Diyanet İşleri
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.
Nahl suresi
Nahl suresi, 44. ayet. بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
bilbeyyinâti vezzübür. veenzelnâ ileyke-ẕẕikra litübeyyine linnâsi mâ nüzzile ileyhim vele`allehüm yetefekkerûn.
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zikir ehline sorun; tuzak kuranlar; gölgelerin secdesi Nahl 43–50 3
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.
Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?
Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.
Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. “Sana da bu Zikir’i” yani kulların gerek duyacakları dini ve dünyevi, zahiri ve batıni bütün hususların anıldığı bu Kur’an-ı Kerim’i “indirdik ki insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın” bu da bu Kitab’ın lafızlarını ve anlamlarını açıklamayı kapsamaktadır “ve onlar da iyice” o Kitab üzerinde “düşünsünler” ve böylelikle kendi istidatlarına ve ona yönelişlerine göre onun hazine ve ilimlerinden yararlanacakları şeyleri çıkarsınlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Apaçık deliller ve indirilen kitaplarla birlikte o peygamberleri insanlardan gönderdik. -Ey Peygamber!- Sana da insanlara açıklanmasına ihtiyaç duyulan şeyleri açıklayasın diye Kur'an'ı indirdik. Umulur ki zihinlerini çalıştırırlar ve içeriğinden ders alırlar.
Aynı kök: زبر (11 geçiş)
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Aynı kök: زبر (11 geçiş)
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…
Aynı kök: زبر (11 geçiş)
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
Aynı kök: فكر (18 geçiş)
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…
Aynı kök: فكر (18 geçiş)
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: فكر (18 geçiş)
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(43, 44) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. dipnot 1 Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, zikr (Vahiy) ehline sorun! dipnot 2 Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için dipnot 3 ve düşünsünler diye sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik. dipnot 4
(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
(Onlar size, kendilerini) apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahi kitaplarla (desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.
Apaçık deliller, mucizeler ve Zeburlar (hikmet bilgileri) ile (irsal ettik). . . Sana da Zikri (hatırlatıcıyı) inzal ettik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve onlar da tefekkür etsinler.
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Açık kanıtlarla ve kitaplarla. İnsanlara indirileni onlara açıklaman için, sana da bu öğretiyi indirdik; belki düşünürler diye.
Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler. dipnot 1
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.
Onları açık mucizelerle ve kitaplarla göndermiştik. Sana da bu Kur'an'ı indirdik, insanlara kendilerine indirileni anlatasın diye. Belki düşünürler.
Beyyinelerle ve kitablarla; sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nasa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler
Onları dipnot 1 beyyinatla dipnot 2 zeburlarla dipnot 3 gönderdik. Sana da zikri dipnot 4 indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin dipnot 5 . Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Onları dipnot 1 beyyinelerle dipnot 2 zeburlarla dipnot 3 gönderdik. Sana da zikri dipnot 4 indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin. dipnot 5 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Onları dipnot 1 beyyinelerle dipnot 2 kitaplarla gönderdik. Sana da zikri dipnot 3 indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin. dipnot 4 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kuran'ı) indirdik ki insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da düşünsünler (yetefekkerun).
(O peygamberler) apaçık bürhanlarla (mu'cizelerle) ve kitablarla (gönderildiler. Habibim) biz sana da Kur'anı indirdik. Taki insanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın ve taki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar.
Kitablar ve apaçık delillerle. Sana da insanlara indirileni açıklayasın diye bu zikri indirdik. Belki düşünürler.
(43-44) Senden önce onlara vahyettiğmiz Resulleri ancak erkek olarak gönderdik, eğer ki bilmiyorsanız şimdi bunu zikir ehline / hatırlayabilen kimselere sorun, açıklamalar da ve Zebur’da (yazıt levha parçası) var. Sana da hatırlatmayı / zikri onlara (Zebur da ve diğer açıklamalarda) ne indirildiğini açıklaman için indirdik, böylelikle belki fikir üretirler.
(Onları) apaçık belgelerle ve kitaplarla (gönderdik). İnsanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu Zikri indirdik.
Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.
O elçileri açık belgelerle /mucizelerle ve zeburlarla dipnot 1 gönderdik. Kendilerine indirilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın diye dipnot 2 o Zikri sana da indirdik. Belki düşünürler.
Onları mucizelerle ve hikmet dolu sayfalarla dipnot 1 gönderdik. O Zikri (Kitabı) sana da indirdik ki kendilerine gönderilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın dipnot 2 , belki düşünürler.
(Onları) apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da “zikri” indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da "zikri" indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri / Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.
We inspired to them clear and plain revelations and signs as well as AL- Zabur (the Psalm) which guide out of darkness and superstitions elf later times and out of want of spiritual and intellectual light into illumination and enlightenment. And We inspired to you O Muhammad the Quran to explain to the people all that has been revealed to them of decrees, ordinances and the fundamental principles of Allah's system of faith and worship so that they may hopefully ponder.
We sent them with clear signs and scriptures. We have sent down the message to you too [Prophet], so that you can explain to people what was sent for them, so that they may reflect.
(We sent them) with Clear Signs and Books of dark prophecies; and We have sent down unto thee (also) the Message; that thou mayest explain clearly to men what is sent for them, and that they may give thought.
We raised the Messengers earlier with Clear Signs and Divine Books, and We have now sent down this Reminder upon you that you may elucidate to people the teaching that has been sent down for them, dipnot 1 and that the people may themselves reflect.
And We have sent down the Reminder to you so that you can make clear to mankind what has been sent down to them so that hopefully they will reflect.
With clear signs and Books (We sent the Messengers). And We have also sent down unto you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) the Dhikr [reminder and the advice (i.e. the Qur’ân)], that you may explain clearly to men what is sent down to them, and that they may give thought.
[and sent them] with manifest proofs and scriptures. We have sent down the reminder to you so that you may clarify for the people that which has been sent down to them, so that they may reflect.
(We sent these above mentioned men) with clear proofs and Scriptures. And (similarly now) We have revealed to you the Reminder that you may explain to mankind (the commandments) that have been sent down to them so that they may ponder and reflect (over it).
with the clear signs, and the Psalms; and We have sent down to thee the Remembrance that thou mayest make clear to mankind what was sent down to them; and so haply they will reflect.
I armed the previous Prophets with undeniable miracles and the Scripture. As for you (Mohammad, ) I am sending this Message (Qur’an) so that you teach the people what was taught in the previous Books; may they stop and think.
with manifest signs and with scriptures; and we have sent down the Reminder to thee too, that thou mayest explain to men what has been sent down to them, and haply they may reflect.
With proof and the scriptures. We sent down to you the Reminder to proclaim to the people what was sent to them, and perhaps they would think.
We sent them with evident miracles, and written revelations; and We have sent down unto thee this Koran, that thou mayest declare unto mankind that which hath been sent down unto them, and that they may consider.
With Manifest (clear) Signs and with Books of Prophecy; and We have sent down the Reminder to you too, that you may explain to men clearly what has been sent down to them, and that they may reflect.
With clear evidences and the Scriptures, (i. e., the Zubur, pl, of Zabûr, usually understood to be the psalms) and We have sent down to you (i.e. the prophet) the Remembrance that you may make evident to mankind what has been sent down (ever since) and that possibly they would meditate.
With clear proofs and writings; and We have revealed unto thee the Remembrance that thou mayst explain to mankind that which hath been revealed for them, and that haply they may reflect.
We had Sent them with miracles and Books; and We have sent to you this Reminder so that you may explain distinctly to men what was sent down to them: They may haply reflect.
[and they will tell you that their prophets, too, were but mortal men whom We had endowed] with all evidence of the truth and with books of divine wisdom. And upon thee [too] have We bestowed from on high this reminder, so that thou might make clear unto mankind all that has ever been thus bestowed upon them, and that they might take thought.
˹We sent them˺ with clear proofs and divine Books. And We have sent down to you ˹O Prophet˺ the Reminder, so that you may explain to people what has been revealed for them, and perhaps they will reflect.
With clarity and the Psalms. And We sent down to you the Reminder to make clear to the people what was sent to them, and perhaps they will think.
We provided them with the proofs and the scriptures. And we sent down to you this message, to proclaim for the people everything that is sent down to them, perhaps they will reflect.
[We sent them] with clear proofs and written ordinances. And We revealed to you the message that you may make clear to the people what was sent down to them and that they might give thought.
With the clear signs and the writings. And We sent down to thee the remembrance, that thou make plain to mankind what has been sent down to them, and that they might reflect.
With clear evidence of the Truth and Books of Divine Wisdom, We sent them. And now, (O Prophet) We have revealed this Reminder to you so that you convey to mankind what has been revealed for them. So that they may think.
(We also sent them, the earlier messengers) with Clear Signs and Books of strong prophecies and We have sent down to you the Message (the Quran); That you may explain clearly to men what is sent for them, and that they may reflect.
(We sent them) with clear signs and scriptures. And We sent down the Reminder (The Qur’ān) to you, so that you explain to the people what has been revealed for them, and so that they may ponder.
With proofs and the scriptures. And We sent down to you the Reminder to reveal to the people what was sent to them, and perhaps they will think.