Diyanet İşleri
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin.
Nûr suresi
Nûr suresi, 56. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte veeṭî`ü-rrasûle le`alleküm türḥamûn.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3
Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkar ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin.
İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, ayetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. Yüce Allah, namazı rükünleriyle, şartlarıyla, adabıyla, zahiren ve batınen dosdoğru kılmayı, Allah’ın kulların tasarrufuna verdiği mallarının zekâtlarını fakirlere ve zekâtın harcama yerleri olarak Yüce Allah’ın sözünü ettiği diğer yerlere vermelerini emretmektedir. Bu iki emir, itaatlerin en büyükleri, en değerlileridir. Hem Allah’ın hakkını hem de yaratılmışların hakkını bir arada içerirler. Bir taraftan mabuda ihlâs, diğer taraftan kullara ihsan özelliklerini taşımaktadırlar. Daha sonra Yüce Allah, bu ikisine genel bir emri atfetmiştir: “ve Rasûle” emirlerine uyarak ve yasaklarından da uzak durarak “itaat edin” Çünkü “Rasûle itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.” (en-Nisa, 4/80) “ki” bunları yerine getirdiğiniz takdirde “merhamete kavuşasınız.” İlâhi rahmete nail olmak isteyenlerin izlemeleri gereken yol işte budur. Namaz kılmaksızın, zekât vermeksizin, Allah rasûlüne itaat etmeksizin rahmete nail olacağını uman bir kimse boş bir temennide bulunmaktadır. Böyle bir kimse, nefsinin gerçekle ilgisi olmayan asılsız temennilerine kanan birisidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın rahmetine nail olmak için namazı en kamil şekilde eda edin, mallarınızın zekâtını verin ve size emrettiği şeyleri yapıp yasakladığı şeyleri terk ederek resul -sallallahu aleyhi ve sellem-'e itaat edin.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler.…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)
Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Namazı kılın, zekâtı verin! Elçi'ye itaat edin ki merhamete ulaştırılasınız.
Şu halde, namazı hakkını vererek kılın, zekatı gönülden gelerek verin ve Rasul'ü izleyin ki merhamete mazhar olmayı umut edebilesiniz.
Öyleyse, (ey inananlar,) salatta devamlı ve duyarlı olun; arınmak için verilmesi gerekeni verin ve Rasul'e itaat edin ki esirgenip korunasınız.
Salatı ikame edin, zekatı verin ve Rasule itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.
Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve elçiye itaat edin. Umulur ki, rahmete kavuşturulmuş olursunuz.
(Ey iman edenler!) Namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin ve Peygambere itaat edin ki rahmet olunasınız.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve elçiye boyun eğin; böylece, belki merhamet edilirsiniz.
Namazı kılınız, zekatı veriniz, Peygamber'e itaat ediniz ki merhamet göresiniz.
Salatı gözetiniz, zekatı veriniz ve elçiye uyunuz ki merhamet edilesiniz.
Namazı gözetiniz, zekatı veriniz ve elçiye uyunuz ki merhamet edilesiniz.
Bir de namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.
Hem namazı kılın, zekatı verin ve Peygambere itaat edin ki rahmete irdirilesiniz
Salatı ikame edin, zekatı yapın dipnot 1 . Ve Resul'e itaat edin. dipnot 2 Umulur ki merhamet edilirsiniz.
Salatı ikame edin, zekatı yapın. dipnot 1 Ve Resul'e itaat edin. Umulur ki merhamet edilirsiniz.
Salatı ikame dipnot 1 edin, zekatı verin dipnot 1 . Ve Rasul'e itaat edin. Umulur ki merhamet edilirsiniz.
Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve elçiye itaat edin. Umulur ki, rahmete kavuşturulmuş olursunuz.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, o resule itaat edin. Taki ilahi rahmete kavuşdurulasınız.
Namaz kılın, zekat verin ve peygambere itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.
(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.
Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Rasûle itaat edin ki size merhamet edilsin.
Namazı kılın, zekatı verin, Elçiye ita'at edin ki size acınsın.
Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin dipnot 1 . Bu elçiye (kitaba) gönüllü olarak boyun eğin ki iyilik bulasınız dipnot 2 .
Namaz tam kılın, zekatı verin ve bu elçiye boyun eğin ki ikram bulasınız.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Rasûl’e itaat edin ki rahmet olunasınız.
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Peygamber'e itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.
Namazı kılın, zekatı verin, resule itaat edin ki, rahmete erdirilesiniz.
And perform the act of worship and give alms and obey the Messenger of Allah so that you may hopefully invite His mercy and blessings.
[People], keep up the prayer, pay the prescribed alms, and obey the Messenger, so that you may be given mercy.
So establish regular Prayer and give regular Charity; and obey the Messenger; that ye may receive mercy.
Establish Prayer and pay Zakah and obey the Messenger so that mercy may be shown to you.
Establish salat and pay zakat and obey the Messenger so that hopefully mercy will be shown to you.
And perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât and obey the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) that you may receive mercy (from Allâh).
Maintain the prayer and give the zakāt, and obey the Apostle so that you may receive [Allah’s] mercy.
And (believers!) observe the Prayer, keep on presenting the Zakât (purifying dues) and obey the Messenger that you may be shown mercy.
Perform the prayer, and pay the alms, and obey the Messenger -- haply so you will find mercy.
Worship the Lord on regular basis, devote a part of your God given income to charity, and follow the Prophet so that He may show Mercy on you.
And be steadfast in prayer and give alms and obey the Apostle, haply ye may obtain mercy.
Hold the contact prayer and contribute towards betterment, and obey the messenger, that you may attain mercy.
Observe prayer, and give alms, and obey the apostle; that ye may obtain mercy.
Allah promises those of you who believe and do right that He will give them the succession (or make them inheritors to the present rulers), in the earth even as He gave the succession to those before them; and that He will surely establish for them their religion which He has chosen for them, and to give them, after their fear, safety in exchange. They shall serve Me, they shall not associate partners with Me: but those who disbelieve henceforth, they are the rebellious miscreants.
And keep up the prayer, and bring the Zakat, (Pay the poor-dues) and obey the Messenger, that possibly you would be granted mercy;
Establish worship and pay the poor-due and obey the messenger, that haply ye may find mercy.
So observe your devotional obligations, pay the zakat, and obey the Apostle so that you may be shown mercy.
Hence, [O believers,] be constant in prayer, and render the purifying dues, and pay heed unto the Apostle, so that you might be graced with God’s mercy.
Moreover, establish prayer, pay alms-tax, and obey the Messenger, so you may be shown mercy.
And hold the contact-method and contribute towards betterment, and obey the messenger, that you may attain mercy.
You shall observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat), and obey the messenger, that you may attain mercy.
And establish prayer and give zakah and obey the Messenger - that you may receive mercy.
And uphold the duty and render the purity, and obey the Messenger, that you might obtain mercy.
Hence, (O Believers) establish and consolidate the Divine System, set up the Just Economic Order of Zakat, and obey the Messenger. (The eternal Messenger now is the Final Revelation of Allah). That is how you will flourish in the world as the fetus flourishes in the mother's womb. (Rahm = Womb).
And establish regular prayer and give regular charity; And obey the Messenger (Muhammad); That you may receive mercy.
Establish Salāh and pay Zakāh and obey the messenger, so that you may be favored with mercy.
And hold the contact prayer and contribute towards purification, and obey the messenger, that you may attain mercy.