Mâide suresi

Mâide suresi, 31. ayet

Mâide suresi, 31. ayet. فَبَعَثَ ٱللَّهُ غُرَابًا يَبْحَثُ فِى ٱلْأَرْضِ لِيُرِيَهُۥ كَيْفَ يُوَٰرِى سَوْءَةَ أَخِيهِ قَالَ يَٰوَيْلَتَىٰٓ أَعَجَزْتُ أَنْ أَكُونَ مِثْلَ هَٰذَا ٱلْغُرَابِ فَأُوَٰرِىَ سَوْءَةَ أَخِى فَأَصْبَحَ مِنَ ٱلنَّٰدِمِينَ

febe`aŝe-llâhü gurâbey yebḥaŝü fi-l'arḍi liyüriyehû keyfe yüvârî sev'ete eḫîh. ḳâle yâ veyletâ e`aceztü en ekûne miŝle hâẕe-lgurâbi feüvâriye sev'ete eḫî. feaṣbeḥa mine-nnâdimîn.

Diyanet İşleri

Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 28–34 · surenin 31. ayeti / 120

Konu Âdem'in iki oğlu; bir cana kıymak Mâide 27–34 3

  1. Mâide 28

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."

  2. Mâide 29

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  3. Mâide 30

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  4. 31

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

  5. Mâide 32

    Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resullerimiz apaçık deliller (mucize ve ayetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hala) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

  6. Mâide 33

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

  7. Mâide 34

    Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah'ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. Kardeşini öldürdükten sonra onu ne yapacağını bilememişti. Çünkü Âdemoğullarından ilk ölen kişi o idi. Bunun üzerine “Allah ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini” bu yolla “göstermek için yeri eşeleyen” ölmüş bir kargayı gömmek üzere toprağı bir kenara çeken “bir karga gönderdi.” Yüce Allah burada “ceset”e (avret anlamına da gelen) “سوأة” demiştir. Çünkü ölenin cesedi bir çeşit avrettir. “Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu” İşte bütün masiyetlerin akibeti bu şekilde pişmanlık ve hüsrandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

(Kâbil, kardeşi Hâbil'i öldürdükten sonra ne yapacağını bilemedi.) Yüce Allah ona kardeşinin cesedini nasıl saklayacağını öğretmek için önünde yeri eşeleyen bir karga gönderdi. O karga da ölü kargayı gömmek için yeri eşeliyordu. Kardeşini öldürüp katil olan kardeş, "Yazıklar olsun bana kardeşimin cesedini, ölü kargayı gömen bu karga gibi olup gömemedim." dedi. Sonra kardeşinin cesedini gömerek (Kâbil) yapmış olduğu bu çirkin davranışına pişmanlık duyanlardan oldu.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَبَعَثَ febease derken gönderdi kök: بعث
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. غُرَابًۭا guraben bir karga kök: غرب
  4. يَبْحَثُ yebhasu eşeleyen kök: بحث
  5. فِى fi
  6. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeri kök: ارض
  7. لِيُرِيَهُۥ liyuriyehu ona göstermek için kök: راي
  8. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  9. يُوَٰرِى yuvari gömeceğini kök: وري
  10. سَوْءَةَ sev'ete cesedini kök: سوا
  11. أَخِيهِ ۚ ehihi kardeşinin kök: اخو
  12. قَالَ kale dedi kök: قول
  13. يَـٰوَيْلَتَىٰٓ ya veyleta yazık bana
  14. أَعَجَزْتُ eaceztu aciz miyim kök: عجز
  15. أَنْ en
  16. أَكُونَ ekune ben olmaya kök: كون
  17. مِثْلَ misle gibi kök: مثل
  18. هَـٰذَا haza şu
  19. ٱلْغُرَابِ l-gurabi karga kök: غرب
  20. فَأُوَٰرِىَ fe uvariye gömmekten kök: وري
  21. سَوْءَةَ sev'ete cesedini kök: سوا
  22. أَخِى ۖ ehi kardeşimin kök: اخو
  23. فَأَصْبَحَ feesbeha ve oldu kök: صبح
  24. مِنَ mine -dan
  25. ٱلنَّـٰدِمِينَ n-nadimine pişman olanlar- kök: ندم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  • Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden…

  • Aynı kıssa: Âdem'in İki Oğlu · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci…

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Ardından) Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga göndermişti. (Katil kardeş) "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar ol(amay)ıp kardeşimi gömmekten âciz mi oldum!" dipnot 1 demiş ve pişmanlık duyanlardan olmuştu.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Yazıklar olsun bana! Şu karga gibi bile olamadım mı ki kardeşimin cesedini gömeyim!"

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstersin diye toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. "Eyvah, yazıklar olsun bana!" dedi, "ben bu karganın yaptığını yapamayacak, kardeşimin cesedini örtemeyecek kadar aciz biri miyim?" En sonunda pişman olmuştu.

Muhammed Esed

Bunun üzerine Allah, kardeşinin cesedinin çıplaklığını nasıl gizleyebileceğini ona göstersin diye toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. (Bunu gören Kabil,) "Eyvah" diye haykırdı, "Yazıklar olsun bana! Ben, bu karganın yaptığını yapmayacak kadar ve kardeşimin cesedinin çıplaklığını gizleyemeyecek kadar aciz miyim?" Ve bunun üzerine vicdan azabı ile çarpıldı.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için, toprağı eşeleyen bir karga ba'setti. . . (Kabil) kendi kendine söylendi: "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olmaktan acizim ki kardeşimin cesedini toprağa gömmeyi düşünemedim!" Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

Ali Bulaç

Derken, Allah, ona, yeri eşiyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. "Bana yazıklar olsun" dedi. "Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?" Artık o, pişman olmuştu.

Ali Özek ve heyeti

Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) «Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim» dedi ve yaptığına pişmanlık duyanlardan oldu.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermesi için, toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana!" dedi; "Şu karga kadar bile olamadım. Kardeşimin cesedini gömmeyi düşünemeyecek kadar beceriksiz miyim?" Artık, pişman olmuştu. dipnot 102

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 102
    Allah'ın, ölülerin gömülmesi gerektiğini insanlara öğretmek için toprağı eşeleyen bir karga göndermesi, bildirimlerini değişik yollarla gerçekleştirdiğinin bir örneğidir. Beş ayette anlatılan bu öyküde ve diğer Kur'an ayetlerinde, Adem peygamberin oğullarının isimleri bildirilmez; "Adem'in iki oğlu" olarak söz edilir. Halk arasında söylenen isimler, Tevrat ve İncil ayetlerindeki Habil ve Kayin isimlerinden alınmıştır. Bu öykü, Tevrat, Yaratılış 4:3-15 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Kayin, toprağın ürünlerinden; Habil de sürüsünün ilk doğan hayvanlarından sunu getirdi. Rab, Habil'in sunusunu kabul etti; Kayin'in sunusunu kabul etmedi. Kayin öfkelendi; suratını astı. Rab, Kayin'e sordu: ‘Niçin öfkelendin? Doğru olanı yapsan, kabul etmez miyim? Doğru olanı yapmazsan, günah pusuya yatmış seni bekliyor; ona egemen olmalısın.' Kayin, kardeşi Habil'e ‘Haydi, tarlaya gidelim.' dedi. Tarlada, kardeşini öldürdü. Rab: ‘Kardeşin Habil nerede?' diye sordu. Kayin: ‘Bilmiyorum; onun bekçisi miyim?' diye karşılık verdi. Rab: ‘Ne yaptın; kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor. Artık, döktüğün kardeşkanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın. İşlediğin toprak, bundan böyle sana ürün vermeyecek; aylakça yeryüzünde dolaşacaksın.' dedi. Kayin: ‘Cezam, kaldıramayacağım denli ağır; bu topraklardan beni kovdun. Artık, huzurundan uzak kalacak, aylakça yeryüzünde dolaşacağım. Kim bulursa beni öldürecek.' Rab: ‘Seni kim öldürürse, ondan, yedi kez öç alınacak.' dedi. Kimse bulup öldürmesin diye, Kayin'in üzerine bir nişan koydu."

Bayraktar Bayraklı

Derken Allah, ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi; karganın yaptığını görünce, "Yazık bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan oldu!

Edip Yüksel

ALLAH kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazık bana; kardeşimin cesedini gömme konusunda bu karga kadar bile olamadım" diyerek pişman oldu. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bazı ülkelerde mezarlar pahalı olduğu için cesedin yakma işlemi tercih ediliyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. 'Yazık bana; kardeşimin cesedini gömme konusunda bu karga kadar bile olamadım,' diyerek pişman oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermesi için yeri deşen bir karga gönderdi. O: "Eyvah, şu karga olup da kardeşimin cesedini gömemedim ha!" dedi ve artık pişmanlığa düşenlerden olmuştu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken Allah bir karga gönderdi, yeri deşiyordu ki ona kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstersin, eyvah, dedi: şu karga kadar olub da kardeşimin cesedini örtemedim ha! Artık peşimanlığa düşenlerden olmuştu

Erhan Aktaş

Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu. dipnot 1 "Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!" dedi. Pişman olanlardan oldu.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karga, öldürdüğü kardeşinin cesedini, ortada bırakan kardeşe, ölüyü nasıl toprağa gömeceğini göstermek için değil; ölüyü açıkta bırakmakla ne denli kötü ve düşüncesizce bir şey yaptığını hatırlatmak için yeri eşelemektedir. Ölünün nasıl toprağa gömüldüğünün bilinmediğini varsaymak doğru bir düşünce değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu. dipnot 1 "Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!" dedi. Pişman olanlardan oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karga, öldürdüğü kardeşinin cesedini, ortada bırakan kardeşe, ölüyü nasıl toprağa gömeceğini göstermek için değil; ölüyü açıkta bırakmakla ne denli kötü ve düşüncesizce bir şey yaptığını hatırlatmak için yeri eşelemektedir. Ölünün nasıl toprağa gömüldüğünün bilinmediğini varsaymak doğru bir düşünce değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu. dipnot 1 "Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!" dedi. Pişman olanlardan oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karga, öldürdüğü kardeşinin cesedini, ortada bırakan kardeşe, ölüyü nasıl toprağa gömeceğini göstermek için değil; ölüyü açıkta bırakmakla ne denli kötü ve düşüncesizce bir şey yaptığını hatırlatmak için yeri eşelemektedir. Ölünün nasıl toprağa gömüldüğünün bilinmediğini varsaymak doğru bir düşünce değildir.

Gültekin Onan

Derken Tanrı ona yeri eşeliyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. "Bana yazıklar olsun" dedi. "Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?" Artık o pişman olmuştu.

Hasan Basri Çantay

Sonra Allah bir karga gönderdi. O, yeri eşiyordu ki Ona kardeşinin ölü cesedini nasıl örteceğini göstersin. "Yazıklar olsun bana, dedi, ben şu karga gibi bile olub da kardeşimin cesedini örtmekden aciz mi oldum?" Artık o, (etdiğine) peşimanlığa düşenlerden olmuşdu.

İbni Kesir

Sonra Allah; kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek için, ona yeri eşeleyen bir karga gösterdi. Yazıklar olsun bana, bu karga gibi bile olmaktna aciz kaldım da kardeşimin ölüsünü örtemedim, dedi. Pişmanlık duyanlardan oldu.

Mehmet Alagaş

(27-32) Onlara Hz, Adem’in iki oğlunun haberini sesli okuyarak aktar, her ikisi de birer kurban sundukları vakit, o ikisinden birinin kurbanı kabul edilmiş diğerinin ki kabul edilmemişti, seni öldüreceğim dedi, O da muhakkak ki Allah, sakınanlardan kabul eder, eğer bana katletmek için elini uzatırsan, ben sana karşı öldürmek için elimi uzatmam, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah’tan kesinlikle korkarım dedi , kesinlikle dilerim ki günahlarına beni öldürme günahını da katarsın ve (haksız yere birini öldürmekten dolayı) cehennem halkından olursun, işte bu zalimlerin cezasıdır. Nefsi onu kardeşini öldürme konusunda galeyana getirdi / kışkırttı ve o da kardeşini öldürdü, hasara uğramış halde sabahladı. Allah, yeri eşen / çukur açan bir kargayı sırf ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek amacıyla yarattı, dedi ki o kadar aciz miyim ki ben kardeşimin cesedini gömmekte bir karga kadar dahi olamadım, pişman halde / nedamet getirerek sabahladı. İşte bu nedenden dolayı, İsrail oğullarına şunu yazdık, bir başka kişin karşılığı veya arzda fesat nedeniyle olmaksızın birinin kişiyi öldürmesi tıpkı insanların tümünü öldürmesi gibidir, kim de onları yaşatırsa tüm insanları yaşatmış gibidir, onlara Resullerimiz gerçekten açıklamalarla geldiler, sonra da onlardan çokları bunun ardından arzda savurganlar / israf edenler oldular.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için ona yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi ve pişman olanlardan oldu.

Süleyman Ateş

Derken Allah, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Karganın yaptığını görünce); "Yazık bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyin (ben?)" dedi ve pişman olanlardan oldu!

Süleymaniye Vakfı

Tam o sırada Allah, yeri eşeleyen bir karga gönderdi ki ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstersin. O da: "Yazık bana, bu kadar mı acizim! Şu karga kadar olup kardeşimin cesedini gömemedim!" dedi. Böylece yaptığına pişman olanlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermesi için, yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazık bana, ne kadar aciz kaldım! Şu karga kadar olup kardeşimin cesedini gömemedim!" dedi. Sonra ettiğine pişman oldu.

Şaban Britch

Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için ona yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi ve pişman olanlardan oldu.

Şaban Piriş

Allah, kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek için ona yeri eşeleyen bir karga gönderdi. - Bana yazıklar olsun. Kardeşimin ölüsünü gömmek için bu karga kadar bile olmaktan acizim, dedi ve pişman olanlardan oldu.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken, Allah, kardeşinin cesedini nasıl saklayacağını ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. O dedi ki: "Vay be! Şu karga kadar bile olamıyor muyum ki, kardeşimin cesedini saklayayım." Bu arada, pişmanlık duyanlardan olmuştu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Unable to handle the corpse of his brother, he was at a loss. There and then did Allah send a raven to remove earth with its claws to bury a dead raven so that the killer would know how to dispose of his brother's corpse? The raven having shamed him with its notable performance, he said: "Woe betide me; have I not been even able to be like this raven to dispose of my brother’s corpse and obstruct the view of my crime! " And there he was left with nothing but pining regrets and vain repentance.

Abdul Haleem

God sent a raven to scratch up the ground and show him how to cover his brother’s corpse and he said, ‘Woe is me! Could I not have been like this raven and covered up my brother’s body?’ He became remorseful.

Abdullah Yusuf Ali

Then Allah sent a raven, who scratched the ground, to show him how to hide the shame of his brother. "Woe is me!" said he; "Was I not even able to be as this raven, and to hide the shame of my brother?" then he became full of regrets-

Abul A'la Maududi

Thereupon Allah sent forth a raven who began to scratch the earth to show him how he might cover the corpse of his brother. So seeing he cried: 'Woe unto me! Was I unable even to be like this raven and find a way to cover the corpse of my brother? dipnot 1 Then he became full of remorse at his doing. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this way God made this errant son of Adam realize his ignorance and folly. Once his attention turned to self-appraisal, his regret was not confined to realizing that in his effort to hide his brother's corpse he proved to be even less efficient than the raven. He also began to feel how foolish he was to have killed his own brother. The later part of the sentence indicates this remorse.
  2. metne dön, dipnot 2
    The purpose of mentioning this particular incident is to reproach the Jews subtly for the plot they had hatched to assassinate the Prophet (peace be on him) and some of his illustrious Companions see (n. 30) above. The resemblance between the two incidents is evident. God honoured some of the illiterate people of Arabia and disregarded the ancient People of the Book because the former were pious while the latter were not. But rather than reflect upon the causes of their rejection by God, and do something to overcome the failings which had led to that rejection, the Israelites were seized by the same fit of arrogant ignorance and folly which had once seized the criminal son of Adam, and resolved to kill those whose good deeds had been accepted by God. It was obvious that such acts would contribute nothing towards their acceptance by God. They would rather earn them an even greater degree of God's disapproval.

Aisha Bewley

Then Allah sent a crow which scratched at the earth to show him how to conceal his brother’s corpse. He said, ‘Woe is me! Can I not even be like this crow and conceal my brother’s corpse?’ And he became one of those who suffer bitter remorse

Al-Hilali & Khan

Then Allâh sent a crow who scratched the ground to show him to hide the dead body of his brother. He (the murderer) said: "Woe to me! Am I not even able to be as this crow and to hide the dead body of my brother?" Then he became one of those who regretted.

Ali Quli Qarai

Then Allah sent a crow, exploring in the ground, to show him how to bury the corpse of his brother. He said, ‘Woe to me! Am I unable to be [even] like this crow and bury my brother’s corpse?’ Thus he became regretful.

Amatul Rahman Omar

Then Allâh sent a raven which scratched into the earth so as to show him how he might cover his brother's dead body. He said, `Woe is me! Am I unable to be even like this raven so that I may cover the dead body of my brother?' And he became one of the remorseful.

Arthur John Arberry

Then God sent forth a raven, scratching into the earth, to show him how he might conceal the vile body of his brother. He said, 'Woe is me! Am I unable to be as this raven, and so conceal my brother's vile body?' And he became one of the remorseful.

Bijan Moeinian

Then God ordered a crow to scratch the earth, showing him how to hide his brother’s corps [and bringing his ignorant nature to his attention. ] He said: "Shame on me, I do not even know as much as this bird to bury my brother’s corps." Then he [buried his brother’s corps and] became very sorry [for what he had done.]

E. Henry Palmer

And God sent a crow to scratch in the earth and show him how he might hide his brother's shame, he said, ' Alas, for me! Am I too helpless to become like this crow and hide my brother's shame?' and in the morning he was of those who did repent.

Edip-Layth

So God sent forth a raven to scratch the land and show him how to bury his brother's body. He said, "Woes on me, I failed to be like this raven and bury my brother's body!" So he became of those who regretted.

George Sale

And God sent a raven, which scratched the earth, to shew him how he should hide the shame of his brother, and he said, wo is me! Am I unable to be like this raven, that I may hide my brother's shame? And he became one of those who repent.

Hamid S. Aziz

Then Allah sent a crow to scratch in the earth and show him how he might hide his brother's naked corpse. He said, "Alas, for me! Am I too helpless to become like this crow and hide my brother's naked corpse?" and in the morning he was of those who did repent.

Mahmoud Ghali

Then Allah sent forth a raven (Or: crow) searching into the earth to show him how he should overlay the shameful parts (i. e. the vile body) of his brother. He said, "Oh woe to me! Am I unable to be like this raven, (and) so overlay the shameful parts of my brother?" So he became among the remorseful.

Marmaduke Pickthall

Then Allah sent a raven scratching up the ground, to show him how to hide his brother's naked corpse. He said: Woe unto me! Am I not able to be as this raven and so hide my brother's naked corpse? And he became repentant.

Mohamed Ahmed - Samira

Then God sent a raven which scratched the ground in order to show him how to hide the nakedness of his brother. "Alas, the woe," said he, "that I could not be even like the raven and hide the nakedness of my brother," and was filled with remorse.

Muhammad Asad

Thereupon God sent forth a raven which scratched the earth, to show him how he might conceal the nakedness of his brother's body. [And Cain] cried out: "Oh, woe is me! Am I then too weak to do what this raven did, and to conceal the nakedness of my brother's body?" - and was thereupon smitten with remorse.

Mustafa Khattab

Then Allah sent a crow digging ˹a grave˺ in the ground ˹for a dead crow˺, in order to show him how to bury the corpse of his brother. He cried, "Alas! Have I ˹even˺ failed to be like this crow and bury the corpse of my brother?" So he became regretful.[1]

Progressive Muslims

So God sent forth a raven to scratch the land and show him how to deal with the wickedness inflicted upon his brother. He said: "O my, am I not able to be like this raven and deal with the wickedness inflicted upon my brother!" So he became of those who regretted.

Rashad Khalifa

GOD then sent a raven to scratch the soil, to teach him how to bury his brother's corpse. He said, "Woe to me; I failed to be as intelligent as this raven, and bury my brother's corpse." He became ridden with remorse.

Sahih International

Then Allah sent a crow searching in the ground to show him how to hide the disgrace of his brother. He said, "O woe to me! Have I failed to be like this crow and hide the body of my brother?" And he became of the regretful.

Sam Gerrans

Then God raised up a raven, scratching in the earth, to show him how to hide the shame of his brother. He said: “Woe is me! Am I not able to be as this raven, and hide the shame of my brother?” And he became of the remorseful.

Shabbir Ahmed

Allah then sent a raven scratching up the soil, to allude to him that he might have concealed and ignored the imperfections of his brother. He said, "Oh, I failed even to be like this raven to conceal my brother's imperfections!" Then he became full of regrets. ('Sauaat' = Imperfections, faults (7:20-22))

Syed Vickar Ahamed

Then Allah sent a raven (a black crow) that scratched the ground, to show him how to hide the dead body of his brother, "Shame (and curse) on me!" Said he: "Was I not even able to be like this crow, and (be able) to hide the dead body of my brother?" Then he became full of sorrow (for his actions)—

Taqi Usmani

Then, Allah sent a crow that scratched the earth to show him how he should conceal the corpse of his brother. He said, "Alas! Was I not even able to be like this crow so that I could conceal the corpse of my brother? So, he stood regretful.

The Monotheist Group

So God sent forth a raven to scratch the land and show him how to deal with the body of his brother. He said: "Woe to me! Am I not even able to be like this raven and deal with the body of my brother?" So he became of those who regretted.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩