Sâd suresi

Sâd suresi, 19. ayet

Sâd suresi, 19. ayet. وَٱلطَّيْرَ مَحْشُورَةً كُلٌّ لَّهُۥٓ أَوَّابٌ

veṭṭayra maḥşûrah. küllül lehû evvâb.

Diyanet İşleri

(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 16–22 · surenin 19. ayeti / 88

Konu Dâvûd: dağların tesbihi ve iki davacı Sâd 17–29 3

  1. Sâd 16

    Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

  2. Sâd 17

    Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  3. 18–19

    (18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

  4. Sâd 20

    Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

  5. Sâd 21

    Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.

  6. Sâd 22

    Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.

18-19. Onun, Rabbine çokça yönelişinin ve çokça ibadet edişinin bir sonucu olarak Yüce Allah, dağları onunla birlikte Rablerini hamd ile tesbih edecek şekilde amade kılmıştı.

Ayrıca onunla birlikte “toplu haldeki kuşları da” amade kılmıştık. “Her birisi” dağlar da kuşlar da “yalnız ona” Yüce Allah’a “yönelirdi.” Çünkü bunlar Yüce Allah’ın: “Ey dağlar, siz de onunla tesbih edin ve ey kuşlar siz de!” (Sebe, 34/10) buyruğuna uyarak bu tesbihi yapıyorlardı.

İşte bu, Yüce Allah’ın ona, kendisine ibadeti hususunda bir lütfu idi.

Daha sonra Yüce Allah, ona ihsan etmiş olduğu pek büyük hükümdarlık lütfunu da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Havada toplu olarak hareket eden kuşları onun emri altına verdik. Hepsi itaat ederek ona uyup tespih ederlerdi.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلطَّيْرَ ve ttayra ve kuşlar kök: طير
  2. مَحْشُورَةًۭ ۖ mehşuraten toplanıp gelen kök: حشر
  3. كُلٌّۭ kullun hepsi kök: كلل
  4. لَّهُۥٓ lehu ona
  5. أَوَّابٌۭ evvabun katılırdı kök: اوب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Aynı kök: طير (29 geçiş)

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek)…

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: اوب (17 geçiş)

    Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: اوب (17 geçiş)

    Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.

  • Aynı kök: طير (29 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir…

  • Aynı kök: طير (29 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Süleyman'ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

katar katar dizilmiş kuşlar da: bunların hepsi her daim O'na yönelmişlerdi!

Muhammed Esed

ve (aynı şekilde) bölük bölük kuşları da. Bunlar (hep birlikte) O'na, (kendilerini yaratmış olana,) tekrar tekrar yönelirlerdi.

Ahmed Hulusi

Toplanmış kuşları da (kendisine iman etmiş kimseler). . . Hepsi Ona evvab (hakikatini yaşayan) idi.

Ali Bulaç

Ve toplanıp gelen kuşları da. Hepsi onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip dönmekte olanlar idi.

Ali Özek ve heyeti

toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.

Ali Rıza Safa

Toplanıp gelen kuşlar da öyle. Tümü, Ona katılırdı.

Bayraktar Bayraklı

Kuşları da onun emrine topladık. Hepsi Allah'a yönelmektedirler.

Edip Yüksel

Kuşlar da toplanmıştı; hepsi onun buyruğunu izlerdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kuşlar da toplanmıştı; hepsi onun buyruğunu izlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kuşları da toplu olarak (onun emrine vermiştik). Hepsi onun için terci yapardı (ona uyarak ahenkle içli zikir ve tesbih ederlerdi).

Elmalılı Hamdi Yazır

Kuşları da toplu olarak, hepsi onun için terci' yapar (evvab) idi

Erhan Aktaş

Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşların tamamı toplu olarak ona yönelmişlerdi.

Gültekin Onan

Ve toplanıp gelen kuşları da. Onların hepsi [Tanrı'yı tesbih etmede uyum içinde] yönelip dönmekte (evvab) idiler.

Hasan Basri Çantay

(Her yandan ona doğru) toplanıb gelen kuşları da (kendisine ram etdik). (Gerek o dağlardan, gerek bu kuşlardan) herbiri (itaatle ona) dönücü idi.

İbni Kesir

Kuşları da toplu olarak. Her biri ona yönelmişti.

Mehmet Alagaş

(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)

Rowwad Tercüme Merkezi

Toplanmış kuşlarda (onunla birlikte tesbih ettiler) Hepsi de ona yönelip, uydular.

Süleyman Ateş

Toplanıp gelen kuşları da (ona ram etmiştik). Hepsi onun nağmesine katılır (beraber tesbih ederler)di.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kuşlar da (hizmetindeydi, onunla dipnot 1 ) toplu halde ibadet ederlerdi. Hepsi ona pek saygılıydı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Taberi, Tefsir 21/169.

Şaban Britch

Kuşları da toplu olarak (onunla birlikte tesbih ettiler) Hepsi de O'na (Allah'a) dönmüşlerdi.

Şaban Piriş

Bütün kuşları da... Hepsi de ona hizmet ediyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the birds were inspired to throng unto him, each and all at his command and each and all to play the echo to his praises of Allah and join him in repenting their temerities; if any.

Abdul Haleem

and the birds, too, in flocks, all echoed his praise.

Abdullah Yusuf Ali

And the birds gathered (in assemblies): all with him did turn (to Allah).

Abul A'la Maududi

and the birds, too, in their flocks, and turn again and again to celebrating Allah's glory. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see( Surah Al-Anbiya, Ayat 79 and E.N. 71) thereof.

Aisha Bewley

And also the birds, flocking together, all of them turned to Him.

Al-Hilali & Khan

And (so did) the birds assembled: all obedient to him [Dâwûd (David)] [i.e. they came and glorified Allâh’s Praises along with him]. (Tafsir Al-Qurtubi ).

Ali Quli Qarai

and the birds [as well], mustered [in flocks], all echoing him [in a chorus].

Amatul Rahman Omar

And (We made) the birds and the people (who were) full of dislike for habitations to flock together (to him). All of them were always turning in obedience (to God) on his account.

Arthur John Arberry

and the birds, duly mustered, every one to him reverting;

Bijan Moeinian

The birds too would join him in praise.

E. Henry Palmer

and the birds too gathered together, each one would oft return to him;

Edip-Layth

The birds were gathered; all were obedient to him.

George Sale

and also the birds, which gathered themselves together unto him: All of them returned frequently unto him for this purpose.

Hamid S. Aziz

And the birds gathered together; all joined in singing with him.

Mahmoud Ghali

And the birds, mustered all to him a constant resorter.

Marmaduke Pickthall

And the birds assembled; all were turning unto Him.

Mohamed Ahmed - Samira

And the levied Tair. They were all obedient to him.

Muhammad Asad

and [likewise] the birds in their assemblies: [together] they all Would turn again and again unto Him [who had created them].

Mustafa Khattab

And ˹We subjected˺ the birds, flocking together. All turned to him ˹echoing his hymns˺.

Progressive Muslims

And the birds were gathered; all were obedient to him.

Rashad Khalifa

Also the birds were committed to serve him; all were obedient to him.

Sahih International

And the birds were assembled, all with him repeating [praises].

Sam Gerrans

And the birds assembled, all turning in repentance to Him.

Shabbir Ahmed

And the nomad riders of the Ta'er Tribe were all obedient to him. (21:79), (27:16), (34:10).

Syed Vickar Ahamed

And all the birds gathered (in flocks), did turn (to Allah) with him (Dawood).

Taqi Usmani

and the birds as well, mustered together. All were turning to Allah with him.

The Monotheist Group

And the birds were gathered; all were obedient to him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩