Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 33. ayet

Yâsîn suresi, 33. ayet. وَءَايَةٌ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

veâyetül lehümü-l'arḍu-lmeyteh. aḥyeynâhâ veaḫracnâ minhâ ḥabben feminhü ye'külûn.

Diyanet İşleri

Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 30–36 · surenin 33. ayeti / 83

Konu Delil: ölü toprak, bahçeler, çiftler Yâsîn 33–36 3

  1. Yâsîn 30

    Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.

  2. Yâsîn 31

    Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

  3. Yâsîn 32

    Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.

  4. 33

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

  5. Yâsîn 34–35

    (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

  6. Yâsîn 36

    Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Ölü haldeki yeryüzü onlar için” öldükten sonra dirilişe, amellerin karşılıklarının görülmesi için Yüce Allah’ın huzuruna gelişe dair “açık bir delildir. Biz onu diriltiriz” Allah, üzerine yağmur indirir ve ölümünden sonra onu canlandırır “ve ondan daneler çıkarırız. Onlar da ondan” bütün ekinlerden ve davarlarının yiyip beslendiği çeşitli bitki türlerinden “yerler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökyüzünden üzerine yağmur indirdiğimiz, bununla çeşit çeşit bitkiyi ve insanların yemesi için farklı farklı daneleri çıkardığımız bu kurak verimsiz toprak, ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edenler için bir delildir. Yağmur yağdırıp bitkiyi çıkararak bu yeryüzüne hayat veren, ölüleri tekrar diriltip hayat vermeye kadirdir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَايَةٌۭ ve ayetun ve bir ayettir kök: ايي
  2. لَّهُمُ lehumu onlar için
  3. ٱلْأَرْضُ l-erdu toprak kök: ارض
  4. ٱلْمَيْتَةُ l-meytetu ölü kök: موت
  5. أَحْيَيْنَـٰهَا ehyeynaha biz onu dirilttik kök: حيي
  6. وَأَخْرَجْنَا ve ehracna ve çıkardık kök: خرج
  7. مِنْهَا minha ondan
  8. حَبًّۭا habben dane kök: حبب
  9. فَمِنْهُ fe minhu ve ondan
  10. يَأْكُلُونَ ye'kulune yiyorlar kök: اكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Ölüm

    Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ölü toprak onlar için bir delildir. Onu canlandırdık ve ondan ürünler çıkarttık; o (ürünler)den yiyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Ölü toprakta dahi onlar için bir ders vardır: Onu Biz dirilttik, beslenmeleri için ondan tohumları Biz çıkardık.

Muhammed Esed

Onlar, ölü toprağa can vermemizde ve beslenmeleri için topraktan ürünler çıkarmamızda (yaratma ve diriltme gücümüzün) işaretini görürler;

Ahmed Hulusi

Ölü arz da onlar için bir işarettir! Onu dirilttik, ondan ürünler çıkardık da ondan yiyorlar. . .

Ali Bulaç

Ölü toprak kendileri için bir ayettir; biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.

Ali Özek ve heyeti

(Bu hususta) ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. İşte onlar bundan yerler.

Ali Rıza Safa

Ölü toprak, onlar için bir kanıttır. Onu canlandırdık ve çekirdekler çıkardık; yesinler diye.

Bayraktar Bayraklı

Ölü toprak, onlar için bir delildir. Biz, ona can veririz ve ondan başak çıkartırız da onlar ondan yerler.

Edip Yüksel

Ölü toprak onlar için bir ayettir: Onu diriltiriz ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ölü toprak onlar için bir ayettir: Onu diriltiriz ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem ölü toprak onlara bir delildir. Biz ona hayat verdik ve onda taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bir ayettir onlara ölü arz. Biz ona hayat verdik ve ondan habbeler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar

Erhan Aktaş

Ölü toprak, onlara bir ayettir dipnot 1 . Onu canlandırdık ve ondan ürünler çıkardık. Böylece ondan yerler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, gösterge.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ölü toprak, onlara bir ayettir. dipnot 1 Onu canlandırdık ve ondan ürünler çıkardık. Böylece ondan yerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, gösterge.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ölü toprak, onlara bir ayettir. dipnot 1 Onu canlandırdık ve ondan ürünler çıkardık. Böylece ondan yerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, gösterge.

Gültekin Onan

Ölü toprak kendileri için bir ayettir; biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.

Hasan Basri Çantay

Ölü toprak — ki biz onu canlandırdık. İçinden dane (ler) çıkardık da ondan yeyip duruyorlar — onlar için bir ibret (bir delil) dir.

İbni Kesir

Ölü toprak, onlar için bir ayettir. Biz, onu dirilttik ve ondan taneler çıkardık, ondan yemektedirler.

Mehmet Alagaş

(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

Süleyman Ateş

Ölü toprak, onlar için bir ayettir, (ölüleri nasıl dirilteceğimize işarettir): Biz onu dirilttik, ondan dane çıkardık da ondan yiyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ölü toprak onlar için bir ayettir. Ona can verir, daneleri çıkarırız, sonra ondan yerler.

Şaban Britch

Ölü toprak kendileri için bir ayettir. Biz, onu diriltip, ondan yedikleri ekin çıkarırız.

Şaban Piriş

Onlara bir ibret de ölü topraktır. Biz, onu diriltip, ondan yedikleri ekin çıkarırız.

Yaşar Nuri Öztürk

Ölü toprak onlar için bir mucizedir. Onu dirilttik, ondan dane çıkardık; bak işte ondan yiyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A blessing is being extended to them to contemplate, an outward and visible sign of an inward and spiritual grace: "the dead land which We revive and from its soil We cause grain to spring out for them to eat"

Abdul Haleem

There is a sign for them in the lifeless earth: We give it life and We produce grain from it for them to eat;

Abdullah Yusuf Ali

A Sign for them is the earth that is dead: We do give it life, and produce grain therefrom, of which ye do eat.

Abul A'la Maududi

Let the dipnot 1 dead earth be a Sign for them. dipnot 2 We gave it life and produced from it grain whereof they eat.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Until now the disbelieves of Makkah were being warned and reproved for their denial of the truth and their attitude of antagonism which they had adopted towards the Prophet (peace be upon him). Now the discourse turns to the basic thing which was the actual cause of the conflict between them and the Prophet (peace be upon him), i.e. the doctrine of Tauhid and the Hereafter, which the Prophet (peace be upon him) was presenting and the disbelievers were refusing to accept. In this connection, some arguments have been given, one after the other, to make the people ponder over the realities, as if to say: Observe these phenomena of the universe, which are ever present before you. Do they not point to the same reality, which this Prophet is presenting before you?
  2. metne dön, dipnot 2
    "A sign": A sign that Tauhid is the truth and shirk the falsehood.

Aisha Bewley

A Sign for them is the dead land which We bring to life and from which We bring forth grain of which they eat.

Al-Hilali & Khan

And a sign for them is the dead land. We give it life, and We bring forth from it grains, so that they eat thereof.

Ali Quli Qarai

A sign for them is the dead earth, which We revive and out of it bring forth grain, so they eat of it.

Amatul Rahman Omar

The dead earth which We bring to life and from which We bring forth (a large variety of) grains, of which they eat, is an important sign for them.

Arthur John Arberry

And a sign for them is the dead land, that We quickened and brought forth from it grain, whereof they eat;

Bijan Moeinian

Look at the dead land around you that God brings it to life and produces the very food that you eat [how can you eat the food produced of a dead land and say it is impossible to bring a dead thing back to life?]

E. Henry Palmer

And a sign for them is the dead earth which we have quickened and brought forth therefrom seed, and from it do they eat;

Edip-Layth

A sign for them is the dead land, We revive it and produce from it seeds from which they eat.

George Sale

One sign of the resurrection unto them is the dead earth: We quicken the same by the rain, and produce thereout various sorts of grain, of which they eat.

Hamid S. Aziz

And all of them shall surely be brought before Us.

Mahmoud Ghali

And a sign for them is the dead earth. We give it life and bring out of it grain, so they eat from it.

Marmaduke Pickthall

A token unto them is the dead earth. We revive it, and We bring forth from it grain so that they eat thereof;

Mohamed Ahmed - Samira

There is a sign in the dead earth for them which We quicken, and produce from it grain which they eat.

Muhammad Asad

And [yet, ] they have a sign [of Our power to create and to resurrect] in the lifeless earth which We make alive, and out of which We bring forth grain, whereof they may eat;

Mustafa Khattab

There is a sign for them in the dead earth: We give it life, producing grain from it for them to eat.

Progressive Muslims

And a sign for them is the dead land, We revive it and produce from it seeds from which they eat.

Rashad Khalifa

One sign for them is the dead land: we revive it and produce from it grains for their food.

Sahih International

And a sign for them is the dead earth. We have brought it to life and brought forth from it grain, and from it they eat.

Sam Gerrans

And a proof for them is the dead earth. We gave it life, and We brought forth from it grain, then they eat thereof;

Shabbir Ahmed

And yet, there is a Sign for them in the lifeless earth which We revive and We bring forth from it grain so that they eat thereof. (Divine Revelation can, likewise, revive dead nations and make them fruitful for humanity).

Syed Vickar Ahamed

And a Sign for them is (that when) the earth is dead: We give it life, and produce grain from it, from which you do eat.

Taqi Usmani

And a sign for them is the dead land. We gave it life and brought forth grain from it; so from it they eat.

The Monotheist Group

And a sign for them is the dead land, We revive it and produce from it seeds from which they eat.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩