Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 11. ayet

Ahkâf suresi, 11. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْ كَانَ خَيْرًا مَّا سَبَقُونَآ إِلَيْهِ وَإِذْ لَمْ يَهْتَدُوا۟ بِهِۦ فَسَيَقُولُونَ هَٰذَآ إِفْكٌ قَدِيمٌ

veḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenû lev kâne ḫayram mâ sebeḳûnâ ileyh. veiẕ lem yehtedû bihî feseyeḳûlûne hâẕâ ifkün ḳadîm.

Diyanet İşleri

İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 8–14 · surenin 11. ayeti / 35

Konu Yaratılış hak iledir; "taptıklarınızı gördünüz mü?" Ahkâf 1–11 3

  1. Ahkâf 8

    Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

  2. Ahkâf 9

    De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."

  3. Ahkâf 10

    De ki: "Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkar etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat'ta görerek) şahitlik edip inandığı halde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez."

  4. 11

    İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

  5. Ahkâf 12

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır.

  6. Ahkâf 13

    "Şüphesiz Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.

  7. Ahkâf 14

    Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–12. ayetler için yazılmıştır.

11. Yani, hakkı inkâr edenler, ona karşı inatlaşanlar ve hak daveti reddedenler “şöyle dediler: “Eğer o (İslam) hayırlı bir şey olsaydı, onlar onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Yani mü’minler bizden önce ona ulaşamazlardı. Ona ilk ulaşanlar, ilk kavuşanlar bizler olurduk. Bu ise sadece bir aldatmacadır; bir kelime oyunudur.

İnkarcıların hakka iman edenlerden önce erişmelerinin hakkın doğruluğuna alâmet olduğunu gösteren delil nerde? Yalanlayıcılar ruhen daha temiz, aklen daha mükemmel midirler? Yoksa hidâyet onların ellerinde midir?

Fakat onlar, söyledikleri bu sözlerle -güya- kendilerini teselli etmektedirler. Tıpkı bir şeyi ele geçiremediği için o şeyi yermeye koyulan gibi (Kedi ulaşamadığı ete murdar dermiş misali). Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Onunla hidâyet bulamadıkları için de: “Bu (Kur'ân), eskiden kalma bir yalandır” diyeceklerdir.” Yani onlar, Kur’ân ile hidâyet bulamayınca, en büyük bağıştan ve ilâhî armağandan mahrum kalınca bu sefer “O, yalandır” diyerek ona dil uzattılar. Halbuki o, kendisinde şüphe bulunmayan, en ufak bir tereddüdün dahi söz konusu olamayacağı mutlak haktır.

12. O, semâvi kitaplara özellikle de bunlar arasında Kur’ân-ı Kerîm’den sonra en mükemmelleri ve faziletlileri olan Tevrat’a mutabık bir kitaptır. Allah onu Mûsâ’ya “bir rehber ve rahmet” olarak indirmiştir. Yani İsrailoğulları bu Kitab’a uyuyor, onunla hidâyet buluyor ve onun sayesinde dünya ve âhiret hayırlarına nail oluyorlardı.

“Bu” Kur’ân “ise” küfür, fasıklık ve isyan ile -zulümlerini sürdürdürmeleri halinde- kendilerini pek ağır azaba uğratacak olan “zulmedenleri uyarmak” yaratıcılarına ibadetlerinde ve yaratılmışlara faydalı olma konusunda “ihsan sahiplerine” dünya ve âhirette pek büyük mükâfatları haber veren, sakındırdığı amelleri de ecirlerini müjdelediği amelleri de bildiren bir “müjde olmak üzere” öğrenilmesi ve düşünüp öğüt alınması kolay olsun diye Allah tarafından “Arap dili ile indirilmiş” önceki kitapları “tasdik eden” doğruluklarına tanıklık eden ve onlara uygunluğu ile onları doğrulayan “bir kitaptır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kur'an'ı ve iman edenler için Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini inkâr edenler şöyle dediler: "Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdikleri hayra ileten bir şey olsaydı bu fakirler, köleler ve zayıflar onun getirdiklerine inanmak hususunda bizi geçemezlerdi. Çünkü kâfirler, peygamberlerinin getirdikleri ile hidayeti bulamamışlardır. Onlar şöyle diyeceklerdir: O'nun (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in) bize getirdikleri eski bir yalandan başka bir şey değildir ve bizler asla yalana tabi olmayız."

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi(ler) kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. لِلَّذِينَ lillezine kimseler için
  5. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  6. لَوْ lev şayet
  7. كَانَ kane olsaydı kök: كون
  8. خَيْرًۭا hayran iyi bir şey kök: خير
  9. مَّا ma
  10. سَبَقُونَآ sebekuna bizi geçemezlerdi kök: سبق
  11. إِلَيْهِ ۚ ileyhi ona (inanmada)
  12. وَإِذْ ve iz zaman ise
  13. لَمْ lem
  14. يَهْتَدُوا۟ yehtedu hidayete ermedikleri kök: هدي
  15. بِهِۦ bihi onunla
  16. فَسَيَقُولُونَ feseyekulune diyeceklerdir ki kök: قول
  17. هَـٰذَآ haza bu
  18. إِفْكٌۭ ifkun bir yalandır kök: افك
  19. قَدِيمٌۭ kadimun eski kök: قدم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: افك (30 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…

  • Aynı kök: افك (30 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu, apaçık bir iftiradır" deselerdi…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar, iman edenler için şöyle demişlerdi: "Bu iş bir iyilik olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi." Onlar (kâfirler) bununla doğru yola ulaşmayı istemedikleri için "Bu, eski bir iftiradır!" diyeceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Bir de, inkarda direnenler imanda sebat edenler için şöyle derler: "Eğer o (mesajda) bir hayır olsaydı, şunlar ona bizden önce koşmazlardı." Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da, ister istemez şöyle diyecekler: "Bu kadim bir sahtekarlık türüdür."

Muhammed Esed

Fakat hakikati inkara şartlanmış olanlar, iman edenlere şöyle derler: "Eğer bu (mesaj)da bir hayır olsaydı, bu (insanlar) onu kabul etmekte bizim önümüze geçmezlerdi!" Ve onlar, bu (mesaj) sayesinde hidayete ulaşmayı reddettiklerinden, her zaman, "Bu (yalnızca) eski bir yalandır!" diyecekler.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Eğer hayırlı olsaydı, Ona ulaşmakta bizi geçemezlerdi". . . Onunla hidayet bulmadıkları için: "Bu eski bir yalandır" diyecekler!

Ali Bulaç

İnkar edenler, iman edenler için dediler ki: "Eğer O (Kur'an veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup yetişemezlerdi." Oysa onlar, onunla hidayete ermediklerinden: "Bu, eski bir yalandır" diyecekler.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler, iman edenler hakkında dediler ki: «Bu iş bir hayır olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi.» Fakat onlar bununla doğru yola girmek arzusunda olmadıkları için «Bu eski bir yalandır» diyecekler.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, inananlara, şöyle dediler: "İyi bir şey olsaydı, Onu kabul etmekte bizim önümüze geçemezlerdi!" Onunla doğru yola erişmeyi kabul etmedikleri için, şöyle diyecekler: "Eski bir yalan bu!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, inananlar hakkında şöyle dediler: "Eğer Muhammed'in getirdiği iyi olsaydı, biz onlardan önce inanırdık." Bununla amaçlarına ulaşamayınca da, "Bu, eski bir uydurmadır" dediler.

Edip Yüksel

İnkar edenler, iman edenlere, "O iyi bir şey olsaydı onlar (İsrail oğullar) bizden öne geçemezlerdi" derler ve ona yol bulamadıkları için, "Bu bir efsanedir" diyeceklerdir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Diyanet işleri eski başkanı ve bir kaç dinadamından oluşan bir heyet de 19 mucizesine karşı olarak yayımladıkları kitaba "19 Efsanesi" adını verdiler. Bu, Kuran'ın bir haberinin tecellisidir. * Bak: 6:25.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenler, inananlara, 'O iyi bir şey olsaydı onlar (İsrail oğulları) bizden öne geçemezlerdi' derler ve ona yol bulamadıkları için, 'Bu bir efsanedir' diyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de küfredenler, iman edenler hakkında dediler ki: "Eğer O bir hayır olsaydı, bizden önce ona koşmazlardı." Bununla başarılı olamayınca da: " Bu, eski bir yalan." diyecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de küfredenler, iyman edenler hakkında dediler ki: eğer o bir hayr olsa idi bizden evvel ona koşmazlardı, bununla muvaffak olamayınca da şöyle diyecekler: bu eski bir yalan

Erhan Aktaş

Kafirler, İman Edenler için: "Eğer Kur'an'da bir "hayır" dipnot 1 olsaydı, onlar dipnot 2 , bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı. dipnot 3 " dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, "Bu eski bir uydurmadır." diyeceklerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi, yararlı bir şey.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bizim ayak takımımız, kölelerimiz, basit halk tabakası, garibanlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Biz onlardan önce kabul ederdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, inananlar için: "Eğer Kur'an'da bir "hayır" dipnot 1 olsaydı, onlar dipnot 2 , bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı." dipnot 3 dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, "Bu eski bir uydurmadır." diyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi, yararlı bir şey.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bizim ayak takımımız, kölelerimiz, basit halk tabakası, garibanlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Biz onlardan önce kabul ederdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, inananlar için: "Eğer Kur'an'da bir "hayır" dipnot 1 olsaydı, onlar dipnot 2 , bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı." dipnot 3 dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, "Bu eski bir uydurmadır." diyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi, yararlı bir şey.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bizim ayak takımımız, kölelerimiz, basit halk tabakası, garibanlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Biz onlardan önce kabul ederdik.

Gültekin Onan

Küfredenler inananlar için dediler ki: "Eğer O (Kuran veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup yetişemezlerdi." Oysa onlar onunla hidayete ermediklerinden: "Bu, eski bir yalandır" diyecekler.

Hasan Basri Çantay

O kafirler, iman edenler hakkında dedi (ler) ki: "Eğer (iman) bir hayır olsaydı bizden evvel ona koşmazlardı". (Bunu söyleyenler) onunla hidayeti kabul etmedikleri de "Bu, eski bir yalandır" diyeceklerdir.

İbni Kesir

O küfredenler, inananlar için Bu iş, bir hayır olsaydı; onlar bunda bizi geçemezlerdi, dediler. Onlar bununla hidayete ermediklerinden; bu, eski bir uydurmadır, diyeceklerdir.

Mehmet Alagaş

(11-14) Kafirler iman edenler için dediler ki eğer bunda bir hayır varsa ona ulaşmakta bizi geçemezlerdi. Onunla / Kuran ’la yol bulamayınca da bu tarihi / kadim bir iftiradır diyecekler , ondan önce de / Kurandan önce de öncü olarak ve rahmet olarak Musa'nın kitabı vardı , bu da tasdikleyici, arabi lisanda zalimleri uyarıcı ve güzel davrananlar için bir müjde dir, Rabbimiz Allah diyenler ve sonra doğru İstikamet üzere olanlar onlara korku ve üzülme yoktur, işte onlar cennet halkıdırlar ve yaptıklarının karşılığı olarak orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler, iman edenler hakkında; "Bu iş bir hayır olsaydı, (bu hayra uymakta) onlar bizi geçemezlerdi. Oysa onlar, onunla hidayete eremediklerinden dolayı bu, eski bir yalandır." derler.

Süleyman Ateş

İnkar edenler, inananlar için "(Muhammed'in getirdiği) iyi bir şey olsaydı (şu zavallı kişiler) ona inanmada bizi geçemezlerdi, (biz onlardan önce inanırdık)" dediler. Onlar, onun gösterdiği doğru yola eremediklerinden: "Bu eski bir yalandır," diyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, inanmış olanlar için şöyle dediler: "Kur'an iyi bir şey olsaydı ona uymakta bizi geçemezlerdi!" Onunla yola gelmedikleri için "Bu, eski bir düzmece!" diyeceklerdir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), bu kitaba inananlarla ilgili olarak şöyle derler: "İyi bir şey olsaydı onlardan önce ona biz inanırdık!" Onunla (kitapla) yola gelmeyi istemediklerinden "Bu eski bir yalan!" diyeceklerdir.

Şaban Britch

Kâfirler, iman edenler hakkında: Bu iş bir hayır olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi. Oysa onlar, onunla hidayete eremediklerinden dolayı, “Bu, eski bir yalandır” derler.

Şaban Piriş

İnkar edenler, iman edenler için: -Eğer bir hayır olsaydı, ona bizden önce ulaşmazlardı. Onunla doğru yolu görmedikleri için: -Bu, eski bir yalandır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edenler, inananlara şöyle derler: "Eğer bu, hayırlı bir şey olsaydı, bunlar ona inanmakta bizi geçemezlerdi." Bununla umduklarını bulamayınca şöyle diyecekler: "Bu, eski bir uydurmadır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those who deny Allah speak of those who sincerely believed in Him, and say: "If it -the Quran- were good and has a quality in a sufficient degree, we would have been the first to take it as a matter of choice;" and so, since they respond to the Quran with careless disinterested spirit and disfavour, they will label it: "fables of old. "

Abdul Haleem

Those who disbelieve say of the believers, ‘If there were any good in this Quran, they would not have believed in it before we did,’and, since they refuse to be guided by it, they say, ‘This is an ancient fabrication.’

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers say of those who believe: "If (this Message) were a good thing, (such men) would not have gone to it first, before us!" And seeing that they guide not themselves thereby, they will say, "this is an (old,) falsehood!"

Abul A'la Maududi

The unbelievers say to the believers: If there was any good in this Book, others would not have beaten us to its acceptance." dipnot 1 But since they have not been guided to it, they will certainly say: "This is an old fabrication.” dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is one of those arguments that the chiefs of the Quraish employed to beguile and mislead the common people against the Prophet (peace be upon him). They said: If the Quran were really based on the truth and Muhammad (peace be upon him) were inviting towards a right thing, the chiefs and the elders and the noblemen of the community would have been in the forefront to accept it. How could it be that a few young boys and mean slaves only should accept a reasonable thing but the distinguished men of the nation, who are wise and experienced, and who have been held as reliable by others, would reject it? This was the deceptive reasoning by which they tried to make the common people believe that there was something wrong with the new message; that is why the elders of the people were not believing it. Therefore, they also should avoid it.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, they regard themselves as a criterion of the truth and falsehood. They think that whatever (guidance) they reject must be falsehood. But accepting them since thousands of years also were devoid of wisdom and knowledge, and the whole wisdom has now become these people’s monopoly.

Aisha Bewley

Those who are kafir say of those who have iman, ‘If there was any good in it, they would not have beaten us to it. ’ And since they have not been guided by it, they are bound to say, ‘This is an antiquated falsehood.’

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve (the strong and wealthy) say of those who believe (the weak and poor): "Had it (Islâmic Monotheism to which Muhammad صلى الله عليه وسلم is inviting mankind) been a good thing, they (the weak and poor) would not have preceded us thereto!" And when they have not let themselves be guided by it (this Qur’ân), they say: "This is an ancient lie!"

Ali Quli Qarai

The faithless say about the faithful, ‘Had it been [anything] good, they would not have taken the lead over us toward [accepting] it. ’ And since they could not find the way to it, they will say, ‘It is an ancient lie.’

Amatul Rahman Omar

And those who disbelieve say of those who believe, `If these (- the Qur'ânic doctrines) were any good they would not have taken precedence over us in believing in it. ' Since they themselves have received no guidance from it they say (out of malice), `It is an old lie.'

Arthur John Arberry

The unbelievers say, as regards the believers, 'If it had been aught good, they had not outstripped us to it. ' And since they are not guided by it, certainly they will say, 'This is an old calumny!'

Bijan Moeinian

The disbelievers say to the believers: "If Qur’an was any good, they [a bunch of young and poor converse] would not be at the forefront [our leaders and “noblemen" would have accepted it first]. ” As disbelievers are not guided by Qur’an, they refer to it as “a fabrication like the false ones before.”

E. Henry Palmer

And those who misbelieve say of those who believe, 'If it had been good, they would not have been beforehand with us therein;' and when they are not guided thereby, then will they say, 'This is an old-fashioned lie. '

Edip-Layth

Those who had rejected said regarding those who had acknowledged: "If it were any good, they would not have beaten us to it." When they are not able to be guided by it, they will say, "This is an old fabrication!"

George Sale

But those who believe not, say of the true believers, if the doctrine of the Koran had been good, they had not embraced the same before us. And when they are not guided thereby, they say, this is an antiquated lie.

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve say concerning those who believe, "If it had been good, they would not have accepted it ahead of us. " And as they do not seek to be rightly directed thereby, they say, "It is an old lie".

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved have said to the ones who have believed, "If it had been of any charity, (i. e. benefit) in no way would they have outstripped us to it." (i.e., received it before us) And as they have not been guided by it, then they will soon say, "This is an old falsehood."

Marmaduke Pickthall

And those who disbelieve say of those who believe: If it had been (any) good, they would not have been before us in attaining it. And since they will not be guided by it, they say: This is an ancient lie;

Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny say of those who believe: "Had there been any good in it they would not have preceded us in coming to it. " Since they have not taken guidance from it, they will say: "This is the same old lie."

Muhammad Asad

But they who are bent on denying the truth speak thus of those who have attained to faith: "If this [message] were any good, these [people] would not have preceded us in accepting it!" And since they refuse to be guided by it, they will always say, “This is [but] an ancient falsehood!”

Mustafa Khattab

The disbelievers say of the believers, "Had it been ˹something˺ good, they[1] would not have beaten us to it." Now since they reject its guidance, they will say, “˹This is˺ an ancient fabrication!”

Progressive Muslims

And those who had rejected said regarding those who had believed: "If it were any good, they would not have beaten us to it. " And when they are not able to be guided by it, they will Say: "This is an old fabrication!"

Rashad Khalifa

Those who disbelieved said about those who believed, "If it were anything good, they would not have accepted it before us." Because they were not guided to it, they said, "This is an old fabrication!"

Sahih International

And those who disbelieve say of those who believe, "If it had [truly] been good, they would not have preceded us to it. " And when they are not guided by it, they will say, "This is an ancient falsehood."

Sam Gerrans

And those who ignore warning say of those who heed warning: “Had it been good, they would not have preceded us to it.” And when they are not guided by it, then they will say: “This is an ancient falsehood.”

Shabbir Ahmed

And the deniers speak thus of the believers, "If this Message were any good, these people would not have accepted it before us. " But since they choose not to be guided by it, they say, "This has been a fabrication since ancient times."

Syed Vickar Ahamed

And the unbelievers say about those who believe: "If (this Message) were a good thing, (the believers) would not have gone to it first, before us!" And by seeing that they do not guide themselves, they will say: "This is an old lie!"

Taqi Usmani

The disbelievers say about the believers, "Had it (Islamic faith) been a good thing, these (weak and poor) people would not have preceded us (in proceeding) towards it." Since they did not accept guidance through it (the Qur’ān), they will say, “This is a classical lie.”

The Monotheist Group

And those who had rejected said regarding those who had believed: "If it were any good, they would not have beaten us to it." And when they are not able to be guided by it, they will say: "This is an old fabrication!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩