Nisâ suresi

Nisâ suresi, 131. ayet

Nisâ suresi, 131. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا

velillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. veleḳad veṣṣayne-lleẕîne ûtü-lkitâbe min ḳabliküm veiyyâküm eni-tteḳu-llâh. vein tekfürû feinne lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. vekâne-llâhü ganiyyen ḥamîdâ.

Diyanet İşleri

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 128–134 · surenin 131. ayeti / 176
  1. Nisâ 128

    Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

  2. Nisâ 129

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

  3. Nisâ 130

    Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 131

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

  5. Nisâ 132

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  6. Nisâ 133

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.

  7. Nisâ 134

    Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 131–132. ayetler için yazılmıştır.

131. Yüce Allah geniş, kapsamlı ve azametli mülkünden haber vermektedir. Bu mülk, O’nun her türüyle yönetim ve idare sahibi olmasını, kaderî ve şer’î her türlü tasarrufta bulunmasını gerektirir. Öncekilere de sonrakilere de, ilk gelen kitap ehline de sonra kendilerine kitap verdiği kimselere de emir ve yasakları ihtiva eden ve bunlara riayeti gerektiren takvâ emrini vermesi de O’nun şer’î tasarrufunun bir tecellisidir. Ahkâmı teşri etmesi, bu emrin gereğini yerine getirenleri mükâfatlandırması, onu ihmal edip riâyet etmeyenleri de can yakıcı bir azapla cezalandırması da bu tasarrufun kapsamı içerisindedir. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “Eğer” Allah’a karşı takvâyı terk etmek sureti ile “nankörlük ederseniz/küfre saparsanız” ve Allah’a, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ortak koşarsanız şüphesiz siz böyle yapmakla ancak kendinize zarar vermiş olursunuz. Allah’a hiçbir zarar veremeyeceğiniz gibi O’nun mülkünü eksiltmiş de olamazsınız. O’nun sizden daha hayırlı, daha üstün ve daha çok kulları vardır. Hepsi de O’na itaat ederler, O’nun emrine boyun eğerler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Eğer küfre saparsanız/nankörlük ederseniz şüphesiz göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah Ganîdir” Yani harcamanın eksiltmediği, infakın azaltmadığı, gece ve gündüz bol bol ihsanda bulunduğu rahmetinin hazinelerinden sadır olan kuşatıcı, kapsamlı ve kamil bir cömertlik ve ihsan sahibidir. Eğer göklerde ve yerde bulunan herkes başından sonuna kadar bir araya gelip de onların her birisi isteyebildiği her şeyi istese ve Allah da onların isteklerini verse bu bile O’nun mülkünü eksiltmez. Çünkü O Cevad’dır, Vâcid’dir, Mâcid’dir (cömertir, ihsanı bol olandır, en üstün şerefli olandır). O’nun ihsan ve bağışı da bir kelimedir, azabı da bir kelimedir. Zira O bir şeyi diledi mi ona sadece: “Ol” der, o da oluverir. Bütün sıfatlarının kâmil olması da O’nun Ğanî (hiçbir şeye muhtaç olmayan, zengin) oluşunun bir gereğidir. Çünkü eğer O, herhangi bir bakımdan eksik olmuş olsaydı O’nda o eksikliği tamamlamaya yönelik bir çeşit muhtaçlık söz konusu olurdu. Aksine O, her türlü kemal sıfatına sahiptir. Bu sıfatın da kemaline sahiptir. O’nun Ğanî oluşunun kemal derecede olmasının bir tecellisi de eş ve çocuk edinmemesi, mülkünde ortağının, yardımcısının bulunmaması, mülkünün idaresinin hiçbir alanında bir yardımcıya muhtaç olmamasıdır. Ulvi ve sufli alemin bütün hal ve durumlarında Allah’a muhtaç olmaları, küçük büyük bütün ihtiyaçlarını O’ndan istemeleri de O’nun Ğanî oluşunun kemal derecesinde olmasından dolayıdır. İşte bu sıfatının bir tecellisi olarak O, bütün bu istekleri, dilek ve ihtiyaçları yerine getirmiş, onları varlıklı kılmış, ihtiyaçtan kurtarmış, lütfu ile onlara ihsanda bulunmuş ve onları hidayete iletmiştir.

“Hamîddir” Bu da şanı Yüce Allah’ın üstün ve şerefli isimlerinden birisi olup O’nun, her türlü hamde, sevgiye, övgü ve ikrama layık ve hak sahibi olduğunu ifade etmektedir. Çünkü cemal ve celâl sıfatlarını ihtiva eden hamd sıfatları ile muttasıf olmasından ve bütün yaratıklarına uçsuz bucaksız nimetleri ihsan etmiş olmasından ötürü O, her durumda hamde ve övgüye layık olandır.

“Ğanî ve Hamîd” şerefli isimlerinin yanyana gelmesi ne kadar da güzeldir! O, hiçbir şeye muhtaç olmayan Ğani’dir ve her türlü övgüye layık olan ve övülen Hamid’dir. O, hem Ğanî olma yönünden kemal derecesindedir, hem de Hamîd olma yönünden kemal derecesindedir. Bu iki ismin bir arada bulunması da ayrı bir kemal derecesini ifade eder.

132. Daha sonra Yüce Allah yine mülkünün, göklerde ve yerde bulunan her şeyi kuşattığını ve kendinsin her şeyin “vekil”i olduğunu tekrarlamaktadır. Yani O, her şeyin idaresini bilen ve bunu hikmete uygun bir şekilde gerçekleştirendir. Bu da “vekil” oluşun kemal derecesidir. Çünkü bir şeye vekil olmak, hem üzerinde vekil olunan şeyi bilmeyi, hem de onu yerine getirme ve idare etme kudretine sahip olmayı gerektirir. Ayrıca bu idarenin, hikmet ve maslahata uygun olması da gerekir. Bunlardan herhangi birisi eksik olursa bu, “vekil”in eksikliğini gösterir. Allah ise her türlü eksiklikten münezzehtir. Yani O, kâmil kudrete sahip ve üzerinizde etkin iradeye sahip, Ğanî ve Hamîd olandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göklerde, yerde ve ikisinin arasında her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’a aittir. Yahudi ve Hristiyan olan ehlikitap'tan ve sizlerden de Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınacağınıza dair söz aldık. Bu sözünüzü inkâr ederseniz kendinizden başkasına bir zarar veremezsiniz. Allah’ın sizin ibadetlerinize ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nun mülküdür. O'nun hiçbir mahlukatına ihtiyacı yoktur. O bütün sıfatları ve fiilleriyle övülmüştür.

Kelimeler

32 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِلَّهِ velillahi Allah'ındır kök: اله
  2. مَا ma olanlar
  3. فِى fi
  4. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  5. وَمَا ve ma ve olanlar
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ ۗ l-erdi yerde kök: ارض
  8. وَلَقَدْ velekad muhakkak
  9. وَصَّيْنَا vessayna tavsiye ettik kök: وصي
  10. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  11. أُوتُوا۟ utu verilen(lere) kök: اتي
  12. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  13. مِن min
  14. قَبْلِكُمْ kablikum sizden önce kök: قبل
  15. وَإِيَّاكُمْ ve iyyakum ve size de
  16. أَنِ eni diye
  17. ٱتَّقُوا۟ tteku korkun kök: وقي
  18. ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan kök: اله
  19. وَإِن vein eğer
  20. تَكْفُرُوا۟ tekfuru inkar ederseniz kök: كفر
  21. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  22. لِلَّهِ lillahi Allah'ındır kök: اله
  23. مَا ma olanlar
  24. فِى fi
  25. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  26. وَمَا ve ma ve olanlar
  27. فِى fi
  28. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi yerde kök: ارض
  29. وَكَانَ ve kane kök: كون
  30. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  31. غَنِيًّا ganiyyen zengindir kök: غني
  32. حَمِيدًۭا hamiden övgüye layıktır kök: حمد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. Yemin olsun ki sizden önce kendilerine Kitap verilenlere de size de "Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun!" diye emrettik. dipnot 1 İnkâr ederseniz (bilin ki) göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. dipnot 2 Allah zengindir, övgüye layık olandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah özelde evlilik ve boşanma hukuku, genelde ise dile getirdiği bütün prensiplerle ilgili olarak evrensel anlamda bütün risalet öğretilerini aynı içerikte şekillendirdiğini bildirmektedir. Burada hem müslümanlardan önce kendilerine kitap verilen yahudiler ve hristiyanlar gibi kitap ehline, hem de bu son ilahi mesajın muhatabı olan müminlere yönelik olarak "Allah'a karşı muttakî (duyarlı) olmaları" gerektiğini bildirdiğini ifade etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Nisâ 4:170.

Mustafa İslamoğlu

Sözün özü: göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Biz, hem sizden önce kendilerine vahiy emanet edilenlere hem de size "Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!" tavsiyesinde bulunmuştuk. Ama eğer O'nu inkar ederseniz, unutmayın ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir: Ve Allah kendi kendine yetendir ve bütün hamdlerin tek adresidir.

Muhammed Esed

ve göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir. Biz, hem sizden önce vahiy verilenlere, hem de size Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olmanızı emretmişizdir. Eğer Onu inkar ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir ve Allah kendi kendine yeterlidir, övülmeye layık olandır.

Ahmed Hulusi

Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir (El Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması için)! Sizden önce kendilerine hakikat bilgisi verilenlere ve size, "Allah'tan korunun" diye tavsiye ettik. . . Eğer hakikati inkar ederseniz, (bilmiş olunuz ki) kesinlikle semalar ve arzda ne varsa Allah içindir! Allah Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Andolsun, biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere: "Allah'tan korkup sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkara saparsanız, şüphesiz, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan, hamd'e layık olandır.

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size, Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer küfrederseniz (biliniz ki) göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Ve Allah, (kullarından) müstağnîdir, ziyadesiyle hamd olunmaya da lâyıktır.

Ali Rıza Safa

Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Gerçek şu ki, sizden önce kitap verilenlere ve size şu öğüdü verdik: "Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Nankörlük ederseniz, kuşkusuz, göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır!"

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Andolsun ki biz, hem sizden önce kitap verilenlere hem de size Allah'a saygılı olmanızı emrettik. Eğer inkar ederseniz, biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, zenginliği sınırsız olandır; övülmeye layık olandır.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de, "ALLAH'ı sayıp dinleyin" diye öğütledik. İnkar ederseniz, bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH kimseye muhtaç değildir, övgüye layıktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de, 'ALLAH'ı sayıp dinleyin,' diye öğütledik. İnkar ederseniz, bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH kimseye muhtaç değildir, övgüye layıktır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ındır göklerde ve yerde ne varsa. Andolsun ki, sizden önce kitap verilenlere de, size de: "Allah'tan korkun!" diye tavsiye etmiştik. Bununla birlikte inkar ederseniz biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah her şeyden müstağni ve övülmeye layıktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahındır bütün göklerdeki, yerdeki, celalim hakkı için sizden evvel kitab verilenlere de tavsıye ettik size de ki Allahdan korkun ve eğer tanımamazlık ederseniz haberiniz olsun ki Allahındır bütün göklerdeki ve yerdeki ve Allah bir ganiy, hamid bulunuyor.

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Ant olsun, sizden önce Kitap verilenlere ve size Allah'a karşı takvalı olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer kafirlik ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegane Varlık yalnızca Allah'tır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Ant olsun, sizden önce kitap verilenlere ve size Allah'a karşı takvalı olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer gerçeği yalanlayarak nankörlük ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegane Varlık yalnızca Allah'tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Ant olsun, sizden önce kitap verilenlere ve size Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer gerçeği yalanlayarak nankörlük ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegane Varlık yalnızca Allah'tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde ne varsa Tanrı'nındır. Andolsun, biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere: "Tanrı'dan korkup sakının" diye tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz, şüphesiz, göklerde ve yerde ne varsa Tanrı'nındır. Tanrı, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan, hamda layık olandır.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. Andolsun ki biz sizden evvel kendilerine kitab verilenlere de, size de, "Allahdan korkun" diye tavsiye etmişizdir. Eğer tanımayıb küfrederseniz şübhesiz ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. Allah, her şeyden müstağnidir, asıl hamd-ü sena da Onadır.

İbni Kesir

Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Andolsun ki; senden önce kendilerine kitab verilenlere de size de hep; Allah'dan korkun, diye tavsiye ettik. Küfür ederseniz; muhakkak ki göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ındır. Allah; Gani ve Hamid olandır.

Mehmet Alagaş

(131-134) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır, kesin olan şu ki size de sizden öncekilerden kitap verdiklerimize de “Allah’tan sakının” tavsiyesinde bulunduk. Eğer küfrederlerse muhakkak ki semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , Allah zengindir, övülendir. Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , vekil olarak da Allah yeterlidir , eğer isterse ey insanlar sizi giderir / yok eder ve diğerlerini getirir, Allah bunu yapmaya güç yetirir. Kim dünya sevabını isterse dünya sevabı da Ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır, Allah işitendir görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Sizden önce Kitap verilenlere de, size de "Allah'tan korkun!" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, zengindir, övgüye layıktır.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size yüklediğimiz görev şudur: "Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının!" Ayetleri görmezlikte direnirseniz şunu bilin ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bir şeye ihtiyacı olmayan ve yaptığını mükemmel yapan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine Kitap verilenlere ve size yaptığımız tavsiye şudur: "Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Ayetleri görmezden gelirseniz bilin ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ın bir şeye ihtiyacı yoktur, yaptığını da güzel yapar."

Şaban Britch

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de Allah’tan sakınmanızı tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz bilin ki göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamde layık olandır.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de Allah'tan sakınmanızı tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz bilin ki göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Hamde layık olandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız Allah'ındır. İnan olsun, hem sizden önce kitap verilenlere hem de size, "Allah'tan sakının!" diye önerdik. Nankörlüğe saparsanız şu bir gerçek ki, göklerdekiler de yerdekiler de Allah'ındır. Allah Gani'dir, zenginliğine sınır yoktur; Hamid'dir, övülen ve övendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Allah belong all that is in the heavens and that is on earth, and We have enjoined those who were given the Book before you -Ahl AL-Kitab- as well as you Muslims to entertain the profound reverence dutiful to Allah. And if you should deny Allah and refuse to acknowledge His infinite Authority, then you must realize that to Allah belong all that is in the heavens and all, that is on earth, and Allah has always been Ghaniyun (Independent), (Absolute), and Hamidun (Worthy of all praise); His grace abounds in the universe.

Abdul Haleem

Everything in the heavens and the earth belongs to God. We have commanded those who were given the Scripture before you, and We command you, to be mindful of God. Even if you do ignore Him, everything in the heavens and the earth belongs to Him, and He is self-sufficient, worthy of all praise.

Abdullah Yusuf Ali

To Allah belong all things in the heavens and on earth. Verily we have directed the People of the Book before you, and you (o Muslims) to fear Allah. But if ye deny Him, lo! unto Allah belong all things in the heavens and on earth, and Allah is free of all wants, worthy of all praise.

Abul A'la Maududi

All that is in the heavens and all that is in the earth belongs to Allah. We enjoined upon those who were given the Book before you, and also yourselves, to have fear of Allah. But if you disbelieve, then bear in mind that all that is in the heavens and all that is in the earth belongs to Allah. Allah is Self-Sufficient, Most Praiseworthy.

Aisha Bewley

What is in the heavens and in the earth belongs to Allah. We have instructed those given the Book before you and you yourselves, to have taqwa of Allah, but if you are kafir, what is in the heavens and in the earth belongs to Allah. Allah is Rich Beyond Need, Praiseworthy.

Al-Hilali & Khan

And to Allâh belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. And verily, We have recommended to the people of the Scripture before you, and to you (O Muslims) that you (all) fear Allâh, and keep your duty to Him. But if you disbelieve, then unto Allâh belongs all that is in the heavens and all that is in the earth, and Allâh is Ever Rich (Free of all wants), Worthy of all praise.

Ali Quli Qarai

To Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. We have certainly enjoined those who were given the Book before you, and you, that you should be wary of Allah. But if you are faithless, [you should know that] to Allah indeed belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth, and Allah is all-sufficient, all-laudable.

Amatul Rahman Omar

And to Allâh belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. And We enjoined those who were given the Scripture before you and (We enjoin) you also to take Allâh as a shield and keep your duty to Him; but if you disobey, then (remember that) to Allâh belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. And Allâh is Self-Sufficient, Praiseworthy.

Arthur John Arberry

To God belongs all that is in the heavens and in the earth. We have charged those who were given the Book before you, and you, 'Fear God.' If you disbelieve, to God belongs all that is in the heavens and in the earth; God is All-sufficient, All-laudable.

Bijan Moeinian

To God belongs whatever is in the heavens and the earth. I (God) am telling you (as I told the others before you, whom I blessed with the Scripture) that you should always keep God with all respect in mind. If you disobey the Lord, [it matters the least as] everything in the universe belongs to God; thus, God is not in need of anyone and is worthy of all praise.

E. Henry Palmer

God's is what is in the heavens and what is in the earth! We have ordained to those who have been given the Book before you, and to you too that ye fear God;- but if ye misbelieve, verily, God's is what is in the heavens and what is in the earth, and God is rich and to be praised!

Edip-Layth

To God is what is in the heavens and the earth; and We have recommended to those who were given the book before you, and you, to be aware of God. If you reject, then to God is all that is in the heavens and in earth; God is Rich, Praiseworthy.

George Sale

and unto God belongeth whatsoever is in heaven and on earth. We have already commanded those unto whom the scriptures were given before you, and we command you also, saying, fear God; but if ye disbelieve, unto God belongeth whatsoever is in heaven and on earth; and God is self-sufficient, and to be praised;

Hamid S. Aziz

To Allah belongs all that is in the heavens and that is in the earth! We have charged those who have been given the Book before you, and you too, that you fear (respect and do your duty to) Allah. But if you disbelieve, verily, to Allah belongs all that is in the heavens and that is in the earth, and Allah is Absolute (free of all wants) and Worthy of all Praise!

Mahmoud Ghali

And to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. And indeed We have already enjoined the ones to whom the Book was brought even before you and you (too): "Be pious to Allah." And in case you disbelieve, then surely to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth; and Allah has been Ever Affluent, (i.e. Literally: Ever-Rich) Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

Unto Allah belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. And We charged those who received the Scripture before you, and (We charge) you, that ye keep your duty toward Allah. And if ye disbelieve, lo! unto Allah belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth, and Allah is ever Absolute, Owner of Praise.

Mohamed Ahmed - Samira

All that is in the heavens and the earth belongs to God. We had commanded those who received the Book before you, and have commanded you too, to obey the laws of God. Even if you deny, surely all that is in the heavens and the earth belongs to God; and God is self-sufficient and praise-worthy.

Muhammad Asad

and unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth. AND, INDEED, We have enjoined upon those who were granted revelation before your time, as well as upon yourselves, to remain conscious of God. And if you deny Him - behold, unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth, and God is indeed self-sufficient, ever to be praised.

Mustafa Khattab

To Allah ˹alone˺ belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. Indeed, We have commanded those given the Scripture before you, as well as you, to be mindful of Allah. But if you disobey, then ˹know that˺ to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth. And Allah is Self-Sufficient, Praiseworthy.

Progressive Muslims

And to God is what is in the heavens and the Earth; and We have recommended to those who were given the Scripture before you, and you, to be aware of God. And if you reject, then to God is all that is in heavens and in Earth; God is Rich, Praiseworthy.

Rashad Khalifa

To GOD belongs everything in the heavens and the earth, and we have enjoined on those who received the scripture before you, and enjoined on you, that you shall reverence GOD. If you disbelieve, then to GOD belongs everything in the heavens and the earth. GOD is in no need, Praiseworthy.

Sahih International

And to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. And We have instructed those who were given the Scripture before you and yourselves to fear Allah. But if you disbelieve - then to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. And ever is Allah Free of need and Praiseworthy.

Sam Gerrans

And to God belongs what is in the heavens and what is in the earth; and We have enjoined those given the Writ before you, and you yourselves, that you be in prudent fear of God. And if you deny, then to God belongs what is in the heavens and what is in the earth; and God is free from need and praiseworthy.

Shabbir Ahmed

And to Allah belong all things in the Highs and all things in the Lows. We directed those who received the Scripture before you, and We direct you to be mindful of Allah's Laws (so that your society operates as smoothly as the Universe is operating). And if you reject the Truth, know that all things in the heavens and all things in the earth belong to Allah. Allah is Self-Sufficient, Owner of Praise.

Syed Vickar Ahamed

And to Allah belong all things in the heavens and on earth. And surely, We have directed the People of the Book before you, and you (O Muslims!) to fear Allah. But if you deny Him, (then) listen! To Allah belong all things in the heavens and on earth, and Allah is Free of all wants (Ghani), worthy of all Praise (Hameed).

Taqi Usmani

To Allah belongs what is in the heavens and what is in the earth. We have ordered those who were given the Book before you, and (ordered) you yourselves to fear Allah. If you disbelieve, then, surely to Allah belongs what is in the heavens and what is in the earth. Allah is All-Independent, Ever-Praised.

The Monotheist Group

And to God is what is in the heavens and the earth; and We have instructed those who were given the Book before you, and you, to be aware of God. And if you reject, then to God is all that is in the heavens and the earth; God is Rich, Praiseworthy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 131. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 131. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 131. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩