Diyanet İşleri
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
Sâd suresi
Sâd suresi, 21. ayet. وَهَلْ أَتَىٰكَ نَبَؤُا۟ ٱلْخَصْمِ إِذْ تَسَوَّرُوا۟ ٱلْمِحْرَابَ
vehel etâke nebeü-lḫaṣm. iẕ tesevveru-lmiḥrâb.
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâvûd: dağların tesbihi ve iki davacı Sâd 17–29 3
(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.
Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
İçlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. Yüce Allah, peygamberi Davud aleyhisselam’a insanlar arasında hakkı batıldan ayırt edici şekilde konuşup hükmetmeyi ihsan etmiş olduğunu, onun bu özelliği ile tanınıp bu sebepten ona başvurulduğunu söz konusu ettikten sonra Davud aleyhisselam’a bir sınama ve işlemiş olduğu bir hata dolayısı ile bir öğüt kıldığı husus hakkında, huzurunda davalaşan iki davacının haberini söz konusu etmektedir.
Bu hatası dolayısı ile de Yüce Allah, onun tevbesini kabul etmiş ve günahını bağışlamıştır. İşte bu maksatla böyle bir dava ile ona başvurulması imkânını hazırlamıştır. Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır:
“Sana o hasımların haberi ulaştı mı?” Çünkü o, gerçekten hayret edilecek bir haberdir. “Hani onlar duvarı tırmanarak” Davud’un “ibdet yerine inmişlerdi.” İbadet ettiği yere izin istemeksizin girmişlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! İki davacının haberi sana ulaştı mı? Mabedin duvarını aşıp Dâvûd -aleyhisselam-'in ibadet ettiği yere girmişlerdi.
Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: خصم (18 geçiş)
Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda…
Aynı kök: حرب (11 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…
Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Ortak kavram: Nübüvvet
Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…
Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Ortak kavram: Nübüvvet
Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…
Aynı kök: سور (17 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir surenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: "Siz alay ede…
Aynı kök: خصم (18 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: حرب (11 geçiş)
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına…
Aynı kök: حرب (11 geçiş)
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Mabedin (duvarlarına) tırmanan davacıların haberi sana ulaştı (değil) mi?'
Sen davacıların kıssasından haberdar oldun mu? Hani onlar mabedin inziva hücresinin (duvarına) tırmanmışlardı.
Davacıların kıssasından haberin oldu mu? (Davud'un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki kişinin kıssasından)?
Sana o tartışmanın haberi geldi mi? Hani duvarı tırmanıp mabede ulaştılar.
Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.
(Ey Muhammed!), Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanıp,
Davacıların haberi, sana geldi mi? Tapınağın duvarına tırmanmışlardı.
Sana o davacıların öyküsü geldi mi? Hani mabedinin duvarına tırmanmışlardı.
Davacıların haberi sana ulaştı mı? Hani mabedine tırmanmışlardı.
Davacıların haberi sana ulaştı mı? Hani mabedine tırmanmışlardı.
Birde davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.
Bir de hasım kıssası geldi mi sana? Hani surdan mihraba aştıkları vakıt
Birbirleriyle davalıların haberi sana geldi mi? Duvarı aşarak mihraba gelmişlerdi!
Birbirleriyle davalıların haberi sana geldi mi? Duvarı aşarak mihraba gelmişlerdi!
Birbirleriyle davalıların haberi sana geldi mi? Duvarı aşarak mihraba gelmişlerdi!
Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.
Sana o da'vacıların haberi geldi mi? Hani onlar dıvardan mescide tırmanmışlardı.
Sana davacıların haberi ulaştı mı? Hani onlar ma'bedin duvarına tırmanmışlardı.
(21-26) Kavgalıların / Hasımların haberi sana verildi mi? Bir vakit m ihraba tırmanıp aştı lar ve D avut’un da yanına girdiler. Onlardan ürktü, Dediler ki korkma biz iki kavgalıyız / hasımız birimiz birimizin hakkında haddi aştı, hakikatli bir şekilde aramızda hükmet. Aşırıya gitme ve bizi yolun ortasına ilet / yönlendir. İşte bu benim kardeşim, onun doksan dokuz koyunu benim bir koyunum var. Onu benim kefaletime ver / himayeme ver dedi. Hitabıyla / söylemiyle beni yendi . Dedi ki kesin olan şu ki, koyununu koyunlarına katma isteği ile sana zulmetti. Muhakkak ki malları karıştırmak / biraraya getirmek isteyenlerin ekserisinde bazısı bazısının haddini aşar. İman edenler ve salih amel işleyenler hariç ki onlar da azınlıktır. Davud onu denediğimizi / sınadığımızı sandı ve R abbinden bağışlanma diledi. / istiğfar etti. R ükû ederek kapandı ve yöneldi. (Koyunların kefaletini / sorumluluğunu istemek mülkiyetini istemek değil ki niyet mi okudun) Onu böyle bağışladık ve muhakkak ki onun yanımızda bir yakınlığı ve güzel bir varış yeri var. Ey Davud! Muhakkak ki seni arzda devralan yaptık / halife yaptık. İnsanlar arası gerçek ile hükmet ve keyfine / hevana uyma ki seni Allah’ın yolundan saptırmasın. Muhakkak ki Allah’ın yolundan sapanlara hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani odasının duvarına tırmanmışlardı,
Şu davacıların (ve onlarla birlikte olanların) dipnot 1 haberi sana geldi mi? Bir gün onlar has odaya dipnot 2 sızmışlardı dipnot 3 .
Davacıların haberi sana geldi değil mi? Hani surlardan iç odaya sızmışlardı.
Sana o davacıların haberi gelmedi mi? Hani ma'bed(in duvarın)a tırmanmışlardı.
Sana o davacıların haberi gelmedi mi? Hani duvara tırmanmışlar.
Geldi mi sana, o çekişme hikayesinin haberi? Hani, o hasımlar, duvarı aşarak mihraba ulaşmışlardı.
-In this connection- did you hear O Muhammad of the narrative of the litigants -the disguised angels- the claimant and the defendant who climbed the wall leading to Dawud's private chamber which he had used for religious observances
Have you heard the story of the two litigants who climbed into his private quarters?
Has the Story of the Disputants reached thee? Behold, they climbed over the wall of the private chamber;
Has the story of the litigants reached you — of those who entered his private chambers by climbing over the wall? dipnot 1
Has the story of the litigants reached you? How they climbed up to the Upper Room
And has the news of the litigants reached you? When they climbed over the wall into (his) Mihrâb (a praying place or a private room);
Has there not come to you the account of the contenders, when they scaled the wall into the sanctuary?
Have you heard the news of the adversaries (of David) who scaled the rampart of the fortress (to take David unawares in his chamber)?
Has the tiding of the dispute come to thee? When they scaled the Sanctuary,
Have you heard this story of David [which is mentioned in Samuel, ch. 1-9 in a false manner] when two men climbed the wall in order to talk to him in private?
Has there come to thee the story of the antagonists when they scaled the chamber wall?
Did the news come to you of the disputing party who came over into the temple enclosure?
Hath the story of the two adversaries come to thy knowledge; when they ascended over the wall into the upper apartment,
And has there come to you the story of the Disputants (litigants), when they made an entry into the private chamber by ascending over the walls?
And has the tiding of the adversaries come up to you? As they scaled the chamber,
And hath the story of the litigants come unto thee? How they climbed the wall into the royal chamber;
Have you heard of the litigants who jumped over the wall into his chamber?
AND YET, has the story of the litigants come within thy ken - [the story of the two] who surmounted the walls of the sanctuary [in which David prayed]?
Has the story of the two plaintiffs, who scaled the ˹wall of David’s˺ sanctuary, reached you ˹O Prophet˺?
Did the news come to you of the disputing party who came over into the temple enclosure
Have you received news of the feuding men who sneaked into his sanctuary?
And has there come to you the news of the adversaries, when they climbed over the wall of [his] prayer chamber -
And has the report of the litigant come to thee: — when they scaled the wall of the chamber?
Have you heard of the story of the two disputing men when they climbed the wall into his private chamber?
And, has the story of the (two) who disagreed reached you? When they climbed over the wall of the private room (where he prayed);
Has there come to you the story of the litigants, when they entered the sanctuary by climbing over the wall?
Did the news come to you of the disputing party who came over into the temple enclosure?