42

    Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. “Aya da” her gece birinde konakladığı “birtakım konaklar tayin ettik. Sonunda o” oldukça küçülerek “eski hurma dalı gibi (hilal şekline) döner.” Eskiliği dolayısı ile kuruyan, incelen ve eğrilen hurma dalına benzer.

Daha sonra peyderpey yine artıp durur ve nihâyet aydınlığı tamamlanır ve dolunay halini alır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Küçük olarak başlayıp sonra büyüyen sonra da tekrar küçülüp incelik, eğrilik, sararma, eskime ve gözden kaybolma bakımından hurma salkımı gibi (hilal) olan her gece yörüngesini belirlediğimiz bu Ay, onlar için Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden bir delildir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلْقَمَرَ velkamera ve aya kök: قمر
  2. قَدَّرْنَـٰهُ kaddernahu tayin ettik kök: قدر
  3. مَنَازِلَ menazile konaklar kök: نزل
  4. حَتَّىٰ hatta nihayet
  5. عَادَ aade bir hale geldi kök: عود
  6. كَٱلْعُرْجُونِ kal'urcuni hurma sapına benzer kök: عرجن
  7. ٱلْقَدِيمِ l-kadimi eski, kuru kök: قدم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş)

    Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Aya da eski bir hurma dalı gibi oluncaya kadar dipnot 1 birtakım evreler belirledik. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada ayın yörüngeleri, eski bir hurma dalına benzetilmektedir ki bunda muhteşem bir mesaj ve benzetme vardır. Bu benzetmede çok önemli üç konu yer almaktadır: Eski hurma dalı gün geçtikçe incelir; inceldikçe eğrilir; eğrildikçe de sararır. Ay da aynen öyle. Ay sonuna doğru "hilal hâli"ni alırken gün geçtikçe incelir; inceldikçe eğrilir; eğrildikçe de sararır. Elmalılı'nın dediği gibi, bu durum aynı zamanda ayın dünyanın etrafında kavisli olarak hareket ettiği yörüngenin bir hattını da göstermektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer bir mesaj için bkz. Yûnus 10:5.

Mustafa İslamoğlu

Aya da sonunda kuru ve eğri bir hurma dalı haline gelinceye kadar farklı evreler takdir ettik:

Muhammed Esed

ve ay(da da bir işaret vardır ki) Biz onu, kuru ve eğik bir hurma dalını andırır hale gelinceye kadar çeşitli safhalardan geçirdik:

Ahmed Hulusi

Ay'a gelince, ona konak yerleri takdir ettik. . . Nihayet kadim urcun (kuruyup incelen eski hurma dalı) gibi görülür.

Ali Bulaç

Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

Ali Özek ve heyeti

Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

Ali Rıza Safa

Ve ay; kuru ve eğik bir hurma dalı gibi oluncaya değin, ona evreler belirledik.

Bayraktar Bayraklı

Aya da safhalar belirledik; sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.

Edip Yüksel

Aya da çeşitli evreler belirledik. Nitekim eski ve eğri bir hurma dalı gibi döner.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aya da, kuru bir hurma dalına dönüşünceye kadar çeşitli evreler belirledik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Aya da; ona da bir takım menziller tayin etmişizdir, nihayet dönmüş (dolanmış) eğri bir hurma dalı gibi olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Aya da; menzil menzil ona miktarlar biçmişizdir, nihayet dönmüş eski urcun gibi olmuştur

Erhan Aktaş

Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalına döner.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalına döner.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.

Gültekin Onan

Aya gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

Hasan Basri Çantay

Ay (a gelince:) Biz ona da menzil menzil mıkdarlar ta'yin etdik. Nihayet o, eski hurma salkımının eğri çöpü gibi bir haale dönmüşdür (döner).

İbni Kesir

Ay için de konaklar ta'yin etmişizdir. Sonunda eski hurma dalına döner.

Mehmet Alagaş

(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

Süleyman Ateş

Aya da konaklar tayin ettik. Nihayet o, eski urcun(hurma salkımının sapın)a benzer bir hale geldi.

Süleymaniye Vakfı

Ay'ı da kurumuş bir hurma salkımı sapı gibi olana kadar menzil menzil /evre evre dipnot 1 ölçülendirdik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İki ayette aya nur denmiştir (Yunus 10/5, Nuh 71/16). Nur'a 'ışık' ve 'ışığı yansıtan' anlamları verilebilir. Furkan 25/61'deki "ışığı yansıtan ay" (قَمَرًا مُّنِيرًا) ifadesi o iki ayetteki nur kelimelerinin de bu anlamda olduğunu gösterir. Güneş "ısı ve ışık yayan bir kandil" (Nebe 78/13) olduğu için ay, ışığını ondan alır. Bu ayette geçen menazil, menzilin çoğuludur. "Menzil", iniş yeri demektir. Ay'ın menzil menzil /evre evre ölçülendirilmesi, Güneşten alıp yansıttığı ışığın her evrede değişmesidir. Ayetteki "kuru hurma salkımı sapı" sözü ise hilal görüntüsünü ifade eder. Ay, bu evreden sonra, birkaç gün çıplak gözle görülemez. Kameri ay hesabı, güneşin batmasının ardından batan hilal ile başlar. Ayın her gün şekil değiştirmesi onu, gökyüzündeki takvim gibi yapar. Yoksa ay, her zaman aynıdır. Onu farklı gösteren, üzerine inen ışıklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aya (ışığın) iniş yerleri için dipnot 1 ölçü koyduk; sonunda kuru hurma dalına döner.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İki ayette aya nur denmiştir (Yunus 10/5, Nuh 71/16). Nur'a ışık ve ışığı yansıtan anlamları verilebilir. Furkan 25/61'deki ışık yansıtan ay (قَمَرًا مُّنِيرًا) ifadesi o iki ayetteki nur kelimelerinin de bu anlamda olduğunu gösterir. Güneş "ısı ve ışık yayan bir kandil" (Nebe' 78/13) olduğu için ay, ışığını ondan alır. Furkan 25/61, ayda iniş yerlerinin (menazil) olduğunu ve bununla yılların sayısının ve hesabın bilindiğini ifade eder. Kameri ay, güneşin batmasının ardından batan hilal ile başlar ve biter. Ayın her gün şekil değiştirmesi onu gökyüzündeki takvim gibi yapar. Öyleyse ayetlerdeki iniş yerleri (menazil), ışığın aya iniş yerleri olur. Yoksa ay, her zaman aynı aydır. Onu bize farklı gösteren ona inen bu ışıklardır.

Şaban Britch

Ay’a da menziller belirledik ki, sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur da geri döner.

Şaban Piriş

Ay'a da duraklar belirledik ki sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And for the moon We have determined mansions or divisions of the ecliptic which it occupies on 28 successive days and there it falls in a swoon and be like a shriveled and withered date-stalk.

Abdul Haleem

We have determined phases for the moon until finally it becomes like an old date-stalk.

Abdullah Yusuf Ali

And the Moon,- We have measured for her mansions (to traverse) till she returns like the old (and withered) lower part of a date-stalk.

Abul A'la Maududi

We have appointed stages for the moon till it returns in the shape of a dry old branch of palm-tree. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the phases of the moon go on changing throughout the month. It begins as a crescent, then goes on waxing every day till it becomes the full moon on the 14th of the month. Then it starts waning every day till at last it returns to its original shape of the crescent. The same has been happening for millions of years with perfect regularity, and no change has ever occurred in the phases of the moon. That is why one can always calculate and find out exactly in what phase the moon will be on a particular day. If the movement of the moon had not been bound in a system, estimation of its phases would not have been possible.

Aisha Bewley

And We have decreed set phases for the moon, until it ends up looking like an old palm spathe.

Al-Hilali & Khan

And the moon, We have measured for it mansions (to traverse) till it returns like the old dried curved date stalk.

Ali Quli Qarai

As for the moon, We have ordained its phases, until it becomes like an old palm leaf.

Amatul Rahman Omar

And (think over the phase of) the moon, We have determined its various mansions, so that (after traversing these mansions) it returns (to the stage when it appears) like an old dry twig of a palm-tree.

Arthur John Arberry

And the moon -- We have determined it by stations, till it returns like an aged palm-bough.

Bijan Moeinian

Look at the moon which God has designed it to appear in different stages.

E. Henry Palmer

And the moon, we have ordered for it stations, until it comes again to be like an old dry palm branch.

Edip-Layth

The moon: We have measured it to appear in stages, until it returns to being like an old curved sheath.

George Sale

And for the moon have We appointed certain mansions, until she change and return to be like the old branch of a palm-tree.

Hamid S. Aziz

And as for the moon, We have ordained for it stages till it becomes again as an old dry palm leaf.

Mahmoud Ghali

And the moon, We have determined it by phases, till it becomes again (Literally: goes back) like the old date-stalk.

Marmaduke Pickthall

And for the moon We have appointed mansions till she return like an old shrivelled palm-leaf.

Mohamed Ahmed - Samira

We have determined the stations of the moon, so that (after its wanderings) it returns as a dried up inflorescent spike of dates.

Muhammad Asad

and [in] the moon, for which We have determined phases [which it must traverse] till it becomes like an old date-stalk, dried-up and curved:

Mustafa Khattab

As for the moon, We have ordained ˹precise˺ phases for it, until it ends up ˹looking˺ like an old, curved palm stalk.

Progressive Muslims

And the moon We have measured it to appear in stages, until it returns to being like an old curved sheath.

Rashad Khalifa

The moon we designed to appear in stages, until it becomes like an old curved sheath.

Sahih International

And the moon - We have determined for it phases, until it returns [appearing] like the old date stalk.

Sam Gerrans

And the moon: We have determined for it phases, until it returns like the old date-leaf stalk.

Shabbir Ahmed

And the moon: We have measured for it phases until it becomes (a crescent) like an old curved date-stalk.

Syed Vickar Ahamed

And the moon— We have measured for it stages (to travel) till it comes back like the old (and worn out like the) lower part of a (crescent, dried out) date stalk.

Taqi Usmani

And for the moon We have appointed measured phases, until it turned (pale, curved and fine) like an old branch of date palm.

The Monotheist Group

And the moon We have measured it to appear in stages, until it returns like an old palm sheath.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩