Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 46. ayet

Şûrâ suresi, 46. ayet. وَمَا كَانَ لَهُم مِّنْ أَوْلِيَآءَ يَنصُرُونَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن سَبِيلٍ

vemâ kâne lehüm min evliyâe yenṣurûnehüm min dûni-llâh. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min sebîl.

Diyanet İşleri

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 43–49 · surenin 46. ayeti / 53
  1. Şûrâ 43

    Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.

  2. Şûrâ 44

    Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, "Dünyaya dönmek için bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

  3. Şûrâ 45

    Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır" diyecekler. İyi bilin ki zalimler, sürekli bir azap içindedirler.

  4. 46

    Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

  5. Şûrâ 47

    Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de (günahlarınızı) inkar edebilirsiniz!

  6. Şûrâ 48

    Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.

  7. Şûrâ 49

    Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

46. “Onların Allah’tan başka” dünyada iken kurdukları boş hayallerin aksine “kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur.”

Kıyamet gününde hem kendileri hem de başkaları açıkça şunu göreceklerdir: Onların dünyada iken ümit bağladıkları bağlar paramparça olmuş, çareler de tükenmiş olacaktır. Allah’ın azabı kendilerine geldi mi, bu azabı hiç kimse onlardan uzaklaştıramayacaktır.

“Allah kimi saptırırsa artık onun için” hidâyete ulaştıracak “hiçbir (kurtuluş) yolu yoktur.”

Çünkü böyleleri Allah’a koştukları ortakların kendilerine fayda sağlayacaklarını ve zararları önleyeceklerini zannetmekle haktan sapmıştırlar. İşte o vakit sapıklıkları açıkça ortaya çıkmış olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kıyamet gününde onları Allah'ın azabından kurtaracak hiçbir dostları yoktur. Yüce Allah'ın haktan saptırıp yüzüstü bıraktığı kimseyi hidayete ve hakka götüren bir yol da yoktur.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve yoktur
  2. كَانَ kane kök: كون
  3. لَهُم lehum onların
  4. مِّنْ min hiçbir
  5. أَوْلِيَآءَ evliya'e velileri kök: ولي
  6. يَنصُرُونَهُم yensurunehum kendilerine yardım edecek kök: نصر
  7. مِّن min
  8. دُونِ duni başka kök: دون
  9. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'tan kök: اله
  10. وَمَن ve men ve kimi
  11. يُضْلِلِ yudlili sapıklıkta bırakırsa kök: ضلل
  12. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  13. فَمَا fema artık yoktur
  14. لَهُۥ lehu onun için
  15. مِن min hiçbir
  16. سَبِيلٍ sebilin yol kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…

  • Nisâ 75 olası

    Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Nisâ 44 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  • Nisâ 88 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre)…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların, Allah'ın peşi sıra kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık onun için herhangi bir yol yoktur. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:36; Mü'min 40:33; Şûrâ 42:44; Câsiye 45:23.

Mustafa İslamoğlu

ve Allah'a karşı onlara yardım eden candan bir dost olmayacak: zira Allah kimin sapmasına izin verirse, onun için hiçbir çıkış yolu kalmaz.

Muhammed Esed

ve Allah'a karşı kendilerine yardım edecek bir koruyucu bulamayacaklar, çünkü Allah'ın saptırdığı için (kurtuluş) yolu yoktur.

Ahmed Hulusi

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri de yoktur. . . Allah kimi saptırırsa, onun için artık bir yol yoktur.

Ali Bulaç

Onların Allah'ın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir (çıkış) yolu yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

Ali Rıza Safa

Allah'tan başka bir de ayrıca, kendilerine yardım edebilecek dostları yoktur. Allah, kimi saptırırsa, artık, onun için bir yol yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları olmayacaktır. Allah kimi saptırırsa, artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

Edip Yüksel

Onların, ALLAH'tan başka kendilerine yardım edecek bir dostları yoktur. ALLAH'ın saptırdığı kimse için bir yol bulunmaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların, ALLAH'tan başka kendilerine yardım edecek bir dostları yoktur. ALLAH'ın saptırdığı kimse için bir yol bulunmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların, Allah'ın önünden kendilerini kurtaracak dostlar da yoktur. Allah kimi de saptırırsa artık onun için (çıkar bir) yol yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara Allahın önünden kendilerini kurtaracak veliyler de yoktur, her kimi de Allah saptırırsa artık onun için yol yoktur

Erhan Aktaş

Onların, kendilerine yardım edecek Allah'tan başka velileri yoktur. Ve Allah kimi sapkınlıkta dipnot 1 bırakırsa artık onun için bir kurtuluş yolu yoktur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 42. 44. ayetin 1. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların, kendilerine yardım edecek Allah'tan başka velileri yoktur. Ve Allah kimi sapkınlıkta bırakırsa dipnot 1 artık onun için bir kurtuluş yolu yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptıkları nedeniyle. Kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Doğru yoldan sapan aslında insanın kendisidir. Allah da onun sapmasına müsaade etmektedir. Bu, ona tanıdığı seçme özgürlüğünün doğal bir sonucudur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların, kendilerine yardım edecek Allah'tan başka velileri yoktur. Ve Allah kimi sapkınlıkta bırakırsa dipnot 1 artık onun için bir kurtuluş yolu yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğünü. Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip; Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni, isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni, isteyeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir.

Gültekin Onan

Onların Tanrı'nın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Tanrı kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir (çıkış) yolu yoktur.

Hasan Basri Çantay

Onların Allahdan başka kendilerine yardım edecek, hiçbir dostları yokdur. Allah kimi sapıklıkda bırakırsa ona hiçbir yol yokdur.

İbni Kesir

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri de yoktur. Kimi de Allah saptırırsa; artık onun için bir yol yoktur.

Mehmet Alagaş

(40-47) Kötülüğün karşılığı bir benzeri / aynısı / misli bir kötülüktür. Kim affeder ve ıslah ederse onun ücreti / ecri Allah’a aittir, muhakkak ki O zalimleri sevmez , kim zulüm sonrası kendini savunursa aleyhine / üzerine bir yol yoktur , y ol ancak insanlara zulmedenler ve arzda haksız yere saldırarak ilerleyenleredir, işte onlara acıtıcı bir azap vardır. Her kim sabreder ve bağışlarsa ki işte bu, çok büyü bir iştir / azim bir iştir. Allah kimi şaşırtırsa bundan sonra onun bir dostu yoktur, Zalimlerin azabı gördüklerini göreceksin , geri dönmeye bir yol var mı? diyorlar , oraya (cehenneme) sunulduklarını görürsün, zilletten dolayı başları eğiktir, gizli ve göz ucuyla bakıyorlar, iman edenler de diyecekler ki kıyamet günü hasara uğrayanlar, kendileri ve yakın çevreleri hasara uğratan kişilerdir. Dikkat edin! Muhakkak zalimler kalıcı durulan / muqim bir azap içindedirler. Onlar için dost yoktur , onlara Allah’tan gayrı yardım edecek te yoktu r, Allah kimi saptırırsa, ona gidecek bir yol / çıkar yol yoktur . Rabbinize Allah’tan geri dönmenin mümkün olmadığı gün gelmeden önce cevap veriniz / icabet ediniz, O gün size sığınacak bir yer ve inkâr etme imkânı olmayacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir velileri yoktur. Allah’ın saptırdığı kimse için bir yol yoktur.

Süleyman Ateş

Onların, Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için bir (kurtuluş) yol(u) yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah ile aralarına girip kendilerine yardım edecek bir dostları da olmayacaktır. Allah'ın sapık saydığı kişiye bütün yollar kapanır.

Şaban Britch

Onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir velileri yoktur. Allah’ın saptırdığı kimse için bir yol yoktur.

Şaban Piriş

Onların, Allah'tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir velileri yoktur. Allah'ın sapıklıkta bıraktığı kimse için bir yol yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah'ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And no tutelary guardians will they have, besides Allah, to afford them the present help or be the fortress they had expected; and he whom Allah does not guide to His path of righteousness shall indeed lose the way thereto.

Abdul Haleem

they will have no allies to help them against God. There is no way [forward] for those God allows to stray.

Abdullah Yusuf Ali

And no protectors have they to help them, other than Allah. And for any whom Allah leaves to stray, there is no way (to the Goal).

Abul A'la Maududi

They shall have no protectors to help them against Allah. For he whom Allah causes to go astray will have no way to save himself.

Aisha Bewley

They have no one to protect or help them apart from Allah. There is no way out for anyone Allah misguides.

Al-Hilali & Khan

And they will have no Auliyâ’ (protectors, helpers, guardians, lords) to help them other than Allâh. And he whom Allâh sends astray, for him there is no way.

Ali Quli Qarai

They have no guardians to help them besides Allah. Whomever Allah leads astray has no way out.’

Amatul Rahman Omar

They will have no protecting-friends to help them apart from Allâh. And there is no way (of escape left) for him whom Allâh forsakes and adjudges as lost.

Arthur John Arberry

They have no protectors to help them, apart from God, and whomsoever God leads astray, no way has he. '

Bijan Moeinian

The wrongdoers will have no protector to save them from God’s punishment. Those who [deserve that] God let them slide toward darkness will never be guided to the right path again.

E. Henry Palmer

And they shall have no patrons to help them beside God, and whomsoever God leads astray, there is no way for him.

Edip-Layth

They had no allies to help them against God. Whomever God misguides will never find the way.

George Sale

They shall have no protectors to defend them against God: And whom God shall cause to err, he shall find no way to the truth.

Hamid S. Aziz

And they shall have no friends to help them instead of Allah; whomsoever Allah sends astray, for him there is no road.

Mahmoud Ghali

And in no way do they have any patrons to vindicate them, apart from Allah; and whomever Allah leads into error, then by no means (can) he have a way.

Marmaduke Pickthall

And they will have no protecting friends to help them instead of Allah. He whom Allah sendeth astray, for him there is no road.

Mohamed Ahmed - Samira

They will have no protector to help them other than God. He whom God allows to go astray has no way.

Muhammad Asad

and will have no protector whatever to succour them against God: for he whom God lets go astray shall find no way [of escape].

Mustafa Khattab

They will have no protectors to help them against Allah. And whoever Allah leaves to stray, for them there is no way.

Progressive Muslims

And they had no allies to help them against God. And whomever God misguides will never find the way.

Rashad Khalifa

There will be no allies to help them against GOD. Whomever GOD sends astray can never be guided.

Sahih International

And there will not be for them any allies to aid them other than Allah. And whoever Allah sends astray - for him there is no way.

Sam Gerrans

And they have no allies to help them besides God; and whom God sends astray, for him there is no path.

Shabbir Ahmed

And they will have no patrons to help them instead of Allah. One who goes astray by violating the Laws of Guidance, for him there is no road. (42:44).

Syed Vickar Ahamed

And no protectors (Wali) have they to help them, other than Allah. And for any (of those) whom Allah leaves to stray, there is no way (towards the Goal).

Taqi Usmani

And for them there will not be any friends who may help them besides Allah. And the one whom Allah lets go astray, for him there is no way (to save himself).

The Monotheist Group

And they had no allies to help them against God. And whoever Godmisguides will never find the way.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 46. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 46. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 46. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩