Nisâ suresi

Nisâ suresi, 70. ayet

Nisâ suresi, 70. ayet. ذَٰلِكَ ٱلْفَضْلُ مِنَ ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ عَلِيمًا

ẕâlike-lfaḍlü mine-llâh. vekefâ billâhi `alîmâ.

Diyanet İşleri

Bu lütuf Allah'tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 67–73 · surenin 70. ayeti / 176

Konu Emanetleri ehline verin; itaat ve hakemliğe razı olmak Nisâ 58–70 3

  1. Nisâ 67

    O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükafat verirdik.

  2. Nisâ 68

    Onları elbette doğru yola iletirdik.

  3. Nisâ 69

    Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.

  4. 70

    Bu lütuf Allah'tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.

  5. Nisâ 71

    Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.

  6. Nisâ 72

    Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, "Allah, bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" der.

  7. Nisâ 73

    Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

70. Onların nail oldukları “bu lütuf Allah’tandır.” Buna onları muvaffak kılan ve onlara bu hususta yardımcı olan, kendilerine amelleri ile elde edemeyecekleri bu mükâfatları veren O’dur. “Her şeyi bilen olarak Allah yeter.” O kullarının hallerini, içlerinden kalp ve organlarının ittifakla yerine getirdiği salih ameller sebebi ile pek büyük mükâfatları kimin hak ettiğini çok iyi bilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu zikredilen sevap, Allah’ın kullarına bir ikramı ve lütfudur. Onların bu hallerini bilen olarak Allah yeter ve herkese, amellerine göre karşılığını verecektir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu
  2. ٱلْفَضْلُ l-fedlu ni'met kök: فضل
  3. مِنَ mine -tandır
  4. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah- kök: اله
  5. وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter kök: كفي
  6. بِٱللَّهِ billahi Allah kök: اله
  7. عَلِيمًۭا alimen bilen olarak kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

Mustafa İslamoğlu

Bu Allah'ı bir lutfudur; ve (bunu birinin bilmesi gerekiyorsa) her şeyi bilen Allah yeter.

Muhammed Esed

Bu, Allahın lütfudur; ve hiç kimse Allahın sahip olduğu bilgiye sahip olamaz.

Ahmed Hulusi

Bu fazl Allah'tandır. Yeterlidir onlara Esma'sıyla hakikatleri olan Aliym Allah!

Ali Bulaç

Bu fazl (bol ihsan), Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

Ali Özek ve heyeti

İşte bu lütuf Allah'tandır. Her şeyi hakkıyla bilici olarak Allah yeter.

Ali Rıza Safa

İşte bu lütuf, Allah tarafındandır. Bilen olarak, Allah yeterlidir.

Bayraktar Bayraklı

Bu lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

Edip Yüksel

Bu lütuf ALLAH'tandır. Bilen olarak ALLAH yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu lütuf ALLAH'tandır. Bilen olarak ALLAH yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bu lütuf Allah'tandır. Yeter ki bilen Allah olsun.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bu fazıl, Allahdan: Elverir ki bilen Allah olsun

Erhan Aktaş

Bu, Allah'tan bir bağıştır. Her şeyi bilen olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, Allah'tan bir bağıştır. Her şeyi bilen olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, Allah'tan bir bağıştır. Her şeyi bilen olarak Allah yeter.

Gültekin Onan

Bu fazl (bol ihsan), Tanrı'dandır. Bilen olarak Tanrı yeter.

Hasan Basri Çantay

Bu, Allahdan bir lutf-ü inayetdir. (Her şey'i) hakkıyle bilici olarak Allah yeter.

İbni Kesir

Bu büyük lütuf, Allah'tandır. Allah; her şeyi bilici olarak kafidir.

Mehmet Alagaş

(58-70) Muhakkak ki Allah emaneti onun sahibine geri iade etmenizi / tevdi etmenizi emreder. İnsanlar arasında mahkemeleştiğinizde denkleştirici / adaletli (eşitleyici değil denkleştirici) karar vermenizi emreder. Muhakkak ki Allah size bununla, değerli bir vaazda bulunuyor , muhakkak ki Allah işitendir, görendir. Ey iman edenler, Allah’a itaat edin Resule itaat edin sizden emir verebilenlere / emir sahiplerine itaat edin, bir şey de anlaşamadığınızda / nizalaştığınızda, Onu Allah ve Resulüne iletin eğer Allah’a ve Resulüne ve ahiret gününe iman ediyorsanız bu daha iyidir ve daha güzel bir yorumlamadır. Sana indirdiğimize ve senden önce indirdiklerimize kesinlikle inandıkları na dair iddiaları olanları görmedin mi? Tağut tarafından mahkeme edilmeyi istiyorlar , oysa onu inkâr etmeleri emredilmişti , şeytan onları pek uzak bir sapıklığa saptırmak istiyor , onlara Allah’ın indirdiğine ve Resulüne gelin denildiği vakit, senden uzakla şarak kaçınırlar, kendi elleriyle yaptıkları dolayısıyla musibet onlara isabet ettiğinde nasıl olacaklar? Sonra da Allah adına yemin de ederek / (vallahi de billahi de) biz istedik ki güzellik olsun ve arayı yapmak olsun diye sana geliyorlar, bunların kalplerinde olanı Allah biliyor, yüz çevir onlardan, onlara vaaz et ve kendileri hakkında yüreklerine oturacak etkili sözler söyle. Biz Resulleri sadece Allah’ın izniyle itaat edilmesi için gönderdik , kendilerine zulmettikleri vakit keşke sana gelselerdi, Allah’tan bağışlanmayı dileselerdi, Resulde onların bağışlanmasını dileseydi, Allah’ı tövbeleri kabul eden ve esirgeyen olarak elbette bulacaklardı. Hayır öyle değil Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında ki çekişmeli konuda seni hakem tayin edip, sonra da kendilerinde bir burukluk olmadan tam teslimiyetle kararına teslim olmadık ça, iman ediyor sayılmazlar. Eğer ki onlara kendinizi öldürün diye yahut yurtlarınızdan çıkın diye yazmış olsaydık, pek azı hariç onu yapmazlardı , keşke onlar kendilerine vaaz edileni yapmış olsalardı onlar için iyi olurdu, onlar için daha sağlam olurdu, O zaman da onlara katımızdan kocaman bir ödül verirdik ve onları dosdoğru yola iletirdik / yönlendirirdik. Her kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdikleri Nebilerle, Sıddıklarla Şehitlerle ve Salihlerle beraberdir. (Fatiha’da geçen nimet verilenler burada da geçti) Onlar güzel refakatçidirler, işte bu Allah’ın fazlındandır. Allah’ın bilmesi yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Bir bilen olarak Allah yeter.

Süleyman Ateş

Bu ni'met, Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, Allah'ın ikramıdır. Bunu Allah biliyor ya o yeter.

Şaban Britch

Bu bağış Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.

Şaban Piriş

Bu bağış Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Böylesi bir beraberlik Allah'ın lütfudur. Herşeyi bilici olarak Allah yeter.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such a distinguished position is a manifestation of Allah's grace, and enough is Allah to be 'Alimun of all in all.

Abdul Haleem

That is God’s favour. No one knows better than Him.

Abdullah Yusuf Ali

Such is the bounty from Allah: And sufficient is it that Allah knoweth all.

Abul A'la Maududi

That is a bounty from Allah, and Allah suffices to know the truth.

Aisha Bewley

That is favour from Allah. Allah suffices as a Knower.

Al-Hilali & Khan

Such is the Bounty from Allâh, and Allâh is Sufficient as All-Knower.

Ali Quli Qarai

That is the grace of Allah, and Allah suffices as knower [of His creatures].

Amatul Rahman Omar

This is the grace from Allâh (if such companions are available). And Allâh suffices as One Who is All Knowing.

Arthur John Arberry

That is the bounty from God; God suffices as One who knows.

Bijan Moeinian

Such is the generosity of God. [It does not matter if no one is aware of your good deeds as] God alone suffice as knower.

E. Henry Palmer

That is grace from God, and God knows well enough.

Edip-Layth

That is the bounty from God; and God suffices as a Knower.

George Sale

This is bounty from God; and God is sufficiently knowing.

Hamid S. Aziz

Such is the Bounty of Allah, and Allah suffices as Knower.

Mahmoud Ghali

That is the Grace from Allah; and Allah suffices as (The One) Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

That is bounty from Allah, and Allah sufficeth as Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

This is a favour from God; and sufficient is God, the all-knowing.

Muhammad Asad

Such is the bounty of God - and none has the knowledge which God has.

Mustafa Khattab

This is Allah’s favour, and Allah fully knows ˹who deserves it˺.

Progressive Muslims

That is the bounty from God; and God knows what is best.

Rashad Khalifa

Such is the blessing from GOD; GOD is the best Knower.

Sahih International

That is the bounty from Allah, and sufficient is Allah as Knower.

Sam Gerrans

That is the bounty from God; and sufficient is God as knower.

Shabbir Ahmed

Such is the Bounty from Allah. And sufficient it is that Allah knows all.

Syed Vickar Ahamed

Thus is the Bounty from Allah: And it is sufficient that Allah knows all.

Taqi Usmani

That grace is from Allah; and Allah is sufficient as being the One who knows.

The Monotheist Group

That is the bounty from God; and God knows what is best.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 70. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 70. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 70. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩