Diyanet İşleri
Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu, apaçık bir iftiradır" deselerdi ya!
Nûr suresi
Nûr suresi, 12. ayet. لَّوْلَآ إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ ٱلْمُؤْمِنُونَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتُ بِأَنفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِفْكٌ مُّبِينٌ
levlâ iẕ semi`tümûhü żanne-lmü'minûne velmü'minâtü bienfüsihim ḫayrav veḳâlû hâẕâ ifküm mübîn.
Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu, apaçık bir iftiradır" deselerdi ya!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İfk hadisesi Nûr 11–26 3
(8-9) Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah'ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır.
Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, haliniz nice olurdu?
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.
Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu, apaçık bir iftiradır" deselerdi ya!
Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.
Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!
Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. Daha sonra Allah bu gibi sözleri işitmeleri halinde mü’min kullarına takınmaları gereken tutumu şöylece göstermektedir: “Bu iftirayı işittiğinizde mü’min erkeklerle mümin kadınların birbirleri hakkında hüsnü zanda bulunmaları” mü’minler birbirleri ile ilgili güzel duygular beslemeleri “ve: “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?” Hüsnü zan beslemek, mü’minlerin maruz kaldıkları bu iftiradan uzak olduklarını kabul etmektir. Mü’minlerin sahip bulundukları iman, onlar hakkında ileri sürülen asılsız iftirayı bertaraf etmelidir. İşte onlar, bu güzel zanları sebebi ile “Rabbimiz, seni her türlü kötülükten tenzih ederiz. Seçkin kullarını da bu gibi ağır imtihanlara maruz bırakacağından da seni tenzih ederiz. Şüphesiz “bu, apaçık bir iftiradır”; ileri sürülen ve iftira olduğu apaçık belli olan büyük bir yalandır”, demeleri gerekirdi. İşte mü’min bir kimsenin, mü’min kardeşi hakkında bu gibi sözleri işittiği takdirde beslemesi gereken zan budur. Dili ile mü’min kardeşinin günahsız olduğunu ifade etmeli ve böyle bir sözü söyleyeni de yalanlamalıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Mümin erkek ve Mümin kadınların bu büyük iftirayı işittiklerinde Mümin kardeşlerinin iftirada bulunulan kimse hakkında güzel zanda bulunup; "Bu apaçık bir yalandır." demeleri gerekmez miydi?
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Hayır
"Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum."
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: افك (30 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Ortak kavram: Hayır
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Ortak kavram: Hayır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bunu (iftirayı) duyduğunuzda erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile olumlu zanda bulunup da "Bu, apaçık bir iftiradır!" demeleri gerekmez miydi!
Bu (iftirayı) işittiğinizde, mü'min erkekler ve kadınlar birbirleri hakkında iyi zanda bulunup da, "Bu düpedüz bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Böyle bir (söylenti) işittiğiniz zaman, (siz) inanan erkek ve kadınların, birbirleri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu düpedüz bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Onu (iftirayı) işittiğinde iman eden erkekler ve iman eden kadınların birbirleri hakkında hayır zannında bulunup: "Bu apaçık iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğiniz zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin kendi nefisleri adına hayırlı bir zanda bulunup: "Bu, açıkca uydurulmuş iftira bir sözdür" demeleri gerekmez miydi?
Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile hüsnüzanda bulunup da: «Bu, apaçık bir iftiradır» demeleri gerekmez miydi?
Bunu duyduklarında, inanan erkeklerin ve inanan kadınların, kendi benliklerinde güzel düşünerek; "İşte bu, apaçık bir karalamadır!" demeleri gerekmez miydi?
İftirayı duyduğunuzda, inanan erkek ve kadınlar kendi kendilerine iyi zanda bulunup da, "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğinizde, siz gerçeği onaylayan erkek ve kadınların birbiriniz hakkında olumlu düşüncelere sahip olarak, "Bu, açıkça büyük bir yalandır" demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğinizde, siz inanan erkek ve kadınların birbiriniz hakkında olumlu düşüncelere sahip olarak, 'Bu, açıkça büyük bir yalandır,' demeleri gerekmez miydi?
Ne vardı, onu işittiğiniz zaman mümin erkeklerle mümin kadınlar kendi kendilerine hüsnü zanda bulunup: "Bu açık bir iftiradır!" deselerdi?
Ne vardı onu işittiğiniz vakıt erkek ve kadın mü'minler kendi kendilerine husni zann etselerdi de bu açık bir ifktir deselerdi ya
Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi zan dipnot 1 ile "Bu apaçık iftiradır." demeleri gerekmez miydi?
Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi zan dipnot 1 ile "Bu apaçık iftiradır." demeleri gerekmez miydi?
Mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi niyetli kimseler olarak, "Bu apaçık iftiradır." demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğiniz zaman, inançlı(erkek)ler ile inançlı(kadın)ların kendi nefsleri adına hayırlı bir zanda bulunup: "Bu, açıkca uydurulmuş iftira bir sözdür" demeleri gerekmez miydi?
Onu işitdiğiniz vakit erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin, kendi vicdanları (önünde), iyi bir zanda bulunub da "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri (lazım) değil miydi?
Onu işittiğiniz vakit mü'min erkeklerle, mü'min kadınların kendiliklerinden hüsn-ü zanda bulunup: Bu, apaçık bir iftiradır, demeleri gerekmez miydi?
(11-20) O uydurma haberi / lekelemeyi / karalamayı (Hz. Aişe hakkında) getiren sizden bir çetedir, onu sizin için fenalık olarak / şer olarak değerlendirmeyin / hesap etmeyin, bilakis o sizin için iyidir / hayırdır, onlardan / çete üyelerinden her birine günahtan kazandığı vardır , içlerinden günahın büyüğünü üstlenip başı çekene ise büyük bir azap vardır. (Abdullah b. Ubeyy) Şayet mümin erkek ve mümin kadınlar onu işittiklerinde kendi kendilerine hayır olarak düşünmeleri gerekmez miydi? Ve de bu açık ve net bir uydurma haberdir / ifktir deselerdi. Onun aleyhine dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Eğer dört şahit getiremedi ler ise işte bunlar Allah’ın yanında yalancıdırlar. Şaye t Allah’ın üzerinizde ki maddi manevi zenginliği / fazlı, dünyada ki ve ahirette ki rahmeti olmasa idi sebep olduğunuz / katkıda bulunduğunuz bu konuda size büyük bir azap dokunurdu , dillerinizle onu bir vakit aktardınız, hakkında ilminizin olmadığı şey hakkında ağızlarınızla söylediniz, onu önemsiz bir şey olarak değerlendiriyordunuz / hesap ediyordunuz, O Allah yanında büyük bir şeydir. (Çok önemlidir) Şayet onu işittiğinizde bunu konuşmak bize yakışmaz / bize uygun olmaz , seni / Ey Allah’ım üstte tutarız ki bu büyük bir iftiradır, deseydiniz, Allah, böyle bir şeyi ebediyyen tekrar etmemeniz için size öğüt veriyor / vaazda bulunuyor. Allah bilendir ve hüküm verendir / son kararları verendir. İğrençliklerin / fuhşiyâtın iman edenler içinde yayılmasını / şayia edilmesini sevenler , onlara dünyada ve ahirette acıtıcı bir azap vardır, Allah bilir ve siz bilmezsiniz. Şayet Allah’ın sizin üzerinizdeki maddi manevi zenginliği / fazlı ve esirgemesi olmasaydı ve şayet Allah gerçekten şefkatli ve esirgeyen olmasaydı. (Ne hallere düşerdiniz haliniz nasıl olurdu)
Onu işittiğiniz zaman, Mümin erkek ve Mümin kadınların kendi vicdanlarında hüsnü zanda bulunup; “Bu, apaçık bir iftiradır.” demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğiniz zaman inanan erkek ve kadınların, kendiliklerinden güzel zanda bulunup: "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
O iftirayı duyduğunuzda siz mümin erkekler ve mümin kadınların, sizden olanlar için iyi düşünceler beslemeniz ve "Bu, apaçık bir iftiradır!" demeniz gerekmez miydi dipnot 1 ?
Suçlamayı duyduğunuzda müslüman erkekler ile müslüman kadınların birbirleri için iyi niyet göstererek "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğiniz zaman, mümin erkek ve mümin kadınların hüsnüzanda bulunup “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğiniz zaman, mümin erkek ve mümin kadınların kendilerince iyi niyette bulunup "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Onu işittiğinizde, erkek ve kadın müminlerin birbirleri için iyi zanda bulunup, "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?"
If only the Muslims -men and women- as they heard the rumour realized, as they should have, that they are people of mind and reasoned high of Providence and of those who conformed to His will and thought of themselves as the model of chastity, and rejected the charge as falsehood personified!
When you heard the lie, why did believing men and women not think well of their own people and declare, ‘This is obviously a lie’?
Why did not the believers - men and women - when ye heard of the affair,- put the best construction on it in their own minds and say, "This (charge) is an obvious lie"?
When you heard of it, why did the believing men and women not think well of their own folk dipnot 1 and say: "This is a manifest calumny?" dipnot 2
Why, when you heard it, did you not, as men and women of the muminun, instinctively think good thoughts and say, ‘This is obviously a lie’?
Why then, did not the believers, men and women, when you heard it (the slander), think good of their own people and say: "This (charge) is an obvious lie[1]?"
When you [first] heard about it, why did not the faithful, men and women, think well of their folks, and say, ‘This is an obvious calumny’?
When you heard of this (accusation) why did not the believing men and believing women have a better opinion in respect of their own people and say, `This (charge) is an obvious lie?'
Why, when you heard it, did the believing men and women not of their own account think good thoughts, and say, 'This is a manifest calumny'?
When the rumors started to circulate, the believers should have shown their goodness of heart saying: "This is a great slander. "
Why did not, when ye heard it, the believing men and believing women think good in themselves, and say, 'This is an obvious lie?'
If only when you heard it the acknowledging men and women should have thought good of themselves and said: "This is an obvious lie!"
Did not the faithful men, and the faithful women, when ye heard this, judge in their own minds for the best; and say, this is a manifest falsehood?
Verily, those who spread the slander are a gang among you. Deem it not as an evil for you. Nay, it is good for you. Every man of them shall have what he has earned of sin; and he among them who had the greater share (took the lead), for him is an awful doom.
If the men believers and the women believers had thought good (thoughts) of themselves as you heard it and they would have said, "This is an evident falsehood. "
Why did not the believers, men and women, when ye heard it, think good of their own own folk, and say: It is a manifest untruth?
Why did the faithful men and women not think well of their people when they heard this, and said: "This is a clear lie?"
Why do not the believing men and women, whenever such [a rumour] is heard, think the best of one another and say, "This is an obvious falsehood"?
If only the believing men and women had thought well of one another, when you heard this ˹rumour˺, and said, "This is clearly ˹an outrageous˺ slander!"
If only when you heard it the believing men and women should have thought good of their own selves and said: "This is an obvious lie!"
When you heard it, the believing men and the believing women should have had better thoughts about themselves, and should have said, "This is obviously a big lie."
Why, when you heard it, did not the believing men and believing women think good of one another and say, "This is an obvious falsehood"?
Oh, that when you heard it, the believing men and the believing women had but thought good of themselves and said: “This is a clear falsehood!”
Why do not the believing men and believing women, whenever such a rumor is heard, think the best of one another and say, "This is an obvious falsehood?"
Why then, did not the believers —men and women — When you heard of the incident— Put the best reasons after it in their own minds and say, "This (slander) is an open lie?"
Why - when you (O believers) heard of it - did the believing men and the believing women not think well about their own selves, and (why did they not) say, "This is a manifest lie".
If only when you heard it the believing males and the believing females should have thought good of their own selves and said: "This is an obvious lie!"