Hûd suresi

Hûd suresi, 65. ayet

Hûd suresi, 65. ayet. فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

fe`aḳarûhâ feḳâle temette`û fî dâriküm ŝelâŝete eyyâm. ẕâlike va`dün gayru mekẕûb.

Diyanet İşleri

Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 62–68 · surenin 65. ayeti / 123

Konu Sâlih ve Semûd kavmi Hûd 61–68 3

  1. Hûd 62

    Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

  2. Hûd 63

    Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."

  3. Hûd 64

    "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

  4. 65

    Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

  5. Hûd 66

    (Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Hûd 67

    Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

  7. Hûd 68

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

65. “Derken o dişi deveyi kesip öldürdüler. Bunun üzerine” Sâlih aleyhisselam onlara “dedi ki: Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı olmayan” aksine gerçekleşmesi muhakkak ve kaçınılmaz olan “bir tehdittir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yalanlamada ileri giderek deveyi kestiler. Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Deveyi kestikten sonra (helak edilmeden önce) size verilen süre üç gündür. Sonra da Allah'ın azabı size gelir. Bundan sonra O'nun azabının gelmesi vadedilmiştir, kaçınılmaz ve yalan olmayan doğru bir sözdür.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَعَقَرُوهَا feakaruha yine de onu kestiler kök: عقر
  2. فَقَالَ fekale (bunun üzerine) dedi ki kök: قول
  3. تَمَتَّعُوا۟ temetteu yaşayın kök: متع
  4. فِى fi
  5. دَارِكُمْ darikum yurdunuzda kök: دور
  6. ثَلَـٰثَةَ selasete üç kök: ثلث
  7. أَيَّامٍۢ ۖ eyyamin gün kök: يوم
  8. ذَٰلِكَ zalike işte bu
  9. وَعْدٌ vea'dun bir vaaddir kök: وعد
  10. غَيْرُ gayru kök: غير
  11. مَكْذُوبٍۢ mekzubin yalanlanmayacak kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Ortak kavram: Vaad

    Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…

  • Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

  • Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: دور (55 geçiş)

    Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: دور (55 geçiş)

    Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

  • Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    "Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalınacak yerdir."

  • Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Fakat Semûd kavmi) onu (deveyi) hunharca katledince dipnot 1 (Salih onlara) şöyle demişti: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helak olacaksınız)!" Bu, yalanlanamayacak bir vaattir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Şu‘arâ 26:157; Kamer 54:29; Şems 91:14.

Mustafa İslamoğlu

Buna rağmen, onu vahşice katlettiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: "Konaklarınızda keyif sürme süreniz sadece üç gündür; işte bu yalanlaması imkansız bir tehdittir!"

Muhammed Esed

Bu (uyarıya) rağmen, hunharca boğazladılar onu. Bunun üzerine (Salih): "Artık (sadece) üç gün(ünüz) kaldı, barınaklarınızda eyleşecek" dedi, "bu (söylediğim) yalanlanamayacak bir yargıdır!"

Ahmed Hulusi

Onu, ayaklarını keserek öldürdüler! Dedi ki: "Üç günlük ömrünüz kaldı evlerinizde! İşte bu yalanlanmayacak bir bildirimdir. "

Ali Bulaç

onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

Ali Özek ve heyeti

Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!» Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

Ali Rıza Safa

Yine de onu kestiler. Bunun üzerine, şöyle dedi: "Ülkenizde üç gün daha yararlanın bakalım. İşte bu, yalanlanamayacak bir sözdür!"

Bayraktar Bayraklı

Fakat Semud kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın." Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

Edip Yüksel

Fakat, onu işkenceyle kestiler. "Yurdunuzda yaşamanız için üç gününüz var. Bu, yalan olmayan bir sözdür!" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat, onu işkenceyle kestiler. 'Yurdunuzda yaşamanız için üç gününüz var. Bu, yalan olmayan bir sözdür,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onu tepeleyip öldürdüler. Bunun üzerine Salih onlara: "Evinizde üç gün yaşayın; işte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onu tepelediler, bunun üzerine dedi ki: Evinizde üç gün yaşayın ve işte bu bir va'd ki yalan çıkarılmamıştır

Erhan Aktaş

Yine de onu kestiler. dipnot 1 "Yurdunuzda üç gün yaşayın. dipnot 2 Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kesme anlamına gelen (A-K-R) kelimesi, kökünden kesmek, yok etmek, köksüz bırakmak, kısır anlamlarına gelmektedir. Dişi devenin kesilmesinin bu kelimeyle ifade edilmesi halka ait bir imkanın yok edilmesini de çağrıştırmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kısacık bir zamanınız kaldı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yine de onu kestiler. dipnot 1 "Yurdunuzda üç gün yaşayın. dipnot 2 Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kesme anlamına gelen (A-K-R) sözcüğü, kökünden kesmek, yok etmek, köksüz bırakmak, kısır anlamlarına gelmektedir. Dişi devenin kesilmesinin bu sözcükle ifade edilmesi halka ait bir imkanın yok edilmesini de çağrıştırmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kısacık bir zamanınız kaldı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yine de onu kestiler. "Yurdunuzda üç gün yaşayın. dipnot 1 Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kısacık bir zamanınız kaldı.

Gültekin Onan

Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

Hasan Basri Çantay

Derken, onu, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine (Saalih) dedi ki: "Memleketinizde üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı çıkarılamayacak bir tehdiddir".

İbni Kesir

Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman: Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu; yalanlanmayacak bir sözdür, dedi.

Mehmet Alagaş

(61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Derken deveyi kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

Süleyman Ateş

Fakat onu kesip devirdiler. (Salih) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün yaşayın, (sonra mahvolacaksınız); bu, yalan olmayan bir uyarıdır!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra ayaklarını keserek deveyi öldürdüler dipnot 1 . Salih dedi ki "Üç gün daha yurdunuzdan yararlanın. Bu, yalan çıkmayacak bir tehdittir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Kamer 54/29.

Şaban Britch

Deveyi kestiler. Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir vaattir dedi.

Şaban Piriş

Deveyi kestiler. "Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir sözdür." dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama deveyi yere yıkıp kestiler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin. Bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus still they disabled her by cutting her hamstring muscles, and there did Saleh say to them: "You have only three days to lust after your sinful system of faith and worship and after the way you conduct yourselves in life. This, is indeed, an irrevocable promise not proving untrue."

Abdul Haleem

But they hamstrung it, so he said, ‘Enjoy life for another three days:

Abdullah Yusuf Ali

But they did ham-string her. So he said: "Enjoy yourselves in your homes for three days: (Then will be your ruin): (Behold) there a promise not to be belied!"

Abul A'la Maududi

But they slaughtered her. Thereupon Salih warned them: 'Enjoy yourselves in your homes for a maximum of three days. This is a promise which shall not be belied.'

Aisha Bewley

But they hamstrung her, so he said, ‘Enjoy yourselves in your land for three more days. That is a promise which will not be belied.’

Al-Hilali & Khan

But they killed her. So he said: "Enjoy yourselves in your homes for three days. This is a promise (i.e. a threat) that will not be belied."

Ali Quli Qarai

But they hamstrung her, whereupon he said, ‘Enjoy yourselves in your homes for three days: that is a promise not to be belied!’

Amatul Rahman Omar

But they hamstrung her, so that he (- Sâlih) said, `You shall enjoy the provision of Allâh in your worldly abodes only for (another) three days. This is a promise which will never prove false.'

Arthur John Arberry

But they hamstrung her; and he said, 'Take your joy in your habitation three days -- that is a promise not to be belied. '

Bijan Moeinian

They killed the camel (proving that they are not willing to follow even a symbolic commandment of God which is revealed to test their obedience. ) Saleh said: "Listen carefully; you have only three days to live (an excellent opportunity to repent.) This is a true prophecy."

E. Henry Palmer

But they did hamstring her, and he said, 'Enjoy yourselves in your houses for three days;- that is the promise that shall not be belied. '

Edip-Layth

But they slaughtered her. So he said, "You will only have three days of enjoyment in your homes. This is a promise that will not be denied."

George Sale

Yet they killed her; and Saleh said, enjoy yourselves in your dwellings for three days; after which ye shall be destroyed. This is an infallible prediction.

Hamid S. Aziz

"O my people! This she-camel of Allah is a test (symbol, token) for you; leave her, then, to feed in Allah's earth, and touch her not with harm, lest a near torment seize you. "

Mahmoud Ghali

Then they hamstrung her. So he said, "Enjoy (life) in your residence three days; that is a promise not to be belied." (i.e., without "the possibility of" being belied).

Marmaduke Pickthall

But they hamstrung her, and then he said: Enjoy life in your dwelling-place three days! This is a threat that will not be belied.

Mohamed Ahmed - Samira

But they hamstrung her. Then (Saleh) said: "You have but three days to enjoy life in your homes. Infallible is this promise.

Muhammad Asad

But they cruelly slaughtered her. And thereupon [Salih] said: "[Only] for three days [more] shall you enjoy life in your homes: this is a judgment which will not be belied!"

Mustafa Khattab

But they killed her, so he warned ˹them˺, "You have ˹only˺ three ˹more˺ days to enjoy life in your homes—this is an unfailing promise!"

Progressive Muslims

But they slaughtered her. So he said: "You will only have three days of enjoyment in your homes. This is a promise that will not be denied."

Rashad Khalifa

They slaughtered her. He then said, "You have only three days to live. This is a prophecy that is inevitable."

Sahih International

But they hamstrung her, so he said, "Enjoy yourselves in your homes for three days. That is a promise not to be denied."

Sam Gerrans

Then they hamstrung her; and he said: “Enjoy yourselves in your homes three days — that is a promise not to be belied.”

Shabbir Ahmed

But they cruelly slaughtered her. Thereupon He said to his people, "Only for three more days shall you enjoy life in your homes. This is a Promise not to be belied."

Syed Vickar Ahamed

But they slaughtered her (by cutting her tendons). So he said: "Enjoy yourselves for three days in your homes: (Then there will be your ruin): (Look!) There is a promise not to be false!"

Taqi Usmani

Then they slaughtered her. So, he said, "Enjoy yourselves in your homes for three days (only). That is a promise, not to be backed out."

The Monotheist Group

But they slaughtered her. So he said: "Take enjoyment in your dwellings for three days. This is a promise not to be denied."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 65. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 65. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 65. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩