Diyanet İşleri
Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, haliniz nice olurdu?
Nûr suresi
Nûr suresi, 10. ayet. وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ وَأَنَّ ٱللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ
velevlâ faḍlü-llâhi `aleyküm veraḥmetühû veenne-llâhe tevvâbün ḥakîm.
Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, haliniz nice olurdu?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zina cezası, iftira ve liân Nûr 1–10 3
(6-7) Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir.
(8-9) Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah'ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır.
Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, haliniz nice olurdu?
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.
Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu, apaçık bir iftiradır" deselerdi ya!
Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. “Eğer üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah, tevbeleri çokça kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı…” Bu buyruktaki şart cümlesinin cevabı hazfedilmiştir ki ona ifadelerin akışı delil teşkil etmektedir. Yani, o takdirde lanetleşen iki şahıstan yalan söyleyen kimseye, kendisi hakkında yaptığı bedduayı gerçekleştirirdi. Karı kocaya has bu hükmü koyması da Allah’ın rahmet ve lütfunun bir tecellisidir. Çünkü böyle bir hükme şiddetle ihtiyaç vardı. Ayrıca zinanın ne kadar ağır bir suç, ne kadar çirkin bir günah, zina iftirasının da ne kadar çirkin olduğunu beyan edip bütün bu büyük günahlardan ve diğerlerinden tevbeyi meşrû kılmış olması da O’nun rahmet ve lütfunun bir tecellisidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! Eğer Allah'ın size olan ihsanı ve rahmeti olmasaydı ve kullarından tövbe edenlerin tövbesini çokça kabul eden, idare etmesinde ve dininde hikmet sahibi olmasaydı; günahlarınıza karşılık olarak sizi cezalandırmakta acele eder ve sizi bu cezalandırma ile rezil rüsva ederdi.
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Hikmet
Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Hikmet
Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Hikmet
(Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini…
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tevbeleri çok kabul eden, doğru hüküm veren olmasaydı (hâliniz nasıl olurdu)!
(Düşünsenize bir), ya Allah'ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı? İyi ki Allah, kendisine yönelenlerin tevbesini tekrar tekrar kabul edendir, üstün hikmet sahibidir.
Ya Allah'ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı! (Ya) Allah hikmet ve adaletle hükmeden bir tevbe kabul edicisi olmasaydı..!
Ya üzerinizde Allah'ın fazlı ve O'nun rahmeti olmasaydı ve Allah muhakkak Tevvab ve Hakiym olmasaydı!
Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?
Ya Allah’ın size bol lütfu ve merhameti bulunmasaydı ve Allah, tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu)!
Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı? Ve kuşkusuz, Allah, Pişmanlıkları Kabul Eden; Bilgelik ve Adaletle Yöneten olmasaydı?
Allah'ın size yönelik lütfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah, tövbeleri çok kabul eden bir hikmet sahibi olmasaydı, ne yapardınız?
ALLAH size bağışı ve merhametiyle davranmasaydı, ALLAH Tövbeleri Kabul Eden ve Bilge olmasaydı...
ALLAH size bağışı ve merhametiyle davranmasaydı, ALLAH Tevbeleri Kabul Eden ve Bilge olmasaydı..
Ya üzerinizde Allah'ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, bir de Allah tevbeyi çok kabul eden ve hikmet sahibi olmasaydı!..
Ya olmasa idi üzerinizde Allahın fadl-ü rahmeti!... Ve hakıkat Allahın hakim bir tevvab olması!...
Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, tevbeleri dipnot 1 Kabul Eden'dir, En İyi Hüküm Verendir.
Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, tevbeleri dipnot 1 Kabul Eden'dir, En İyi Hüküm Verendir.
Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, Tövbeleri Kabul Eden'dir, En İyi Hüküm Verendir.
Eğer Tanrı'nın sizin üzerinizde fazl ve rahmeti olmasaydı ve Tanrı gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?
Ya üzerinizde Allahın fazl-u rahmeti olmasaydı, ya hakıykat Allah tevbeleri kabul eden yegane hüküm ve hikmet saahibi olmasaydı (haaliniz neye varırdı)?
Ya üzerlerinizde Allah'ın fazl-u rahmeti olmasaydı? Ve gerçekten Allah; Tevvab, Hakim olmasaydı?
(4-10) Namuslu / iffetli kadınlara zina iddiası attıktan sonra dört şahit getirmeyene de değnek olarak seksen değnek vurun, onlardan şahitliği de artık ebediyyen kabul etmeyin, işte onlar yoldan çıkmışlar kimselerdir. Ancak bunun ardından vazgeçenler / tövbe edenler ve düzelenler / ıslah olanlar içinse muhakkak ki Allah bağışlayandır esirgeyendir. Zevceleri hakkında zina suçlaması atanlar ve kendileri dışında şahitleri olmayanlar ise onlardan her birisi Allah’ın şahitliğinde o muhakkak ki onun doğru sözlülerden ol duğuna dair dört defa şahitlik eder (Allah şahit ki doğru söylüyorum der) beşincisinde de eğer yalancı ise Allah’ın lanetinin onun üzerine olmasını söyler. ( Yalancı isem Allah’ın laneti üzerime olsun der) Kadınında kendisinin doğru söylediğine dair dört kez Allah’ın şahit göstererek kocasının kesin yalancı olduğunu ifade etmesi, ondan azabı kaldırır. Beşinci olarak ta eğer kocası doğru söyleyen ise Allah’ın gazabının kendisi üzerine olmasını söyler. Şayet Allah’ın onlar üzerinde ki maddi manevi zenginliği / fazlı olmasaydı, şayet Allah, vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eden olmasaydı, hâkim olmasaydı.
Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tevbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı hâliniz nice olurdu?
Ya Allah'ın size lutfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah, tevbeleri çok kabul eden ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?
Size Allah'ın lütfu ve ikramı olmasaydı, bir de Allah tövbe edenleri /dönüş yapanları kabul eden ve daima doğru hükümler veren zat olmasaydı (haliniz nice olurdu dipnot 1 !)
Allah'ın size iyiliği ve ikramı olmasaydı böyle olmazdı. Allah tövbeleri kabul eder ve doğru karar verir.
Ya üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı? Allah tevbeleri çokça kabul edendir, Hakim'dir.
Ya üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı? Allah tevbeleri kabul edendir, hakimdir.
Allah'ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı neylerdiniz! Ve hiç kuşku yok Allah Tevvab'dır, Hakim'dir.
And had it not been for Allah's efficacious grace and mercy abounding in you he would not have granted people respite. .. But Allah is Tawabun (accepts repentance and the atonement made by the people). And Hakimun (the Source of wisdom and wise mysterious dispensations).
If it were not for God’s bounty and mercy towards you, if it were not that God accepts repentance and is wise . . .!
If it were not for Allah's grace and mercy on you, and that Allah is Oft-Returning, full of Wisdom,- (Ye would be ruined indeed).
Were it not for Allah's Bounty and His Mercy unto you and that Allah is much prone to accept repentance and is Wise, (you would have landed yourselves into great difficulty on the question of unsubstantiated accusation of your spouses).
Were it not for Allah's favour to you and His mercy. ..and that Allah is Ever-Returning, All-Wise.
And had it not been for the Grace of Allâh and His Mercy on you (He would have hastened the punishment upon you)! And that Allâh is the One Who forgives and accepts repentance, the All-Wise.
Were it not for Allah’s grace and His mercy upon you, and that Allah is all-clement, all-wise. . . .
But for Allâh's grace and His mercy (which rests) upon you and (but for the fact) that Allâh is Oft-Returning (with compassion), All-Wise (you would have come to grief).
But for God's bounty to you and His mercy and that God turns, and is All-wise --
Had it not been for the Grace of God and His Mercy on you (you would have been punished immediately without having a chance to repent. ) Thus God, the Most Wise (gives you the good news that He) is the One Who accepts (the sincere) repentance.
And were it not for God's grace upon you and His mercy, and that God is relenting, wise. ..
All this is from God's favor upon you and His mercy. God is Forgiving, Wise.
If it were not for the indulgence of God towards you, and his mercy, and that God is easy to be reconciled, and wise; He would immediately discover your crimes.
And the fifth that the wrath of Allah shall be on her if he be of those who speak the truth.
And had it not been for the Grace of Allah to you and His mercy, and that Allah is Superbly Relenting, (and) Ever-Wise, (He would have punished you).
And had it not been for the grace of Allah and His mercy unto you, and that Allah is Clement, Wise, (ye had been undone).
(This would not have been possible) if the grace and benevolence of God were not upon you; but God is compassionate and wise.
AND WERE it not for God’s favour upon you, [O man,] and His grace, and that God is a wise acceptor of repentance. ..!
˹You would have suffered,˺ had it not been for Allah’s grace and mercy upon you, and had Allah not been Accepting of Repentance, All-Wise.
All this is from God's favour upon you and His mercy. And God is Forgiving, Wise.
This is GOD's grace and mercy towards you. GOD is Redeemer, Most Wise.
And if not for the favor of Allah upon you and His mercy. .. and because Allah is Accepting of repentance and Wise.
And were it not for the bounty of God to you and His mercy, and that God is accepting of repentance and wise[...].
And were it not for Allah's Favor upon you and His Grace upon you, and that Allah is Clement, Wise,
If it was not because of Allah’s grace and mercy upon you, (a painful penalty would have overtaken you): And Allah forgives and accepts repentance (Tawwab), Full of Wisdom (Hakeem).
Had it not been for the grace of Allah upon you, and His mercy, and (had it not been) that Allah is Most-Relenting, All-Wise, (you would have faced severe hardships).
All this is from the grace of God upon you and His mercy. And God is Forgiving, Wise.